Skip to content

Capital Scandal

Mayıs 28, 2011

capital scandal poster

Kore dizisi seven bizler bir Kore dizisinin hangi özelliklerini seviyoruz? Vereceğiniz cevapların hepsini bu dizi barındırıyor işte… Artık tüm ünlü-kaliteli Kore dizilerini izlediğimizi sanıyorduk değil mi, cık, mesela bunu atlamışız işte. Vakti zamanında kim’cim buralarda “Değeri anlaşılamamış bir dizidir bu” diye çırpınırdı, sonra sanki bana bir deja-vu yaşatmayı görev edinmişcesine bir arkadaşım aynı bu cümleyi kurdu-ama tıpkısının aynısını. İşte o zaman dank etti ve değerini anlamaya karar verdim :) Şimdi sana sesleniyorum ey Kore-dizi-sever-arkadaş! İzle bak, pişman olmayacaksın.

2007’de KBS2’de yayınlanmış 16 bölümlük bir romantik komedi. Böyle söyleyince gevşek bir dizi sanmayın, komedisinin tadı damağınızda kalıyor, ah keşke biraz daha cıvıtsalardı dedirten cinsten. Çok eğlenceli, sürükleyici, kendine bağlıyor ve en önemlisi yine masum ama yine zor bir aşkı barındırıyor (Yani tam ağzımıza layık). Replikleri akılda kalıcı. Şarkıları eğlenceli, eşlik edilesi ve ortama uygun. Oyuncuları (Kang Ji-hwan ve Han Ji-min) zaten sever ve sempatik bulurduk. Karakterler empati kurulası. Sahneler geri dönüp dönüp defalarca izlenesi. Gibi gibi. Tek kusurumuz Türkçe altyazılardaki kopukluk. İndirip izlemek isteyenleri şöyle alalım. İzlemiş olanlara da güzel güzel desktop resimleri gelsin.

Başlangıç için: “Guguk kuşu?” “Guguk kuşu yuvasına uçtu” “Sorgulanıyor olabilirsin, kaçman gerekebilir, o yüzden ayakkabılarının bağcıklarını bağlasan iyi edersin…” Korkmayın spoiler yok… Mu acaba?

Bu arada açılış jeneriği çok başarılı yahu. Yani diziyi izlerken arada jenerik giriyor ya, normalde çok kızarım ama bu dizide her seferinde büyük bir ilgiyle jeneriği izledim (çarpı 16 diyelim hahah). Açılış şarkısının da payı büyük tabii.

capital scandal jenerik

Konu

Chosun’un (Eski Kore) Japon işgali altında olduğu dönemlerde geçen bir hikaye. Babası bağımsızlık uğruna hayatını kaybeden öğretmen kız Na Yeo-kyung da bu yola baş koymaya karar vermiştir. Ancak ilk görevinde ona teslimatı yapacak adamı karıştırır. Çantası çalınan-hem de bir kadın tarafından!- çapkın adam Sun Woo-wan kızgındır. Bir sarhoş anında başkentteki tüm kadınları kısa sürede etkileyebileceğini öne sürerek fark etmeden boyundan büyük bir iddiaya girer ama sözü geçen kadının Na Yeo-kyung olduğundan bihaberdir. Olaylar Japon polis memuru Lee Su-hyun ve genel evin en meşhur gisaeng’i Cha Song-joo’nun da dahil olduğu bu dörtlü arasında geçiyor.

Karakterlerle ilgili kısacık… (Bu kadar spoiler kadı kızında da olur)

Karakterlerin içinde izlemesi en keyifli olan şüphesiz Sun Woo-wan karakteri. Na Yeo-kyung konusundaki hassasiyeti görülmeye değer. Kıza bir şey olacak diye adamın ödü kopuyordu, uykuları kaçıyordu. Hele bir sahne vardı, sinsi polis dedektifi Yeo-kyung ve Song-joo’yu cinayetin işlendiği mekana zorla götürtmüş, aklınca oyun oynuyordu. Sun Woo-wan’ın bir hışımla içeri girip Na Yeo-kyung’u arayışı vardı ki görülmeye değerdi. Orada kız o esnada vitrin süsünden başka bir şey değil, olay onunla alakalı falan değil ama Woo-wan can hıraş kıza iyi olup olmadığını soruyordu. “Tey Allahım yarabbim, koyun can derdinde kasap et derdinde” dedirten bir sahneydi öte yandan adamın samimiyetini çok başarılı bir şekilde gösterdiği için inanılmaz takdir edilesiydi.

Tabii Sun Woo-wan gibi çapkın bir karakter kıza kaç defa kendisiyle ilgili hislerini sorup olumsuz yanıt aldı, ben sayamadım valla. O kadar çok kere. Yine de biliyoruz ki ne kadar reddedilirse dizi her zaman o kadar merakla beklenir. Tüm dizi boyunca kumrular gibi oynaşan bir çift olsalar izlemek istemezdik. Ayrıca bu olumsuz cevaplar sonradan gelebilecek olumlu cevapları daha bir değerli hale getiriyor her zaman.

jirashi-bu birjirashi-bu iki-utandılar yazık

Oyunculardan bahsetmişken, bu makarnanın sosunun o az miktardaki ama kıymetli şekerinden de bahsedeceğim. Woo-wan’ın Jirashi dergisindeki iş arkadaşları olan üçlü. Kamera onlara döndüğü an kahkahayı basıyorsunuz. Adamların işi gücü haytalık. Tam ciddi konular konuşuluyor, sonra sahne değişiyor bakıyoruz adam karpuz çekirdeğini kağıda çizilmiş hedefe tükürmeye çalışıyor. Böyle anlar masaj yapılmışcasına gevşetip sandalyeme yayılmamı sağladı. İşleri güçleri sahtekarlık. Bir rol kesiyorlar, heceleye heceleye, kendimden geçiyorum zaten onları izlerken. Bir yerde kızı kandırmaya çalışıyorlardı: “Woo-wan reddedilmiş, kim tarafından olduğunu söyleyemem, başı Jo, sonu Ja, ortadaki eksik bölüm de Ma” Kıza kolaylık olsun diye Jo Ma Ja’yı tamamladılar sağolsunlar, hahah. Beni güldürerek görevlerini başarıyla tamamladılar yani.

e ben ne yapayım diyen ama aslında tüm iş başının altından çıkan song-juGisaeng’lere gelince, aşinayız artık.. Gerçi şimdi düşününce bizim Sungkyunkwan Skandalı’ndaki gisaengimizin nesi eksikti? (Kendime cevap: Fazlası bile vardı, bir kıza aşık olmuştu mesela hahah) Görüldüğü üzere iki dizi de skandal (!), iki dizi de gisaeng kaynıyor :)

Sonraa.. Sachiko karakteri. Japon polis amirinin karısı. İsminin geçtiği her cümlede sayko  kelimesi de mecburen eşlik ediyor :) Kadın gerçek bir sayko. Durup durup aniden kahkahalarla gülüveren bir saçmalık abidesi. Kadının gencecik çiçek gibi bir kızı var, yanında diyor ki hangimizin daha genç olduğunu anlayamıyorlar. Heee tabi tabi. Böyle insanlar var gerçekten, düşman başına.

sachiko manyağı

 

Sevdiğim Bölümler (İzlemeyenlerin kaçışacağı asıl bölüm)

  • Sun Woo-wan’ın bardak tutuşu. O serçe parmağı havada tutup havalı bir şekilde içtiği tüm sahneler favorim…

serçe parmak hahaha

  • Biz susalım, şimdi yumruklar konuşsun. Tabi şimdi bu iki yumruğu karşılaştırmam mümkün değil. İkisi ayrı kulvarlarda yarışıyor :) Ama ikinci yumruğun hikayesi ayrı komikti. Bu manyak dergi ekibi Woo-wan’ın kıza aşık olup olmadığını test etmeye çalışıyorlardı: “Kız şu an savunmasız nasılsa, bir kere yatan herkesle yatar.” Çaaaaat, hahah, çok komikti o bölüm.

bu yumruk bir ulusu kurtarabilirwoo-wan celallenir

  • Şu diyalog sizi sizden alır:

“Korkak, şüpheci ve pişmanlıkları olan kişilerden hoşlanmam”  “Değişebilirim”

“Hoşlandığım biri olduğunu söylemiştim” “Onunla kavga edip sonra seni kazanabilirim”

  • Dizinin sonunda kim değişti? Dizinin başındaki tahminleri gözden geçirelim :)

vatan millet sakaryawoo-wan böyle olabilir mi, bu demode kıyafetle mümkün değil

  • “Bana devrimin ne olduğunu öğret, ben de sana aşkın ne olduğunu öğreteceğim” Bu replik gelmiş geçmiş en iyi Kore dizisi replikleri içinde ilk üçe oynar bence :)
  • anne mi ben anlayamadımBu nasıl bir anne böyle? Ne kadar düşünürsem düşüneyim aklım almıyor hahah. Neyse en azından kızının aşk hayatından haberdar.
  • Anne dedim de aklıma geldi. Dizideki bağımsız savaşçı oğlan vardı ya. Ben onu çok seviyorum yav, özellikle Efsane Prens’teki Jumong’un oğlu Yuri rolünde zaten pek sevimliydi, birkaç sene içinde de maşallah pek bir kilo alıp toparlak bir oğlan çocuğu olmuş. Zaten oğlan çocuklarının öyle tosuncuk olanları makbuldür hahah.
  • Ha bir de Sun Woo-wan’un babasını da çok sevdim. Ben de herkesi seviyorum yav.
  • Sun Woo-wan ile Song-joo’nun tanışma hikayesi çok eğlenceliydi :) Tam onların karakterine göre…
  • “Eğer bir daha benden kaçarsan, hvaaak…” “Hvaaak, ne?” “Hvaaak, seni öperim.” “Ayyy” Hahahhahha.
  • Na Yeo-kyung “Ben Cha Song-joo ile karşılaştırılamam bile” dediğinde Sun Woo-wan büyük bir gazla onu övmeye başlamıştı: “Neden olmasın, senin kendine has bir şirinliğin var!” Tabii sonra amacından sapıp Song-joo’yu ve kusursuz vücudunu, 90-60-90’ını övmeseydi iyiydi ama neyse :)
  • Sun Woo-wan kızın bedenini tahmin etmeye çalışırken… Ben bu sahnede bayıldım galiba :) En iyi ilk 3 sahne listeme girer.

kyaaa diye buna mı deniyordu

  • “Senin o pırıl pırıl gözlerini gördükten sonra daha fazla yalan söyleyemeyeceğim. Aslında beni çıktığım kızın abisi dövdü” Hahahah, Woo-wan’dan Miyuki’ye inciler… Benim film koptu bu laftan sonra. (Hani yalandan da değildi)
  • Bisiklet arkası seyahat, beraber ite kaka yapılan maç, korkup ağladığında yaslanacak sıcacık omuz, kumsalda sakin gezinti, gece yarısı özel dans dersi… Jo Ma Ja’nın bunca şeyden sonra içinin erimemesi için insan değil taş olması lazımdı zaten. Sun Woo-wan, seni serseri, sen insan değilsin!

Bu diziyi çok sevdim. Güzeldi.

18 Yorum leave one →
  1. La Fea permalink
    Mayıs 28, 2011 10:56 pm

    Kimbapçım Suşicim :D Sayesinde izledim ben de bu diziyi. Hatta İzmire gittiğimde Cd de verdi bana sağolsun. Cidden çok eğlenceli ve güzel bir dizi. O söz kesinlikle ilk 3 e girer. Bu arada La Feada bir kutlaman var gördün mü? :D

    • bunusevdim permalink*
      Mayıs 28, 2011 11:32 pm

      Hii, gerçekten şok oldum unni yav, teşekkür ederim buradan da.
      O Kimbap dağıtım ltd şti’nin methi zaten aldı başını gidiyor :) Sayesinde izledik valla helal olsun diyorum.
      Capital Scandal çok hoş dizi. Ama “Değeri anlaşılamamış bir dizidir” cümlesini aynen bir arkadaşımın ağzından, kanlı canlı duyduğumda çok şaşırmıştım. Yani herkes aynı şeyi hissediyor demek ki. Artık biri bana sorsa ben de aynı şeyi söyleyeceğim :)

  2. Mayıs 29, 2011 12:01 am

    Ah ben teşekkür ederim canlar. La fea’cım cömertçe açtığı arşivinden bahsetmemiş. Sayesinde indirme derdinden kurtuldum:)
    Şimdik gelelim benim bu diziyi izletmek için bir yılı aşkın süredir verdiğim ibret alınası mücadeleye. Şimdi baktım da yazıyı blogu açar açmaz yazmışım neredeyse, geçen yıl Şubat. Bu kadar zamandır kime izletebildim? Neredeyse kimse :P Ama sonunda o sözün beyninde yankılanması ve arkadaşının da gazıyla doğru yolu bulmana sevindim.
    Bence dediğin gibi her açıdan doyurucu hem çok eğlenceli hem duygusal hem de derin bir dizidir. Belki de herkes tarihi olduğu ya da politik yönü yüzünden kaçınıyor ama şu yazıdan da ne eğlenceli olduğu anlaşılmakta bence. Bu bağlamda…aman durun çok ciddileştim özüme döneyim. Yani kısacası tavsiye edilir.
    Bir de iki anketime almıştım zamanında, hem en güzel açılışlarda hem de şu meşhur sözüyle unutulmayan replikler yazılarımda yer alır. Özel bir yeri vardır, tarihi dizi klasmanında Sungkyunkwan ile 2 önerimden biridir.
    Ay ne konuştum gece gece, eline sağlık yine pek güzel anlatmışsın. Ben de aylardır güya o yazıyı yeniliycem, foto eklicektim en azından ama hala başaramadım^^

  3. Mayıs 29, 2011 12:02 am

    Bu’cum ayrıca iste anında sana da dağıtım şirketimden güzide CDler yollayayım:)

  4. bunusevdim permalink*
    Mayıs 29, 2011 12:13 am

    Hahahah, bana böyle teklifler yapmayın vallahi çok çaresizim bu aralar, dizi izleyemiyorum diye anında haziran ayını satıp kendimi dizi izlemeye endeksleyebilirim.
    O zaman mümkünse ben o güzide cd’leri ekimden itibaren alabilir miyim kim’cim? Gece gece tövbe yarabbim, gülmekten çenem kasıldı :) Bu arada zaten Lafea’nın arşivi karaborsada :)
    Hakikaten niye Capital Scandal’ı o kadar övmene rağmen rağbet görmedi hayret. Hayır senin zevkine herkes güveniyor sonuçta, artı romantik komedi diyoruz, Kang Ji-hwan diyoruz. Ne duruyorsun helva yapsana gibi oldu bu da :)
    Neyse valla, ben bu güzel diziyi bir hatırlatayım dedim. Gerçi bu aralar güncel diziler pek güzel. İzlemesem de 49 Days olsun The Greatest Love olsun yakıyor ortalığı, belki ortalık durulunca insanlar izleyecek dizi derdine düşünce senin yeniden bir hatırlatma yapmanda fayda var kim’cim :)
    Yalnız inat ettik izleteceğiz biz bu diziyi..

    • Mayıs 30, 2011 9:13 am

      ah kıyamam. ver adresi ekim’de kapında bil ahbap :D haha la fea’nın arşiv kara borsada ivet, izmir’e geldiğinde de tezgah açmaya çalıştı, zor zaptettik^^
      ben de anlamadım, oysa ki kitleleri peşinde sürükleyen bir blog yazarıyım, kimseye izletemedim. ah bir sen anlıyorsun beni bu.
      şu ara fena sardım ben de dizilere. bir kaç ay hiç bir şey izleyemedim ama bir başladım pir başladım yani. bahsettiğin 2 diziyi de pek beğendim bu arada, senin de çok seveceğini düşünmekteyim.
      bu dizi izlenecek!

      • bunusevdim permalink*
        Mayıs 30, 2011 9:22 pm

        Kim ablanızı duydunuz, bacaklarınızı kırar vallahi, ben de kollarınızı :) Capital Scandal’ı izlemeyen… Kalmasın hahhah

  5. Mayıs 31, 2011 8:21 am

    Güzel bir diziydi, en azından bazı ciddi meseleleri romantik komedi denilen türün içine koymayı becerebilmişler. Tabi her zamanki gibi başroldeki çift, pek de gerçekçi olmayan bir ilişki içerisindeydi. Birbiriyle itişip kakışan şeker çift, en sonunda da her nasılsa (başroller açısından) mutlu mesut biten pembe bir hikâye. Kızlar bu yüzden seviyorlar bu dizileri sanırım :) Gerçekte böyle şeyler olmuyor çünkü.
    Kendi hikâyesi açısından iyiydi evet ama başroller açısından hep aynı diziyi izliyormuşum izlenimine kapılıyorum artık bu Kore dizilerinde. Biraz bayat gelmeye başladı artık.
    (Tabi bu acımasız yorumumu okurken şu an içerisinde bulunduğum duygusal durumu da gözönüne al :) )
    Sen izle bakalım dizileri, izle. Ara vermeden devam dizileri izlemeye. Elbet bir gün çıkar bunun acısı. Mesela Eylül’de :) O zaman görürüz bakalım dizi izlemek nasıl oluyormuş.
    Aslında aklıma gelmişken bir dizi önerisi daha yapacaktım sana ama şimdilik kalsın (seninle ilişkili bir dizi aslında, Eylül’le de biraz ilgili :) ). Belki daha sonra.

  6. bunusevdim permalink*
    Mayıs 31, 2011 9:23 pm

    Başrollerle ilgili acımasız (kelimenin tam anlamıyla) eleştirine çok şaşırdım gerçekten, 10. bölüme kadar hiç şikayetin yoktu, sevdiğini söylememiş miydin, ben mi yanlış anladım diye düşündüm şimdi. Erkeklere de hiç güven olmuyor nedense :)
    Ayrıca bu dizide benim en sevdiğim şey başrollerdi, hatta direk Kang Ji-hwan tek başına bile işi kotarır. Yani bunun fiziksel duygusal sosyal vesairesel durumunla ilgisi yok, belki de direk adama ısınamadın. Biraz hayta bir adam olduğu için mi sinirlendin hahah
    Bence sen bu dizide ben ağlamadım, benimle dalga geçemedin diye üzüldün :) Artık kusura bakma bu aralar romantik komedi izleyeceğim hep…
    Ha birde neden gerçek hayatta böyle şeyler olmazmış, tıpatıp aynısı olmaz ama her birinden parça parça olur, seni temin ederim oluyor böyle şeyler… Büyük konuşmuşsun bence :)

  7. Mayıs 31, 2011 9:50 pm

    Sen benim dediklerime bakma. Esasında diziyi sevdim, sadece kusur bulmaya çalışıyorum o kadar :)
    Bu aralar keyfim yerinde değil biliyorsun, o yüzden böyle acımasız şeyler söylüyorum, yoksa izlediğim diziler arasında beğendiklerimden oldu, haksızlık etmeyeyim.
    Ağlamadığın için dalga geçemediğim konusunda da haklısın bak, böyle pek eğlenceli olmuyor :)
    Gerçek hayat için de fazla iyimser olma derim yine de. Ama doğru, tabi ki gerçekte olabilecek şeyler de var. Tamam, pes ediyorum sen haklısın :)

  8. fix permalink
    Haziran 26, 2011 5:06 pm

    Ben de tam Foxy lady’yi bitirmiş, izleyecek dizi arıyordum ki Capital Scandal ile ilgili yazını okudum. Çook teşekkürler tanıtım için, yoksa tarihi dizi diye yüzüne bakmazdım. Kang Ji Hwan’ı (izlediğim oyuncular arasında) en komik Koreli ilan ediyorum, adamın her lafı, her hareketi ayrı komik. (bkz. My girlfriend is an agent). İzleyin, pişman olmayacaksınız diyorum ben de.

    • bunusevdim permalink*
      Haziran 27, 2011 8:10 pm

      Bu yazıyı okuyup izlemeye karar vermene çok sevindim. Çünkü insanları bu dizi için bir türlü ikna edememek çok acı verici oluyordu hahah.
      Ben de Kang Ji-hwan’ın en komik Koreli oyunculardan biri olduğu fikrine tamamen katılıyorum.
      Capital Scandal izleyenlerin ayrıcalıklı dünyasına hoşgeldin diyorum o zaman :)

  9. Haziran 20, 2012 5:04 pm

    bu diziyi izlemeyen kalmasın demiştin bende izledim.
    önerdiğin için teşekkürler dizi bitince iyiki izlemişim dedim.
    güzel diziydi aslında ben biraz gülüp mutlu olmak için izlemiştim ama
    daha çok üzüldüm dram tarafı daha ağır geldi bana çokmu duygusalım bilemyorum ama
    izlerken cha song-joo ve lee sun hyun için bazı yerlerde ağladım bile
    Kang ji-hwan sevimli ve de komikti onu dışında beni çok fazla güldürmedi dizinin replikleri çok güzeldi senin de yazında yazdığın gibi sen bana nasıl savaşacağımı ben de sana aşkı öğreteceğim demesi hoştu sonuç itibarıyla dram tarafınıda sevmiş olsam diziyi çok sevdim farklılı bir diziydi ve severek izledim tekrar teşekkürler

    • Haziran 22, 2012 10:05 pm

      Repliğin kralı bu dizideydi. Aradan bir yıldan çok geçmiş ama ben hala sen bana devrimin ne olduğunu öğret… repliğinin hastasıyım :)
      Bir kişiye daha bu diziyi izletebildiğim için mutluyum açıkçası.

  10. Korean permalink
    Ocak 22, 2013 12:12 am

    agzina kalemine.eline saglik! Ayni fikirdeyim. Kesinlikle mukemmel bi sey. O kadar guzel islenmis ki ask super mucadele super. Kisaca super anam superrrrr <3

Trackbacks

  1. Çirkin ama sevimli bıdıklar « Bunu Sevdim
  2. Arşivden pek anlamlı resimler-3 « Bunu Sevdim
  3. Mim, En Şükela Harem Erkekleri « Bunu Sevdim

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: