Skip to content

Dal-ja’s Spring

Şubat 20, 2013

Dal-Ja’s-Spring-Poster2

Severek izlediğim bir Kore dizisi daha bitti. O kadar hızlı izledim ki, yan tarafa yazmaya bile fırsatım olmadı. Eğlenceli bir diziydi. Çok uzun zamandır görüyordum ama izlemeye hiç niyetlenmemiştim. Başroller hiç çekici gelmemişti, ayıp bana, hepsi posterlerin suçu, o yüzden sevdiğim posterlerden koyacağım buraya. Çizimlere bayıldım, her bölümün başında ve sonunda vardı ve bölümlerin özeti gibiydi.

En çok karakterlerini sevdim, hepsi oturmuş kendi çapında hikayeleri olan tiplerdi. Bazı dizilerde başroller dışındaki karakterler çok sıkıcı oluyor, bir an önce başrollerin hikayesine dönsek diyorsunuz ama burada tersine diğer karakterler çok merak ettirilmiş, neredeyse hepsi izleyiciyi ters köşeye yatırıyor. Kötü karakter olarak başlayan tüm tipler üç beş bölüm sonra süper şahane karakterlere dönüşüverdiler. Sanırım dizinin en beğendiğim yönü buydu. Hatta dizideki tüm kötü karakterler iyi oldu! Tek bir tanesi hariç, muhtemelen o da dönerdi de zaten dizinin sonlarında ortaya çıktığı için vakit yetmedi :p Velhasıl kötü karakter pek olmadığı için sünen, süründüren konular da olmadı.

poster (Dal-ja ve Tae-bong)

Oh Dal-ja tamı tamına 33 yaşında bir kadın. Dizide bunu vurgulaya vurgulaya bir hal oldular. Eğer 33 yaşına gelirsem Kore’ye asla gitmeyeceğim, adama temelli mezara girmiş muamelesi yapıyorlar. Hani Cedric’te var ya 8 yaşındaysanız ve aşıksanız deyip duruyor her bölümde, bizim  Dal-ja da 33 yaşındayım ve şu, 33 yaşındayım ve bu, modunda dolanıp durdu.

İşin şakası elbette. Dal-ja 33 yaşında bekar bir iş kadını. İş kadını dediysek de öyle ahım şahım bir şey değil, ev eşyaları pazarlama kanalında. Aslında gençliğinde hep evlenmek istemiş  hatta unni’lerinden sırf bu yüzden azar yemiş. Gel gör ki kariyerci unniler fırsatını bulur bulmaz evlenmiş ama bizim zavallı Dal-ja’mızın karşısına şöyle hayırlı bir kısmet çıkmamış o da evde kalmış özetle. Hoşlanıp çıkmaya başladığı adam (Shin Sae-do) da meğer playboymuş. Gidip şirketlerindeki mankenle (Wee Seon-joo) çıkıp bizim kızı aldatıyor. Oh Dal-ja garibim de gururu uğruna kendine sahte erkek arkadaş tutuyor. (Buraya geniş parantez, bu erkek arkadaş Lee Min-ki’nin oynadığı ketum Kang Tae-bong oluyor ve evet onun sahneleri geldikçe tezahürat yapılabilir, olabilir böyle şeyler). İntikam planları içerisindeyken olaya iş adamı –ifadesiz suratlı, hatta suratsız- Uhm Ki-joong’un da katılmasıyla işler ilginç bir hal alıyor.

Tabi ki dizi mükemmel değildi ama romantik komediden mükemmellik beklemiyorum zaten, yoksa komedi olmaz. Yine de son iki-üç bölümde çok saç baş yoldum, bilgisayar ekranına atmadığım yabancı cisim kalmadı. Ekranı parçalayabilirdim sonradan baktım kırılmamış :) Dal-ja’yı sevsem de o bölümlerde çok gıcıktı. Neyse onu bir kenara bırakalım da, ne demeye 22 bölüm yaptılar anlamadım, 16-20 bölüm de fazlasıyla yetermiş hani. vlcsnap-2013-02-16-22h56m40s73Bir de her şey çok gerçekçiydi de, Kang Tae-bong’un durumu, asıl işi falan neydi öyle azizim. O kısım hiç ama hiç inandırıcı değildi, biraz yüksekten atmışlar, fazla klasik olmuş. Zaten Tae-bong ile ilgili çoğu gerçeği herkes tahmin edebilirdi. Onu takip eden tefeciyi mesela. Anlamayan bir Kore dizisi izleyicisi olamaz herhalde. Yine de dediğim gibi ters köşeye yattığım pek çok başka şey de vardı.

Dırdırlarımı bir kenara bırakırsam başrolde Dal-ja’yı çok sevdim. Dizi en salak karakter onunkiymiş gibi başlasa da zaman ilerledikçe dizideki en olgun kişinin Dal-ja olduğuna karar verdim doğrusu. Dal-ja’yı oynayan Chae Rim’i ilk izleyişim. Çok içten gülüyor, hoş bir kadın, dizi boyunca dalga geçilen bonus saçlarını ona çok yakıştırdım. Hatta Sae-do’nun babası “Kafasında bomba patlamış gibi” bile demişti :) Makyajı ve ojeleri de hoştu, uyurken bile vardı ama ne yapalım :) Dal-ja kendini çok tutuyor, etrafına iyi gözükmek istiyor. O yüzden şöyle diyemedim, böyle söylemek isterdim türündeki komik hayallerini çokça izliyoruz. Hatta o kadar çok hayal vardı ki ben birkaç defa aaa bu hayal değil miydi diye karıştırmıştım. Bu arada da çok sayıda dizi ve filme gönderme yapılıyor. Dae Jang-geum (Saraydaki Mücevher) ile ilgili olanı çok hoşuma gitti. Onun dışında Kill Bill, Hwang Jin-yi, Goong, Romeo ve Juliet, Titanik, The Classic (yağmurda koşma sahnesi o filmdeki favori sahnemdi), Autumn’s Tale  gibi pek çok dizi ve filme absürt göndermeler de vardı. Hatta soompi’de ayrıntılı şekilde tümünü sıralamışlar, merak edenlere.

vlcsnap-2013-02-16-12h50m26s112

Güzzi’ye özel teşekkürler. Onun çevirileri sayesinde dizi 2 kat zevkliydi. Tam bir yorum yapıyorum bir bakıyorum ki altyazıda güzzi aynı şeyi yazmış. Tabii ki bunlar hep “Yerim seni” tarzı yorumlardı heheh, bir kız arkadaşımla izliyormuşum gibi oldu.

Yine sonraki bölümü de, bir sonrakini de, bundan sonrakini de diye diye sabahları bulduğum bir dizi oldu. İndirmek için yeppudaa’ya bakabilirsiniz.

 

Sevdiğim Bölümler

  • En en en çok güldüğüm sahne Uhm Ki-joong’un kadınları anlayabilmek için Şeker Kız Candy mangasını okuması ve Anthony’nin öldüğü sahnede şok olması. Evet cicim, biz kızlar bu travmaya çok küçük yaşta maruz kaldık. Ama niye öldü ki, Candy’ye ne olacak şimdi :) (Altında da güzzi’nin yorumu var)

vlcsnap-2013-02-17-02h14m51s165

  • Dal-ja’nın babaannesi. Ne süper nineydi o yahu. Hep destek tam destek! “Spare tire’a bayıldım” deyişini yesinler tontiş.
  • Dal-ja ve unninin yemek yemek için her seferinde gittikleri farklı farklı yerlere bayıldım. Genelde ülkelere özgü restoranlara gidiyorlardı.
  • Dal-ja’nın Shin Sae-do ile arkadaş olabileceklerine hiç ihtimal vermiyordum ama aralarından su sızmayan çingu oldular gözümüzün önünde :) Kendilerine özgü işaret diliyle anlaşıyorlardı, süper komikti. Tabii Sae-do terk edilmenin nasıl bir şey olduğunu anladıktan sonra oldu tüm bunlar, puhhahah. Bu dizinin ilişkileri çok farklıydı cidden. Sevdim.

vlcsnap-2013-02-15-11h56m39s88

  • Shin Sae-do’nun yüzük sahnesi. Böyle playboy mu olurmuş? Ağlattınız uleyn adamı çöplerin arasında.
  • Wee Seon-ju’ya dizinin başında çok sinir oluyordum ve çok pis küfürler ettim yalan değil. Gel gör ki onun da hikayesi ortaya çıktığında ne kadar sevecen bir karaktere dönüşüverdi. Çok içten gülüyordu. Aslında televizyon karşısında çok rahatken gerçek hayatta kasıntı bir tip olmaya devam ediyordu ama o haliyle de sevdirdi kendini.
  • Tae-bong’un Dal-ja’ya omzuna yaslanmasını söylediği sahne. Tam da Dal-ja bunu hayal ederken. Yav fark ettim de ben hep bu sahnelere kanıyorum, insan her romantik komedide aynı tip sahnelere mi bayılır :)
  • “Bu giysiyi beğendin mi?” “Hayır, beğenmedim, bir daha giyme, göğüs dekoltesi çok geniş.”
  • İş yerindeki çalışanlar da fena değildi, arada şarkılı türkülü dahil oldular.
  • Bu arada Lee Min-ki arada çok deli bakıyordu,durduk yere gözlerini pörtletiyordu. Ama birkaç video izledim de, gerçek hayatta da öyleymiş, hatta baya dalga geçmişler o bakışlarıyla.
  • “Çocuğumun kız olmasını istiyordum ama vazgeçtim, eğer kızsa ve sana benzerse onun için ne kadar para dökmemiz gerekecek”
  • Babalar. Herkesin babasına bayıldım, kızları/oğulları onlara çekmiş resmen.
  • Gargamel’in konuşması. Bir başlayınca yüz saat sürüyordu her heceye bastıra bastıra. Ama bir baktım ki hoşlanmaya başlamışım :)
  • Uhm Ki-joong’un takıntıları, ev hayatı. Meditasyonları. Asansörde habire yardımcısına sorup durması, yemeğe davet etmem kötü mü oldu iyi mi oldu iyi ondan teselli beklemesi..
  • Uhm Ki-joong’un eski karısının getirdiği elmalı turtalar vardı. Ben bağırıyordum o sahnede, yeme Dal-jaaaa zehirli onlaarrrr diye :) Sonra Dal-ja gitti Tae-bong’a yedirdi, sabaha kadar ölmezsen zehirli değildir dedi. İşte Dal-ja’yı bu yüzden sevdik.

like3

Lee Min-ki ile ilgili youtube videolarında kendimi boğmadan bu yazıyı çıkarabildim. Aferin bana. Tavsiye edilir, Kore romantik komedilerini sevenler izlesin.

Oh Dal-ja’nın hayatının baharını sevdim.

14 Yorum leave one →
  1. Şubat 20, 2013 1:22 am

    yazının hepsini okumadım spoiler olmasın diye ama yan karakterlerin bile çekiciliği varsa ben bu diziyi izlerim :))) he bir de romantik komedi çok severim evet :))

    • Şubat 20, 2013 3:16 pm

      Evet yan karakterler pek sevilesiydi. Aslında pek de nefret edilesiydiler. İzleyince anlayıp seveceksin zaten :) Eğer izlersen ben tekrar izleyebilirim seninle :) (İnsan kendini gaza getirir mi yahu, nasıl bir insanım ben)

  2. Şubat 20, 2013 1:32 am

    Ben de sevmiştim bu diziyi. Çizimler, Dal Ja’nın ve Shin Sae’nin sonradan oluşan dostlukları falan çok hoşuma gitmişti, Baya olmuştu izleyeli, şimdi yazdıklarını okurken geçmişe döndüm. Teşekkürler. :)

    • Şubat 20, 2013 3:17 pm

      Shin Sae-do çok ilginç bir karakter, kesinlikle onun olduğu bölümler çok akıcı geçti, başta onun için de çok küfürler hazırlamıştım ama sonra “Benim de şirin yönlerim var” diyen bir eleman haline geliverdi. Sevdik :)

  3. lafea permalink
    Şubat 20, 2013 10:42 am

    Dal Ja da kendimi bulmuştum izlerken :) Bu da benim ilklerimdendir. Ben İngilizce izledim sanırım o zaman Türkçesi yoktu. Hey gidi günler hey. Çok eğlenceliydi ben de çok sevdim. 30 yaşından sonra kadınsan öl zaten. :( Her yerde aynı bu. Sadece Sex and The City dizisinde eğlenceli :) O da gerçek değil :=)

  4. Şubat 20, 2013 3:21 pm

    Ben 25 yaşında olmama rağmen Dal-ja’da kendimi gördüm. 5-10 yıl sonramı gördüm galiba :) Aslında haklısın 30 yaşından sonraki kadınlar için dünya üzerinde o hale geliyor galiba.
    Keşke ben de önceden izleseymişim, niye bu kadar süründürdüm hiç bilmiyorum.

  5. canan permalink
    Şubat 25, 2013 12:54 pm

    dizi çok neşeli 38 yaşında bekar bir bayan olarak çok güldüm kendimi gördüm diyebilirim korede olsaydım kesin toplum dışına itilirdim :) ben dizide kızımızın ojelerine taktım :) her sahnede acaba ojeleri silinmiş olabilrimi diye bekledim ama nafile :)

    • Mart 5, 2013 8:46 pm

      Kore garip bir toplum vesselam. Ojeler öyle, sabitti, ama güzeldi, kızı temsil ediyordu, dizinin sonlarında bir kere oğlan kızı ojelerden tanımıştı :)

  6. Mart 2, 2013 1:18 am

    Bende Dal Ja da kendimi bulmuşumdur ki daha 22 yaşındayım dizi de söylediği her söz odamın duvarlarını süslüyor çok güzel sözleri vardı annemde izledikten sonra bana baktı Arzu sen böylemi olacaksın dedi annem bile beni görmüş yani.Oy oy o benim büyükannem bayılıyorum ben o halmoniye ne tontiştir
    Yeppudaa da çok şirin çevirmenlerimiz var değil mi :D Yeppudaa yı seviyorum
    Ellerine sağlık…

    • Mart 5, 2013 8:47 pm

      Bende de aynı his oldu, 30 yaşına gelmeden bir empati kurdum, Dal ja’nın şeytan tüyü vardı kesin.
      Çevirmenler çok şeker kesinlikle, yeppudaa’yı ben de çok seviyorum ;)

  7. Mart 19, 2013 8:05 pm

    Amanın! Teşekkür ederim yaf kkk ^.^
    Ah Kang TaeBong ilk göz ağrım diyemesem de her zaman özel yeri olacak biri. SeonJu vardı bir de :D Kimseler sevmese de ben bayılırdım.
    İlk çevirimdi tabii geniş geniş çevirmişim yorumlar falan asbfadshgafsd Mazur görün serde gençlik var ahaha

    • Mart 21, 2013 8:50 pm

      Asıl ben teşekkür ederim. Keşke herkes öyle genç genç, geniş geniş çevirse, çok makbule geçti doğrusu :)
      Seon Ju’yu eminim benim gibi çoğu kişi sevmiştir dizi ilerledikçe, ilk bölümde bu kadar itici olan bir karakterin değişik yanlarıyla gösterileceği kimin aklına gelirdi. Resmen önyargılarımı sorgulattırdılar bana.

      • Mart 21, 2013 11:41 pm

        Dimi yaa? Seoun Jussi candır :D Muhteşem bir çifttiler zaten :D Yıllar geçti hala çorba içtikten sonra bağırsakları bozulup tuvaletin tıkanmasına sebep olduğu sahne gözümün önünde XD Seoun Ju da burnunu tıkamış kapının önünde haha.
        Ya öyle geniş geniş çevirmek komedi dizilerinde sıkıntı yaratmıyor da, diğerlerinde can sıkıyor. Dizinin sıcaklığı ile alakalı sanırım, kaldırıyordu. Ah ulen seneler öncesine gittim hey be

  8. nry permalink
    Mart 23, 2013 1:33 am

    bende koreye gitmek istiyorum 10 günlüğüne pahalı bir ülke mi ortalama ne kadar harcarım acaba

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: