Skip to content

Vengeance Triology; üçü bir arada

Eylül 3, 2009

Genelde yaptığım gibi bu üçlemeyi de sırayla, hemen ardı ardına izledim. Hani bir sürü baharatın, sebzenin vs harmanlandığı bir yemek yersiniz de ağzınıza bir şeyin tadı çok daha fazla gelir. O yemeği o tatla hatırlarsınız. Ne bileyim limonu, nar ekşisi daha fazladır da yemeğin önüne çıkar. Ya da nanesi, karanfilini falan fark edersiniz sürekli. Sanırım seçici algıyla ilgili bir şey ve oldukça kişiseldir bu duygu.

İşte ilk olarak üç filmi de bu şekilde tanımlamak/tanıtmak isterim.

Filmi izleyenlerin okuması önerilir.  Az miktarda da olsa filmle ilgili ipuçları içerebilir. Filmi izlemeyenler çok büyük bir ayıbın içinde olduklarının farkında değiller bence. İzleyin gelin, hadi bakiyim! Yani;

—Spoiler—

 

sympathy for mr vengeance/haklı intikam

Sympathy for Mr. Vengeance:

  • Herkes -yeterince kızdırırsanız- katil olabilir.
  • Her intikam kendince haklıdır.
  • Bolca idrar.

Sanırım ilk ikisi yeterince açık. Zaten haklı olma meselesi yönetmenin de filmde vurgulamak istediği şeymiş. İdrar meselesi de şöyle. Yönetmen fazlasıyla gerçekçi yaptığı için filmini, kahramanların hayatlarını ve gün içindeki faaliyetlerinin hepsini izleyip sindirdim/k. Ama yönetmenin 5 dakikada bir bize gösterdiği idrarlar sona doğru beni baydı. Aklıma geldiği kadarıyla; benim zavallı yeşil saçlı Ryu’mun (sağır adam) böbrek ilanını fark ettiği tuvalette; Bay Park’ın kızını kucakladığı ve başta hem adamın hem de seyircinin kızdan akan sular zannettiği ama aslında Bay Park’ın kızın hayalini görünce altına kaçırmış olduğu sahnede; Ryu’nun kız arkadaşının elektrik verilince altına kaçırdığı sahnede; Ryu arabada pusuya yatmış beklerken suyu içip boş şişeye işeyip arabanın yanına konmuş sidik dolu şişenin bize gösterildiği sahnelerden bahsediyorum. Belki daha hatırlayamadıklarım da vardır. Film gerçekten başarılıydı. İşin aslı yönetmenin de amaçlamış olduğu gibi hangi karaktere hak vereceğime ben de şaşırdım. Bir de sağır Ryu’nun bakış açısından olan sessiz yerleri çok sevdim. Ryu’nun kız arkadaşını, izleyiciyi şaşırtan dürüstlüğünü (!) ve “çok ciddiyim, gerçekten, yüzde yüz” deyişini sevdim. “Sen iyi bir adamsın, ama seni öldürmek zorundayım, bunu biliyorsun değil mi” Bu anı da sevdim.

 

old boy/ ihtiyar delikanlı

Old Boy:

  • Gülün ve dünya da sizinle gülsün / Ağlayın ama yalnız başınıza ağlayın
  • Bir hayvandan daha kötü olsam bile, benim de yaşamaya hakkım yok mu?
  • Psikopatsın sen Yönetmen Chan-wook Park.
  • İntikam psikopatlıktır esasen.

İlk ikisi yine yeterince açık. Filmin şahane replikleri. Üçüncüsü filmden sonra yönetmene karşı beslediğim hisler. Sonuncusu da filmin bana öğrettiği gerçek.

Filmi izler izlemez gece uyumadan önce şunları yazmışım:

“ Old Boy.. Bir garip oldum. Yüzüm buruş buruş oldu o kadarını söyleyeyim. Ama bu filmi diğer izleyenlerin söylediği ve bu yüzden de ön yargılı olarak film boyunca beklediğim gibi fiziksel iğrençliklerden kaynaklanan bir ‘Öfff, baba ne yaptın sen allaanı seversen’ irkilmesi değil. Bu duygusal bir çökme oldu daha ziyade. Yine dedim ama yönetmen Park Chan-wook’a ‘ N’aptın, gerçi senden bekliyordum kaliteli işler ama.. Ama naaaptın yaaaa’  Bunu üçlemenin 3. filmi olan Sympathy for Lady Vengeance’ı izlemeden önce sıcağı sıcağına yazıyorum. Yüzümdeki buruşma silinmeye başladı bile. İnsanız işte.  Son 20 dk kala falan oluyor bildiğiniz gibi. Gerçekleri öğreniyor ve orda allak bullak oldum. Hayır yönetmen inadına o kız rolünde o kadar sempatik bir kızı koymuş. Seyirci kızı sevsin diye. Ayy ne kadar şeker şey, adama da iyi gelecek diyorsun. Seyirciyi sevindiriyorsun. Sen ne hinsin yönetmen Park! Artık numaranı öğrendim. Diğer filmlerinde sana istediğini vermeyeceğim! :) ”

Bu filmden sonra Lady Vengeance’ı izleyip, sağlıklı bir intikam görünce (Gumja’nın vencınsı delikanlılık kitabına uygundu) biraz kendime geldim. Sonrasında yine Old Boy düşünceleri sarmıştı beni. ‘S0n’ izleyiciye bırakılmış. Ama Oh Deasu’nun Mido’ya sarılırken önce gülme sonra ağlama halini alan garip surat ifadesi beni daha ziyade hipnoz her şeyi tam silmedi galiba, belki yaşananlar unutuldu ama duygular kalmıştır, tabi kötü duygular da kalmış olabilir diye bir düşünceye sevketti. Aradan da belli zaman geçmiş olmalı bence. Hem Oh Deasu’nun beyazlamış saçları- gerçi bir gecede  de ağarmış olabilir ama- hem de Mido’nun küt saçları yüzünden- ki sanki bana kestirmiş gibi geldi. Film son 20 dakikası olmasa bile yeterince aksiyonluyken sona doğru gerilimin dorukları oldu tam anlamıyla. Fiziksel işkence kısmında da böcek sahnesi etkileyiciydi. Bir de canlı ahtapot yeme sahnesi. Ben kesin bilgisayar işidir demiştim ama helal olsun adam canlı yemiş. Hatta yönetmene sormuşlar oyuncuya acımadınız mı diye, ben daha çok ahtapotlara acıdım demiş :) O sahne için 4 ahtapot feda edilmiş!

Filmin sonunda Mido “Sarageyo Acuşi” diyor ya, yani “Saranghaeyo Oh Deasu”: Seni Seviyorum Oh Deasu. Sanırım orası favorim. Oh Deasu’nun suratını unutamıyorum.

Umarım Amerikalılar bu filmi rahat bırakırlar ve benzerini çekmeye kalkışmazlar diye temenni ediyorum. Bir de Mido’yu öpüyorum ve ona sesleniyorum: Kızım evine dön, suşini yap. Evden adımını atarsan bacaklarını kırarım, canın acır ama katlanmak zorunda kalırsın..

 

lady vengeance/ intikam meleği

Sympathy For Lady Vengeance:

  • Herkes -yeterince kızdırırsanız- katil olabilir.
  • Arkanı sağlam tut, her an işe yarayabilir.
  • Düşmanımın düşmanı her zaman dostumdur.

İlk anafikri birinci filmde de hissetmiştik. Zaten böbrek verme ve çocuk kaçırma olaylarıyla ilgili ilk filme çok sayıda gönderme yapılmış.(İki tip çocuk kaçırma vardır: İyi çocuk kaçırma, kötü çocuk kaçırma) Bu açıdan bu film daha ziyade ilk iki filmde oynayanların toplaştığı, harmanlandığı bir film olmuş. Hoş, yönetmen bütün filmlerinde sürekli bu oyuncuları oynatıyor. (Bakınız; Joint Security Area, Thirst) Posterlerin resimleri için bakınırken Kang Hye-jeong’un de (Old Boy’un Mido’su) filmde oynadığını görüp şaşırdım.  Filmi tekrar gözden geçirdim ama nafile, nerede oynamış bulamadım. Sonra bir yerde Tv spikeri diyordu. Meğer en başta Geum-ja’nın hapis kararını anlatan kısa saçlı sönük spiker Mido’ymuş. Şaşırdım.

iyi kalpli gumja/ lee young-ae

İşte üçlemeyi izleme sebebim olan güzel kadın! :) Herkes niye ısrarla ‘Aaaa, Geum-ja, o kan kırmızısı farlar da nerden çıktı öyle, çok değişmişsiiin’ diye karşıladılar kızı hiç anlamadım. Bir insana bir renk bu kadar mı yakışır. Kötü kalpli Geum-ja’ya hayran kaldım. Hoş iyi kalpli dedikleri de yemeklerine çamaşır suyu katıp bir mahkumu öldürmüştü ya, neyse. Geum-ja’nın kızı da kendi gibi tipi tipti. Geum-ja önde Jenni arkada yürürken Geum-ja elini 90 derece kaldırıyor. Tek kelime Korece bilmeyen kızı Jenni koşarak kolun altına giriyor. Bu en sevdiğim 2. sahneydi. En sevdiğim sahne Geum-ja’nın hapis çıkışı ağzından ilk çıkan sözün rahibe ettiği küfür olmasıydı :) Bir de şu sahneyi sevdim; rahip niye bu kadar değiştin, kiliseye gel diyor; Geum-ja ben artık Budist’im diye rahibi neredeyse kalp krizine sokuyor :)

Lee Young-ae kesinlikle kendisini rolüne veren bir aktrist. Burada da bahsedildiği gibi gülün dikeni fazla mantıklı olmasıymış. Hayatında hiç aşık olmadığını zannettiğim LYA Cungo Min’e aşkını zorla itiraf etmiş :)

intikamçı aile topluluğu, gerçek bir hatıra fotoğrafı

Çocukların ailelerinin toplu katliamdan sonra (yanlış anlaşılmasın öldürülen tek kişi, toplu olan öldürenler) çektirdikleri hatıra (!) fotoğrafı. Dudaklar düz çizgi. Ne mutlular eskisi gibi, ne de öfkeliler.

Filmin tadı köşesine burada son verirken, bunu sevdim diye haykırıyorum içimden.
One Comment leave one →
  1. Mayıs 21, 2015 10:34 pm

    nedense ben lady vengeance’deki kadın karaktere ısınamadım, old boy ve mr vengeance’deki karakterlerle empati kurabiliyorsunuz ancak o kadın ne öyle, kalpsiz :)

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: