Skip to content

Koreli Kadınların Saç Modelleri

Aralık 17, 2011

Tacir dizisindeki esas kızı oynayan Da-nyung karakterini izlerken içimden saçlarıyla ilgili bir şeyler yazmak geldi. Ben örgülü saçı çok severim, e malum geleneksel Kore saç modellerinde örgüsüz saç bulamazsınız. Ama bu demek değil ki tek tip saç modeli var. Bekar ya da evli olmaktan tutun da sosyal statüye kadar pek çok gerçek kadının saçını bağlama tarzını değiştiriyor. Sadece kadının saçına bakıp pek çok şey anlayabilirsiniz. 

Misal Da-nyung’u 25 bölümdür uzun saçlarını arkadan dümdüz örülü olarak gördük. Hatta aşağıdaki resimde saçlarını iki yandan ince örmüş ve onları arkadaki asıl örgüyle birleştirmiş. Bu bekar olduğuna işaret. Örgünün ucuna taktıkları kurdelelerden da gözümü alamıyorum nedense. (Aynı şekilde evlenmemiş genç erkekler de saçlarını arkadan örüyorlar ama onlar bir de alınlarına bant da takıyorlar, mesela Sang-ok’un erkek kardeşini hatırlarsınız)

Bu saç tarzının adı daenggi meori. Daenggi örgülerin ucuna taktıkları kurdeleden geliyor. Meori ise baş demek.

danyungun saçlarına odaklanalım lütfen

Yukardaki resimleri seçmemin başka bir nedeni de var. Malum, Sang-ok kıza çıkma teklif ediyor. Orada buluşalım burada buluşalım… Taciz etme uleyn kızı. Hahah, durum böyle değil tabii ki.

Dizinin en son 25. bölümü yayınlandı ama merakımdan 26. bölümün de başını izleyeyim dedim. Ne yalan söyleyeyim şimdiye kadarki bölümler içinde en çok şaşırdığım bölüm 26. bölüm oldu, pazartesi fırsatınız varsa kaçırmayın derim. Nerede kalmıştık…

danyungun başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi

Yukarıdaki resimde arkadan örülen saçın topuz şeklinde kıvrılıp uzun ve kalın saç çubuklarıyla sabitlendiğini görüyorsunuz. Bu evli bir kadın olduğunu temsil ediyor. Hatta o saç çubukları (o tokaların adı binyeo) çeşit çeşit oluyor ve Kore kadınlarının nadir aksesuarlarından biri olduğu için kalitesi kadının zenginliğine ya da saygınlığına işaret ediyor. (Bununla kulak karıştırmak konusunda okuduğum şeyleri size anlatıp tadımızı kaçırmayalım, ıyy.)

Bir erkeğin bir kıza binyeo vermesi ona evlenme teklif ettiği anlamına gelirmiş.

Yemeklerin içinde zehir var mı diye gümüş kaşık batırdıklarını dizilerde görmüştüm, aynı amaçla gümüş binyeolar da kullanılıyormuş.

gelin danyung

Bu da evlenirken yapılan saç modeli. Tepesindeki süsün adı jokduri imiş. Dışı siyah ipek, içi de pamuk ya da kağıtla dolduruluyormuş. Yanlara da iki küçük kilim attık mı tamamdır :)

daejanggeum003sy2

Hatırlarsınız Saraydaki Mücevher gibi pek çok tarihi dizide evli kadınların ya da saraydaki yüksek rütbedekilerin saçları ise örgüyü taç gibi başına dolamış haldeydi. Bu saçlar ne kadar kalınsa kişinin o kadar yüksek rütbeden olduğunu anlayabilirsiniz.

Bazen başın tepesine bir yastıkçık koyup peruktan yapılma örgüyü onun üzerine sarıyorlar. O zaman tabii ki daha şaşalı duruyor. Mesela kraliçe ve kral annelerininki. Onlar artık son boyut oluyor, neredeyse kafanın üstüne bir kafa daha koymuş gibi. Ve saçların orasına burasına taktıkları süsler de daha fazla oluyor.

gisaeng tarzı

Gi-saeng denen erkekleri eğlendiren kadınlar ise kalın saç örgülerini (ki o kadar kalını ancak perukla mümkün)  garip topuzlarla başlarının üstünde taşıyorlar. Aşırı süslü tokaları da cabası.

Yukarıdaki resimlerden soldaki Hwang Jin Yi filminden. İzlemedim ama Song Hye-kyo’yu o saçla görüp unutmak mümkün değil. Sağda da Sungkyunkwan dizisinde malum kiseng kılığına girmece mevzuları esnasında :) O dizideki meşhur kiseng Cho-sun’un abartılı saçlarını hatırlamışsınızdır.

Evlenen kadınların saçlarına girsem mi girmesem mi bilemedim. Evlenen kadın deyince aklıma hemen Goong’daki kızın evlilik töreni ve tabii gerdeğe girerkenki (!) koca boynuzlu saç modeli geldi :) O boynuzlar da (ne diyeceğimi bilemedim) eskiden saçtan yapılırmış, ama sonra hem çok ağır oluyor diye hem de saç israfı olmasın diye tahtadan yapıp siyaha boyamaya başlamışlar.

goong şin çeyangın saçını açmaya çalışırken

Koreliler Konfüçyüs öğretisine ters düştüğü için vücutlarının bir parçası olan saçlarını  normalde kestirmiyorlarmış. E peruklar için de birileri saçlarını kestirmek zorunda. Bir dönem bu peruk yapımı bu nedenle yasaklanmış. Hatta bu yasak döneminde ille bir şey takacaksanız jokduri takın demişler.

Zaten bu peruklar (gaçe) çok ağır oluyormuş. Okuduğuma göre 3-4 kilo kadar. Hatta çok eskilerde 13 yaşındaki bir gelinin bu perukların ağırlığı yüzünden öldüğü de olmuş. Tarihi dizilerdeki kadın oyuncular bu konuda çok sıkıntı çektikleri için bazı yönetmenler bu peruk kısmını kullandırtmayabiliyormuş.

Tabii o kadar saç biraz da pahalı oluyor. Bazı fakir aileler gelinlerine bu gaçelerden hazırlayabilmek için 6-7 sene harcarlarmış.

 

Kore dizilerini ilk izlemeye başladığım zamanlar en garip gelen şeylerden biri de kadınların ve erkeklerin saçlarıydı. Özellikle de sageuk denen tarihi dizilerde. Bugün biraz kadınlarınkinden bahsetmiş oldum böylece. Erkeklerinkine de belki sonra değiniriz.

Daha fazlasını öğrenmek isteyenlere:

  • Korea Tourism Organization: Kore kıyafet, saç ve takıları.
  • Geleneksel bazı saç modellerinin nasıl yapıldığını gösteren bir video.
  • Ask a Korean: Saç modelleri- Korece isimleriyle.
  • Dizilerden örneklerle hanbok ve saç örneklerini anlatan bir blog.

Bu garip saç modellerini seviyorum.

28 Yorum leave one →
  1. Aralık 17, 2011 7:37 pm

    Aydınlatıcı ve güzel bir yazı olmuş. Tarihi dizilerde bölümler ilerledikçe saç modellerinin değiştiğini fark ediyordum ama bu durumu irdelemek aklıma gelmemişti :)
    Hemen bütün tarihi dizilerde şu binyeolarla ilgili bir sahne ya da hikâye oluyor heralde ama açık bir evlenme isteğine karşılık geldiğini şimdi senden öğrendim. Mesela Hong Gil Dong’da esas kızımız her iki adaydan da binyeo almıştı, birisi annesininkini diğeri de altın bir tane vermişti galiba, ya da ikisi aynı da olabilir tam hatırlayamadım. Tabii bu durum kızı pek sevindirmişti. Bir de Jibeuro’daki çocuk ninenin binyeosunu çalınca zavallı kadıncağız tahtadan bir tane yapmak zorunda kalmıştı.
    Şu Sang-ok’la Da-nyung arasındaki meseleye ben de takmış durumdayım. Şurda buluşalım burda buluşalım meselesinde Sang-ok’a kızdım ama sonra Da-nyung’un tepkisine anlam veremedim, gidişat ordan belliydi zaten.
    Ayrıca 26. bölümle ilgili biraz spoiler yemiş gibi oldum ama neyse artık :)

  2. Aralık 17, 2011 8:09 pm

    26. bölümle ilgili herkes spoiler yedi sayemde ama bu spoiler bildiğin spoilerlara benzemiyor :)
    Binyeo’ları yazarken aslında benim de aklıma hemen Ev Yolu geldi. Hatta zavallı ninecik sonradan kaşık bile takmıştı :) Bizde altın bilezik neyse Korelilerde de aksesuar adına binyeo o gibi. Kadınların üzerindeki en değerli şey o oluyor. Hatta yine Jibeuro’da çocuğun ninesinin binyeosunu çalmasının nedeni de bu. Gerçi o kadar pahalı olanlardan değildi ama öyle işte.
    Evlenme teklifi meselesini öyle okuduğum için yazdım, belki her zaman o anlama gelmiyor da olabilir. Ama binyeonun evli kadınlardaki kullanımını düşününce mantıklı geliyor.
    Yi Nok kıymetli olan eski kraliçenin tokasını yolda bulup beğendiği için takmıştı. Hong Gil Dong’un aldığı için de evlenmek niyeti olarak kabul edebiliriz bence.

  3. Aralık 17, 2011 8:10 pm

    Tarihi dizileri pek izlemediğim için bir sürü bilmediğim ayrıntı öğrenmiş oldum. Güzel bi posttu vesselam. :)

  4. Aralık 17, 2011 11:03 pm

    Harika bir yazı olmuş, ellerine kollarına sağlık :D :D yorumlarınla da kopardın beni :D
    “Dışı siyah ipek, içi de pamuk ya da kağıtla dolduruluyormuş. Yanlara da iki küçük kilim attık mı tamamdır :)” :)))))))))))))))))
    yazının erkeklerle ilgili olanını da merakla bekliyourm :D
    kaynaklar içinde teşekkürler.

  5. Aralık 17, 2011 11:15 pm

    ~~2zlerr: Tarihi diziler genelde sıkıcı gibi düşünülüyor ama böyle düşünüp hepsini silmemek lazım. Pek çok tarihi dizi çok ama çok güzel çıkabiliyor aslında.
    ~~makinosev: Hahah, ne yapayım, şimdi gidip onun adını yazsam kimin umrunda. Böyle hem ben eğleniyorum hem siz :)
    Erkeklerinkini yazarken “Bunu takınca amma yakışıklı oluyorlar” “Şunla çok karizmatikler” şeklinde içimde gizlenmekte olan fangirl’ü ortaya çıkarmaktan korktuğum için yazmam zor olacak galiba :)

    • Aralık 17, 2011 11:27 pm

      korktuğun şeye bak :D (biri fangirl mü dedü :D tam adamına söyledin :D :D ) sende ne yap et bir kılıfına uydur, bakınız bayanlarınkini yazdım ayıp olmasın beylerin ki de böye filan :D ha kaleminden çıkacaklardan korkuyorsan güvendiğin birine önceden düzelttirirsin :D

      • Aralık 17, 2011 11:41 pm

        Şimdi ben başıma geleceği biliyorum Jumong’dan girip Jungho Min’den çıkacağım, belki de çıkamayabilirim :)) Arada Geol-oh var, efendime söyleyeyim Lee Seon-joon ve şapka muhabbeti. Yazıyı düzelttirmesem +bilmemne ibaresi koymak gerekebilir.
        Ama eğer gözümü karartıp yazmaya kalkarsam sen benim için düzeltirsin artık :)

      • Aralık 18, 2011 12:23 am

        :D :D desene o yazı daha baştan yaş :D ben düzeltmeye kalkarsam ohooo, araya jisub’ı bile katarım :D neyse Bloggerı karışmak olmaz :) her türlü takipteyim :)

  6. Aralık 18, 2011 12:01 pm

    Bu yazını görmüş ama atlamıştım çok ilginçmiş. Çok beğendim, sonunda biri anlamlı bir açıklama yaptı tarihi dizilerde gördüğümüz nesnelerle ilgili :) Ben mesela Cangemada ve Muhteşem Kraliçedeki dekorasyon farkını çok merak ediyorum. Biri diğerinden daha ileride olmasına rağmen daha sade, diğeri çok daha eski olmasına rağmen daha modern duruyor enteresandı. Araştırdım aslında hatta Korelilere bile sordum ama net bir yanıt alamadım. Saç modellerinin medeni hale işaret ettiğini anlamıştım ama sosyal statü simgesi olduğunu bilmiyordum. Ellerine kollarına sağlık canım. Okuması keyifliydi :)

  7. Aralık 18, 2011 7:32 pm

    Teşekkür ederim, aydınlatıcı olduysa ne mutlu bana.
    Kore tarihi hakkında detaylı bilgim yok ve atıp tutmak da istemiyorum :) Ama söylediklerinle ilgili okuduklarımdan çıkardığım birkaç teorim var, onları paylaşayım bari..
    Öncelikle zamanlar aynen dediğin gibi. Cangema Joseon hanedanlığı zamanında ve 1500’lerde yaşamış. Kraliçe Seon-deok ise Üç Krallık döneminde (Goguryeo, Silla, Baekje) Silla’da 600’lerde yaşamış.
    Silla hanedanlığının kral ve kraliçelerinin müzelerdeki giydiklerini görmüştüm internette, Joseon’dakilerden daha şatafatlı olduğu görülüyor.
    Gerçekten de Silla süsü püsü ile meşhur bir memleketmiş. Şaşaalı Silla modası bile diyorlar. Altın kullanma olayını o kadar abartmışlar ki, hayvan tasmalarında bile altın kullanırlarmış :) Bu moda olayındaki ilerleme biraz da Silla’nın son dönemlerindeki Çin’le olan yoğun kültürel alışverişe bağlıymış.(diyenlerin yalancısıyım)
    Hatta bir blogda Silla döneminden kalan altın küpeler görmüştüm, o kadar ince işçilik yapmışlar ki, mm’likti yani, gözlerim yuvalarından fırlayacaktı neredeyse. Bir de biz Kore’yi sade biliriz adamlar alasını da yapmış zamanında.
    Öyle yani “belki” bunu sonraki Joseon’un bir eksisi değil de önceki Silla’nın bir artısı olarak düşünebiliriz.
    Silla dönemi bitip Üç Hanedanlık birleşince bırakalım bu Çin işlerini falan demişler, bir de sonra Joseon’da Konfüçyüslük falan da yaygınlaşmış, bu sadelik “belki” onunla alakalıdır.
    Bir de şöyle bir şey var Silla zamanı kadınların nispeten daha çok söz sahibi olduğu bir zamanmış. Düşünsene birkaç kadın hükümdarları bile olmuş. Eee kadının olduğu yerde estetik de olur :) (Bu da tamamen benim uydurmam hehe)
    Ya da tamamen yönetmenin seçimidir. İlle yüzde yüz tarihe bağlı olacaklar diye bir şey yok. Süslü olsun istemiştir olmuştur hahah.
    Bunlar benim okuduklarım ve fikirlerimin karışımı tabii ki. İlerde öğrenirsem asıl sebebini, sana da haber veririm.

  8. Aralık 18, 2011 7:36 pm

    Bende Konfüçyüs öğretilerine bağlıyorum gelen sadeliği ama sadece süste değil mesela Muhteşem Kraliçe dönemimde masa var ama Cangemada yerde sehpalar var. Yer yatakları var mesela. Mobilyalar neticede teknolojik gelişme olarak algılanabilir dolayısıyla günümüze yaklaştıkça gelişme göstermesi gerekir. Neyse mevzu uzar ilginç buldum. Aydınlatma için de teşekkür ederim :)

  9. Aralık 18, 2011 8:09 pm

    Cangema’da da masalar vardı yav, hatta Cungo Min’le Cangema masanın başında koşuyorlardı da krala yakalanmışlardı :)
    Şimdi baktım, genelde Joseon’la ilgili çok bilgi var ama Üç Krallık dönemi ve öncesine ait çok fazla bilinmeyen var diye yazıyor hep.
    Bence filmi yapanların seçimine kalmış çoğu şey, tarihi aynen olduğu gibi yansıttıklarını düşünmüyorum. Tabii ilginç yine de.

  10. Aralık 18, 2011 8:43 pm

    Şöyle bir şey buldum:
    http://www.parkenglish.com/redirect/Information/Information-V-44-foodinkorea.php
    “Meals were served on either high or low tables until the Koryo Dynasty. However, during the Choson Dynasty, the low table came to be predominantly used due to a type of under the floor heating system (ondol) that came into vogue at that time. The tables were often beautifully shaped and decorated. During the rituals and palace ceremonies, however, the high tables continued to be used, preserving the ancient tradition.”
    Yerden ısıtma sistemi yaygınlaşınca yere yakın masaları daha çok tercih etmişler şeklinde bir açıklama :)
    Bir de şöyle bir kitap var:
    http://books.google.com.tr/books?id=GgggoczqxDsC&printsec=frontcover&hl=tr#v=onepage&q&f=false
    Joseon’da Konfüçyüslük teknolojik gelişmeyi önledi, lüksten uzaklık vs diyor.

  11. Aralık 18, 2011 10:29 pm

    Teşekkür ediyorum güzelim. Ekleyeceğim bunları sık kullanılanlara bakacağım detaylı olarak :)

  12. melike permalink
    Aralık 19, 2011 10:12 am

    yazın çok güzel olmuş ellerine sağlık..bende çok ilginç bulurdum örgüler neen değişik şekillerde yapılıyor diye..goong sahnesi direk aklımda canlandı zaten =)
    yanlız şunu anlamadım
    “Yemeklerin içinde zehir var mı diye gümüş kaşık batırdıklarını dizilerde görmüştüm, aynı amaçla gümüş binyeolar da kullanılıyormuş.”
    yani gümüşe verdiği tepkiye bakarak mı zehirli olduklarını anlıyorlar diye çok saçma bir yorum yapıcam ama aydınlatırsan sevinirim..

    • Aralık 19, 2011 5:55 pm

      Goong’daki gece sahnesi fevkaladenin fevkindeydi canım :) Olayları başlatan tahta boynuz ve peruk saçlara selamımı çakmadan edemedim :)
      Gümüş kaşık meselesini doğru anlamışsın. Eğer yemeğin içinde arsenik sülfidleri varsa gümüş sülfürle reaksiyona girip, kaşığın rengi değişiyor, kararıyor vs. Tabii ki günümüz için geçerli bir metod olmamakla birlikte, eskiden çok kullanılırmış ki hemen her tarihi dizide yer veriyorlar. Özellikle de taht kavgalarında. O yüzden kral ve ailesinin yemeklerine öyle bakılıyor. Tabii daha garanti bir yol var, mesela yemeği kraldan önce başka biri tadıyor, böylece zehir varsa o ölüyor. Hahah, karışık işler işte :)

      • melike permalink
        Aralık 19, 2011 7:24 pm

        evet daha etkili bir yol gerçekten…bizde bazen kullanıyoruz kardeşimle =P

  13. Aralık 19, 2011 4:03 pm

    Yazını ilk yayınladığında okumuştum ama yorum yazamadım içimde kalmıştı bende hemen geldim.
    Tarihi dizileri izlediğimde hep dikkatimi çekerdi bu saçlar, o zamanlar küçük çaplı araştırmıştım dediğin gibi statü farkını ortaya koymak içinmiş. Baya şaşırmıştım ama ilgimi de çekmişti hani. Kore de bu saygı sevgi işlerine çok önem veriyolar hakkaten ya, sadece saçlardan ziyade elbisenin deseni, rengi, tokalar, elleri bağlama şekli, erkeklerin kafasına taktıkları şapkaların (adı herneyse işte:))) şekli ve boyutu… Ama tabiki bunlar içinde en çok dikkati çeken saçlar oluyor. Hep Düşlerim Prensi’ndeki kızın evlilik sahnesi aklıma geliyor, hani kız kafasında kocaman bişeyle selam vermeye kalkıyorda düşürüyor kafasından. Sanırım banada taksalar bende düşürürdüm, çok ağır yahu. Bu saçlardan evli-bekar ayrımı yapmaları da çok ilginç gerçi bizde de hızmayla aynı şeyi yaparlarmış yada küpe. Kız evlenince (anadoluda) burnuna hızma yada küpe takarmış şimdilerin yüzüğü gibi.

    Herşeye rağmen Gi-saeng’lerin saç modellerini tek geçiyorum arkadaş:D Çok manyak ama göz alıcı modeller yapıyo hatunlar, ilgi çekmemek elde değil:)) Yazı için teşekkürler çingu gayet aydınlatıcı olmuş;)

    • Aralık 19, 2011 6:05 pm

      Aslında elbiseler de çok hoşuma gidiyor. Onu da yazacaktım ama baktım yazı uzadıkça uzuyor, kestim :)
      Ben de bizdeki evlendikten sonra çeşitli adetler olduğunu duydum. Mesela doğuda bazı yerlerde kızlar evlenmeden kaşlarını almıyor. Bazısı evlenmeden saçını boyamıyor. Eminim başka takılı adetler de vardır. Anneme sordum, Anadolu’da da oyalar farklı olurmuş. Bekar olan, evli olan, sevdiceği olan vs hepsinin farklı oyaları olurmuş :)

      • Aralık 19, 2011 7:20 pm

        Oyaları bende duymuştum ama tam olarak şeklimi boyutumu farklılık gösteriyo bilmiyorum. Bende annemden yazmaların örtülüş şeklinin farklı olduğu duymuştum. Bekar kadın yazmasını arkadan bağlarken evli kadın yanyağlık(önden bağlanan) örterlermiş…
        Dediğin gibi işin içine girince çıkılmıyor:) Amma da farklı şeyler varmış kardeşim, şimdi tek bir yüzükle herşey halloluyor:))

      • melike permalink
        Aralık 19, 2011 7:22 pm

        anadoluda da var benim bildiklerimden de bir kaçını yazıyım..örtülü bir bayan evlenmeden önce şu desenli büyük yazmalardan evlendikten sonra renkli yada renksiz tülbentlerden örterler..bazı yörelerde ilk bir kaç yıl kayınların ve kayınbabanın yanında ağızlarını kapatırlar ama kadınların yanında açabilirler..sonra ilk bir kaç ay gelini dışarı çıkarmazlar….aaa birde saat olayı var kol saati bileğin üstünde olursa kız bekar ama bileğin iç tarafına doğru olursa kız evli demek(küçükken çok azar yemiştim bu yüzden)…kızın makyaj olayı da öyle evlenmeden makyaj yasak..yaşın kaç olrusa olsun =(( kaş olayıda var(neyseki geçen aylarda abimin düğününde aldım bekar olmama rağmen)ama kaş olayından başka birşey daha var bacak tüylerini alan kızlara bile iyi gözle bakılmazdı ki çok şükür kalktı imse yapmıyor öyle arada birkaç ninelerimiz hala öyle davransada…saç boyama ise önceleri öyleydi ama şimdilerde 15-16 yaşındaki kızların bile saçları beyazlıyor diye 18 yaşından sonra serbest boyamak…

      • Aralık 19, 2011 7:39 pm

        Oncelikle cok guzel bir yazi olmus, tesekkur ederim. Cok aydinlandim.

        Eskiden insanlarin gorunusu sosyal statusunden dinine kadar herseyi gosterebiliyormus. Simdiki bizler moda neyse onu giyip taktigimiz; ya da saclarimizi o sekle soktugumuz icin ilginc geliyor. Bilmiyorum hangisi daha iyi, ama gelenegi de bilmek ve yapmasak bile bir sekilde korumak gerek herhalde.

        Oya meselesini ben de duymustum. Bir de basliklar, basliklara takilan susler, kiyafetlerin rengi, uzerlerindeki nakislar da belli seyleri gosterirmis. Hatta hali-kilim dokuyan kizlarin eserlerine bakip hikayelerini ogrenmek, ne hissettiklerini anlamak bile mumkunmus.

        Her neyse, uzatmayayim. Kore kulturune dair birsey daha ogrenmek guzeldi. :)

  14. Aralık 19, 2011 8:44 pm

    ~~koroglu: Keşke geleneklerimizi koruyabilsek ama yaşanmadan da nasıl korunur o gelenekler bilmiyorum.
    Aslında Türk kültürü nereden bakarsam bakayım diğer kültürlerden çok daha çeşitli, canlı, anlamlı. Biraz da ilgi lazım galiba. Baksana dokuduğu halıya bakıp duyguları anlayabilmek ne demek!

  15. Aralık 19, 2011 8:58 pm

    Evet bildiğim spoilerlardan değilmiş ama evliliğin Sang-ok’la Da-nyung arasında olmayacağını tahmin etmiştim :)
    26. bölüm hakikaten beni de hayretler içerisinde bıraktı, böyle bir şey olabileceğini hiç beklemiyordum. Da-nyung’un önceki tepkisinin nedeni de anlaşılmış oldu böylece.

    Bu arada yukarıdaki yorumda linkini verdiğin kitabı da çok beğendim. Ewha Womans University’nin Kore kültürüyle ilgili ‘The Spirit of Korean Cultural Roots’ isimli mini kitaplardan oluşan böyle 24 kitaplık bir serisi var, bu kitap 18 numaralı kitap. Bir kitapçıda bu serinin tamamını görmüştüm, hepsini almak isterdim ama sadece ilk kitap olan ‘A Brief History of Korea’yı satın almıştım (çünkü tanesi 15 dolardı :) ). Google books’da serinin tamamı var sanırım (ama maalesef sadece bazı sayfalar gösteriliyor hepsi değil), fırsat buldukça okumak çok hoş olabilir :)

  16. seh permalink
    Aralık 19, 2011 9:10 pm

    cumartesi akşamı sayfanı açıpta da-nyugun gelinlikli resmini
    görünce çok şaşırdım. diziyi büyük bir heyecanla beklettirdin bana
    eyvah bizim kız evlendi dedim pazartesiyi zor ettim valla.

    yazında diziyi anlatmışsındır diye okumak için bugünü bekledim.
    öncelikle çok güzel bir yazı olmuş parmaklarına sağlık.
    ilk cangemayı izlemiş ve başta kraliçe olmak üzere kadınların
    saçları çok ilginç gelmişti bana ama asıl şoku düşlerimin prensinde
    yaşadım. eun hye saçları inanılmazdı.
    izleye izleye alıştık galiba artık çok normal geliyor bize
    bu arada erkeklerin saçlarıyla ilgili bencede muhakak yazmalısın.
    merakla bekliyoruz yazmıyayım deme sakınnn

  17. Aralık 19, 2011 10:33 pm

    Asyalilar ” bir sey olsa da statumuzu gostersek” diye hazirda bekliyor herhalde (:
    Gerci sac bir cok kulturde bir seylerin gostergesi olarak kullaniliyor.Fakat su ense topuzunun ve tokasinin evlilige isaret olmasini ve gisaenglerin kocaman sapkalarini cok begendim.Sungkyungwan Scandal’da kiz ondan takinca epey goz alici olmustu..Alakasiz olacak ama son zamanlarda cikan dizilerde dikkat ettim ki erkek ve kadinlara makyaj yapilirken yuzu soluklastirip ruju dudagin icine belli belirsiz suruyorlar.Super bir bulus olmus bence.Ben de kopyaladim hemen bu yontemi :D

  18. Aralık 21, 2011 9:50 am

    ~~희망: Olaylar olaylar :) Ben zaten daha dizi başlamadan Sang-ok Da-nyung mevzusunun akıbeti ile ilgili spoilerı yemiş bulundum. En azından siz rahat izleyin bari
    Ben de o kitabı başta sadece ilgili kısımlarını okuyayım diye açtım sonra bir baktım tüm ön izlemeyi okumuşum. Onun bir seri olduğunu bilmiyordum, fırsatım olduğunda tüm ön izlemeleri okuyayım bari :)
    ~~seh: Düşlerimin Prensi o Kore geleneklerine komk bakış açısıyla güldürürdü bizi zaten. O saçlar, kızın hayalleri, gecenin gidişatı… Komik bölümdü kısaca :)
    ~~Mikal Zia: Statü her memlekette var canım, ona yapacak bir şey yok :)
    Bahsettiğin makyaj olayı gözümde canlandı, Korelilerin makyajlarını seviyorum zaten.

  19. Aralık 24, 2011 4:28 pm

    Bilgi veren aynı zamanda eğlendiren çok güzel bir yazı olmuş:)Ellerine sağlık:).şu yanlara kilim atma yorumuna bittim^^Ne derdi varsa bu korelilerin kadınlarla?
    O saçlarla dizi çekiyorlar bir de hadi onları geçtim eskiden nasıl uğraşıyorlarmış bunlarla her gün..

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: