Skip to content

Misa/ I’m sorry I love you/ Mianhada, Saranghanda

Kasım 25, 2009

 so ji sub-cha moo hyuk

미안하다, 사랑한다 / Mianhada, Saranghanda

Misa, resmini gördüğünüz So Ji Sub’un alıp götürdüğü bir K-drama. İntikam, bağışlama, mutluluk ve acı çekmek üzerine harika bir dizi. 2004’te KBS’de yayınlanmış ve 16 bölüm. Bu sayede bir çırpıda izlenip bitiriliyor. Hiç Kore dizisi izlemediyseniz, başlangıç için iyi bir seçim olacak. Adam karizma, kız cici kız. İlk başlarda sıkılsanız bile 7.,8. bölüme kadar sabredin. Sonrası, Misa’nın suyuna kapılmışsınız demektir. IMDb notu: 8.6 . Test edildi onaylandı!

Gidip izleyin sonra gelin okuyun bence. Ben uyarımı baştan yapayım da :)

 

Oyuncular:

Cha Moo-hyuk:  So Ji Sub

Misa için temel olarak Moo-hyuk’un hikayesi diyebiliriz. Evlatlık olarak Avustralya’ya gelmiş, burada bir sokak serserisi, gangster -ya da her ne derseniz- olarak yaşıyor. Kore’ye hiç tanımadığı halde sevdiği annesini bulmak için dönüyor. Ama annesini tanımak hiç de umduğu gibi duygular yaşatmıyor ona. Sadece intikam için yaşamına devam ederken annesini farklı yönleriyle keşfedeceğini bilemezdi. Çaktırmasa da, seven (herkesi) bir insanı oynuyor aslında.

Song Eun-chae:  Im Soo Jung

Ünlü şarkıcı Yune’nin stilistliğini yapıyor. Ayrıca en iyi arkadaşı da. Küçüklüğünden beri aynı evde büyümüşler ve 20 senesini de ona aşık olarak geçiriyor. İyi niyetli, sonracııma yardımsever bir kızı oynuyor.

 imsorryiloveyou

 

Normalde herhangi bir film ya da diziyi seyretmeden önce hiç yorum okumam. Sonunu ya da gidişatını önceden bilmekten nefret ediyorum.  Bu dizi için de bir kaç yerde  “Çok ağladım. İzlediğim en güzel diziydi. Bir daha seyretmek istiyorum ama kaldırabilir miyim bilmiyorum.” yorumlarına rastladıktan sonra, çok da internet yorumlarını deşmeden, herhalde kötü olamaz diye hemen başladım izlemeye. ImSorryILovedYou-SoJiSub

Misa ağlatan bir dizi mi? Tamamen sizin hassasiyetinize bağlı. Mesela zaten duygusal bir insansanız hiç bulaşmayın. Dizinin kesintisiz her bölümünde varillerce göz yaşı dökeceğiniz kesin. Benim gibi normalde hiç ağlamayan ama Kore dizilerine karşı zaafı olan biriyseniz, 7-10. bölüm arası burnunuz sızlamaya başlar. Sonra doldur boşalt yöntemiyle göz yaşı akıtmadan ağlarsınız. Son 5 bölümde de göz yaşları yüzünüzün sınırlarını aşar, ağlamayı bıraksanız da kollarınızdan akmaya devam eder. Ama filmin sonunda ben beklediğim kadar çok ağlamadım. (Sadece o anki ruh halimden galiba, yoksa en ağlatacak sahneler sondakiler herhalde) Belki de gözümde yaş kalmadığındandır. Yani filmin içinde çok daha fazla ağladığınız yerler bol bol var.  Eğer hiç ağlamıyorsanız ama yine de insansanız, sanırım yine de dizinin ikinci yarısına gözü dolu devam ederseniz.

Hayatımın en muhteşem dizisi diyemem ama en iyi dizilerde ilk 10’uma girer. (Aşağıdaki iki resim en sevdiğim sahnelerden) Değişik bir etkileyiciliği var. Daha önceden kendim yaşadığım halde kayıtsız kaldığım üzülmediğim şeyleri misa6to2öyle bir anlatmışlar ki, şimdi başıma gelse oturup ağlayabilirim. Mesela şu sahne: Hastanede Moo-hyuk’un yanından bir sedyeyle ölü birini götürüyorlar. Moo-hyuk’un eli ölünün eline sürtüyor. Adam dakikalarca yerinden kıpırdayamıyor. Ne bileyim mesela burası beni çok etkilemişti. Kızla yaşadıklarından çok bu tarz şeylere ağladım ben.

Bir de So Ji Sub haykırdıkça içim parçalandı. Özellikle sevdiği tüm insanlardan son isteğinin hep ona yemek yapıp gitmeleri olması ve dizi boyunca buna atıfta bulunulması çok şık bir düşünce olmuş. Hele son bölümdeki bu isteği, yemeği boğazına dizile dizile yiyişi ve azıcık bile olsa onu seven kadına duyduğu minnet. Hala tüylerim diken diken oluyor.

 Neyse işte, ağlak kızlarınki gibi bir dizi yorumu yapmak istemiyorum kesinlikle. Sadece niye çok ağladığıma delikanlıca bir kılıf uydurmaya çalışıyorum..

Misa’da bazı değerlerin önemi anlatılıyor. Dizinin sonunu tahmin ettiğinizi sanıyorsunuz (özellikle Kore dizilerinin mantığını bilenler anlar) ama bir kaç sürpriz (bu kelime az kalır) de oluyor. Çünkü bazı olaylara o kadar odaklanıyorsunuz ki, sonunu tam olarak tahmin etmeniz mümküm değil. İzleyip tahmin etmiş olan varsa gelsin benden ödül var. (Tam olarak hangi kısımlarını olduğunu burada söylemem merak etmeyin)

misa-ep8

2 harika replik:

  • Tanrım… gerçekten varsan, sana bu sözü veriyorum. Eun-chae’nin kalan günlerimde yanımda olmasına izin verirsen.. Kalan günlerimi bu kadınla geçirme fırsatını verirsen bana, her şeye bir son vereceğim. Kinimi, öfkemi bir kenara atacağım ve huzur içinde öleceğim. Tanrım, sana söz veriyorum.

eun-chaee

 

  • Moo Hyuk: Bana acıma. Hayır lafımı geri alıyorum. Bana acımalısın. Sevgi ve merhamet göstermelisin.  Şefkate ihtiyacım var.    
  •  Eun Chae: Sen.. hiç de acınacak bir durumda değilsin. İçinde kocaman bir sevgi barındırıyorsun. Sana ihanet eden kadın için kurşun yemeyi göze alacak kadar. Kocaman bir sevgi. Sen bir zavallı olamazsın. Sana acımıyorum. Hiçbir zaman acımadım. Ve bundan sonra da acımayacağım.

 

2 yeni yemek öğrendim:

  • Kimchi -lahana ve turpla yapılan bir çeşit sebze yemeği
  • Kimbap -bu da suşi görünümünde birşey.

2 yeni Korece kelime:

  • Demarin: kesinlikle
  • Acuşiiiiii (bunu Old Boy’dan biliyordum zaten ama pekiştirmiş olduk)

2 yeni lakap:

  • Taş kafa
  • Bay Sapık

Sevdiğim 2 yardımcı karakter:

  • Kal-chi (Moo-hyuk’un ikizinin oğlu)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

  • Min-chae (Eun-chae’nin kız kardeşi) : Bu kız komik gerçekten.

min chae

 

 

misa gif    misa gif2 misa11

 

Aslında So Ji Sub dizideki karaoke performası ile şarkı söylemeyi beceremediğine inandırmıştı beni. Helal olsun gerçek bir oyuncuymuş. Sesi de güzelmiş!  Hala inanamıyorum ama :) (video’yu şurada gördüm ilk, güldüm baya )

 

Misa: İlgili Linkler

http://www.kbs.co.kr/drama/misa/

http://www.mysoju.com/im-sorry-i-love-you/  İngilizce, izleyin. (Feeding my drama addiction :) )

http://www.ezgidizi.com/asyadizi/tag/im-sorry-i-love-you  Türkçe izleyin.

http://www.spcnet.tv/Korean-Dramas/Im-Sorry-I-Love-You-Misa-review-r938.html  izledikten sonra okuyun!

http://www.korea-fans.com/forum/im-sorry-i-love-you-misa-2004-t-4546.html 

http://wiki.d-addicts.com/Sorry_I_Love_You

 http://www.megaupload.com/?d=vc8231vi  Misa OST (İzlerken ağlamaktan değerini anlayamamışım bunların)

 

misa happy

Bunu seviyoruuum!

Reklamlar
26 Yorum leave one →
  1. Kasım 25, 2009 10:06 pm

    çok güzel bir misa yazısı olmuş, bu dizi benim birinci sıramda, oyuncularıyla o anlatamadığım enerjisiyle beni tam anlamıyla misa manyağı yapmıştı, trafik ışıklarında beklerken gözlerimin dolmasına sebep olmuştu, hala müziklerini dinlesem o ruh haline kolayca girebiliyorum, beni böylesine etkileyen bir dizi daha yok, olur mu sanmıyorum :)

  2. bunusevdim permalink*
    Kasım 26, 2009 5:31 pm

    İltifatın için teşekkür ederim. Benim en sevdiğim drama hala ilk göz ağrım olan Dae Jang Geum. Lee Young-ae’nin de Ji Jin-hee’nin de yerine kimseyi koyamıyorum. Ama Misa beni de çarptı gerçekten. Ben de bir daha hiç bir dizi ya da filme bu kadar hüzünlenebileceğimi sanmıyorum.

  3. Ocak 20, 2010 2:40 pm

    Ben bunu nasıl yorumsuz bıraktım hayret :) Ya neden delikanlıca bir kılıf uydurmak zorundasın ki. Erkeklerde [erkek olduğunu düşünerek söylüyorum yazıdan değilse pardon :) ] ağlar bakma şarkılar aksini söylesede. Tüm duygular bütün insanlar için. Ben çok ağlak değilim hatta çok tuttum kendimi ağlamamak için ama dizinin sonuna doğru artık engelleyemedim göz yaşlarımı. Hani bendini yıkan nehir gibi. Öyle patladı. Puhaaaa diye ha ha sabahın 5 idi saat. Beni en çok etkileyen sahne annesine ağzını sildirmesiydi. Orada koptum sanırım. Bir kere izledim bir daha izleyebilir miyim bilmem.

  4. bunusevdim permalink*
    Ocak 20, 2010 8:43 pm

    Unni, sende yanlış bir izlenim uyandırmışım galiba :) Ben sadece pek duygusal biri değilim, onu kastetmiştim
    O ağzını sildirdiği sahneye bende ağladım, ama dizinin her yerine ağladığım için tek fark daha üzücü olan yerlere ağlarken biraz çenem titriyordu ekstra o kadar. Hani buz gibi denize girersin sabah da titrer ya çenen, öyle

  5. Ocak 20, 2010 11:51 pm

    O zaman bianeyo diyorum :) Delikanlı falan değince öyle dedim. Yoksa yazılarında bir maskülenlik göremedim :) Ama yorumum genel olarak geçerli değil mi ha ha ha :)

  6. bunusevdim permalink*
    Ocak 21, 2010 2:27 pm

    Önemli değil unnii :) Misa’ya pek tabii erkeklerde ağlar, haklısın

  7. Ocak 21, 2010 4:49 pm

    Misayı izleyipte Si Jub diye yollara düşmeyen bir sen, bir ben varız herhalde :) Ya bu dizi bildiğin Arabesk ama nasıl da hüzünlendiriyor insanı.

  8. bunusevdim permalink*
    Ocak 21, 2010 7:19 pm

    Pek abartmadım aynen ama So Ji Sub’u çok takdir ettim o ayrı, sırf yukardaki şarkı söylediği youtube videosunu her gün 10 defa dinlerim diye V-indir yüklemiştim hemen. Tabi o kadar dinlemedim zamanla ama Misa’nın şu kılık değiştirme haricinde her yeri şahaneydi.

  9. mavi_61 permalink
    Mart 3, 2010 10:05 pm

    videosunu izlettirdiler yine sağolsunlar
    tam şey kısmı So ji (kankam xD) kıza telefonda
    Mianhada, Saranghanda diyodu kesik kesik
    ay nasıl hoş oldummm
    ama genel olarak sevdiğim bir dizi değildi xD sevenlere saygı duyarım ^^

  10. bunusevdim permalink*
    Mart 4, 2010 8:24 am

    Ben de annesinin yaptığı yemeği yerken hoş olmuştum en çok.
    Sevmeyenlere saygı duyarım ben de, neticede dizinin amacı ağlatmak çünkü, çok eğlenceli ya da çok başarılı değil. Çok ağlatan :) Hele ki ağlamıyorsan hiç anlamı yok

  11. Son Kan-Ka permalink
    Mayıs 31, 2010 12:28 am

    Son bölüme kadar çok iyi dayandım. Gerçekten iyi dayandım. Son bölümde de çok kastım. Baya kastım. Annenin elinden çıkmış bir yemeğin tadına varma fikri kalbimi sıkıştırdı. Yine de dayandım. Ama ne zamanki annesi için diz çöküp secdeye vardı zat-ı muhterem… Usta… Ah usta… Bunu yapmayacaktın. O andan itibaren, koltukta daha fazla sığınacak yer kalmadı artık benim için. Annemi çok özledim T.T

  12. bunusevdim permalink*
    Mayıs 31, 2010 9:26 pm

    Dimi dimi. En etkileyici bölümler annesiyle Moo-hyuk arasında geçen yerlerdi zaten.
    O annenin yemeğine iyi dayanmışsın, sanırım benim en çok ağladığım yer/yerlerdendi. En azından göz yaşını santimetreküp cinsinden hesaplasak ilk 3’e girer :) Bilgisayarımda olsaydı keşke şimdi yine izlerdim orayı.
    Diz çöktü ama dizinin sonunda anasını akladılar ya, helal diyorum. Annesinin şarkıcı oğlunun yaptığı şok açıklama tam şok şok şok diye verilen cinstendi.

  13. Kore Delisi permalink
    Temmuz 2, 2010 1:52 pm

    En çok ağladığım diziydi sanırım:S oyuncular duyguları süper işlemiş, bir yandan kıza bir yandanda çocuğa üzülmekten helak oldum yahu. Son sahnelerde kızın çocukla ilk tanıştığı yerleri dolaşması kötü yapmıştı beni ;(

    aaah neyse anlatsam bitmez benim gibi duygusal birinin izlememesi gereken bi diz bence:s sonra gözleriniz şişebilir benden uyarması^_^

  14. Kim Ruk Sav permalink
    Ekim 19, 2010 8:33 pm

    uuff bu diziyi bi kac sene once baktim ver dhaleen bayiliyom bu siziye yaaaaaaaw!

  15. deomeo permalink
    Nisan 11, 2011 4:39 am

    slm…Bir erkek olarak izleyipde agladıgım ilk dizi yada film diyebilirim,sonunda çocuk yaşayacak diye bekledim ama olmadı,,Her seferinde beni şaşırttı,,en çokda ikiz kardeşine sana bu lokantayı alimmi diye sordugunda,Moo-hyuk’un ikizinin oğlu agladıgı sahne oldu,dayı ölecek diye

  16. bunusevdim permalink*
    Nisan 11, 2011 4:28 pm

    Evet, Kalchi çok zeki bir çocuktu, yeri gelir annesini korur kollardı, o yüzden çok hüzünlü yerleri olmuştu gerçekten de.
    Ben adamın yaşamasını hiç ummadım zaten de, yine de sonu baya bir sürprizliydi, şok içerisinde izlediğimi belirtmeden geçmeyeyim
    O zaman benden sana “Erkekler ağlamaz” şeklindeki güzide parça hediye olarak gelsin, hahahah.

  17. Mayıs 20, 2011 9:26 pm

    İncelemeleriniz çok hoş.Bende çok dizi izliyorum ama böyle yazamıyorum :) Bölümleri izlerken bunu yazmam lazım diyorum ama dizi bitince hangi bölümle ilgili ne yazacaktım unutuyorum.Güzel,iyidi,o kötüydü bu iyiydi gibi klişe şeylerde yazmak istemiyorum.Blogunuzu beğendim :)

    • cangemo permalink
      Mayıs 26, 2011 6:31 pm

      son seni burda görünce çok şaşırdım :)
      bu bloğu uzun zamandır takip edenlerdenim
      hatta yeppuddayla tanışmadan önceydi
      bu nun yazılarını büyük bir zevkle okurum:)
      ayrıca ben şahidim spoiler yazamadığına .

      bu önce forumdaşıma cevap yazdım .
      mickynin dizisini bekeleyenlerdensin demek çok az kaldı
      heyecanımız tavan yaptı resmen gerçi lee dae hee nin estetikli haline alışmam çok zor olacak:(
      ben cangım namı diğer fox rain :)

      • bunusevdim permalink*
        Mayıs 28, 2011 10:22 pm

        Bir ara gelen cevapların mail adreslerine dikkat etmiyordum o yüzden karıştırdım. Yoksa fox raini unutmam yav :) Zaten ben seni direk adınla hatırlıyorum, o yüzden rahat ol :)
        Valla Miss Ripley’i bekliyorum ama iyi mi yapıyorum kötü mü bilmiyorm. İlk birkaç bölümün reytinglerine bakarım, eğer yükselme varsa iyi dizidir, düşükse belki izlemem bile. Şimdi çok bağlanıp sonra Murphy kanunları oldu tüh demek istemiyorum.

  18. bunusevdim permalink*
    Mayıs 23, 2011 11:50 am

    Çok teşekkür ederim güzel yazmakla ilgili iltifatların için. Ama o kadar da iyi yazdığımı düşünmüyorum. Diziler çok güzel olunca yeteneksiz bile olsan yazılar güzel oluveriyor :) Yine de senin gibi bir forum moderatorunden bunları duymak beni mutlu etti tabii

  19. leyli permalink
    Temmuz 2, 2011 10:31 pm

    gerçekten çok güzel bir yazı olmuş ve ben de aşk temasından ziyade anne sevgisi ve ölüm üzerine olan sahnelerde çok ağlamıştım sizin gibi :)

  20. Temmuz 3, 2011 9:31 pm

    İnanır mısın ben de bugün Misa’yı düşünüyordum tam. İzleyeli 2 yıl olmuş.
    Senin de bahsettiğin gibi ölümün ona değmesi dehşet bir sahneydi. Gerçekten takdire şayandı. Hele hele anneye olan o haykırışlar, sevilmediğini bilmesine rağmen yine de en içten duygularla sevmek falan. Bu tarz derin duyguları bir sevgili için hissetmek ya da seyirciye hissettirmek zor iş. Oysa anne meselesi hiç öyle değil.
    Elimde bölümleri olsa hemen yeniden izlerim, tam o moddayım şu an.

    • leyli permalink
      Temmuz 6, 2011 8:28 pm

      gerçekten öyle, duygu aktarımı açısından özellikle çok başarılı bir diziydi. içlerinden geçirdikleri cümleler vs çok saftı tatlıydı.. :) benim elimde var, artık üzerinden biraz geçsin ben de izlerim bi kaç kez eminim. eline sağlık çok güzel bir blogun var, yazıların devamını bekliyoruz (:

  21. AssYa permalink
    Haziran 7, 2012 2:48 am

    hayatımda izlediğim en güzel dizlerden biri her sahnesi çok güzel sadece aşk geçmiyor içinde hayatın her alanı mevcut çok beğendim bu diziyi tavsiye ederim…

Trackbacks

  1. The Master’s Sun, sonunda ağlattın ama! | Bunu Sevdim

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: