Skip to content

Go-stop/ Kore kart oyunu

Eylül 25, 2010

junt may1 octy feby dec2 apr2 decy jant

Kore dizileri ve filmlerinde insanlar kendilerinden geçercesine Go-stop oynarken hiç merak etmiyor musunuz Allah aşkına? Ben bu kadar eğlenceli ne olabilir diye geberiyordum meraktan ama cevabı vereyim. Eğlenceli(?) olanlar adamların kendisi, adam kanında hala bilmem kaç promil soju dolanırken üstelik arkadaşlarını da toplamış yanına. O çakırkeyif olmasın da ben mi olayım, o Go-stop’u çılgınlar gibi oynamasın da ben mi oynayayım? Düşündüm de, yine de ben de oynayayım be.. Hayatında pişti oynamak ve okeye dördüncü olmak dışında kumar yüzü görmemiş, merak dahi etmemiş birine bile kart oynama hırsı verdiler ya, pes..Valla fasulyeden oynayacağım.

Go Stop’un aslen yasaktan doğmuş bir oyun olduğu söylenir. Şöyle ki, çekik gözlüler-caponlar ve saz arkadaşları- kumardan dolayı kart oyunlarının yasak olduğu bir dönem bütün azgınlıklarıyla “İçki, kumar ve kız üçlüsünü bize yasak edemezsiniz leyn” diye haykırarak bu yasağı nası atlatırız diye kafa yormuşlar. Süper sonik beyinlerinin tüm kıvrımlarını kullanmak suretiyle “Anam biz bu kartların üstüne resim koysak ya, kesin yutarlar biz de kumara devam ederiz” diye ampulleri yakmışlar. Kore tayfası “japonların orijinal fikirlerini oya gibi işlemek” gibi bir misyona sahip oldukları için bu fikri alıp geliştirmişler. Ortaya ilk bakışta ilkokul çocuğu oyunu havasında gözüken Go-stop çıkmış. Ama bakmayın çiçekli böcekli resimlerinin olduğuna, ortada çok pis paralar dönüyor!

Az buçuk öğrenince hemen dizi ve filmlerdeki Go-stop’lu bölümleri açarak esprilere daha da fazla güldüm. Mesela Full House’ta Han Ji-eun Young-jae’nin ailesiyle go-stop oynarken aslen kwang olan şemsiyeli adam kartına pi demişti, bir de kendinden emin bir şekilde ben çok iyi biliyorum bu oyunu diye halmoniyle dalga geçiyordu.. O espriler şimdi anlamlı geldi, kimbilir daha ne kadar komediyi kaçırıyoruz böyle de farkında değiliz. (Oyunla alakası yok ama, Han Ji-eun halmoni yanlış kart atınca “Şimdi içine ettin” demişti, zavallı kadıncağız altına bakıp yoo altıma kaçırmadım gibi bir şaşkın ifade takınmıştı, çok komikti) Ya da Speed Scandal’da adamın torunundan gizlediği kartın bir kwang olduğunu, sonraki meşhur sahnede- torunun malum gülüşü yaptığı- ortadaki kartlardan birinin o kwangla aynı aydaki bir kağıt olduğunu görmek falan. Ne bileyim izlerken daha keyifli oluyor.

speed scandal, üçkağıtçı dede ile kumarbaz torun go-stop oynar 

Ben de yapacak daha iyi bir iş bulamayarak, madem ben bu illeti öğrendim, çamura bulaştım, okurlarıma da bulaştırayım dedim. Umarım ne kadar hayırlı bir olaya vesile olduğumun farkındasınızdır. Küçük çocuklar beri gitsin.. Hele liseliler gözüme gözükmesin. Haydin başlıyoruz..

GO-STOP (Git-dur)

Burada 4 tip kart var:

  • Kwang: Üzerinde kırmızı bir dairenin içinde beyaz bir sembol olan kartlar. En bol puanlı olanlar bunlar..

jankmarkaugknovkdeck Kwang’lar

  • Yul: Üzerinde hayvan resimi olan kartlar. Eğer kuş resmi olan 3 taneyi toplayabilirsen bu 5 puan ediyor ve bu duruma godori deniyor.

febyapryaugy 3 tane kuşlu yul’den oluşan godori

  • Tti: Üzerinde kurdela resmi olan kartlar.
  • Pi: Geri kalan ıvır zıvır temalı kartlar.

Bu kartları aylara-12 aya dağıtmışlar. Amaç aynı aydan olan kartları eşleştirmek. (Mesela ocak ocakla eşleşirse kartı alıyorsun gibi) Bu kadar basit, tabii eğer hangi kartların aynı aydan olduğunu unutmazsanız :) Merak etmeyin o iş de çok kolay, çünkü aynı aylardaki kartlar hep birbirinin -yani aynı resmin- varyasyonu.

2 ya da 3 oyuncu var. Belli puana ulaşınca isterseniz riske girerek “Go” dersiniz, daha çok puan kazanmak için. İsterseniz “Stop” dersiniz, kazandığınız parayı afiyetle yersiniz. Oyunun adı bu yüzden Go-stop zaten.

Basitçe oyun bu temeller üzerine kurulu ama birçok kuralı var elbette. Puanlamaların tamamını mesela öğrenemedim daha. Zaten oynamadan öğrenmemin de anlamı yok.

Bu oyunu daha ayrıntılı öğrenmek isteyenlere kaynak için 1, 2 (bence en güzel anlatanı bu), 3 derim.

Go-stop’u sevdim, yazıcıdan çıktı alıp kendim kart mı bassam acaba..

11 Yorum leave one →
  1. Eylül 25, 2010 7:27 pm

    bloguna girip şu kartları gördüğüm anda aklıma gelen ilk kore şeysi speed scandal’dı, baktım sen de eklemişsin, o ne komik sahneydi ya yarılmıştım :D :D
    ben üniversite hayatını sabahlara kadar batak oynayarak geçiren biri olarak, elimde kartlarla az görmedim günün ilk ışıklarını :P bayılırım, o yüzden özenirdim hep bu oyunu gördükçe. oynayasım geldi valla.

  2. Eylül 28, 2010 9:21 pm

    bu’cum mimlendin, bakalım beğenicek misin konuyu:)
    http://kimbap-sushininyeri.blogspot.com/2010/09/hayat-anlamlandran-sarklar.html

    • bunusevdim permalink*
      Eylül 29, 2010 8:25 am

      Ay güzelmiş, aslında 2 şarkım direk var, 3. şarkı için yarın mp3’lerimi kapıştırmam gerekecek :)
      Bu akşam nöbetçiyim, o yüzden hemen yazamayacağım maalesef kim’cim.
      Mim için teşekkürler

  3. Ekim 1, 2010 12:00 am

    Güzel kızım nabersin :) Yine enteresan ve bir okadar bilgilendirici (!) bir konuya değinmişsin :) Tebrik ediyorum. Özgünlüğünü seviyorum cidden. Ama kart oynama fikri bana uzak.

    Demek nöbettesin allah kolaylık versin diyeceğim ama bitmiştir çoktan. Ahh sen o asık suratlı, sevimsiz, tahammülsüz doktorlardan olma olur mu? Bu aralar pek bir muhatabım kendileriyle. Cinnetin eşiğindeyim.

  4. bunusevdim permalink*
    Ekim 1, 2010 2:35 pm

    İyilik nolsun. Bu ay biraz daha rahatım, sadece 5 nöbetim var. O yüzden bu aralar ekstra mutlu bir bunusevdim ile karşılaşabilirsiniz :)
    Ayrıca nedir senin bu doktorlardan çektiğin unni? Hep mi suratsızlarla karşılaşıyorsun :)

  5. Ekim 1, 2010 5:32 pm

    Valla canım bilmiyorum üniversite hastanesinde ameliyat olmak için bir milyon tane şey yaprırıp, birbirinden sevimsiz insanlarla karşılaşıyorum. Benim şansım sanırım. Bugün özel bir hasteneye gittim oradaki doktor çok şekerdi. Ama okkalı bir küfür savuruyorum içimden o lanet doktorlara bilsinler :) Sen nesi şimdi? Stajyer mi Asistan mı? :)

  6. bunusevdim permalink*
    Ekim 2, 2010 6:24 pm

    İkisinin ortası, intern :)
    Sen hangi üniversite hastanesine gittin bakalım. Bak bu benim geleceğim açısından önemli bir soru, hahahah. Suratsız kıdemliler istemiyorum :)
    Yine de sen küfür etme nolur, öyle anlar geliyor ki hastaya gülecek halin kalmıyor gerçekten. Bu bir özür değil ama yine de kızmamaya çalış.
    Bir de üniversite hastanesinde kalite olur ama gülücük beklemek yanlış bence. Bunu kapıdan içeri girerken insanlara anlatmak lazım..

  7. Ekim 2, 2010 6:41 pm

    Gülücük bekleyen kim? Dövecek gibi bakmasınlar bana yeter. Türkiye gerçeğinin farkındayım ben uçuk hayaller kurmuyorum. Bir de ben çocuk değilim bana sen demesinler dalasım geliyor :) Ben doktorları da anlıyorum bir milyon çeşit insan laftan sözden anlamayan niceleri ama ben hastayım, empati kuramıyorsan defol git yani. Doktorluk senin neyine :) Senin değil tabii benim karşılaştığım doktorların :D :D :D Stresi anlarım da uçak bileti almak insanı sterese sokar mı? ha ha ha. Anlattım diğer blogda destan tarzında. Sana normal geliyordur tabii bu süreç :) ama gelişmiş ülkelerde işler böyle yürümüyor. Allah korusun ciddi bir hastalığım olsa ya ilerlemişti ya da şimdiye tahtalı köyü boylamıştım. Sen büyüyünce öyle olma tamam mı? :D :D Ahhh Rüzigarım da Trabzona gitti, ben bu kadar doktorluk yapmak isteyen birinin iyi bir doktor olacağına inanıyorum :) Gençlerden umudum var. :P

  8. bunusevdim permalink*
    Ekim 3, 2010 3:01 pm

    Tamam ben büyüyünce herkese sırıtmaya devam edeceğim unni :) Adım hastanede gülen kıza çıkmıştı zaten, bir değişiklik olmayacak yani.
    Evet, rüzigar gibi çok istekli insanların olması güzel bir şey. Umarım aynı istekle bitirir.

  9. Ekim 22, 2010 4:33 pm

    Strange this post is totaly unrelated to what I was searching google for, but it was listed on the first page. I guess your doing something right if Google likes you enough to put you on the first page of a non related search.

  10. branchenbuch permalink
    Ekim 23, 2010 6:17 am

    You made some good points there. I did a search on the topic and found most people will agree with
    your blog.

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: