Skip to content

Hotaru no Hikari/ Bir Ateşböceği Parıltısı

Ocak 22, 2011

Hotaru no Hikari-poster Tam ağzıma layık bir Japon dizisiydi. Bundan sonra Kore dizilerini bırakıp Japon dizilerine başlama kararı alacaktım az daha. Düşünün, benim gibi Kore fanatiği bir insan bile bu kadar sevdiyse diğer insanları düşünemiyorum bile. O yüzden henüz izlememiş olan azınlığa hitap ediyorum: Ey ahali! Mutlaka izleyin bu diziyi!

Bir kere her şeyden önemlisi bölüm boyunca hiç sıkılmıyorsunuz, ilgiyi hep üst seviyede tutuyorlar, tam tempo düşecek gibi olunca (maksimum 1 dakika), hooop bir espri ile muhahahh moduna devam ediliyor. Zaten dizinin baş karakteri olan Hotaru çok sevimli, çok kawaii bir tip :) İşin en güzeli dizideki tek anormal insanın Hotaru olması. İşte benim Hana Kimi’de çektiğim sıkıntı buydu. Orada başroldeki kızla oğlan normal, geri kalan herkes Nakatsu dahil anormaldi. Yani dizide onlarca Hotaru varken başta hahaha hehehe gidiyor ama bir yerden sonra o kadar cıvımıştı ki, cılk olmuştu benim için. Oysa Hotaru no Hikari, tek a-acayip Hotaru’su ile gönlümde tahtını kurdu.

Zaten epi topu 10 bölüm yav. Şu Japonlar işi tadında bırakmasını ne kadar iyi biliyorlar. Bölümler de öyle upuzun değil, direk 45 dakika civarı. Yani bu dizimiz bir içimlik su misali. Kana kana içiyorsunuz sonra da daha da isterim daha da isterim diye mızıkçılık yaparken, Hotaru no Hikari 2. sezon size göz kırpıyor ;) İlk defa bir dizinin final bölümünü izledikten hemen sonra 2. sezonun ilk bölümünü izledim. Süper bir hismiş, hahhah.

2. sezonun reytingleri daha yüksekmiş. İzlemeye başladım bile, eğer çok seversem burada bir kaç Hotaru no Hikari yazısı himono-otokodaha görebilirsiniz.

  • Himono-onna, evde pineklemekten hoşlanan iş kadını demek. Ama erkekler üzülmesin, himono-otoko da sizin için. Sağda yırtık pijamalar ve fıskiye tarzı saç stiliyle müdür kendini verandaya atmış.

Bu diziyi izleyen tüm kızları düşünmeye sevk eden konu: Ben de bir himono-onna mıyım? Aslında ben daha ilk bölümden öyle olduğuma karar vermiştim, pijama aşkım ve tembellik yapıp yuvarlanmayı diğer her şeye yeğlediğimi düşünerek. Ama Hotaru’nun farklı birkaç yönü vardı tabii, bir kere idrak kapasitesinde bir sorun vardı, bunu da himono-onna’lığa değil de dizinin animemsi havasına bağladım ben, hahhaahha. Bir de biz gazetenin altında uyumayız, o kadar da değil, değil mi :)

Konuyu anlatmayacağım, direk izlerseniz daha çok eğleneceksiniz. Buradan izlememiş olanları uğurluyoruz ve izleyenlerle devam ediyoruz. Türkçe altyazılı olarak her şeyi bulabileceğiniz yeppudaa.com’da bu diziyi de bulabilirsiniz. Yağ çektim farkettiyseniz hahaahha, çünkü aylardır aradığım bir Japon filmi meğer yeppudaa’da varmış. Arigatooooo!

Oyuncular

Ayase Haruka: Hotaru rolünde (Hotaru ateşböceği demekmiş). Bu kızın çok enteresan bir güzelliği var. Himono-onna’lık bir insana o kadar mı yakışır. İşte tam bir iş kadını, yalnız düzgün giyinmesinin altında bir dergi yatıyormuş, her gün ne giyeceğini yazan. Sırrını öğrenmiş olduk :) Evde ise tam bir tembel teneke. Asla iş yapmayan, her geçen gün büyüyen karmaşıklığın içinde işin tüm stresini atan bir kadın. Yok yooook, kadınlığı bile kurumuş, ahhahah.

Fujiki Naohito: Bu adam da sözde ciddi müdür ama Hotaru’yla kavga ederken, laf sokarken, esprinin alasını yapıyor. Onu “One Litre of Tears”da izledikten sonra böyle bir role yakışacağı hiç aklıma gelmezdi. Ama müdürü çok sevdim ben, samuray pijamalarına da bayıldım. Buchoooooouuu!

Hotaru’nun seven Teshima’yı seven Yuuka diye “takdir edilesi kız” vardı ya, neresi takdir edilesiydi? diye sormak istiyorum canı gönülden. Japon zevki bu mudur yani?

Neyse yan karakterleri şimdilik konuşmayalım, burada mis gibi ana karakterlerimiz dururken…

  tipitipler

Sevdiğim Bölümler

  • “Öyle bir günün gelme ihtimali gülmekten ölme ihtimalimden daha düşük.” Müdür, Hotaru’nun bir himono-onna olmaktan asla kurtulamayacağını düşünüyordu :) Hele “Al sana”lardan bahsedemiciim, hhahahhaha.

al sana dostluğu

  • Müdürün Hotaru için düşünceleri: Yılan kadın, kaplumbağa kadın, tekerlek kadın, yüzsüz kadın, hahahahh. Ayrıca “Sen tam bir gerizekalısın” da demişti. Müdür cidden obsesiflik derecesinde düzenli bir insandı, onun gibi birine Hotaru gibi bir arkadaş şart zaten, dengelemesi açısından :) Sabahları kuşların cıvıltısı ile uyanır, ama nolur nolmaz diye alarmı da kurulmuş olur, hahahah. Sakince kurutulmuş palamut doğrar… derken tekerlek kadın yuvarlanır, çok iyiydi çoook. “Etrafında yuvarlanarak bu kadar duyguyu ifade ettiğini kim düşünebilirdi?” hahahahha. Tam bana göre, tam.

 yaşasın arkadaşlık

  • Çopra balığı dansı?? Harikaydı, tam Hotaru’luk.
  • Hotaru’nun gorugorugorugoru diye diye yuvarlanışı, ahhahhah
  • Müdür yeri gelince Hotaru için ağlayacak bir omuzdu ama “Burnunu üstüme sürme” diye azarlayacak kadar da açık bir ilişkileri vardı hahahah. Müdür normalde Hotaru’nun üstünü gazete ile örterdi, ki zaten Hotaru da kendi üstünü gazete ile örterdi :) Ama Teshima’yı eve getirdiği gece ilk defa Hotaru’yu kadın olarak görüp değer verdi ve üstüne normal bir yorgan koymuştu. Keşke müdür Hotaru’dan biraz hoşlanıyor tarzında bir şey sıkıştırmasaydılar araya…

şirin misin kız senmüdür bu oluyor

  • Cebinde kağıt mendil kalmış…

hotarunun iyiliği

  • “Kritik anlarda gücüm artıyor benim!”
  • Bir de fırlama bir teyze var, Yamada’ydı galiba adı. Herkes buna birşeyler danışıyor. İlk sorduğu soru “İşle mi ilgili, aşkla mı ilgili” Aşkla ilgili olanları yanıtlıyor ama her zaman aynı cevabı veriyor: “Aşk için doğru cevap yoktur, en doğrusu senin bulduğun cevaptır.” gibi bir şey.
  • Zavallı Teshima etrafındaki erkeklerden akıl vermelerini istiyordu: “Birden bire bana soyadımla Teshima diye hitap ediyor, önümde bir robot gibi etrafında yürüyor.” Ah Teshimacım, tuhaf olan kadınlar değil, sadece Hotaru!

sıkıntı büyük

  • Hotaru’nun haykırışı: “Yeni doğmuş gerizekalı bir çiftiz biiiz!” Hahahhahaha, videoyu durdurmak zorunda kaldım yine, gülmekten gözümün önünü görecek halde değildim çünkü :)
  • Müdür ve Hotaru arkadaşlığı kesinlikle muhteşemdi. Şu aşağıdaki resim mesela, bir aşk itirafı falan değil, gayet dostane bir sohbetti. Yakın gözlem, hakkaten yakın gözlemdi :)

hahaha hihoho arkadaşlığı

Bu Japon dizisini çok çok çok sevdim.

Reklamlar
31 Yorum leave one →
  1. Ocak 22, 2011 2:49 pm

    Bunu izledikten sonra “Her eve bir bucho” sloganımız olmuştu. Birbirlerinden o kadar aykırı ama bir o kadar da uyumluydular :)

    Böyle daha ne Japon dizileri var bunusevdim, takılıp kalmayın Kore’ye ya hu :P

  2. bunusevdim permalink*
    Ocak 22, 2011 3:02 pm

    Her eve Buchou! vay canına, canı gönülden destekliyorum, ahhahah
    Gerçekten çok uyumlular ya, eminim daha ne Japon dizileri vardır da, girip de çıkmamak var berre :) Bakalım şu 2. sezonu bitireyim de bir önümü göreyim artık :)

  3. La Fea permalink
    Ocak 22, 2011 3:09 pm

    Japon dizileri ile aram iyi değil. Bunu da aman aman sevmedim. 2. Sezonuna şöyle bir göz attım geçtim. Kore forever diyorum :)

  4. bunusevdim permalink*
    Ocak 22, 2011 3:13 pm

    Ben de aramın iyi olmadığını sanıyordum ama bu tamamen başrol meselesi benim açımdan. Eğer başroldeki ikiliye kanım kaynadıysa hangi ülke olursa olsun kimse beni tutamıyor :)
    Ama işte nedense genel itibariyle Koreli oyuncuları sevdiğimiz için, ve bir çok diğer faktör tabii :)

  5. Ocak 22, 2011 3:20 pm

    hımm merak ettim bak şimdi.. izleyeyim ben de.. ne eksiğim var ayol.. :))

    şu kızı Cyborg Girl’de izlemiştim.. tatlı bi kız.. bakayım bu dizide nasıl..

  6. bunusevdim permalink*
    Ocak 22, 2011 3:23 pm

    Evet evet, işte bu, tatlı kız :) İzle sizo gerçekten, hemencecik bitiyor zaten. Hatta buraya bunu yazana kadar ikinci sezonu bile bitirebilirdim, hahaha

  7. La Fea permalink
    Ocak 22, 2011 3:41 pm

    Ya benim Korede de artık böyle aşırı şirinliklere tahammülüm yok. Bir sürü diziyi yarım bıraktım o yüzden.

  8. Ocak 22, 2011 5:05 pm

    Bu diziyi feci sevmiştim ben de. Haruka Ayase zaten harika. Oppai Bare’de de beni feci güldürmüştü :)

    Çingu Bu, Japon dizileri candır, izleyelim izletelim diyorum :)
    2. sezonu da güzel, kazık Teshima’dan sonra çok daha iyisi geldi.
    Bir de bu dizide kıskançlık diye bir şey yok. Onna’mız ve Buchou’nun dünyasında kıskançlık diye bir duygu yok :)

    Yazı hemencecik bitti ama, çabucak okudum. Tadı damağımda kaldı, ellerine sağlık :)

    ^^

  9. Ocak 22, 2011 5:06 pm

    baştan sona ayıla bayıla izlediğim bir diziydi tam benlikten öte kız tam bendi:)yok böle birşey demeyin böyle kızlar çokça var:)) ikinci sezona başlamadım, viiki de gördüm ama nedense viiki pek izleyemiyorum şu sıralar.saranghni el atarsa çeviri alemine o zman izlerim artık dizinin 2. sezonu yaz akaldı.geçenlerde personal taste izledim.baştan sona hep hotaru aklıma geldi. çokça benzerlik mevcut.bira ellerinde sedir keyfi, hep önemli konuları sedirde konuşmaları, titiz oğlanın pasaklı kızı adam edişi…çokça benzerlik var.

  10. Ocak 22, 2011 5:23 pm

    Tarih sevgili Daisy 2. sezonu da çevirdi, hemen belirteyim istedim :)

    • Ocak 22, 2011 11:25 pm

      sağolasın, incelememişim.ben vikii de görmüştüm öle kaldı.

  11. Ocak 22, 2011 8:00 pm

    buchouuuuuu! (hotaru tonunda)
    başrollerin kimyası öyle bir götürüyor ki bu diziyi, başka bir şeye gerek kalmıyor.izledikten sonra uzun süre buchou diye dolandım da kimse anlamadı halimden, nobutadan sonra “kon-kon” nidalarımda da yalnız kalmış idim, aynı yalnızlığın pençesine düştüm.
    “al sana” sahnesi ahahah, başa sarıp yeniden yarılarak izlediğimi hatırlarım. ilk sezonda en sevmediğim yön hotarunun hoşlandığı teshima mı ne o çocuktu, çok kazmaydı. ama 2. sezonda mukai osamu gibi bayıldığım ve yüzünde ifadesi olan bir oyuncunun gelmesine çok sevinmiştim. 2. sezonu yayınlanırken takip ediyordum, bölümleri biriktireyim deyip 5te bıraktım, bu gazla bitireyim ben de^^
    bu arada nodame cantabile’deki çifti burdakine çok benzetirim, o da tavsiye edilir. ama jdrama tavsiye ederken hep bir tereddüt yaşıyorum herkes beğenmiyor diye, o yüzden karar sizin.

  12. bunusevdim permalink*
    Ocak 23, 2011 11:07 am

    ~~Unni, geçen ben de farkettim sendeki eğilimi, çocukça şeyler yerine daha olgun dizi ve filmlerden hoşlanıyorsun değil mi? Zevkler ve renkler olayı hahaha
    ~~Lee, Hotaru ve buchou ilişkisi bile diyemiyorum, o apayrı bir birliktelik. Aslında ben baştaki kadın-erkek ilişkisi şeklinde olmayan halini çok sevmiştim ve sonunu diğer türlü bağlamalarına başta kızmıştım, siz de mi brütüsler diyerek. Hatta hikaruivy’nin de blogunda söyledim, aynı evde kalan kızla oğlan aşık olur diye. Tam da o sırada bu diziyi izliyordum, kendini gerçekleştiren kehanet oldu benimkisi :) Ama bu duruma 2. sezonda bayıldım doğrusu, hatta şu an 7. bölümdeyim ve aynı SKKS’da yaşadığım kıskançlıktan zevk alma olayını yaşamaya başladım, hahahhaha. Neyse canlar, 2. sezondan bahsetmeyeceğim, çünkü bir-iki hafta içinde 2. sezon yazısı da yazacağım. Bekleyin beni anacım :)
    ~~tarihcim, 2. sezonu da eminim seversin, aynı kalitede hem de baymadan hatta daha da çok seveceğin şekilde, hem de Seno gibi daha çok sevilesi bir karakter de eklemişler. Ben indiriyorum, zaten yeppudaa’da 200 mb bölüm başı, altyazılar da sarangni’de var. O veranda/ taraça ya da her ne diyorsan, orası muhteşem zaten, müstakil evlerin gücü adına diyorum :)
    ~~kim’cim, ah keşke beraber izleseydik, dadından yenmezdi o zaman :) O Seno cidden çok şeker bir tip yav, himono-otoko hahahhha.
    Ya şimdi aklıma Nodame’yi iyice soktunuz :) Hemi de 11 bölüm. Ben en çok bu J-dramaların bölüm sayılarına aşık oldum, hahahahh

  13. La Fea permalink
    Ocak 24, 2011 12:11 am

    Yani yaş meselesi belki de :) Sevimliliği göze sokma olayını sevmiyorum sadece. Uzakdoğu yapımlarında çok işleniyor bunlar ondan abartı sinirimi bozuyor. :D Dediğin gibi zevk meselesi :) Ahhhh ne izleyeceğim ben bu ara Secret Garden’dan sonra kal geldi.

  14. Ocak 24, 2011 8:29 am

    gorugorugoru çok iyiydi :) (sana bundan sonra 고루씨 mi desem acaba? kelime anlamı değil yav, sadece ses benzerliği hemen kızma)
    Biraz gerçeküstü ama sevimli bir dizi, Teshima’nın kazmalığı ve Hotaru’nun haddinden fazla saflığına rağmen. Bir de Japonların çok mutlu ya da çok mutsuz son takıntılarının olmaması güzel (yani umarım öyledir, 2. sezonu bilmiyorum henüz).
    Şu takdir edilesi kız olayı benim de kafama takıldı. Nasıl takdir edilesi kız yani? Onun yerine himono-onnayla evde gorugorugoru çok daha iyi bence :)

  15. bunusevdim permalink*
    Ocak 24, 2011 3:56 pm

    고루씨 yerine 눈물씨’yi tercih ederim, Japon’un goru goru’su farklıymış, hahahah. Bunu sen kendin istedin 목요일씨, 희망 da neymiş, hıh. Hahahha, bende Hotaru izleye izleye “hıh” alışkanlığı oluşmaya başladı yalnız :)
    Kesinlikle o diğer takdir edilesi kız yerine evde gorugoru daha iyi. Müdür bile o fikirde olduktan sonra zaten bize söz düşmez :)
    Japonların dizi ve film anlayışı gerçekten farklı, ben çok abartmadıkça animemsi havayı seviyorum, yeterki aşırı cıvık olmasın. Çok mutlu/mutsuz son aramamaları güzel ama Korelilerin aşırı mutsuz son sevdasına da bayılıyorum. Dün A Love to Kill’i tekrar izledim, atlaya atlaya yani. Allahım yarabbim demek istiyorum, ben hayatımda öyle senaryo görmedim, hahahah. İzlerken kasılıyorsun resmen, ama çok hoşuma gidiyor öylesi de. Aslında biz Yeşilçam yüzünden acı ve eziyetli filmlere alışığız ama bizimkiler kıytırık çekildiği için arada gülerken kaynıyor o acılar :)

  16. Şubat 4, 2011 9:40 pm

    Ben böyle herkesin sevdiği bir şeyi sevmeyince kendimi a normal hissediyorum. Ama sevemedim. Japonlarla yıldızım barışmada Hard to say i love you da kapıyı aralar gibi olduk ama onda da kotaramadılar işi.

  17. Şubat 4, 2011 9:45 pm

    2. ci part için yazacaktım bunu ama buraya denk geldi :D İdare ediver :p

  18. bunusevdim permalink*
    Şubat 4, 2011 9:50 pm

    Tamam unni idare ederim ben :) Ben sevdim valla Hotaru’yu, tabii ben sevdim diye herkes sevecek değil :)
    Şimdi bir Kore dizisine başladım. Yine dramlardan dram, çok güzel kastırıyor tam bana göre, o kadarını söyleyeyim :) Bir bitireyim bakayım, hoşuma giderse tavsiye babında yazacağım, ama sonra kötü bağlarlarsa hiç söylemem izlediğimi hahahahahh.
    Gerçi bunu sevimli şey sevmiyorsun diye söyledim ama belki dram da sevmiyorsundur. Tam emin olamadım şimdi :)

  19. Şubat 5, 2011 12:15 am

    Doğru tahmin etmişsin :D Ama aşırı dram da sevmiyorum. Sevmiyorum derken ruh halime göre değişiyor kaldıramıyorum. Hepsinden azar azar dozlarda almak benim için daha keyifli. Bir MİSA’nın etkisi hala sürer bende :D

  20. Mart 2, 2011 5:03 am

    çok sevimli diziydi cidden. ben hana kimi’yi de severim mesela, ama seni anlayabiliyorum: bazen abartılı karakterler insanı bunaltabiliyor. “anime mi izliyoz dizi mi yav?” derken buluyorsun kendini. o yüzden biraz daha “normal” insanlar arıyor olmanı anlayabiliyorum.

    şimdi ben de bunun ikinci sezonunu izliyorum, hatta spoiler yemeyim diye 2. sezonla ilgili yazını okumadım :) gerçi sonunda ne oalcağını tahmin ediyoruz ama olsun :D bi de, eline sağlık, çok tatlı bir yazı olmuş ^^

    • bunusevdim permalink*
      Mart 4, 2011 11:38 am

      Hotaru’yu 1. sezonda seven birinin 2. sezonda sevmemesi imkansız ötesi. Kesinlikle 2. sezonu da çok seveceğine eminim hikarucum :) Bitirince gel krtitik yapalım, kız muhabbeti döndürelim biraz :)

      • Mart 6, 2011 7:54 am

        tamam canım, ikinciyi de bitirir bitirmez burdayım :)

  21. Byeol Han permalink
    Mart 14, 2011 5:44 pm

    Bence de çok harikaydı amaa sonu biraz boşlukta kaldı gibi bi bölümde benim uydurmam lazım müdür çok yakışıklı ve karizmatik ti tip işte :))

  22. fix permalink
    Ekim 23, 2011 11:49 pm

    ‘İkna edici’ yazın sayesinde başladığım dizi, Scent of a Woman’dan sonra ilaç gibi geldi valla. (SOAW’ı , kalitesi ve oyuncuları nedeniyle sonuna kadar götürdüm ama içim karardı. Gerçi ağlamadım hiç, sadece annesine söylediği zaman gözlerim doldu biraz.Kadın, ne kadar gerçekçi rol yaptı öyle. Neyse Hotaru’cuğuma yorum yazacaktım di mi). Bazı yerlerde pes dedirtse de (ekrandan içeri uzanıp eşofmanın cebini içine sokmak istedim mesela, öyle dışarda gezdi kız ya) çook güldürdü. Müdür ile ilişkileri ,genel olarak abi-kardeş modeline daha çok uyuyordu ama birbirlerinin yanında kendileri gibi davranabilmeleri ve diğer elemanın antipatikliğinden dolayı birleşsinler diye dört gözle bekliyorum (daha 1. sezonun finalinin yarısındayım,, megavideo-72 dk olayı nedeniyle buraya damladım:) Teşekkürler çingu, başka yorumlarda görüşmek üzere.

    • Ekim 24, 2011 9:13 pm

      Bu yazıyla izlemeye karar verdin demek, şu an ne kadar mesudum anlatamam :)
      Ah şimdi hem Hotaru’yu hem Buchou’yu çok özledim.
      Eğer hala 2. sezona başlamadıysan mutlaka acilen başla. 2. sezonu da apayrı güzel, o kadarını söyleyeyim :)
      Ben açıkçası ilk sezon için Hotaru ve müdürün o abi kardeş ilişkilerinden çok memnundum, ama 2. sezondaki hallerinden apayrı memnundum. Niye bilmiyorum ama öyle oldu :)

  23. fix permalink
    Ekim 24, 2011 9:32 pm

    2. sezona başladım (3teyim), bu sezon hakkaten ayrı bir güzel ya. Ama müdür ‘evlenelim’ diyene kadar biraz somurttum,dedim yoksa yine birleşmeleri için 9-10 bölüm bekleyecek miyiz, neyse bekletmediler:) Hotaru, bitirdikten sonra da ara ara izleyip gülmelik bir dizi. Müdürün bir dizisi daha var,yan rolde gerçi: Operation love (Proposal Daisakusen). Yamapi oynuyor.Tam komedi değil ama orjinal bir konusu var, hoşuma gitmişti. Bu arada yazılarından anladığım kadarıyla meslektaşız galiba. Benim için Kore/Japon dizileri, günün yorgunluğunu atmak ve kafa boşaltmak için terapi gibi. Ertesi güne resetlenmiş gibi oluyorum.

  24. feray permalink
    Mart 19, 2012 5:21 pm

    Ben bunu yeppuda’ya baktım ama çevrimdışı linkler ya :( ilk sezonu izlemeden 2’ye geçmek istemiyorum,bulabileceğim başka site var mı bildiğiniz?

Trackbacks

  1. Hotaru no Hikari 2 « Bunu Sevdim
  2. Aklım takıldı, fikrim takıldı… | Hikaruivy'nin renkli dünyası :)
  3. Hotaru no Hikari 2 « oppacenneti

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: