Skip to content

3-Iron/ Bin-jip/ Boş Ev

Ocak 2, 2010

3-iron-bos-ev

Artist. Bu filmin de, yönetmeninin de tek kelimelik yorumu budur. “Yaşadığımız dünyanın hayal mi gerçek mi olduğunu söylemek zor.” sloganıyla biten bir film. Hızlandırarak izleyince çok başarılı oldu film. 1 saatten kısa sürdü böylece, hahahaha. Zaten 1 ayda senaryo yazılmış, 15 günde film çekilmiş, 10 günde düzenlenmiş. Huyum kurusun filmleri atlaya atlaya izleyemem, aralarda önemli sahneleri atlıyorum çünkü. O yüzden hızlandırarak izlerim, hem zaman tasarrufu hem bir şey kaçırmıyorsun. Ama hiç bu kadar fonksiyonel kullanmamıştım.

Çocuk en sonunda görünmez oldu, ona güldüm. Dedikleri kadar sessiz bir filmmiş. Kim Ki-duk sessizliği mi desek buna. Ama taktikleri iyi. Sesini bir türlü duyamadığımız esas oğlan zeki ama avare bir insan. Evlerin kapılarına ilanlar asıyor, sonra kontrole geliyor, kim ilanı yırtıp atmadıysa o evde değil demektir. Sonra içeri girip karnını doyuruyor, yıkanıyor, uyuyor falan. Karşılığında da evdeki bozuk araç gereci tamir ediyor (Nasılsa her evde de bozuk bir şeyler var, bak sen şu işe), kirli çamaşırları yıkıyor, çiçekleri suluyor, sonra da birkeç resim çektirip gidiyor. Böylece hem yeni yerler ve işler görüyor, günlerini iyi geçiriyor.

Bir evde de girdiği bir evde bir oyuncak tabanca tamir etmişti. Aile tatilden dönünce anne keyifsizdi, çocuğun oyuncağı kendisine doğrulttuğunu görünce; “Bir iyilik yap ve vur beni” demişti. Sonra anneden gelen çığlığı duyduk, o sahne komikti.

Takdir edersiniz ki evlere girerken çocuğun hesaba katmadığı şeyler var. Kapıdaki ilanın yırtılmaması içerde kimse olmadığı anlamına gelmez, depresyondaki bir kadın ya da ölmüş bir amca kapıdaki ilanı pekala farkedemez. Ya da o an içerde kimse olmasa da 5 dk sonra içeriye bir boksörün girmeyeceğini kim garanti edebilir ki. Farkettiğiniz gibi her şeyi anlatıyorum ilk defa, nasılsa film artistik olduğu için 3-5 olayı bilmek hiç birşey farkettirmez izlemek isteyene.

İlk defa bir filmin müziklerinden bu kadar nefret ettim, o da ayrı bir başarı. Bir de posterinden midir ne, bu filmin edepsiz(!) sahneler ve amaçlar içerdiği izlenimine  kapılmıştım. Hiç alakası yokmuş.

Bunu sevdim demeye dilim varmıyor, ama birkaç kere güldüğümü düşünecek olursak, kimsenin ölmediği gerçeğinden duyduğum derin düş kırıklığını bir kenara koyunca da :)..

Hadi sevdim yine de.

7 Yorum leave one →
  1. Ocak 5, 2010 4:11 pm

    ben de çok severim boş evi, kim ki duk’a hayran olduğum filmdir, sessiz sakin filmler ilgimi çeker benim, ama o gafsa güzeldi be bunu sevdim, bi daha dinle :d

  2. bunusevdim permalink*
    Ocak 5, 2010 6:18 pm

    Filmi sevmediğimden değil, sevmediğim yönler onlar sadece.
    Yok ya, müziğini sevemedim ben. Sessizliğinin de beni pek cezbettiğini söyleyemem çünkü Koreceyi seviyorum, konuşmalarıyla dinlemek, kelimeleri yakalamak, kelimeleri uzata uzata söyleyişleri.. Bunları seviyorum.

  3. Son Kan-Ka permalink
    Mayıs 23, 2010 4:50 am

    Yorum yok.

  4. Mayıs 23, 2010 6:31 pm

    Bu da bir yorum sayılır

  5. Son Kan-Ka permalink
    Mayıs 27, 2010 12:09 am

    Esasen ben de bir kaos oluşturmak istemiştim zaten ^^

  6. Mayıs 27, 2010 9:11 am

    Müziği de sessizliği de çok sevdim bu filmde. Normalde sessiz filmler çok hoşuma gitmez ama bu başka…

  7. Nisan 17, 2011 8:59 pm

    beni kim ki-duk ile tanistiran film!
    ozgundu film benim icin. en cok bu yuzden sevdim.

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: