Skip to content

One-shot mangalar/ Kısa hikayeler

Temmuz 25, 2010

One-shot manga fikri bile daha en başından beni cezbetti. İnsanlar öykü okumayı ne kadar seviyor bilmiyorum ama ben çok seviyorum, bazen romandan daha çok. Bir kere öyküde anlatılmak istenen az ve öz olarak mümkün olan en kısa yoldan anlatılır. Roman öyle değil, dallanır budaklanır, yeri gelir isimleri unutursun kim kimdi diye, yeri gelir benim gibi kuş hafızalıysan olayı bile unutabilirsin. Bazen bir roman okuyorum, bittiğinin ertesi günü bana neyle ilgili olduğu sorulduğunda duraksıyorum neydi ki diye. Her neyse, neticede buradan asıl çıkarmam gereken ders biraz daha konsantre olarak okumam gerektiği olsa da ayrıca şunu da çıkarabiliriz: Bu kadar uzatmaya ne gerek var azizim! Kısa kes!

Evet işte, nasıl ki öykü kitapları almayı roman almaktan daha çok seviyorsam, one-shot manga okumaya da bayıldım. Bu yazıyı okuyan sizler eminim benden daha aşinasınızdır ama benim gibi henüz yeni haberdar olanlar için açıklamayı boynumun borcu bilirim:

  • Manga için Japon işi çizgi romanlar dersek, one-shot mangaya da çizgi öykü diyebiliriz. Adı üstünde tek içişte bitecek.

Mangakalar genelde kısa hikayelerle başlıyorlar çizmeye, dolayısıyla piyasada sürüsüyle one-shot var. Ama hangilerinin hikayeleri daha orijinal, okuması daha keyifli? Açıkçası bunu keşfetmek için acılı bir süreç geçirip saçma sapan hikayeler okumuş bulundum. Aynı acıyı siz de yaşamayasınız diye ya da zaten bu konuda üstatsanız belki okumadığınız bir one-shot’ı size önerebilirim diye bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Bir kere her şeyden önce türü seçmek önemli. Şöyle ki, şimdiye kadar hep hedef kitlesi aslen liseli kızlar olan shoujo mangaları okumuştum. Bir Lovely Complex olsun, Kimi ni Todoke olsun, Vampire Knight olsun okurken “Iyy vıcık vıcık kız romantizmi var bunda” diyebileceğiniz mangalar olmadıkları için mesut bahtiyar bir biçimde, dünyanın tüm shoujolarının aynı kalitede olduğu inancıyla shoujo’dan vazgeçmeyi aklıma bile getirmiyordum. Taa ki shoujo one-shotlar okuyana kadar. En sonunda bu kötü gidişe bir son vermek gayesiyle Naruto olsun, Bleach olsun, One Piece olsun 400-500 bölüm oldukları için yine okumayı aklımın ucundan bile geçirmediğim, ama inadına da çoook popüler olan shounen mangalara yönelmeye karar verdim. Çok uzun oldukları için mangaları okuyamam ama one-shot’lar bugünler için var zaten, 40 sayfada misler gibi işi bitiriyorlar. O halde şimdi reklamlar:

One-shot’ta shounen’e geçin, rahat edin.

Hikayelerinin orijinalliği olsun, romantizmin r’sini bile barındırmaması olsun… [Bu “olsun”larla bu yazı nereye gidiyor bilemiyorum:) ]

Okuduğum kötü mangaların isimlerini buraya yazmayacağım. Reklamın iyisi kötüsü olmaz derler, belki kötü diye yazdıklarımı da okumak ister mazallah :)

Ben mangatraders linklerini vereceğim, manga indirmek için o siteyi kullanıyorum çünkü, online okumak hoşuma gitmiyor, o zaman yatarak okuyamıyorum :) Mangatraders’ın şöyle bir handikapı var, indirmek için üye olmanız lazım. Tamam roman okumak için tembeliz dedik ama o kadar da değil. Üye olun, bi zahmet!

  ***************

Wanted

Wanted –>bak, indir 

5 one-shot’ı bünyesinde barındırıyor. Hikayelerin hepsi birbirinden güzel. Biraz önyagılı bir yaklaşım olabilir ama benim favori hikayem ünlü”One Piece” serisinin de one-shot başlangıcı olan son hikaye: Romance Dawn. Baş karakter  Luffy’e bayıldım. Yukarda da görebileceğiniz üzere çocuğun sırıtışı zaten rahatça 100o metre öteden seçilebilecek cinsten. Yazar “Oda Eiichiro” belli ki hem yetenekli hem hayalgücü geniş olan bir vatandaş. Luffy’nin mermi geçirmez lastik vücudu olsun, deve kuşu panda karışımı olan değerli kuş olsun, saçlarını 6 yandan toplamış olan kaptan olsun.. Sevdim. (Olsun, gözünü seveyim bu günlük idare ediver bu kelimeyi, olsun)

Her ressamın her resminde mutlaka çizdiği kendine özgü bir şey vardır derler. Belki Wanted için bu “parmağıyla (tercihen serçe) burnunu karıştıran gözüpek dövüşçüler” olabilir. Bu ayrıntıyı oldukça eğlenceli buldum. Bir de ana karakterler özlerinde güçlü ve dövüşte usta olmalarına rağmen zora düşmedikçe savaşmaktan ödü kopan, hatta kaçan tipler olarak çizilmiş. İki gözü iki çeşme hallerini mutlaka görüyoruz, ki benim için bir mangada en olmazsa olmaz konu bu.

  1. İlk hikayede her yerde aranmakta olan seri katil Gill Bastar’a musallat olan ruh (öldürdüğü adamlardan biri) eğlenceliydi. Adamın ruh olduğunu anladığımda çok güldüm, intikam almak isteyen sıradan biri sanmıştım.
  2. İkinci hikayede bir yankesicinin tanrıyla pazarlığı gibi bir konu oluşturmuş. Orada da mesela başına geleceklerin yazılı olduğu defteri ilk eline alıp köpek onu ısırıp ardından kedi tekme atınca gülmekten ölmüştüm.
  3. Üçüncü hikaye korkak bir keşişin/ rahibin canavarlarla uğraşmak zorunda kalması ile ilgiliydi. En sakin hikaye bu olmakla beraber, en ciddi dövüş sahneleri de bundaydı aslında. Suratını avuçlama tekniğini sayesinde öğrendim :)
  4. Dördüncü hikaye en orijinal olan zaten, genç bir kılıç ustasını bir ejderhayla savaşmaya sürükleyecek olan bir hikaye. “En büyük savaşçı”yla birgün savaşmak isterim geyiğini de sevdim.
  5. Beşinciden bahsettim, Romance Dawn.

***************

always together sauna 

Always Together –> indir 

Bunun da başta çizimlerini hiiiç sevmemiştim ama sonradan gözüme sevimli gözükmeye başladı. Mesela yukardaki sahnede çok eğlenmiştim.

Bu manga şişman bir kızın zayıflamaya karar vermesiyle alakalı, bu yoldaki en önemli yoldaşı ve akıl hocası aslında kendinden daha şişman olan uzak bir kuzeni. Bu kuzen aynı zamanda en iyi arkadaşı, beraber zayıflama kararları alınıyor ve biz de tüyolardan nasipleniyoruz. Şu sıcak yaz günlerinde günde 5 defa banyo yapıp buharlaşırsam hep bu manga yüzünden, şikayetçiyim! (Bu arada banyosunu mümkün olan en yüksek sıcaklıkta yapan benim için de sevindirici bir haber oldu bu!)

  ***************

Kimi no Kachi

You Win! (Kimi no Kachi) –> bak, indir 

Aslen beni shoujolardan soğutan bu 5’lik olmasına rağmen yiğidi öldür hakkını yeme düsturu nedeniyle ilk hikayeden bahsedeceğim.

Temelde Wanted gibi 5 bağımsız hikayeden oluşan bir paket. İlk hikayenin hoşuma gitmesi yüzünden keyifle diğerlerine geçip fos diye söndüm: Platonik aşık kız ile karizmatik oğlan hikayelerinden hoşlanıyorsanız kusana kadar okuyabilirsiniz. Zira kusacağınız kesin, o da bir zevk meselesi olmakla beraber. Ha mesela 3. hikayedeydi sanırım, kız çok gergin olduğu zamanlar yediği şeyin farkında olmadan, tadını bile alamadan yemesini hoş bir biçimde bağlayıcı olarak kullanmışlar. Ama böyle bir şıklık için tüm hikayeleri okuduğum zamana değer mi, bilemem. Yanlış ikize çıkma teklif etmek falan, manyak mısınız olum?

İlk hikayenin güzelliği kızın başta oğlana gıcık oluyor olması. Ama oğlanla konuşurken ağzı başka türlü konuşuyordu. Gözün gördüğüne gönül katlanırmış, hahah.

***************

24Colors

24 Colors –> indir

Bu da yarasa kim’in tavsiyesiydi.(Kendisi 24 colors okuduktan sonra geceleri uyuyamıyormuş.) Yok böyle bişi tabii ki, Vampire Knight mı sandınız bu mangayı. 5 bölümcük masumane bir genç kız mangası bu :) İçinde kırmızı renk geçtiğinde bile kandan söz edilmiyor, yakut kırmızısı fısır fısır deniveriyor. Halbuki bir kan kırmızısı de, işin içine azcık şehvet, ihtiras, arzu… Neyse ben coşmadan 2 satır bahsedivereyim şu mangadan.

Adından da anlaşılabileceği üzere kızımız resim yapmayı seviyor, bu nedenle yeni başladığı okulunda da sanat kulübüne katılıyor. Biz de bekliyoruz acaba ne çizecek diye..

Yer yer çok komik çizimler vardı, seviyorum öyle esprileri. Mesela yanda esas kızın arkadaşına başına gelenleri rapor edişi (!) var.. Bu şekilde çizilmiş olarak görmek çok hoşuma gitti. Sonracıma 2. oğlanın esas kızımızın eteğini görmesine rağmen (o sırada esas oğlanla saklanıyorlardı) çaktırmayışı, durumu örtbas etmesi.. Başka başka, kulüp tanıtımları gününde esas oğlan mikrofon başında sıkıcı bir kulübüz zaten şeklinde saçmalarken 2. oğlanın bir hışımla gelip esas oğlanı pataklaması.. Fena değildi. Aslında pek one-shot denemez, 5 bölümdü neticede, mini seri diyebiliriz.

***************

bizim evin hali

Hazır kimbapsushi’nin tavsiyesinden bahsetmişken şu resme değinmezsem olmaz. Kim’cim bu resim için “bilgisayar bağımlılığını daha bu kadar abartmadım” demiş. Aşkolsun, dünyanın en eğlenceli işi bu: Yatarak manga okumak. (Ne yapalım orijinal manga kitapları yok ki elimizde onları yatarak okuyabilelim) Eğer bu abartmaksa ben alayını yapıyorum o işin. Allah’a şükür ki laptop teknolojisi var da koca monitörü taşımak sıkıntısı olmuyor. Koyuyorum laptop’u yastığımın yanına, mangalardaki resimleri de saat yönünde çeviriyorum, misler gibi okuyorum tek sayfa içinde, resimler de bölük pörçük gözükmemiş oluyor, maksimum verimi alıyorum yani mangalarımdan. Ben aynı yandaki resimdeki gibiyim, şimdiye kadar da bunun garip olduğunu düşünmemiştim, hahahah.

***************

Kısa hikayelere de böyle uzun bir yazı yakışırdı zaten!! Bu yazıyı okuyana kadar 10 tane one-shot okurdunuz zaten, işin güzel yanı da bu, vakitten tasarruf.. Ben çok sevdim bu one-shot işini. Haydi bakalım, son sürat one-shot!

One-shot okumayı sevdim.

Reklamlar
8 Yorum leave one →
  1. Temmuz 26, 2010 9:14 pm

    ben bir hışım alonso yazısına dalınca bunu görmemişim, bırakalım o can sıkıcı işleri ya canım japoncuklarımın şaheser mangaları dururken :)
    mevzuya dönersek öncelikle benim lisedeki lakabımdı yarasa, söylemiş miydim? yarasa dövmesi yaptırmayı bile düşünüyorum çünkü en sevdiğim süper kahraman batman, vampirleri severim, gece geç saatlere kadar otururum, yarasalar candır ve benim için anlamlıdır.
    one piece’in 400 küsur bölümlük animesine başlama hazırlıklarındayım şu anda. 2 tane arkadaşım aylarca dil döktü izlemedim korktum. ardından blogcu arkadaşlarım da büyük bir aşkla bahsedince zor da olsa bu karara vardım bakalım, sırf luffy için :)
    şu şişmanların olduğunu ilk kez görüyorum, enteresan deneyebilirim.
    24 colors’ı bana da ninsan tavsiye etmişti, hatta kendisinin de bir one shot topten yazısı var, okumadıysan bakabilirsin bu’cum.
    tam one shot olmasa da hala en sevdiklerimden biri kısa ve öz olması ve leo’yu barındırması nedeniyle beast master’dır.
    son resme gelirsek öyle konuştuğuma bakma benim de aklımdan sıkça geçer laptopu öyle koyup rahatça okuma düşüncesi ama kablolardaki temassızlık buna engel oldu. yani sanırım koşullar elverse o resimdeki ben olabilirdim :)
    son olarak mangaları indirmek en mantıklısı artık online okuma şansı kalmadı. mangakalar isyandaymış. mangafox, mangareader, onemanga gibi sitelerde çoğu manga artık okunamıyor hatta onemanga duyurmuş 1 hafta içinde tüm mangaların kaldırılacağını. umarım en azından indirmeye devam edebiliriz, yoksa hayat damarlarımdan biri kopmuş demektir :(

    • bunusevdim permalink*
      Temmuz 27, 2010 2:49 pm

      Sen uyumakla ilgili yazıda galiba söylemiştin lakabının yarasa olduğunu, o yüzden bir atıfta bulunayım dedim
      One Piece izleyeceğini söyleyerek nispet mi yapıyorsun, ühhüü diye ağlarım bak
      ninsan’ın yazısını görmüştüm, hatta tam senden one-shot önerisi izlediğim zamandan sonra yazmıştı galiba ama bana one-shot değilde five-shot, ten-shot falan tanıtıyor gibi geldiği için geri dönmemiştim :) fazla önyargılı davranmışım galiba, şimdi bir daha bakayım
      Beast Master’a da bakacağım bir ara, aklımda, daha doğrusu listemde :)
      Onemanga’daki o duyuruyu ben de görmüştüm. Birkaç seri dışında online okumuyorum ama indirme linklerini de silerlerse halimiz duman demektir

  2. Temmuz 26, 2010 9:16 pm

    ya bir de iki yorumdur söyliycem unutuyorum, bir daha unutmamak adına artık konuşiciim :P
    yukardaki resimler süper olmuş :)

    • bunusevdim permalink*
      Temmuz 27, 2010 2:41 pm

      Sağol, ne zamandır bir değişiklik yapayım diye düşünüyordum, Cangema’yla Cungo Min’li resimden hiç sıkılmadım aslında :) (tahmin edileceği üzere)
      Ama bu 5 resim de bu aralarki durumumu anlatıyor galiba :)

  3. Temmuz 28, 2010 8:16 pm

    valla nispet midir bilemem ama indirmeye başladım one piece’i(456 bölüm ve zibilyon tane de filmi var!!)
    ninsan’ın yazısı da evet tam one shot değil ama genelde kısa mangalar var.
    beast master’ın yeri ayrıdır bende, neden bilmem. ilk okuduklarımdandı ondandır belki, bir de leo’yu death note’daki L’e benzetmiştim ondan da olabülü :)
    manga indirme konusunda sıkıntılar başlarsa yandık demektir. valla kıyarım paraya, bulurum ingilizce çevirisini şöyle güzelce basılmışından, gül gibi okurum o zaman :)

  4. Chibi permalink
    Temmuz 29, 2010 5:04 pm

    tam indirdimğim 5 hikayelik one shot’ı bitirmişken bu yazı çıktı karşıma arada kaldım zira uzun uzun mangaları da seviyorum one shotlara neden bu kadar kısasınız diye küfür de ediyorum zira bazılarının çizimleri öylesine güzelki sanki yazık oluyor onlara 40 sayfada bitiveriyorlar üzülüyorum ama yine de indirirken kolay olduğu için seviyorum one shotları.En son Baby Star’ı okudum eğlenceliydi tavsiye ediyprum :D

    • bunusevdim permalink*
      Temmuz 30, 2010 9:56 pm

      teşekkür, baby star’ı da deneyeyim o zaman
      one-shot’lara küfretmek bir yana, şükrediyorum ben :) her şey kısacık olsa keşke

  5. Mayıs 2, 2017 5:36 pm

    Öneriler için teşekkür ederim. :3

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: