Skip to content

Çirkin ama sevimli bıdıklar

Haziran 6, 2011

Çirkin ama karizmatik aslında! Yav ışık şuradan vurunca yakışıklı gibi de…

Bu kavrama Kore dizilerini izlemeye başladıktan sonra aşina oldum. Tabii Ji Jin-hee vardı en başta, her başarılı kadının arkasında olan güçlü erkek modeli :)  Gerçi Saraydaki Mücevher’deki o Jung-ho Min rolüne olan sevgim o kadar büyük ki adama hala çirkin diyesim yok…

İşte bu yazının amacı böyle bir şey. Aslında ilk bakışta “Anam, resmen kurbağa bu!” dedirten ama sonra dizideki karizma rol öpücüğü sayesinde beyaz atlı prense dönen oyunculardan bahsedeceğim:

  • Song Il-gook

song il gook budur

İlk esaslı örneğim Song Il-gook oldu. Prens Jumong olarak tanıdık onu. İlk gördüğümde yuh artık bu ne çirkinlik canım, başrol oyuncusu da bu kadar çirkinse falan fistan diyerek laf atmıştım. Ama 3-5 bölüm sonra Prens Jumong gözümde neredeyse –hakikaten- prens mertebesine erecekti. Neyse ki sonradan kral olup sakal bıyık bıraktı da gerçekten çirkin olduğunu hatırlayarak büyük bir hatadan döndük.

Yine de şöyle dönüp Jumong’u izleyince, adam eline yayı ve okunu alınca

Bir de bu adam çok utangaçmış, bir videosunu izlemiştim gülmekten ölüyordum. Adama diyorlar ki “Annen pek konuşkan olmadığını söyledi” Song Il-gook’un cevabı: “Hahah” Tabii herkes yerlerde :)

  • Alex

alex chu budur

En güzel örnek. Adam çirkin bence, yani normal şartlar altında yakışıklı mı? Kesinlikle değil, tabii sadece normal şartlarda hahah. Ama “Pasta” dizisinde o kadar sempatik ve içtendi ki rolü. Sanki yakışıklıymış gibi geliyordu değil mi? Tamamen aldatmaca :) O gülüşe kanmayın…

Bir de sayesinde Clazziquai Project ilgim başladı ve her geçen gün çığ gibi büyüyor. Geçen gün  fark ettim de, sabah evden çıkarken “If it’s you” şarkısını, eve dönerken de zıplamak suretiyle “Dance with My Daddy”yi mırıldanıyordum. Anam, napıyorum leyn ben dedim, ama kendime gelemedim :)

İlginçtir ki bir erkeğin bebeklerle ilgilenmesi kadının gözünden o kişi için kocaman bir artı demek. Hayır denebilir ki sanane, adam senin kocan mı, bebek senin bebeğin mi? Yine de bir sempatiklik katıyor işte. Bebeklerin sempatikliği ile sinerjistik etki mi oluyordur nedir? Şekil a1 diyerek burada bırakıyorum.

  • Kang Ji-hwan

kang ji hwan budur

Bu sevimli bıdık oynadığı tüm dizilerde bu kadar karizmatik ve sevimli mi? Açıkçası Capital Scandal’da beni benden aldı. O hafiften “aslında çapkın ama söz konusu sensen sadık” bakışları yok muydu? O şirin sürprizler falan filan. İşte, karakter adama bakışımızı da değiştiriyor resmen.

Şimdi şu adamcağızı şu haliyle evinizin kapısında görseniz.. Hayır direk filmi yapıvereceğim şimdi diye korkuyorum hahaha.

Gülmekten yerlere yatmaGülmekten yerlere yatmaGülmekten yerlere yatma

Tabii bu liste böööyle uzar gider. Mesela So Ji-sub var, çirkin ama Misa’nın ajusshisi neticede… Lee Seung-ki var, Lee Jun-ki var ki ikisi de sevimlilikte almış başlarını gitmişler.

Neyse ki dizilerle gerçek hayatı ayırabilecek kadar olayları zihinselleştirebiliyorum. Bu adamların sevimli olmalarının tek sebebi dizilerdeki rolleri, dolayısıyla “Oooo, evlenecem ben bunna” tarzı bir yaklaşım imkansız, içgörümüzü koruyoruz.. Diyorum veee…

Bu çirkin ördek yavrularının hepsini seviyorum.

36 Yorum leave one →
  1. La Fea permalink
    Haziran 6, 2011 7:28 pm

    So Ji Sub çirkin mi? Ben hayranı değilim ama hoş adamdır. İtiraf et bu listeye Gong Yoo’yu ekleyecektin ana dilimden korktun değil mi? :D Söyle bakim :P

    • bunusevdim permalink*
      Haziran 6, 2011 7:36 pm

      Böyle bir tepki geleceğini biliyordum aslında ama madem sen ilk yorumdan söyledin hemen savunmamı çakayım. So Ji-sub bence çirkin, bittabii buradaki çirkinlik %100 benim gözümde, benim düşünceme göre çirkin. Başka insanlar beğenir orasını bilemem.
      Mesele çirkinlik değil zaten. Mesele çok ahım şahım görünüşleri olmamasına rağmen rolleri sayesinde bu kadar hayran kalınası insanlar olarak hafızalarımızda yer ediyor olmaları. Evet, bunun gibi bir şey. Her zaman diyorum, bu insanlar asla dizilerdeki gibi değiller, aslında %90’ı şapşalozun teki gerçekte.
      Meseleyi anlatabildim zannımca :)
      Gong Yoo meselesini de hiç düşünmedim doğrusu. Çünkü o ilk bakışta ay ne kadar çirkin dediğim biri değil. Yani rolünü görmeden de bir sevimlilik seziyorsun. Bu yazıdakilerde rolünden sonra bir sevimlilik hali hasıl oluyor :)

  2. Haziran 6, 2011 7:50 pm

    La fea benden önce davranmış. üzgünüm ama bu konuda yalnızsın Bu, Sojime nasıl çirkin dersin, nasıl!!! Bre deyyussss:P Haha abartmıcam tabi ama Yoochun daha çirkin diye çocuklaşarak anında lafımı yer yutarım :D
    Bu adamlar konusunda haklısın ama Sojim yakışıklı. Bence Song Il Kook abimiz cool, Alex sevilesi, Civan da şirin^^
    Ama So Ji Sub yakışıklı. So Jim yakışıklı demiş miydim?
    Bu arada bence listeye girebilecek başkaları da vardı. Gong yoo’yu ben ilk gördüğümde beğenmemiştim misal ama bu sadece 1 bölüm falan sürdü, sonradan bağra bastık tabi keratayı.
    Başka kimse gelmedi aklıma, ben her gördüğümü beğeniyorum galiba. Her drama ile yeni birilerine aşık oluyorum.
    Bu arada So ji sub yakışıklı, daha önce demiş miydim??

    • bunusevdim permalink*
      Haziran 6, 2011 8:06 pm

      Hahahahah, valla istersem bir adada bir başıma yalnız kalabilirim ama ne kadar düşünürsem düşüneyim So Ji-sub çirkin, yine de Misa’da daha ilk bölümde vay anasını amma karizmatik adam demiştim. Ama sonra Rough Cut izleyince aklımda kalan birkaç güzel anı da silindi doğrusu :) Çirkin demiş miydim? :)
      Ayrıca Yoo-chun daha mı çirkin? Ha ha ha ha. Bak ayrı yazdım farkettiysen :)
      Anam burası kızışıyor galiba :)

  3. Haziran 6, 2011 8:23 pm

    ne güzel bir yazı olmuş bu .çok güzel bir konuya değinmişsin biz adamları değil karakterleri seviyoruz bu yüzden ilk bakış da bunu mu oynatmışlar dediğim kimseleri sonradan bağrıma basabiliyorum.çirkinlik kişiye göre değişir bende gerçek dünya ayrımı yapan biri olarak bunu oppama nasıl dersin diyen ergenler gibi çığırmayacağım :)
    mesela şimdi greatest love ı izliyorum ordaki adam ne çirkin demiştim ama karakter yüzünden ölüp bitiyorum resmen .öyle güzel şeyler yazmasalar dönüp bakmazdım bile :)
    so ji yakışıklıdır yada artık bana öyle gözüküyor :) lee suengi ve lee jun ki de şirindir ,alex ise pastadan beri sevilesi ayy çirkin olsalar bile seviyorum bende onları kuğu olmalarına gerek yok :)

    • bunusevdim permalink*
      Haziran 6, 2011 8:32 pm

      Po’cum ben de tam şu anda aynı hissiyat içindeydim inanır mısın, şimdi 8. bölümü izliyorum da TGL’da, sırf oradaki adam çok çirkin diye arkadaşım ısrarla önermesine rağmen The City Hall’i izlememiştim. Ama şimdi bölümler geçtikçe gözüme daha normal gözükmeye başlamıştı. Korkarım dizi bitince yakışıklı bile olabilir hahahah
      Dimi ama kuğu olmalarına gerek yok zaten :) Kaldı ki çirkin ördek yavrusu da o kadar çirkin değildir zaten :) Neler diyorum ben ya hahahah

      • Haziran 7, 2011 8:56 am

        hahahah bu’cum :) korkarım bitince yakışıklı bile olabilir muahahaha .aynı duyguları paylaşıyoruz cidden . ben çirkin ördek yavrusunu seviyorum sorun yok .neler diyoruz biz .neyse canım bize bu cümleleri kurduranlar utansın :)
        the city hall nasıl acaba bu’cum ? dizilere sardım iyice biri beni durdursun :)

      • bunusevdim permalink*
        Haziran 7, 2011 4:10 pm

        The City Hall politik konulu bir dizi ama tırsmamak gerek, mesela Sungkyunkwan Scandal da (artık hiçbir yere bakmadan adını yazabiliyorum hahahah) tarihi temalıydı ama neresi tarihiydi yani gözünü seveyim. İşte o hesap, pek komik, pek muhahahalı imiş. Arkadaşım bana “The City Hall çok güzel, hihihi” diyerek bıyık altından gülmüştü, onun hihihi dediği tüm diziler bombadır, keşke dinleseydim sözünü :) Geçenlerde kimbapsushi de The City Hall’in izlediği bölümlerinin pek komik bölümlere sahip olduğunu söylemişti. E bir yanda Kim Sun-ah diğer yanda Dok Go-jin, komik olmaması imkansız. Yalnız adama rol yapıştı artık :)
        Yani ben de izlemedim, tez zamanda izlemek isterim.

  4. cangemo permalink
    Haziran 7, 2011 11:48 am

    bu yine çok güzel bir noktaya değinmişsin :)
    misal gumiho dizisine başladığımda lee sun gi ne kadar öirkin dedim ve hatta no min woo daha yakışıklı keşke o başrol olsa demiştim .
    ama rolüne o kadar kaptırdım ki kendimi dizi ilerledikçe gözüme çok başka görünmeye başladı(sanırım ne demek istediğim anladın )
    TGL de dok go jin çatlağınada çirkin dedim ama şimdi en büyük fanlarından biri oldum
    kesinlikle haklısın bizi büyüleyen ,kalbimizde yer eden oynadıkları roller,oyunculukları o muhteşem jest ve mimikleri :)
    micky aslında çok yakışıklı değil ama skk da ona aşık olmuştum resmen
    bu liste böyle uzar gider….

    city halli izliyorum hala ,o da çok güzel ve eğlenceli bir dizi

    • bunusevdim permalink*
      Haziran 7, 2011 4:21 pm

      Fox rain, Gumiho da ben de “Amanın çirkin oğlan çocuğu bu be” demiştim Lee Seung-ki için ama gerek Gumiho olsun gerek Shining Inheritance olsun, adamda ne cevherler varmış :)
      Şaka bir yana tabii Micky Yoo-chun da çok yakışıklı demiyorum ama SKKS izlerken diyordum hahah.
      Böyle söyleyince aklıma Jae-joong’un bir tweet’i geldi. (Yok, Yoo-chun’un bacaklarını fotoğrafladığı tweet değil hahah) YC’un SKKS’daki bir fotoğrafını koyup “Nasıl bakarsanız bakın, gerçekten çok yakışıklı” demiş YC için. Ona baya gülmüştüm, hazır Yoo-chun adı geçmiş iken bu gereksiz bilgilerimi paylaşayım istedim :)

  5. Haziran 7, 2011 1:44 pm

    Aslında bu yorumu yazmayacaktım ama yine tutamadım kendimi :) (Esasında ‘amaaan boşver’ dememek ve eleştiri hakkımı kullanmak için yazdım. Biliyorum biliyorum, bugünlerde fazla muhalefetim.)
    Ben de zamanında Lee Young-Ae ve Park Jin-hee için aynı şeyleri düşünmüştüm.
    Ama bu bakış açısı gayet normal zaten. Tamamen göz alışkanlığı ve karakterlerin gerçeküstü yapısı bu sonucu ortaya çıkarıyor. Bu durum da dizi ve film sektörünün temel hedeflerinden bir tanesine karşılık geliyor zaten.
    Kısa vadeli ve süper basit araştırmamın sonuçlarına göre bu sektör üç kesime hitap ediyor;
    1-Daha basit düşünen ve oyuncuların kendileriyle ilgilenenler. Yani ‘ay ne yakışıklııığğğvvv/ne güzeeevvvlll/ne şekeeeğğğrrr’ diyenler.
    2-Oyuncuların kendileriyle değil de karakterlerle ilgilenenler. Yani ‘ay ne romaaağğğntiiiüüük/ ne duygusaaağğğlll/ ne komiiiüüük’ diyenler.
    3-Oyuncu ya da karakterle değil, dizi ya da filmin konusuyla ilgilenenler. Yani ‘ay ne ilgiiiüüünnnç/ ne fantastiiiüüükkk’ diyenler.
    Bu üçü farklı görünse de aslında aynı kapıya çıkıyor. Çünkü dizi ve film sektörünün yan besleme sektörü olan magazin dünyası bu üçüne de hitap edecek şekilde haberler üretiyor.
    Birinci kitle, oyuncuların özel yaşamlarıyla ilgili haberler üretilerek,
    İkinci kitle, oyuncuların dizilerde oynadığı karakterlerle bağlantılı (ödül vs.) haberler üretilerek,
    Üçüncü kitle de dizi ya da filmin direk kendisini yeniden üretmeye yönelik haberler üretilerek sürekli etki altında tutulmaya çalışılıyor.
    Böylece sektör izleyici sayılarını yüksek tutarak reklam ve diğer yan gelirleri artırmaya çalışırken izleyiciye düşen pay da iyi vakit geçirmek + bir sürü boş bilginin kafasına dolmasından ibaret oluyor.
    Bu kötü bir şey olmayabilir belki, ama bağımlılık yapıcı etkisi nedeniyle bir süre sonra kişinin kendi özgür tercihlerini yaşama geçirememesiyle sonuçlanabiliyor.
    Ha, bu arada boş bilgi deyince aklıma gereksiz bir şey daha geldi. Kafayı sürekli ‘dolu’ bilgiyle doldurmak da her zaman iyi olmayabilir. Bunu yapan bir robotun vardığı son nokta şu olmuştu; ‘Life? Don’t talk about life. It’s just life.’
    Bu da yağmurda koşmalı mı yürümeli mi işine döndü ya neyse :)

    • bunusevdim permalink*
      Haziran 7, 2011 4:31 pm

      Aa evet bayanlardan da bahsedecektim ama unutmuşum gitmiş.. LYA ilk bakışta da çirkin ama yalnız sade bir kadın, Saraydaki Mücevher izlerken bölümler ilerledikçe, ve tabii üniforma değişimi de sağolsun, göze daha bir hoş görünmeye başlıyordu gerçekten.
      Ama Park Jin-hee’yi bilemedim. Ben onu hiç izlemedim.
      Yağmurda koşmalı, belgeyi sunmak farz oldu

  6. Haziran 7, 2011 7:08 pm

    Ji Sub ve Ji Hwan’a çirkin diyerek çarpılma ihtimalini artırdın çingu! :D :D Ayrıca evet, olay göz alışması ile feci ama feci halde ilgili: sanırım biz klasik Batı güzellik anlayışı içinde düşündüğümüz için (ya da genelleştirmeyeyim ama ben şahsen öyleyimdir) tüm Koreliler (ki buna Lee Min Ho, Gong Yoo gibi yakışıklılığı genel kabul görmüş aktörler de dahil) ilk anda çirkin gelmişti. “Millet bunlara mı hasta? Ne saçmalık!” diye düşünmüştüm, yalan diil :P Ama sonra onları izledikçe ve gözüm alıştıkça baya bayaa yakışıklı olup çıktılar! Aynı şeyi özellikle Ji Hwan’da çok yaşadım ben. Capital Scandal’ı izlerken hiç hoş bulmamıştım kendisini; ama Coffee House’ta hastası oldum. Özellikle saçları sarıya boyattıktan sonraki hallerini Engin Altan’a fecii benzettim: İkisi de yüz hatlarını tek tek inceleyince çirkin, ama gülünce falan fecii yakışıklı olan tipler bence. Bööle yani :D :D Ayrıca Yoo-chun bence de Ji Sub ve Ji Hwan’dan daha çirkin (hehe) :D :D

    • bunusevdim permalink*
      Haziran 7, 2011 7:22 pm

      Anam sanki Yoo-chun benim kocam, çok da umrumdaydı çirkin-yakışıklı olması hahahahahh. Yani beni böyle kızdıramazsınız heheh.
      Tabii bir de çirkinlik var çirkinlik var. Bu yukarıdakilere başta çirkin gelmişlerdi desem de yakışıklı gelmemişlerdi anlamında diyorum. Yoksa bunlara çirkin dersek daha çirkin adamlara ne diyeceğiz hahah. Ben yine uçuşa geçtim.
      Kang Ji-hwan konusunda da Coffee House’daki rolünü bilmiyorum ama posterlerde vs bana daha kötü gelmişti, belki izlesem daha çok hoşuma gidebilir tabii, bizim teoriyi düşünürsek :)

  7. Haziran 7, 2011 7:18 pm

    So Ji sub ve Yoochun da çirkin diyerek başlıyorum
    Tamam tamam dövmeyin, ah yeter vurmayın lan şhhjhjjş
    Ha derseniz Lee Seun gi de çrkin ben onu kabul ediyorum, ama o nasıl bir sevimliliktir öyle^^

    Bu arada yaptığım bir deneyde (nasılda abartıyorum:P ) uzakdoğuyla ilgisi olmayan arkadaşıma çeşitli oyuncuların resmini gösterdim ve aldığım cevaplar: aa ne bu böyle çirkin, cıx tipsiz, cıx hiç yakışıklı değil, cıx bu ne lan kız gibi, cıx çok küçük görünüyo, cıx …. derken bir tanesine aa bak bu fena değilmiş dedi.
    Kim mi Kim mi?
    Lee Min Hoo
    Onuda ben Türklere çok benzetiyorum yahu:)
    Bu arada Daniel henney ve Denis Oh’u göstermemiştim onları göreydi hiç dermitdi böyle lhşhişhmiş

    • bunusevdim permalink*
      Haziran 7, 2011 7:27 pm

      Şimdi Lee Min-hoo’nun da nesine bayılıyorlar diyeceğim ve tüm blog aleminin kızları tarafından aforoz edileceğim :) O adam çirkin değil tabii ama o kadar ahım şahım da değil yani
      Bence Daniel Henney’i ve Won Bin’i göstermediğin için deneyinin metodolojisi hatalı hahahh. Ayrıca p’yi de 0.05’ten küçük almaman gözlerden kaçmadı :) Yav az önce makale çıktısı alacağım derken internet cafe’den kazık yedim de, an itibarıyle tüm makalelere tepkiliyim :)
      Çok şükür So Ji-sub yakışıklı demeyen biri çıktı, astreacım öpüyorum seni :)

  8. Haziran 7, 2011 7:52 pm

    Min Ho klasik bir Koreli tip değil gerçekten. Bir kere burnu büyükçe, erkeksi yüz hatları var; hatta Kızılderilileri andırıyor! Apaçi Min Ho :D :D O yüzden Türk kızlarına daha hoş gelmesi normaldir. So Ji Sub ve hatta Gong Yoo bence ilk bakışta kurbağaya benziyorlar! Evet, göz kapakları nedeniyle… :P Hatta benim bi arkadaş Gong Yoo’ya Yoda’nın küçüklüğü adını takmıştı (Yoda=star wars’un yeşil yaratığı) Ama o gülüşü yok mu o gülüşü… İnsanı bitiren Koreliler’in o muhteşem gülüşleridir bence… Bir gülüyorlar gözlerinin içi gülüyo adamların yav… (Ağzımdan akan salyaları siliyorum şu anda…)

  9. bunusevdim permalink*
    Haziran 7, 2011 7:58 pm

    Alemsin hikaru yav, apaçi Min-ho ve Yoda Gong-yoo :)
    Ayrıca yoda, kurbağa ve gong yoo’yu aynı cümle içinde kullandıktan sonra bu gece yatağında rahat uyuyabilecek misin, füze saldırısı ihtimalinden korkmuyor musun? Hahhahahah
    Evet tabi konudan baya sapmak üzereydik ister istemez ama hemen dönüyorum şimdi :) Görünüşleri hakkında fikrimizi değiştiren oyunculukları açısından en önemli konulardan biri de gerçekten güzel gülmeleri, o konuda haklısın

    • Haziran 7, 2011 8:18 pm

      evet gong yoo’cular parçalayacak beni, şu anda üzerimde kurşun geçirmez yelekle ve nükleer saldırı ihtimaline karşın sığınaktan yazıyorum :P :P hem ne var yeaa, bazı kurbağalar sevimli olabiliyo (sıçtık bi de sıvayalım…) hem ben sevgilime de kurbağa diye hitap ederim, hiç de alınmaz (ya da alınıyo da bana çaktırmıyo… bilmiyom artık…)

      • Haziran 10, 2011 5:13 pm

        Hiii Hikaru ben bunu yeni gördüm. Bu gece bir gözün açık uyu :)) Nasıl ya kurbağa ne ? Sincap falan desen bir derece ha ha ha :)) Kork benden Hikaru kork niha ha ha ha :D

  10. Haziran 7, 2011 8:39 pm

    Ahaha itiraf ediyorum çalışmamın güvenirliği berbat, geçerlilik ise hak getire o da neymiş:P İçtutarlılığı eh işte idare eder:P
    Daniel konusunda pişman şimdi o deneği bulup re-test uygulaması sonrada test-retest güvenirliği çalışması yaparaktan diye saçmalamaya devam edebilirim ama bu kadarı yetli bence jkljşlljşlkjl
    Ahaha Lee min Ho hakkında düşüncelerimiz aynı yani tamma kabul yakışıklı ama bu kadar kitleleri peşinden neden sürüklüyor bu çocuk. (Genel itibariyle korelilerde olmayan uzun boy, geniş omuzlar, iri göz, burun dudak üçlüğü, keskin ve erkeksi yüz hatları hımm tamma lafımı geri aldım) Ben de acayip türklere benzetiyorum onu, hani biraz daha yuvarlak olaymış gözleri tam olcakmış.

    • Haziran 10, 2011 5:15 pm

      Lee Min Hoo candır :) Taştır :D Valla beğenmeyeni allah çarpar diyerek abartıda sınır tanımadığımı kanıtlıyorum :D

      • bunusevdim permalink*
        Haziran 10, 2011 6:10 pm

        Unni yapma böyle şeyler, dua niyetine girer sonra cuma cuma çarpılmayalım toptan :)
        Sanki o adamları karşına alıp “Nunan değil yocan olmak istiyorum” diyecekmişsin gibi geliyor bazen hahahha

  11. Haziran 9, 2011 3:37 pm

    Kang Ji-hwan itiraf ediyorum bencede yakışıklı diil ama çirkin de diyemem adama seninde dedigin gibi çok sempatik o gülüşüyle yıkıyor bütün tabuları yazını çok beyendim bu arada Song Il-gook gibi yakışıklımı yakışıklı çekiçimi çekiçi bi adamı bu listeye nasıl aldın pess dogrusu :D :D ama yinede yazını çok beyendim ellrine saglık :D bu arada takip ettigim bütün bloglarda bir mim işidir gidiyoo bi tek sen mimlenmemissin galiba. yani takip ettiklerim arasındakilerden bi senin blogun mimlenmemiş eyer sende istersen bende seni mimlemek istiyorum bloguma ugrayıp mim sorularına sende kendi blogunda cevap verebilirsin çok sevinirim yazını heyecanla bekliyorum :) :)

    • bunusevdim permalink*
      Haziran 10, 2011 12:22 pm

      Ama ben ne güzel kaçıyordum o mimden ühüüü :)
      Tabii cevaplarım ama seni birazcık bekletebilirim, ne zaman boş zamanım olursa yazmaya başlayacağım hemen.

  12. Haziran 10, 2011 8:01 pm

    Güzel kızım, koptum :) Nunan değil Yocan olmak istiyorum ha ha. Ya ben onların nunası olmaya da razıyım ama fazlası olursa itiraz etmem. :p Tabii ki dua niyetine gitmesin töbe haşa ha ha. Sevelim ama, gençlere fırsat verelim ha ha ha ha :D

  13. akustik permalink
    Haziran 19, 2011 2:21 pm

    baktım baktım hala bakıyorum, yorumları okudum bi daha baktım yine baktım. benim gözüme öyle cirkin gelen biri oldu mu hiç hatırlamıyorum ama bunlar çirkiin değil yaa :) bence gayet normaller :)) haha evet gözlük kullanıyorum :P doktora mı gitsem ne :))

    • bunusevdim permalink*
      Temmuz 1, 2011 11:28 am

      Artık çok geç akustik :) Tabii ki artık çirkin değiller :)
      Şaka bir yana zevk meselesi tabii.

  14. Secret permalink
    Haziran 29, 2011 2:33 pm

    ayy bu konu çok hoşmuşş..hakkatende böyle bi durum var.o yüzden benim ideal tipim başka olduğu halde hep gidip tam tersi kişilerden hoşlanıyorum..demekki neymiş herşey kişilikte bitiyormuş :D konu gerçekten çok güzel canım :)

  15. Haziran 29, 2011 7:13 pm

    anyoongg :) böyle bir bomba yazıyı nasıl kaçırdım, utanıyorum kendimden :)
    So Ji Sub’a çirkin demişsin bu arada!!! :/ :D kimbapsushi elinden almış da öyle kurtulmuş hışmından yavrum :D gerçi hikaruivy da gong yoo ve min ho’yu sıvamış bayaa, jisub’umda arada kaynamış neyseki :D
    lee min ho’ya da tatar demişsiniz :D onu bilmem ama kang Ji-hwan bildiğiniz tatar yani :D ama fotoğraflarda da hiç güzel çıkmıyor haklısın, coffee house’da engin altan düzyatan’ın kuzeni olarak çıktı yalnız yeme de yanında yat, o diziyi izlememizi tavsiye eden mydestiny’e saygılar sevgiler burdan :)

    • bunusevdim permalink*
      Temmuz 1, 2011 11:10 am

      Selam :)
      Yav zaten mesele çirkin/yakışıklı olmaları değil, mesele dizide oynamaya başlayınca hepsinin “en yakışıklı” mertebesine erişiyor olmaları :)
      Kang Ji-hwan’ın Coffee House’daki o sarışın hali değişik gerçekten, farklı biri gibi olmuş.

      • Temmuz 1, 2011 1:51 pm

        ahahha itiraf et pişman oldun bu yazıyı yazdığına :D

        halbuki “mesele çirkin/yakışıklı olmaları değil, mesele dizide oynamaya başlayınca hepsinin “en yakışıklı” mertebesine erişiyor olmaları :)”

        bu cümleyi kaç defa söyledin de biz anlamazlıktan geldik, anladık meseleyi de işte işimize gelmiyor çingu :D kendimize itiraf edecek seviyeye gelemedik diyelim daha doğrusu :D

        not: ji sub yakışıklı ama :D

  16. bunusevdim permalink*
    Temmuz 1, 2011 7:58 pm

    Hahahha, doğru söze ne denir :) Zaten yazıyı yazarken de ama şu yakışıklı şu değil muhabbeti yapılır diye bekliyordum ama bu kavram değişik bir tılsımı olan bir şey. “Yakışıklı” kelimesi geçince muhabbet hemen dağılıyor, konu sapıveriyor :) Aynı notunda da dikkat çektiğin gibi hahahahha, iyi espriydi ama.

  17. Temmuz 2, 2011 10:03 am

    :) konuyla birlikte bizde sapıtmaya müsaittik zaten, neyse sağsalim atlattın şu güzel yazıyı, daha da sana birşey olmaz ;)
    :D Kimbapsushi’yi jisub cephesinde yanlız bırakmak olmazdı, notum ona ithafen ;)

Trackbacks

  1. Arşivden pek anlamlı resimler-3 « Bunu Sevdim
  2. Mim, En Şükela Harem Erkekleri « Bunu Sevdim

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: