Skip to content

Arşivden pek anlamlı resimler-4

Aralık 29, 2012

Bu seriye ara vereli 1 seneden çok olmuş, halbuki bayılıyorum böyle sevdiğim resimlerin altına bir şeyler yazmaya. Bu arada merhaba, ben bunusevdim. Belki unutmuşsunuzdur, baya oldu yazmayalı :)

köpek yavrusu

Reply 1997 tüm blog yazarlarının severek izlediği bir dizi oldu. Bizi 90’lara götürmesi sayesinde baştan kalplerimizi fethetmişti gerçi ama karakterlerin hepsi dizinin tadına tat katmış. Velhasıl beğendik, tavsiye ediyoruz. En çok da platonik olarak sevdiği çocukluk arkadaşının her dediğini yapan Yoon-jae karakterine bayıldım. Kendisine benzeyen bir köpek arayan şu tavırlara bakın yahu. Yoon-jae’yi oynayan oyuncunun adı Seo In-guk ve kendisi aslında SuperstarK isimli bizdeki popstar kıvamında bir yarışmada kazandığı birincilikle ünlü olmuş. O yarışmadaki tombiş hallerini de sevdim, ama bir insan bir-iki senede nasıl bu kadar değişir aklım almıyor. Mesela başka bir şarkı yarışmasından tanıyıp sevdiğim Lee Hi/Hai var. Yeni bir şarkı çıkarttı ve o da bir sene öncesinden çok farklı. Kilo vermek en büyük paya sahip ikisi için de. Çok iyi niyetliyimdir.

 

reply 1999 maç izlerken

Yine Reply 1997’den gidiyoruz ama bunu koymayı çok istedim. Burada hep beraber beyzbol maçı izliyorlar. Şu ön sıradakilerin ne kadar zor durumda olduklarına baksanıza :) İyi dayanmışlardı o gün. Aslında o bölümle ilgili en sevdiğim şey Yoon-jae’nin çalan telefonu açıp, ustaca  cevaplayışıydı. Tüm aile tavukçuya verdiği dürüst cevap yüzünden alkışlamıştı onu hahah. Çok hoşuma gitmişti o sahne.

 

unstoppable marriage

Unstoppable Marriage filminden komik bir sahne. Bu aralar hafif romantik komedilerle aram çok iyi. Sevenlerin kavuştuğu, sıfıra yakın dram içeren, bolca güldüren, pek -hatta hiç- düşündürmeyen filmlerden bahsediyorum :) Unstoppable Marriage bu kategoride sayılabilir. Güzel vakit geçirmek için iyi geliyor. Başrollerde Eugene ile Ha Seok-jin var. Zaten Eugene’e deli oluyorum, o kızdaki nasıl bir şans yahu, karşılıklı oynadığı tüm erkek oyunculara insanın ağzı açık kalıyor. Ha Seok-jin’i ise severek izlediğim Once Upon a Time in Saengchori’den tanıyordum, gerçi orada soğuk nevalenin tekiydi. Bu filmde ise çok şabalak bir estetik cerrahını oynuyordu, şabalak dediysem iyi anlamda dedim aslında. Yukarda bu ikilinin anne babasını genşleri takipteyken görüyoruz. Aslında oğlanın annesini canlandıran karakter tüm filmi domine ediyor diyebiliriz. “Happy Shit” ve “Avustralya şarabı seni öldürür mü yani?” replikleri süperdi.

 

muz

Bu aralar yemekleri süsleme püsleme resimleri acayip ilgimi çekiyor. Hayır bu tembellikle ya da yorgunlukla yemek falan yaptığım yok da, insan resimlere baktıkça bu kadar basit hamlelerle yemekler nasıl bu kadar eğlenceli hale gelebiliyor diye şaşırıyor. Hayatta hep öyle olmak lazım zaten, basit şeylerle canlı tutmamız lazım hayatımızı. Bir muz şapkasından hayat derslerine… Tey tey.

 

417383_256162404453471_139188202817559_551190_9954789_n

Koleston reklamı. Doğal renkleri göstermede acayip başarılı olmuşlar yalnız.

 

1032156_700b

Bob Ross’u izlerken muhtemelen hepimiz aynı tepkileri vermişizdir. Yav hacı niye resmin orta yerine attın o siyahı şimdi dediğimiz anda oralardan ya mutlu bir ağaç ya da mutlu bir dere çıkıverirdi.

 

vlcsnap-2011-07-27-13h25m29s124

One Piece animesinden bir kare. Luffy Sanji’yi taklit ederken, kaşlar bile aynı hahah. Tabii aç bir korsan grubunun aşçısı olmak kolay değil, mutlaka yemekleri aşıran çok oluyor. Sanji’nin yemekler için kızarken ilk önce böyle sakince soruşu vardır. Bu açıdan Luffy’nin taklidi süperdi. Çok eğlenceli çocuk cidden.

 

Arşivden pek anlamlı resimler serisinin ilk, ikinci ve üçüncü yazıları için…

Bu resimleri sevdim.

10 Yorum leave one →
  1. Aralık 29, 2012 11:15 pm

    Mail kutuma yeni yazı düşünce hemen koşuverdim :)) İtiraf ediyorum yeni yazı yazmadığını bildiğim halde iki günde bir “twitterı fikren ben bulumuşum” köşeni kontrol etmek için tıklıyorum buralara :D Pek unutulmadın yani :’)

    Reply 1997’yi bir ben izlemedim sanırım, şu an izlediğim iki dizi bitince Cheongdam-dong Alice ile birlikte bu diziyi de izleyeceğim. Bir de bu çocuk i miss you’da da oynuyor (ilk altı bölümde) reply 97’de oynamasına sevindim, pek sevimli kerata :D

    Muz şapkası çohoşmuş, günlerce muz yesem aklıma gelmezdi :D Ve Bob Ross yorumuna kesinlikle katılıyorum! :)

    Daha sık yazman dileğiyle ^^

  2. Aralık 29, 2012 11:40 pm

    İki günde bir geliyorsan, orada bütün rezilliğimi görüyorsun demektir :) Şaka maka iyi ki twitterım yokmuş diyorum oraya kendi yazdıklarımı okudukça :)
    Şimdi bunu I Miss You tavsiyesi olarak mı almalıyım. Yoochun sevgimi göz önünde bulundur lütfen, hemen atlayabilirim yoksa diziye :)
    Benim de muz şapkası aklıma gelmezdi, ve tabii daha nice kolayca yapılabilecek şey. Artık etiketli muzlarda aklınıza ben geleceğim heheh

    • Aralık 30, 2012 12:14 am

      Yok yok çok eğlenceli o kutucuk :)) I Miss You güzel gidiyor izleyip kritiğini yapıyoruz twitterda :)) Bir gıdım dram olduğundan ve henüz bitmediğinden tavsiye etmekte biraz çekindim ama edebilirim yani Yoochun var ucunda :P

  3. Aralık 30, 2012 12:20 pm

    ozlemisiz seni yav, ne guzel oldu pazar pazar bu yazini gormek. answer me 1997 benim bu yiklki favori kdramam oldu, kopek bakisli seo in guk’i da sayesinde sevdim. sevimli sey :) bob ross’un resimlerine her seferinde ayni tepkiyi verirdim yav! bir nesle resim sevgisi asilayan insandir, topragi bol olsun. koleston reklami da cok yaraticiymis tebrik ettim kendilerini. ellerine saglik canim ^^

    • Aralık 31, 2012 10:44 pm

      Evet, bu yılın hiti oldu dizimiz :)
      Ben de özlemişim sizle yorumlaşmayı :)

  4. seh permalink
    Aralık 30, 2012 7:51 pm

    Aaa inanamıyorum !
    Senden ümidi kesmiştim nerden çıktın böyle))
    Şaka şaka hergün bloğun’u ziyaret ediyordum
    yeni yazının da bu günlerde geleceğini biliyordum.
    Artık seni izletiriyormuyum ne yapıyorum sen düşün.)
    Reply 1997 deki şu maç izleme sahesi benim dizi de
    en sevdiğim sahneydi.
    Yoon-jae ise diziyi sevme sebebimdi. Kendisine benzeyen
    bir köpek araması gülmekten bitirdi beni))
    Bob rosu izlerken verdiğimiz tepkilere gelirsek
    kim çekti o arada resimlerimi ve senin eline nasıl geçti de
    sen yayınladın merak ediyorum.)
    İyiki dönmüşsün bloğuna hoşgeldin ve ellerine sağlık.

    • Aralık 31, 2012 10:44 pm

      Ben de kendimden ümidi kesmek üzereydim açıkçası :)
      Hoşbuldum, sen de hoşgeldin.

Trackbacks

  1. Arşivden pek anlamlı resimler-7 | Bunu Sevdim
  2. Arşivden pek anlamlı resimler-8 | Bunu Sevdim
  3. Arşivden pek anlamlı resimler-9 | Bunu Sevdim

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: