Skip to content

Dizilerin 12. bölümü, randomize kontrollü klinik çalışma ile

Eylül 16, 2010

grafikle kanıt

Yaptığım geniş çaplı araştırmayı p<0,05 olacak şekilde (istatistiksel olarak anlamlı) düzenlediğimde açık ara farkla tespit ettiğim üzere bu Kore  dizilerinin 12. bölümünde çiftlerimize bir haller oluyor ve birbirlerine açılıyorlar..(dizileri yeterince uzun olsa Japon da olabilir) Ya da bunun gibi güzel olaylar seyircinin önünde arzı endam ediyor… Hiçbir şey olmasa da 12. bölüm her zaman çok heyecanlı olaylara sahne olur.. 12. bölümde asla sıkılmazsınız!

12. bölümde güzel şeyler olunca sanmayın öyle kalacak, birkaç bölüm sonra mutlaka bir felaket sizi bulacaktır. Nihahah, Kore severlerin kaderi bu işte.

Şunu söylemek istiyorum: Yeni bir harici harddisk aldım (Hayırlı olsun). İnşallah yakmam, ahahh. Tüm dizi ve filmleri toplayınca hepsine şöyle bir baktım da elim (onun uzantısı olarak mouse) hepsinin 12. bölümüne gidiyor. Bilinçaltı bile farketmiş, ee artık bilinçli olarak olayı irdelemenin vakti gelmişti.

Harddiskimdeki diziler (=indirerek izlediklerim): A Love To Kill, Attic Cat, Autumn Tale, Boys over Flowers, Coffee Prince, Full House, Goong, Hana Kimi, My Girl, My Name is Kim Sam-soon, Sang-doo Let’s Go to School, What Star Did You Come From, What’s Up Fox..

Bazı diziler araştırmanın dışında tutuldu (maalesef pek çoğu): Kendisi 12 bölümdan daha kısa olanlar (One Litre of Tears vs..), demografik olarak homojen olmayan diziler, internetten indirmeden online (Misa vs..) ya da televizyondan (Dae Jang-geum vs…) izlediklerim (oturup bir daha 12. bölümün yüklenmesini bekleyemeyeceğim), 12. bölümünü indirmediklerim (Jumong vs…)

13 dizi üzerinden yürüttüğümüz bu klinik çalışmada; olayların geliştiği bölüm 12. bölümse bir + alıyor. ++ ve +++, tamamen bu durumun ne kadar klasik bir şekilde yaşandığını gösteriyor, yoksa daha çok seviyorum anlamında değil- aslında tesadüfen onları daha çok seviyorum.

“Method” ve “örneklem”den bahsettiğimize göre gelelim veriler ve analize:

  1. A Love To Kill: –/+. Hem eksi (çiftlerin birbirlerine itirafı yok) hem artı (olmasa da seyirciye açıkça itiraf ettiler.) Ayrıca boşverelim aşk meşk meselelerini, bu dizinin 12. bölümü ne inişli çıkışlı bir bölümdü ama..
  2. Attic Cat: +. Aslında buna + vermek anlamsız çünkü her bölümde 5 kez küsüp barışıyorlardı zaten. Yine de oğlan sonunda dizlerinin üstüne çöküp senden hoşlanıyorum dediği için bir +’yı hakketti.
  3. Autumn Tale: -/+. Vay canına, sadece dizinin birkaç yerine göz atarken bile gözlerim doldu, ne dizi ama. İşin aslı bu dizinin çiftler bölümü 9. bölüme denk geliyor lakin 12. bölüme de + verdim çünkü diziyi resmen yeniden şekilendiren gelişmeler yaşanıyor..
  4. BOF: +. Literatüre Geum Jan-di imzalı “yüksek IQ’lu enayi” sözünü katmış bir bölümdür. Jun-pyo koşturarak gelip kızı kurtarmıştı, bir dolu da dayak yemişti hatırlarsınız. Aslında kızın hayatını aynı bölüm içinde iki kez kurtarmıştı, bir de karda kışta mahsur kalmıştı. Sonra malum cici kız bilmemne animesinden bildiğiniz vücut ısısıyla hayatta kalma metoduna benzer birşey uygulamışlardı, hahahh. Sonuçta barıştıkları bir bölümdü, mutlulardı, vs vs.
  5. Coffee Prince: ++. Bu dizi de 12. bölüm furyasına ciddi bir örnek teşkil ediyor, keza dizlerinin üzerinde ceviz toplayarak birbirine ulaşan bir çifte başka bir dizide rastlamamıştık. “Patron gülümsedi!!” Telefonda aşkın itirafı kısmı: Go Eun-chan itiraf eder, Han-kyul koltuğa yığılır!! Ayrıca dizinin başında adamın ağlayarak “Benim bana güvenen birine ihtiyacım var. Dünyanın geri kalanı değersiz olduğumu söylese bile, Choi Han-kyul başaracak diyen..” kısmını ne kadar etkileyici bulduğumu hiç söylemiş miydim?
  6. Full House: +. Han Ji-eun boşanmayacağını söylediğinde Young-jae’nin mutluluğu… Yihuuu, işte bu 12. bölüm büyüsü!  Çiçekler eşliğinde bir öpücük.. Daha ne olsun. Ama adamımızın aklının başına gelmesine daha var.
  7. goong 13. bölüm  Goong: -. 12. bölüm dışında tüm bölümleri elimde var :( Ama 11’in sonu ve 13’ün başından hatırladığım kadarıyla bu dizinin 12. bölümü benim favorilerim arasında değil. Aslında 13. bölümdeki “prens ve prensesin resmi olarak ilk birlikte oldukları gece”ye bayılmıştım. Hahahah, çok komikti gerçekten, gecenin sonunda Şin, Çeyang’ı öpmeyi başarmıştı. Biraz kafasına, gözüne vs darbe alarak da olsa… 14’ün başı da Şin (kucağında Çeyang’la) uyumaya çalışıyor: “Çitlerden iki koyun atladı..” Hahah.  Bir de beraber kumsala gittikleri gün (16.bölüm) çok güzeldi. Çeyang “Güneşin doğuşunu bir kez görmüştüm” deyince Şin “Boşver gitmeyelim o zaman, bir kere gördüysen hepsi aynıdır zaten” demişti her zamanki gıcık ve sevimli haliyle. (O ikisi birarada nasıl oluyor diyenlere kendisini izlemenizi tavsiye ederim) Öhöööm, şahsi favori Goong bölümümün asıl barıştıkları 23. bölüm olduğunu sanırım bir yerlerde yazmıştım. Velhasıl, sevgili 12. bölüm, içeriğinde tam olarak neler var bilmiyorum ama Goong gibi 24 bölümlük bir dizinin favori bölümü değilsin maalesef.. Ek not: Ayrıca o gerizekalı gıcık Şin’i nasıl Yusong’dan daha çok sevebiliyorum aklım almıyor. hana kimi 12. bölüm
  8. Hana Kimi: +. E zaten 12. bölüm son bölümdü. Bir zahmet Sano harekete geçsin dimi..  Nakatsu’cum da artık “Sevdiğim mutlu olsun..” modunda olduğu için pek bir pürüz yoktu.
  9. My Girl: +++. (Kastettiğim klasik 12. bölüm bu işte!) Seol Gong-chan karın yağmasıyla titrer ve kendisine gelir: Artık yalan söyleyemem. Hele Ju Yoo-rin’e.. Asla! Vaay, ne güzel bir bölümdü..
  10. My Name is Kim Sam-soon: +. Bölümün başında Sam-shik Sam-soon’a itiraf etmişti duygularını. Sonrasında Sam-soon’un Korece’yle karışık İngilizce’siyle Henry’i sevdiği kadını alıp götürmesi için ikna etmeye çalışıyordu.. Hahah, en çok bu ikisinin diyalogları güldürdü zaten beni. Neyse bu tarz şeylere gerek kalmamıştı çünkü Sam-shik sevdiği kadını bulmak için dağın zirvesinde bekliyordu zaten..
  11. Sang-doo: +. Diziler ilerledikçe ne kadar haklı olduğum nasıl da gün yüzüne çıkıyor. Eeee, güneş balçıkla sıvanmaz. Bu dizide de çiftler 12. bölümde barıştılar.. Gerçekten inanılır şey değil.
  12. which star 12 bölüm What Star Did You Come From?: +. Bölüm sonunda çiftimiz birlikte kaçmışlardı! Suratsız  yönetmen oğlumuz (kamdumnim?) nasıl böyle bir işe girişti bilemiyorum ama.. Olsun yine de severim o adamı. Dolayısıyla beraber bir gün geçirdikleri 13. bölüm de çok güzeldi. Aslında dizi boyu en iyi kavuşma sahnesi 10. bölümün sonuydu. (Bok-sil’in o bölümdeki mor ceketi ve sarı tacına bayılmıştım, tam bir kontrast harikası olmuş) Yine de 12. bölüm de ayrı bir çeşit kavuşmaydı o yüzden +’yı hakkediyor.
  13. What’s Up Fox?: ++. Nihahahah. Yine 12. bölümün sonu ve yine bir itiraf.. Amaaan yaş farkı 9’sa nolmuş yani, o sevimli surata sahip insan bir de içi sana duyduğu sevgiyle doluysa. Pöft, başka bir şeye gerek yok. “Hadi yüreğimizin sesini dinleyelim, hı?”

what's up fox 12. bölüm-1what's up fox 12. bölüm-2

Veee 1 –, 2 çekimser, 10 + oyla bu seçimin galibi 12. bölüm oldu!! Aslında (ne kadar çok aslında diyorum) bu diziler izlediğim tüm dizileri yansıtmıyor ama elimizdeki dizileri kullanmak zorunda olduğumuz için bunlarla yetinmeye mecbur kaldık. Yani bir çeşit bias söz konusu onu da makalemizin “Tartışma” bölümünde sizin takdirinize sunmayı uygun buldum. İleri çalışma ve araştırmaların yapılması gereklidir. Arz ederim…

Kaynaklar

  1. Sade ve sadece harddisk

Her dizinin 12. bölümünü çok seviyorum, iple çeker oldum. Final de neymiş, 12. bölüm dururken..

Reklamlar
27 Yorum leave one →
  1. Eylül 16, 2010 8:08 pm

    Kuzum sen iyi misin? Üşenmedin bunları analiz ettin ve grafik olarak önümüze mi koydun? :))) Hımmm diyecek söz bulamıyorum. Endişeliyim ha ha ha ha :)))

    • bunusevdim permalink*
      Eylül 16, 2010 8:23 pm

      Aslında daha kastırıcı işler de yapacaktım, istatistiki yöntemlerle alakalı.. Ama işin aslı üstün iki üç sene geçince unutmuşum hahahah. Bir daha ders notlarını açmayayım bir blog yazısı için dedim, artık temel bilgilerle idare edersiniz :)
      Güzel olmamış mı unni, ben grafiği sevdim :)
      Ama hali hazırda taslak halinde olan bomba birkaç yazım var. Beni bekleyin anacım :)

  2. Eylül 16, 2010 8:50 pm

    Ne kadar dikkatle okudum anlatamam. Bir an bir tez’miş gibi geldi. Bu yazıya verilmiş emeği ayakta alkışlıyorum. Heralde blog camiyasında bu denli bilimsel bir şekilde hazırlanmış yazı bulmak zordur.

    Ancak düşündümde bende hep bir albümün 3. parçasını mutlaka severim. Bu zamana kadar hiç şaşmadı. Garip :D Acaba bende böyle bir araştırmaya girsem mi? :D Heralde uğraşmam. Ama çok mantıklı dostum.

    Emeğine sağlık demekten başka birşey kalmıyor.

    PS. Seni mimledim haberin olsun ;)

  3. Eylül 16, 2010 9:40 pm

    emeğini gözlerim yuvalarından fırlayarak alkışlıyorum. ahahaha dicem artık tutmayın küçük enişteyi: manyaksın sen bu’cum!!!

    bu konuyu hep düşünürdüm de bir yazı yazmak hiç gelmemişti aklıma, bunu yapmayı akıl etmeyi başardığın için ayrı tebrikler, milyonların sesi oldun^^

    ben de aynen bir dizi bitince eğer tekrar tekrar izletenlerdense illa ki favori bölümler olur kafamda ve bu istatistiklerin kısmen de olsa kanıtladığı gibi 12 bu bölümler arasına kafadan girer. bu arada goong’ta saydıkların benim de en sevdiklerimden ama onun dışında sanırım 18di beraber yul’un doğumgünü için bi evde kaldıkları (yine jejuda mıydı?), bir de ennn favori goong bölümüm 7dir. shin’in chae young’ın evinde kaldığı bölüm, belki 10 kez izledim.

    şimdi bu akademik çalışmaya bir katkı mahiyetinde ben de eklemeler yapayım dedim, senin yazdıklarının çoğunu izlediğimden katılıyorum ama diğer izlediklerim araştırman için pek umut vaadetmiyor:

    bad guy:aşıklar açısından bereketsiz, daha heyecanlı bölümleri olmuştu.
    cinderella’s sister: bizim bebek yüzlüler her türlü kıskançlık, ima, kaçamak bakış, küçük dokunuş vb. ile belli etseler de. bir itiraf girişimi var 2si arasında ama mevzu bambaşka. cık olmadı.
    que sera sera: burda bazı şeyler daha erken olduğundan, boka sarma bölümleri de erken geliyor. en heyecanlı bölüm açık ara 9.
    pasta:yine kurtarmaz, çoktan açıldılar. ama ben bu bölümü severim, hele sonu:) heyecanlı mı değil. açılma bölümü ve 15 belki listeye girer.
    capital scandal ve cain and abel indirmediğim ama sanki 12 güzelmiş gibi hatırladıklarımdan.
    personal taste, worlds within vb.leri hiç hatırlamıyorum^^

    bu da antitez gibi oldu ehhe, ama bunlar istisna ben hala sana katılıyorum.

  4. Eylül 16, 2010 11:46 pm

    Ahaha tek kelimeyle Bravo Bu :D
    Kendimi araştırma teknikleri dersinde gibi hissettim yahu, anket hazırlıyıp sunmuştuk grafiklerle falan valla sen böyle birşey suunsan hoca garanti çok beğenirdi. :)
    Bişi diyimmi ben hiç dikkat etmemiştim 12. bölüme, ne bilim sona yakın bir yerlerde olaylar oluyodu aa şimdi okuyunca cidden 12. bölümmüş hep. Bende dizilerin 4. bölümden sonra daha güzel olduğunu farketmiştim, bu konudada bir makale bekliyoruz senden.
    Dip not: bu arada psikoloji okumuş olabilir misin yada hala okuyor? :)

    • Eylül 17, 2010 12:50 am

      dostum, ben gecelerin yargıcı olarak yine nöbetteyim. bloglar bana emanet:P sorunu cevaplayayım, tıp okuyordu bu’cum bildiğim kadarıynan. boşuna kendine meslektaş arama:P:P

      ayrıca şu 4ten sonra güzelleşme olayına katılıyorum bak, 12 dikkatimi çekmişti ama bunu gözden kaçırmışım. herhalde zamanında biri bir taslak hazırlamış senaristler ona uyuyor. “ilk bölüm kavga gürültü tanışma,2. bölüm atışmalar, rastlantılar, 3 buzların erimeye başlaması, 4 hoşlanılıyor mu acep andişesinin ortaya çıkışı işte bundan sonra olaylar hızlanır, işte nazlar niyazlar gereksiz yan karakterler. 12 gibi açılırlar birbirlerine ama beraber olamadan engeller çıkar vs.” vuslat son bölüme kalır:)
      biri buna da tablolu bir yazı hazırlamalı:P

  5. bunusevdim permalink*
    Eylül 17, 2010 4:32 pm

    Sermincim, “bunusevdim’in tezi” fikri bile hoşuma gitti, bunu düşüneyim. En azından manyaklığımız bir işe yarardı, böyle bir makale yazsaydım hahaha. Ayrıca bundan sonra albümlerin 3. şarkısına dikkat edeceğim.
    Kimcim, 4 adet eksi örneği verdin, ama bu benim teorimi/ hipotez desek daha doğru galiba/ yıkamaz, nihaha. olmadı p<0.05'ten vazgeçer p<0.10 derim. İnsiyatif kullanıyorum. Olmadı My Girl'ü 5 puandan sayarım. Neyse aartmayayım, ileriki yazılarımı manipüle ettiğimi düşünerek okumanızı istemem :)
    Çok teşekkür ederim, sen de emek vermiş tek tek bakmışsın dizilere.
    Astreacım, kim'in dediği gibi. Maalesef meslektaş değiliz, ben de son sınıfta olduğum için biyoistatistik dersini unutmuşum tamamen. aslında kikare'lere falan girecektim ama beceremedim :)
    Ayrıca bunu hocanıza sunsam bence de kesin beğenirdi. Ayıptır söylemesi sunumlarımın hep eğlenceli olduğunu söylerlerdi :)
    Aslında bu bölüm bölüm gelişmelerle ilgili Full House yazımın başında biraz bahsetmiştim. Çünkü ilk o zaman farketmiş ve çok hayal kırıklığına uğramıştım. Artık hoşuma gidiyor..

  6. Eylül 17, 2010 7:13 pm

    Tüh kendime yine mesteklaş bulamadım, ama yılmadan aramaya devam edicem:P
    Enemm kikare fenadır boşver, böyle tek bağımsız değişkenli iyi anacım. Bu arada madem kontrollü hani kontrol grubu dermişim:P Valla bencede beğenirdi hocamız zira bu sene türk dizileriyle ilgili yaptılar bi tane kadın bayıldı, popüler kültür anacım. :D

    • bunusevdim permalink*
      Eylül 18, 2010 8:30 am

      Ama ben cok dikkatli ve *kontrol*lu bir calisma yapmistim :)
      Hahah dogru valla kontrol grubu yok zaten boyle bir seyi neyle karsilastirabilirim- belki kore disi dizilerle.
      Saka bir yana randomize kontrollu terimi inanilmaz hosuma gidiyor- his dusunmeden bir baktim basliga ekleyivermisim. Yoksa bu diziler randomize mi secildi allah askina hahahh

      • Eylül 18, 2010 9:31 pm

        ahaha dikkatli ve kontrollü yaptım süperdi dostum, olsun bi yerde randomize sayılır rast gele izlendiler :P
        Bu arada gumihoda +++ şeklinde girerdi araştırmana :)
        Bundan sonra 12 bölümleri bu süzgeçten geçire geçire izlerim bana eğlence çıktı, yaşasın :D

  7. koredelisi permalink
    Eylül 17, 2010 9:18 pm

    Vay vay vay erinmeden tek tek yazmışsın helal olsun ne diyim… 12. bölümlerden ziyade hep 4. bölüm dikkatimi çekmiştir benimde. Hatta bazı dizilere 4. bölümden itibaren izlemişimdir…Bu bilimsel blog yazısı için teşekkürler canım farklı, güzel olmuş;)

  8. Eylül 17, 2010 9:27 pm

    My Girl Friend is a Gumiho ile bu teorinin birinci elden doğruladım bugün. Tebrikler :)))

    • Eylül 17, 2010 10:06 pm

      ama biz daha yeni bölümü izleyemeden verilir mi bu spoiler be la fea’cım, gıymatlım:)
      olsun hehe güzel bir bölüm bekliyor o zaman beni, hemen izleyeyim:))

  9. bunusevdim permalink*
    Eylül 18, 2010 8:32 am

    Kore delisi- herkes 4. bolumu farketmis- onlara da daha dikkatli bakacagim artik
    Unni- Ben demistim hhahah- yalniz artik cok fazla beklenti icinde olacagim 12. bolumlere karsi

  10. serbet permalink
    Eylül 20, 2010 8:07 pm

    yaa ben dizileri indirmek istiyorum nerden indirebilirim üyelik ücret filan gerekiyo mu görüntüsü güzel olsun nette çok kötü :( yardım edersenz sevindirik olurum :)

  11. bunusevdim permalink*
    Eylül 21, 2010 10:01 am

    Eğer ingilizce altyazılı olması kabulünse silentregrets.com açık ara en sevdiğim sitedir. Onun dışında soompi.com/forums var, ücretsiz 1 dakikada üye olman gereken.
    Bir de güzel olarak dlaznmovies.com var, onu da severim, sr’de bulamadıklarımı burada buluyorum
    Gelelim Türkçe’ye,
    Benim kullndığım -indirme olarak- yeppudaa var, forumundan indirebilirsin, ücretsiz üye olabilirsin
    http://yeppudaa.com/forumdisplay.php?s=064c2dc74286df687cec8cb4fda6a664&f=119
    online izlemek için ezgi dizi ve viikii.net var ama son ikisinin görüntü kalitesi için garanti veremem.

    Sevindirik oldun mu? :)

  12. Joo permalink
    Eylül 26, 2010 10:09 pm

    haha süper analizmiş, benim de yeterli bölümü olan dizilerde 17. bölmü sevmek gibi bir huyum var…:)

    • bunusevdim permalink*
      Eylül 27, 2010 8:33 am

      Ah bugün “It Started With a Kiss”in 17. bölümünü izleyeceğim, içim bu yorumla nasıl umutla doldu anlatamam :)

      • Joo permalink
        Ekim 7, 2010 7:17 pm

        ee nasıldı?

      • bunusevdim permalink*
        Ekim 8, 2010 7:50 am

        17’de bir halt yoktu ama 18, 19 ve yirmiiiiii derken pek şeker sürdü. Videodan sahneleri kaydetmiştim, o resimleri yazdığım yazıya koyabilirsem yakınlarda bir It Started With A Kiss yazım var aslında hali hazırda.. Tembellik işte.
        Senin teori 20’den de uzun bölümü olan diziler için geçerli olabilir. Bir dahakine 4 ve 17’leri aklımda tutacağım

      • Joo permalink
        Ekim 8, 2010 11:17 pm

        hmm, 26 bölümlük animelerden yola çıkmıştım:)

  13. akustikhuzunler permalink
    Ekim 8, 2010 4:32 pm

    helal olsun ya :) masallah dedim sonra yorumları okurken bi tıpcıdan böyle bişey cıkardı dedim , yogunlasma ve ders calısma konusunda örnek insanlar :P :) ama nedense ben senin okuyan biri değil calısan biri oldugunu hatta 27-28 yaslarında fln gibi düşünmüştüm. yanılmısım :) bende nedense dizilerin sonunu getirememe hastalıgı var. 10 dan sonraki bölümleri zorlaya zorlaya izlersem izliyorum yoksa kalıyor.tamamlanamamıs dizi çöplüğüm diye bi bölge bile oluşmustur beynimde sanırım :) ellerine saglık :)

    • bunusevdim permalink*
      Ekim 10, 2010 12:15 pm

      Şu anki durumum için “okuyor” demek çok doğru olmaz heralde akustik, yarı çalışıyorum sayılır, hatta 4/5 çalışıyorum :)3-4 yaşın da lafı olmaz dersek.. Evet, olmadı farkındayım, hahhhaha.
      Ben hiç yarım bırakmam, illallah ettim bu huyumdan cidden. İğrenç de olsa sonuna kadar gidiyorum, merak işte..

  14. Nisan 28, 2012 8:53 pm

    Şimdi Rooftop Prince, 12. bölüm zede olarak mikal ziay’a ikinci yorumumu bırakırken(bi yere içimi dökmeliydim) senin yorumunu gördüm.Bir bakayım dedim.Ha haa iyi ki bakmışım.Bu yazın süpermiş.Tebrik ediyorum vallahi.Üşenmemiş istatistik yapmışsın :) Ne dersti ama anılarım depreşti sayende :) Bu yazını güncellemelisin bence, artık yeni bir çok dizi eklendi listeye.

    Bu 12. bölüm kerametine gelince; başrollerin ilan-ı aşktan sonra en az bir bölüm mutlu mesut geçirip, ertesi bölüm aralarına bir kara kedi girdiği için, kara kedi yoksa da ne bilim yurt dışında eğitim, iki yıl sonra buluşalım gibi atraksiyonlar + her dizi ortalama 16 bölüm sayarsak ancak 2 bölümde konuyu toparlayıp, 16. bölümde jet hızıyla nihayi sona bağlanıyor.Oh be ne cümle oldu.Şİmdi koyu şöyle toparlayacak olursak;

    12. bölüm : Kavuşma
    13. bölüm : Lay lay lom kakara kikiri
    14.bölüm : Benim idaellerim var, yurt dışında okuyacam olayı veya Afrika’da ki çocuklara yardıma gitme durumu .Bu ‘veya’lar artırılabilir.
    15.bölüm :Arkada kalanın özlemi, aşkı, hasret dolu bekleyişi…
    16.bölüm: Hoop 2-3 yıl geçmiştir.Aşıklar kavuşmuş, hatta çoluk çocuğa kavuşmuş her şey düzene oturmuştur.Tek bölümde bütün düğümler çözülür.Bitiyorum bu dizilerin son bölümlerine :)

    Tabi bu genellemeye maalesef her dizi girmiyor.Misal bir A love to kill var, bir misa var ki sen de belirtmişsin zaten.

    Bir yorum yazana kadar 50 defa bölündüğü için, başı ile sonu arasında anlam ,anlatım bozukluğu varsa affola.Yazılarını bekliyorum çok ara verme.

    Sevgiler…

  15. Nisan 28, 2012 9:46 pm

    Evet 12. bölümde maalesef prensimiz salaklığın sınırlarını zorluyor, kızı tanımamakta ısrar ediyor resmen ama geçecek inanıyorum ben ona :)
    Yalnız her dizinin 12. bölümünü izledikten sonra bu yazım gelir aklıma, bilim adına pek bir başarım yok ama diziler konusunda döktürmüşüm zamanında :)
    Aslında Kore ile daha içli dışlıyım artık, daha çok dizi film izliyorum ama daha az yazıyorum, ben de artık daha az ara vermek istiyorum :)
    Senin teorine göre 13. bölüm çoook şeker olacak, ay çarşambayı nasıl bekleyeceğim şimdi? Ama hatırlatmakta fayda var bu dizi 16 değil 20 bölüm :) Belki bu dediklerin biraz sarkabilir yani.

  16. Nisan 28, 2012 10:49 pm

    doğru 20 bölümdü dimi bu dizi.Ben 16 bölüm üzerinden genel bir ortalama almıştım.Standart sapma diye bir şey var sonuçta dimi ( çaktırma :) )

Trackbacks

  1. Erkeklerde Saç Mevzusu ve Chilbong üzerine | Bunu Sevdim

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: