Skip to content

The 1st Shop of Coffee Prince

Aralık 26, 2009

coffee-prince-poster-wallpaper-1

Birisi bana bir dil bildiğini söylediğinde ilk sorduğum şey: Hangi seviyede? Basic, intermediate, advanced. Senelerdir beynime kazımış olmalılar ki bu sınıflamayı çok seviyorum. Konumuzla ilgisine gelince.. Coffee Prince’i sonunda izlemeyi başararak artık Kore dizi ve filmleri dalında Basic level’i atlayarak İntermediate’a geçmiş bulunuyorum. Vatana millete hayırlı olsun.

En önemli şeyi en başta söyleyeceğim. Bu diziyi diğerleri gibi baştan savıp online izlemedim. Bölümleri indirdim ve iyi bir görüntü kalitesiyle keyfini çıkardım. Kore dizisi izlemek için benim 2 adresim vardır başından beri. İlki malum mysoju. Alışkanlık ilk oraya baktım, linkler çalışmıyordu. Sonra başını biraz youtube’dan izledim. Sonra akıllılık edip ikinci adresime gittim: silentregrets.com  Bu siteye bayılıyorum, harikalar gerçekten. İşte buradan indirebilirsiniz bu diziyi..

Yine MBC’den 17 bölümlük bir dizi. Dizimizin konusu malumunuz; zengin oğlanın (Han-kyul) sahte erkek arkadaşı rolünü üstlenen Eun-chan adındaki kız hakkında. Oğlan kahve dükkanı işletmeye başlayınca alacağı ilk erkek çalışan yine Eun-chan olacak. Zor durumda olan Eun-chan  para kazanmak için bir süre daha erkek rolüne devam etmeye karar veriyor.

Resimde soldan itibaren kuzen Choi Han Sung, onun kız arkadaşı Han Yoo Ju, esas oğlan Choi Han Kyul, esas kız? Go Eun-chan.

 

Karakterler:

Bunu en iyi tanımlayan cümleler dizinin içinde geçen bir videoda vardı aslında. Bu Eun-chan’ın kız kardeşinin internete gizlice verdiği Coffee Prince’in tanıtım videosu. Böylece karakter tanıtımı yapmama bile gerek kalmadı..

coffeeprince1

Soldan itibaren; esas oğlan Han-kyul, Bay Hong, esas kız Eun-chan, Ha-rim, Seon-ki, Min-yeop.

Harika, etkileyici patron Han-kyul, şirin çocuk Eun-chan (hiç kas görebiliyor musunuz? diye dalga geçmiş), waffle Seon-ki (göz kamaştırıcı, model olmalı), hayvan Min-yeop (kızın peşinden ayrılmadığı için kız ona her türlü hakareti ediyordu), kendini beğenmiş Ha-rim, her şeye canı sıkılan Mr Hong. Bu prenslerden kahve içmek ister misiniz?

 

2 şeyle başlamak istiyorum. Esas oğlan My Girl’deki Lee Dong Wook’tan daha iyi oynuyor, en azından LDW başlarda pek ısınamamış gibiydi ama Coffee Prince’in Gong Yoo’su çok başarılıydı. İkincisi; kimse My Girl’ün Lee Da Hae’si gibi ağlayamaz, bunu bir kere daha gördüm. Yoon Eun Hye kötü bir oyuncu değil kesinlikle. Gördüğüm en başarılı erkek tiplemesi ona ait. Eğlenceli de. Ama elinizi vicdanınıza götürüp söyleyin. My Girl kesinlikle daha eğlenceliydi. Ju Yoo-rin’in mimikleri, yalanları, şarkı söyleyişi bile o kadar harikaydı ki. Onu ağlarken izlemek insanı mahvediyordu. My Girl’de ara sıra ağladığımı bile hatırlıyorum. Ve hayır, henüz her şeye ağlayacak kadar yumuşamadım :)

Çok kötüleyerek başlamak istememiştim aslında. Çünkü diziyi sevdim sayılır. Eğlenceliydi. Ve bir övgü: Yan karakterlerin hepsini sevdiğim muhtemelen ilk dizi bu. Mesela başka dizide biri esas kızı/oğlanı sevecek olsa mutlaka çok gıcık biri oluyordu ve öldüresiye dövmemizi istetecek kadar saçma sapan davranırdı. Buradaysa hepsi çok şekerdi. İşte takıldığım noktalardan biri de bu. Her şey biraz fazla toz pembeydi. Bir Kore dizisinin böyle olmasını hiç beklemezdim. Üzüntüleri hep kısacık sürdü. Ben de kaşınıyorum galiba. Hem eğlenmek için izliyorum, hem de yeterince üzücü değildi diyorum..

 

En Sevdiğim 2 Yan Karakter:

  • Bay Hong: Dizinin en komik yerleri kahveleri yapan patronları Bay Hong’a ait, nedeni dehşet verici şekilde pis olması. Yere dondurmasını düşürüyor, sonra yerden alıp birkaç çer çöpü eliyle yere atıp yalamaya devam ediyor, hatta ayıklamayı unuttuğu bir taşı da tükürüyor. Tekrar tekrar izledim, her seferinde aynen içim kalktı :) En iğrenç sahne şüphesiz yine bu adamla ilgiliydi. İlk önce ayağını bir bezle sildi, bir güzel parmaklarını falan ayıra ayıra, sonra ellerini, gövdesindeki terleri, koltuk altlarını, son olarak da yüzünü sildi. Yüzünü silince tam öff,olmaz ki diye söylenirken adam aynı bezle dişlerini sildi. Benim bittiğim an o an oldu. Ama ne kadar iğrenç olsa da en başarılı yan karakter buydu.
  • Eun-sea: İkinci sevdiğim yan karakter Eun-chan’ın kardeşi. Bu ikisi gerçek hayatta kardeş olabilirler mi diye düşündüm hep, o kadar çok benziyorlar ki birbirine. Niye bilmiyorum ama bu kızın rolü hoşuma gitti. Göz kapaklarını düşürerek alaycı alaycı gülümsemesi mi? Peşinde koşan erkeği kaprisleriyle çıldırtması mı? Eun-chan’ı göründüğünden çok sevmesi mi? Zeki olması ama bunu bayağı bir ziyan etmesi mi? Belki de hepsi.. “Just one kiss and it’s game over

 

confusion

Sevdiğim şeyler/bölümler:

  • Han-kyul’ün evi. Benim olmalı!
  • Eun-chan’ın kahküllerini üfleyişi
  • Kardeşi Eun-sae’un alaycı bakışları
  • Han-kyul’ün kucaklamak konusundaki enteresan ısrarı. Evet, bu açıklamayı hakkediyor. Adam kızları kucaklıyor, sonra da ne hissediyorum diye gözleri fıldır fıldır döndürerek düşünüyor. Birine aşık olup olmadığını anlamanın kestirme yolunu bulmuş. Sevdiğim bir diğer yer de Min-yeop’un salak salak her şeyi yanlış anlamasıydı. Han-kyul Eun-chan’ı kapıda sıkıştırmıştı, geçtirtmiyordu. Min-yeop geldi şöyle diyor: Patron, seni izledim. Gizlice Eun-chan’ı dikizliyorsun, ona hayatı zindan etmek için yer arıyorsun. Eun-chan’da sürekli sana bakıyor. E, tabi senden korkuyor.   Bunları duyunca ikisinin de yüzleri kızarmıştı, gerçek niyetlerinin ne olduğunu kendileri bildiği için. Bay Hong’da oradan Min-yeop’a kızmıştı. Salak, birbirini seven insanlar böyle birbirleriyle şakalaşırlar, diye.
  • Sonracııma, ikisi okyanusa gitmişlerdi de, koşarken suya doğru, Han-kyul geri geri gidip direk suya dalan Eun-chan’ı kandırmıştı. Şimdi böyle yazınca saçma geldi ama komikti izlerken. Okyanus sahneleri her zaman Kore dizilerinin en sevdiğim bölümleridir. Çünkü orada çok eğleniyorlar.
  • Han-keol’ün “Go Eun-chan, kovuldun” diye uzaktan kendi kendine konuşması da başarılı bir sahneydi bence.
  • Yaptıkları mini konser de güzeldi. I love coffeee, i love teaaa :) i love the Java Jive and it loves me. Coffee and teaaa and the java and me. A cup, a cup, a cup, a cup
  • Bu nasıl bir his biliyor musun? Kalbimde bir ağrı, ağırlık.. Sanki göğsümün içi buzla doluymuş gibi.
  • Ve en breh breh breh sahnesi: Oğlan da olsan, uzaylı da olsan artık umursamıyorum.
  • Han-keol’ün telefonda (sallanarak- bu iyi düşünülmüş, komikti gerçekten) Eun-chan’a “Sarageyo” dedirtmeye çalışması.. Sonra da beni niye bu kadar uğraştırdın diye kızması.
  • Eun-chan’ı erkek köpekten bile kıskanması (Bu biraz dişi sinekten kıskanmak gibi oldu)
  • Çalışanların Eun-chan’ın telefonundan Han-kyul’a mesaj atıp, ne tepki verecek diye onu izlemeleri.
  • Veee..  “Evime gidelim. Rahat olur, DVD izleriz” … “Daha önceden bağırıp çağırıyordu. Şimdi ağzını bile kapatamıyor:)”  Muahhahahaha
  • Kahveye kapi diyişleri..
  • Şarkıları.. Hepsi güzeldi. “Is this the right place, right time?”

Öğrendiğim 2 yeni kelime:

  • Aygu: Buna bayıldım. Off, amaaann tarzı bir şey.Uzatarak söyleyince insan kendisini Korece’yi çok iyi biliyormuş gibi hissediyor.
  • Hyung: Abi demek. Dongsae gibi bir kelime vardı bu da kardeşim, erkeğin erkeğe dediği şeyler yani.

Bunu da sevdim, hadi bakalım.

Reklamlar
12 Yorum leave one →
  1. Aralık 27, 2009 9:13 pm

    evet intermediate olmuşsun artık, tebrikler :d, yaa bu dizi için ne denir ki, çok güzel çok harika, artık kelime bulunmuyor bir yerden sonra, izlediğim en iyi kore dizisi (koleksiyonum geniş değil ama :d) her şeyiyle dört dörtlük, özellikle de sonu pat diye bitmediği için sevinmiştim, konusu gerçek olamayacak kadar güzel olsun bazen de masallara ihtiyacımız yok mu :d

  2. bunusevdim permalink*
    Aralık 27, 2009 9:31 pm

    Hahah, teşekkür ederim ruzigar. Bu hafta yapmam gereken milyon tane işi bir kenara bırakıp bunu izledim. Madem Kore alemine ara veremiyorum en azından dizilere bu hafta-Coffee Prince’i de izlemenin şerefine- ara vermeyi düşünüyorum. Bakalım, ne kadar filmlerle idare edebileceğim :)
    Dizinin güzelliği bence oyunculardan geliyor. Gong Yoo’nun sevilmesine şaşmamalı. Gülüşü zaten anladığım kadarıyla Türk kızlarını fazlasıyla cezbetmiş. Ama benim daha çok takdir ettiğim öfkesi oldu. Gözler kıpkırmızı, o surat ifadesi. Ben bile korktum izlerken :)
    Bu arada dizide niye kimse ölmedi, bu nasıl bir Kore dizisi böyle! :)

  3. Aralık 27, 2009 10:23 pm

    haha :d ölmesin ya, arada da ölmesin perişan etmesin bizi, gong yoo’yu lafea’ya soracaksın o uzun uzun bıkmadan anlatır her halini, dur sen bu yazıyı görsün nasıl çığlık atıp yorum yazacak buraya, haklı ama :d

    • bunusevdim permalink*
      Aralık 28, 2009 10:28 am

      Haklıymışsın, Gong Yoo’yu Lafea’yla konuşmak gerekmiş :)

  4. Aralık 28, 2009 2:52 am

    Geldiiiiiiiimm :) Yettim gari. Biri Gong Yoo mu dedi? Her türlü sorunuz itina ile yanıtlanır. Ağızdan akan salyalar için (kızlara diyorum :) ) mendil servisi yapılır. Öncelikle kötü haber eğer bilmiyorsan söyleyeyim dizi de My Yopu canlandıran oyuncu geçen sene trafik kazasında öldü. Sana gelince sana diyebileceğim tek şey ‘Sen oldun’ :) devam et. Advance olman çok yakındır.

    Gong Yoo benim en, en, en, en …… beğendiğim Koreli oyuncu. Gülüşü içimi ısıtıyor, günümü aydınlatıyor, mutlu ediyor. Dizide de gerçekten çok çok iyiydi. Yoon Eun Hee Eun chan rolü ile kendini aştı bu dizide. Ondan sonraki ‘Lady Castle’ dizisindeki performansı bir öncekinin yanına bile yaklaşamadı. Bence dizi bütün karakterleriyle çok güzeldi. En önemlisi herkesin kendi hayatı, sıkıntıları vardı. Herkes esas kıza aşık değildi. Ya ben aslında bu dizi ile ilgili kendi blogumda yorum yazsam mı? Sığmaz ki sayfalara :) Uzun lafın kısası, çok güzel, çok sıcak bir dizidir Coffee Prince. İyi ki izlemişsin. Bunu sevdim ;)

    • bunusevdim permalink*
      Aralık 28, 2009 11:00 am

      Min-yeop ölmüş mü gerçekten. Onun da rolü çok başarılıydı ve en iyi yeni aktör ödülünü almıştı diye hatırlıyorum bir de. Üzüldüm şimdi.
      Aslına bakarsan benim ‘olmama’ daha var baya, onun farkındayım ama çok güzel vakit geçiriyorum artık. Eskiden evdeki boş vakitlerimi çok boş geçiriyormuşum, bunu daha iyi anlıyorum artık. Şimdi artık dolu(!) anlarımda bile araya birkaç Koreli birşey sıkıştırıyorum.
      Gong Yoo’ya gelince, siz hediye yollamıştınız diye hatırlıyorum. Var mı bir gelişme? Artık bir imzalı fotoğrafını falan yollar herhalde

  5. Aralık 28, 2009 4:00 pm

    Ayy yok bir gelişme. Eline geçtiğinden bile şüpheliyim ben. Birden umutsuzluğa kapıldım :( Bir e mail atacaktık ajansa. Fanlardan da öyle yardımcı olan yok ki Angelica Vale’nin ki gibi. Biz mektup projesi yaptık ve onunla beraber hediye gönderdik. Bakalım kendimi bir toparlayınca e mail atacağım ajansa.

  6. bunusevdim permalink*
    Aralık 30, 2009 10:54 am

    Bence Gong Yoo sizi mutlu etmesini bilecektir :) Ben de meraklandım şimdi bakalım ne yapacak

  7. mavi_61 permalink
    Mart 3, 2010 10:01 pm

    benim dizimm
    üşenmesemde izlesem bir daha bir daha ^^
    posteri olmalı bunun
    baş köşeme asmalıyım
    ve ilk defa kadın karakteri erkek karakterden daha çok sevdim
    erkek karakterde Gong yani xD
    olsun ama
    kızım süperdi burda ^^

  8. bunusevdim permalink*
    Mart 4, 2010 8:20 am

    kadın karakterde zaten kadını oynamıyordu, yine bir erkek karakteri sevmiş oluyorsun yani :)

  9. seyma permalink
    Eylül 30, 2011 10:15 pm

    valla biri bana böyle güzel bi kızın bu kadar iyi erkek rolünü yapabilecğini söylese hayatta inanmazdm.. oturması kalkması tıpkı erkek gibiydi.. bu kızın erkeksi tarafı varmış demek bilmediğizz :)) diziye gelince bu zamana kadar nasıl izlememişm hayretlerim şaştı çünkü çok çok çok beğendm..adamn aşkı müthişti yaa :) kesnlikle izlenmeli ayrıca my girlle kıyaslamaya lüzm yok:P iki güzel dizi..

    • bunusevdim permalink*
      Ekim 2, 2011 8:34 pm

      Ben de niye böyle bir karşılaştırma yapmışım anlayamadım :) 2 sene önce yazmışım yazıyı zaten, o zamanlar Kore dizisi izlemeye yeni yeni başlamıştım, her izlediğim diziyi birbiriyle karşılaştırıyordum, herhalde ondan. Yoksa bence de alakasız iki dizi.
      Ve şimdi hala ikisini de çok seviyorum. Güzel dizilerle başlamışım dimi :)
      Kesinlikle Yoon Eun-hye süper bir iş çıkarmış, benim de şimdiye kadar izlediğim en iyi erkek rolü yapan kadın oyuncu.

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: