Skip to content

Babaannem deyince aklıma geliyor

Ekim 12, 2011

Aslında anneannem deyince aklıma gelen muhteşem şeyleri yazmak daha hoş olabilirdi ama yalanmaktan yazıya devam edemeyeceğimden korktuğum için babaaanem deyince aklıma gelenler şeklinde daha klasik bir “Ninemi seviyorum, çünkü” temalı yazı olacak bu.

  • Kanzuk Pastil  

kanzuk pastil

Bu sadece benim babaanneme ait bir ilaç zannederdim küçükken ama değilmiş. Aslında temel olarak bir ilaç bile sayılamaz. Toz şekere bandırılmış naneli şeker gibi ama daha değişik. Dışındaki şekeri bitince atıveresim gelirdi ama sonuna kadar bitirirdim. Çünkü gizlice aşırırdım, böyle değerli bir şeyi atmak olmazdı. (Resim şuradan)

  • Bengay Pomad

bengay pomad

sarkaçlı duvar saatiİğnenin en acı vereni ile merhemin en çok kokanının etkili ilaçlar listesinin başında yer aldığına inanılır nedense. Eğer bu doğruysa dünyanın en etkili merhemi bu Bengay olsa gerek. Zavallı nineciğim çok ağrı çekiyor olmalıydı, aksi takdirde bütün gece dayanılacak gibi değil o koku.

  • Sarkaçlı duvar saati

Gecelerimin korkulu rüyası, kabusum olan saat. Bir rahat vermezdi, gönül rahatlığıyla uyuyamazdım. Gece 12’de 12 kez “dong dong” diye çalan koca bir canavardı o :) Yine de severdim, çok otantik bir saat.

  • Kurutulmuş erişte

Benim babaannem ev eriştesi yapar her sene. Tüm ailenin katıldığı ev organizayonlarından biridir bu. Bazısı hamuru hazırlar, bazısı yoğurur, sonra toplu bir şekilde kesilir. Ve salonun tam orta yerine serilen bir örtünün üstüne serilip kurumaya bırakılırlar. Ah o hamur halleriyle o kadar tatlı olurlar ki, hele yeme onları hasta olursun denmişse daha tatlı olur gizlice yemek. Sonra kurudukça da ekstra kıtırlıkla çerez gibi habire yiyesin gelir. Gördüğünüz gibi henüz erişte olamadan çoğunu evin çocukları olarak biz yerdik o zamanlar :) (Bu arada küçükken her şeyi aşırıyormuşum ben yahu hahah)

Seviyorum ki ben onları, uzun zamandır görmüyorum kimseyi, özledim.

11 Yorum leave one →
  1. Ekim 12, 2011 4:11 pm

    Şu saat hala anneannemn evinde var ve gece 12’de dong dong diye çalıyor. Bayramda gittiğimde yine göreceğim, artık bir şekilde onu yok etmenin zamanı geldi bence haha :D

  2. Ekim 14, 2011 3:49 pm

    Çok tatlı bir yazı olmuş Bu :D bayıldım, hem nostalji kokuyor hem de aile konulu olduğu için içimi ısıttı :D Allah babaannene uzun ömür versin ki daha çok ev eriştesi yiyebilesiniz :)

  3. bunusevdim permalink*
    Ekim 16, 2011 9:03 pm

    ~~Lee: Ne yaptın yav, o saat yok edilir mi. Tarihi değerleri var onların :) Ben çok seviyorum o saatleri, her baktığımda çocukluğumu hatırlıyorum, babaannemim evindekini de hayatta ellettirmezdim. Hatta ilerde kendi evim olursa salona bir tane almayı planlıyorum :)
    ~~makinosev: Amin. Canım çok teşekkürler, ne güzel bir dilek bu :)

  4. Ekim 16, 2011 10:09 pm

    Merhaba:)
    Kanzuk pastili ve erişteyi görünce birşey yazmadan gitmek olmaz dedim.Tam tadını hatırlamasam da elime geçtikçe yerdim kanzuktan küçükken.Ve hala kurutulmuş erişte yemeye bayılıyorum.Aslında pek bi tadı yok ama kıtır kıtır olması beni cezbediyor galiba:)

  5. bunusevdim permalink*
    Ekim 16, 2011 10:45 pm

    Merhaba canlina,
    Kanzuk pastil belki de eskiden daha yaygındı, acaba reklam mı yapmışlar diye düşünmeden edemedim şimdi
    Kurutulmuş erişte çerez gibi gerçekten, hem tuzdu yağdı falan da yok, ağzını meşgul tutuyor :)

  6. Ekim 16, 2011 11:07 pm

    Evet evet ağızı meşgul tutması çok önemli bence de:)birşey yemeden içmeden fazla duramıyor insan:)

  7. bunusevdim permalink*
    Ekim 16, 2011 11:28 pm

    Bu sorun yüzünden bu aralar sakıza verdim kendimi. Yoksa durduk yere karnım acıkıyor, yalanıyorum falan.
    Yakında kendime emzik alacağım :)
    Ya da daha güzeli erişte mi yapsam :)

  8. Ekim 17, 2011 1:22 pm

    Sakız da çiğnedikçe acıktırıyor insanı.Emzik güzel fikir bak:D
    En güzeli bişey yememek ama o da olmuyor napalım?:D

  9. seyma permalink
    Ekim 19, 2011 8:10 pm

    ayy süper yazmışsın yine.. severek okudum çünkü bana kendi babanemi hatırlattı.. bengay bizmkinin de vazgeçilmezleri arasında ve tabi erişte biz ona ev makarnası deriz.. bi de ev tarhanası yapar ki bi oda tamamen tarhanalara ayrılır ve her bir köşeye serilir.. artık on gün evden o tarhananın kokusu çıkmaz:) tabi şimdi pek uğraşamıyor öyle şeylerle ;) hep varolsunlar yaa..

    • Ekim 19, 2011 9:05 pm

      Hahah her babaannenin klasikleri arasında demek ki erişte ile tarhana. Bizim de tarhanamız çok meşhurdur ama o kurutulurkenki kokusundan nefret ettiğim için sevdiğim şeyler arasında anlatamadım :) Bengay yanında halt etmiş tarhana kokusunun :)
      Ama geçen annemle yaptık tarhana. Küçükken gözümde büyüttüğüm kadar zor değilmiş, hem sonra çorba yaparken de kolay. Nohut koyunca lezzetli de oluyor zaten :)
      İnşallah başımızdan hiç eksik olmazlar.

  10. ŞAZİŞ permalink
    Temmuz 5, 2012 5:15 pm

    Immm anlattıklarının hepside var hala bizde bir tek kanzuk pastil hariç :) hiç tatmadım kendilerini ama tatmak için can attığım da bir gerçek =) erişte tarhana hala yapar annemler =) bengaya gelince babamın ve annemin baş direğidir. Onsuz birşey yapmazlar :D Ne acı ama çok kötü kokusu var :D yazını büyük bir zevkle okudum :)

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: