Skip to content

Arşivden pek anlamlı resimler-7

Kasım 16, 2013

Baktım, son yazının üzerinden bir ay geçmiş. Her zamanki kurtarıcım, arşivdeki sevdiğim resimlerim.

 

vlcsnap-2013-10-15-21h39m12s206

My Girl dizisinden bir sahne. Kore dizileri çılgınlığının saf, masum aşka duyulan özlem yüzünden başladığını düşünmüşümdür hep. Öyle ya, aşıklar birbirlerinden utandıkça biz de ekran başında utanıveririz, yüzümüzde gevrek bir gülümsemeyle hadi ama açılabilirsin diye karakterlerin cesaretlerini kazanmalarını bekleriz. My Girl bu açıdan güzel bir örnek. Bu dizinin sözde playboy karakteri bile o kadar şekerdi ki gel de sevme. Yukarıda da izlediğim Kore dizileri içinde gördüğüm en utangaç açılma sahnesi var. Yahu kızı kaçırmışsın, hala sevdiğini söylemeye utanıyorsun! Seol Goon-chan-shi seni seviyoruz :)

 

vlcsnap-2013-10-26-23h45m41s227

Only Yesterday animesinde. Kızçe bulutların üstünde uçarmışcasına hissederken… Bir anime bu kadar mı naif olur, bu kadar mı ben de bunları hissetmiştimlerle dolu olur. Gerçekten inanılmaz. Dillendiremediğiniz her türlü duygunuz için, çocukluğunuz için açın bu animeyi izleyin. Özellikle 25-30 yaş arası bekar bayanlara sesleniyorum :) Bir de film müzikleri var ki, dillere destan. Hele animenin bir bitiş şarkısı var ki, anime bitince soluğumu tutup en az 10 defa daha sarıp sarıp dinlemiştim. (Bu yazı bitene kadar da bir 10 tane daha eklendi). İnanılmaz cidden.

 

tumblr_ldau0saq2t1qc5swqo1_250

Bazı yüzüklere bayılıyorum. Bu seride yüzük resmini gelenek haline getirdim artık.

 

good doc

Good Doctor dizisinden… Joo Won kuzusu var diye izlemiştim, tabii doktor dizisi olmasının da payı var. Çok ahım şahım bulmadım doğrusu. Dizide Joo Won çok zavallıydı, dizinin sonuna geldik, sözde mutlu oldu falan ama o acıma duygusu hiç geçmedi, çocukcağızın eğri postürü bi dikleşmedi. Öyle Gu Ma-jun’muş Gaksital’miş hiç beklemeyin boşuna, geçti o karizma günler. Ve tabii Park Si-on karakterinin Moon Cha-won ile hiç ama hiç yakışmadığı gerçeği de var.

En sevdiğim karakter sanırım In-hye’nin ablasına yanık olan asistandı. Fighting V(^o^)V

Dizinin en karizmatik anı profesörün (yani Joo Sang-wook’un-yukarıdaki adam oluyor kendisi) son bölümdeki evlenme teklifiydi. O da ağzını bile açmadan bu görevi layıkıyla yerine getirdi <3 Adam dediğin öyle “seni seviyorum, evlen benimle”lerle uğraşmaz! Hadi yapalım dedi. Üstüne bi de “E daha ne diyim” dedi. Çok karizmatik :)

Diziden sonra dizinin erkeklerinin katıldığı Happy Together bölümünü de izleyince Joo Sang-wook’u çok canayakın buldum. Konuşkan biri, etrafındakileri rahatlatıyor. Öyle olunca katıldığı diğer programlara da bakasım geldi. “May I Sleep Over?” programında evini göstermiş. Annesi ile yaşıyormuş. Eğlenceli olmuş, ama annesi tam bir televizyon delisi, kendini göstermek için her şeyi yapıyor. “Oğlum kendinden en az 10 yaş küçük kadınlardan hoşlanıyor” bile demiş. Deli kadın. Oğlunun kral rolü oynamasını istiyormuş.

 

vlcsnap-2013-11-04-18h38m22s205

The Heirs dizisinden. Söz izlediğim dizilerden açılmışken The Heirs ile devam edelim. Herkesin onca zaman hevesle beklediği bir diziydi. Lee Min-ho sağolsun, cümle alem bir BOF dalgası bekliyordu, ona yakın oldu diyebilirim. BOF izlerken pek Lee Min-ho hayranı değildim ama Kim Tan’la azıcık daha yakın buldum, saçlar kıvırcık olmayınca kanım kaynadı. Tabii ne olursa olsun, liseli olmamalıydı o yaşta. Neyse. Bir de tatlım, ne o öyle kız arkadaşının at kuyruğunu bozmalar, tokasını almalar. Biz bunu en son ilkokulda yapıyorduk, gül gül öldüm doğrusu!

Kim Tan, Young-do ve Eun-sang üçlüsünün göbeği bir kesilmiş gibi sanki. Niye birbirlerine yapışık gezdiklerini henüz çözebilmiş değilim :) Öyle işte, komedi niyetine izliyorum.

Ayrıca Chan-young ne şeker bir karakter yav.

 

Miracle_in_Cell_No7_90

Miracle in Cell No.7 filminden. Bu filmle ilgili ne kadar resim koyarsam koyayım bıkmayacağım sanırım. Bu sahnede herkes derin bir “Ah” çekmiş olsa gerek.

 

fıskiye

Yurdum insanı fıskiye yapmış.

 

kütüphane dediğin

Her türlü kitaplık, kütüphane fotoğrafına hayranım. Kitap denen nesne okumasının zevkli olması yanında çok da estetik.

 

once upon a time in saengchori

Once Upon a Time in Saengchori dizisinden… Dizide bir matematik dehasının sayıları unutuşu ile başlayan bir hikaye izliyorsunuz. Tabii ki komedinin bini bir para. Adam her türlü toplama çıkarma çarpma bölmeyi akıldan yapabilen birisiyken bir sabaha 1 ile 1’i toplayamaz halde uyanıyor. Yukarıdaki sahnede adamın ne hallere düştüğünü görebilirsiniz :)

 

once upon a time in saengchori 2

Once Upon a Time in Saengchori dizisinden ikinci sahne. Değeri anlaşılamamış dizilerden bence. Kablolu kanalda yayınlandığı için reytingleri de ona göreydi. Ama Kore dizilerini seven herkes bilir ki tvN dizilerine bir şans vermek gerek. Şimdiye kadar izlediğim tüm tvN dizileri çıtır çerez, eğlenceli dizilerdi. Zamanında blogda da yazmıştım. Balli balli izleyin.

Arşivden pek anlamlı resimler serisi: Bir, İki, Üç, Dört, Beş, Altı

Arşivimden sevdiklerim burada son buluyor.

11 Yorum leave one →
  1. Korega permalink
    Kasım 16, 2013 1:33 pm

    sen varya gerçek bir cadısın. yazılarını okurken gerçekten gevrek gevrek gülüyorum. Bana yorum cadısı diyorlar ama gelde gerçek cadıyı gör diyesim var diyenlere.Tanımam etem ama yazılarını seviyorum. kore sapığı olmuş bu acumma’nda senin bakış açına sahip gel görki bir blok açmayı beceremedim hadi geç bloğu gerçekten oturup vakit ayırır mıydım bu işe bilmem… bana blok açmayı öğret :))))

    • Kasım 17, 2013 11:39 am

      Blog keyifli bir şey gerçekten. Düşündüğünüz kadar çok vakit ayırmak bile gerekmiyor çoğu zaman.
      Eskiden cadısın derlerdi ama artık değilim sanırım :)

  2. Kasım 16, 2013 2:26 pm

    Arşivden pek anlamlı resimler’e bayılıyorum ve devamının bol bol gelmesini istiyorum!! Emeğine ve kalemine sağlık ^_^

  3. Kasım 17, 2013 4:28 pm

    Only yesterday’de anime boyunca müziklerin hepsi çok güzeldi, hem de güzel görüntüler ve saf duygular eşliğinde (anime izlemeyi özledim sanırım).
    Kütüphane resmini de beğendim, bence de masalar veya koltuklar yerine oturma yerleri tam da öyle olmalı. Eğilip bükülmeden, rahatsızlık hissetmeden kitap okuyamam çünkü.
    Kore olayına epey uzuuun bir ara verdim, ben en son ne zaman uğramıştım buraya? hatırlamıyorum. Beni tanıyan kaldı mı acaba?

    • Kasım 18, 2013 1:26 am

      Hoşgeldin.
      Evet, uzak kalmışsın, blogunda bir yıldönümü yazın bile yoktu, blogu boşlamanın en önemli göstergesi.
      Only Yesterday bana neredeyse herkes tarafından tavsiye edilmişti. Ama şimdi sen yazınca fark ettim, ilk senin blogunda görmüştüm herhalde. Ve hatırladığım diğer bir şey bu animenin yönetmeni Hotaru no Haka’nınki ile aynıydı. Söylediğin şey iki anime için de geçerli: Güzel görüntüler ve saf duygular.
      Kütüphane çok hoş gerçekten, tek kötü yanı kitapların biraz ayak altı kalıyor oluşu.

  4. seh permalink
    Kasım 18, 2013 9:19 pm

    Öncelikle only yesterday’i gördüğüm için çok ama çok mutlu oldum ki bayılırım.
    Sağda solda herkese öneririm ama kaç kişi izlemiştir bilemiyorum. Evet, senin dediğin gibi çok “naif” her sahnesi hele de müzikleri, bitiş şarkısı…her dinlediğimde hala gözlerim doluyor.
    Biliyorsun her fırsatta sana da only yesterday diyordum. Abartığımı düşünenler olmuştur.
    Bir tur daha izleyesim geldi:)) Kedili yüzüğü daha öncede koymuş muydun?:)
    Good Doctor da ki, evlenme teklifi kelimenin tam anlamıyla Profesörü özetliyordu:)
    Once Upon a Time, kıymeti pek bilenmeyen talihsizlerden. Matematik dahisinin düştüğü durum düşman başına, hele de ajusinin “pabu” deyişi…:))
    Ayrıca yukarıda ki yoruma katılmamak elde değil “bana blok açmayı öğret”
    Evet, bana da:)) Yazdıklarım taslaktan illeri gitmiyor.

    • Kasım 19, 2013 7:45 pm

      Eveeet, sen de tavsiye ediyordun. Çok güzel animeymiş niye izlememekte ısrar ettim anlamıyorum. Neyse iyi ki izlememişim, etkisi şimdiki kadar güçlü olmazdı o zaman.
      Profesörün evlenme teklifi pek karizmatik canım, aynı adam gibi.
      Kedili yüzüğü önceden koyduğumu hatırlamıyorum ama koymuş da olabilirim bu hafızaya güven olmaz :)

  5. selam permalink
    Mart 8, 2014 6:18 pm

    bu bir dizi mi ?

Trackbacks

  1. Arşivden pek anlamlı resimler-8 | Bunu Sevdim
  2. Arşivden pek anlamlı resimler-9 | Bunu Sevdim

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: