Skip to content

Pil Kutusu

Haziran 29, 2010

Bloga başlarken oldukça kısa ömürlü bir uğraş olacağını düşünmüştüm, ne de olsa blog “sevdiğim” şeylerle alakalıydı. Meğer hayatımda ne kadar çok şeyi beğeniyor, alkışlıyor, tutuyor, seviyormuşum; ne kadar çok şeye minnet duyuyor ve bunu farketmiyormuşum. Bir sahne arkası elemanını daha bugün farkettim: Çok sevgili pil kutumuz.

Her evin pil kutusu var mıdır emin olmamakla beraber olsa bile bizimki kadar kapsamlı olmadığına adım gibi eminim. Şöyle ki;

  • Kutuda her türlü pilimiz mevcut. En büyüklerinden en küçüklerine, en ucuzundan en pahalısına, en markasızından en kalitelisine kadar, biz ev ahalisine alabildiğine bir özgürlük tanıyor.
  • Mesela pil ihtiyacı mı hasıl oldu? “Oradan 2 tane orta boy atsana usta” şeklindeki diyaloglar sıklıkla salon semalarında uçuşuyor.
  • Pillerin bitmesi bir evde en çok can sıkan konulardandır değil mi.. Eve yeni bir teknolojik alet alınmıştır, denemek istersiniz, pil bulamazsınız. Çocukların lanet olası harala gürele çalışan oyuncaklarının pili biter. Kumandanın pili biter… Ah ah.. Biz, ki pil kutumuz olduğu halde, bu sonuncu bahsettiğimden çok çektik. Kumanda aleti ve bilimum uzaktan kumandalar evin canıdır, kanıdır. Kaybetmeden değerini anlayamayacağınız nadide eşyalardır, gizli kahramanlardır. Sıfır gibi etkisiz eleman gibi gözüküp adamı çarpınca hiç ederler. Popomuzu da kaldırıp televizyonun üstünden kanal değiştiremediğimiz için de hep kumanda aletlerini-tipik bir Türk tutumuyla- çalışmıyorsa arkasına vur usulü ard arda hakkın rahmetine kavuştururduk. Yine de pil kutuları bu tembel teneke üsluba sert bir karşılıkla yedekle beni abicim, neden boş bırakıyorsun sinemi diye çıkışırlar size. (Sözde okuması kolay olsun diye maddeledim ama madde de uzuyor ne yapayım)
  • Pil çalışıyor mu? Ya bittiyse? İşte bu çözüme Japonlar bile bizim pil kutusu teknolojikliğinde bir çözüm bulamamışlardı. Bizim kutumuzda şu fizik derslerinde devre yapıcaz diye metrelik mukavvaları heder ettiğimiz elektrik devrelerinde kullanılan küçük ampullerden var ve yanında da 15-20 santimlik bir tel. Pilimizin hala çalışıp çalışmadığına, hatta kaç milisaniye daha dayanacağına, ampulü ne idüğü belirsiz pilimizle yakmak suretiyle niteliksel olarak ışığın kuvvetine ya da cılızlığına bakarak karar veriyoruz. Hatta bizim kutumuzun yanında bir de eski liselerden aşırabileceğiniz fi tarihinden kalan bir ampermetre var, niceliksel olarak neyimiz eksik diyenlere onu sallayıp, bir de arkamızı dönüp kendimiz sallanarak karşıdakini şişiriyoruz. E yok artık, bu son cümle tamamen yazarın hayal gücüdür, her söylediğine inanmayın efem.
  • Pil kutumuza hep yeni piller alırız ama en kolontor demirbaşlarından biri de o yeşil fosforlu kaplarıyla (bizimki öyle) kolayca diğer pil kardeşlerinden sıyrılan şarj edilebilir pillerdir. Kaç saat şarjda tutulacağı konusunda henüz ev ahalisiyle mutabık kalamasak da pil şarj edici alet ya da adı her neyse çok başarılı bir aygıt.

Son söz olarak, pil kutunuz hiç boş kalmasın temennisinde bulunuyorum. Bir de pilleri yalamayın, soymayın, yapmayın bunları.

Pil kutusuz ev, ev değildir. Severim onu, en çok bıdıcık bıdıcık olan ampullerini.

Reklamlar
2 Yorum leave one →
  1. nezoş aytap permalink
    Şubat 11, 2011 1:27 pm

    :)internete sırf senin için giriyorum bu güzel yazılarını okuyup gülerken kendimden gecmek için sesimin evde cınlaması ve sonucunda annemde azar işitmek için sırf bunun için :)

  2. bunusevdim permalink*
    Şubat 12, 2011 9:56 am

    Birilerini güldürüp mutlu edebiliyorsam ne mutlu bana :)

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: