Skip to content

Arşivden pek anlamlı resimler-8

Temmuz 5, 2014

Yazsam olmuyor yazmasam olmaz seansıma hoşgeldiniz :)

 

aashiqui-2 poster

Aashiqui 2 filminin posteri… Malum bu aralar Kore semalarından pek ses seda yok. Doğal olarak çoğu Kore dizisi sever gibi ben de bu boşluğu Hint dizi-filmleri ile doldururken buldum kendimi. Bu filmi bugün izledim ve izler izlemez işte yazmalıyım şimdi dedim. İzlediğim en muhteşem film değildi. Üstelik konusu da hiç sevmediğim “ünlülerin hayatı” efendime söyleyeyim “şöhretin bedeli” tarzı bir şeydi, ki eğer öyle olduğunu önceden bilseydim bu filmi izlemezdim. Ama bir şeyleri kaçırırdım orası kesin.

Bu filmin tanıtımını yaparken ilk film şarkılarını paylaşmışlar, ki harika bir taktik çünkü film şarkılarıyla öne çıkıyor. Tanıtımlarının diğer yolu da posterde gördüğünüz deri ceketlerden dağıtmışlar. Ah yavruuum o iş tek deri ceketle olaydı… :)

Ama… Hintliler bildiğin Kore filmi yapmışlar!!!

şaşkınım

Film bittiğinde ben de böyleydim işte :S Benim bildiğim Hint filmlerinin sonu tüm kasaba halkının toplanıp icra ettiği oynak dansı müteakip havaya saçılan pembe tozlar ve merkezde konuşlanmış başrollerimizin “mutlu son” gülümsemesiyle biterdi. Biz de film değil mi işte peh, diye kabullenirdik?? Görmeyeli Bollywood ne kadar değişmiş.

Not: Kız ne kadar hayal kahramanlarına yakınsa (Yok öyle bir kız), oğlan da o kadar gerçekçiydi (Erkeklerin hepsi aynı).

Dip not: Klasik erkek egosu. Bir kadın tarafından geçilmeyi hiçbir erkek egosu kabullenemez. Ne derseniz deyin, bir dünya gerçeği. Sadece bazı erkeklerin süperegosu daha kuvvetlidir, hepsi bu. (Not içinde not: Tabii alkolik bir insanın süperegosu daha kuvvetli olamaz. Tek bir kişi hariç. Yıllar önce, öğrencilik dönemimde takip ettiğim hepatik ensefalopatisiye yol açacak kadar alkolik olan 60’lı yaşlarında bir bey vardı. Dünyanın sanırım en kibar insanı oydu. Onu hariç tutuyorum. O, arada uçup kimseyi tanımayıp kabalaştığında bile kibardı)

 

Benjamin-Ames-500-281

Bu yazı gittikçe arşivden en anlamlı gifler yazısına dönüyor ama bunu koymasam rahat edemezdim.  Gördüğüm en tatlı video bu. Küçük kız havai fişek sesleri duyduğunu düşündüğü için uyuyamıyor. Babası onun aklını meşgul edebilmek için kızıyla beraber şarkı söylüyor. Sonunda? Hiçbir şey havai fişeklerin önüne geçemez :) Babasını durdurup öyle değil şöyle söyle diyen dillerini yerim. Baykuşlu pijamalarını sevsinler. Bu zeki kız çocuğunun babası kuantum fizikçisi imiş. Şşşşş.

Çok tatlısın ama sen…

 

zaroon

Zindagi Gulzar Hai dizisinden… Evet Hindistan bitti bir de Pakistan dizisi izledim :p  Ama ne yapalım güzel dizi dünyanın neresindeyse gidip onu bulup izlemek üstüme vazife. Şaka bir yana bu diziye yazı yazmadığım için sanki gerekli ilgiliyi göstermedim gibi oldu ve üzgünüm bu açıdan. Diziyi izlerken sıradan geliyordu hatta ilk 13 bölümde fevkalade sıkıldım. Çünkü dizideki bayan başrol olan Kashaf inanılmaz nemrut bir kız. Ben hayatımda böyle bir karakter izlemedim. Hatta kız kardeşi bıkıp şöyle demişti: “Birinin yazıcı meleği olsaydın eğer, o kişi ayvayı yemişti”. O derece hayattaki kötülükleri bulup çıkarıyordu. Babasına olan güvensizliği nedeniyle erkeklerden nefret ediyor.

Ama bir de yukarıda da resmini gördüğünüz Zaroon var ki… Uuuuu… Kısacası ben bu kadar sağlam yazılmış karakterleri izlemekten zevk alıyorum. Dizi temel olarak ikisinin günlüklerine yazdıkları sıradan olaylar, düşünceleri ile başlıyor. Kashaf sağolsun hayattan soğuyorsunuz. Allah’tan dizi kısa, 26 bölüm. Asıl tantananın olduğu ikinci kısma çabuk geçiliyor.

Zaroon üniversitede kızların gözdesi olan oldukça sosyal bir erkek ama fikirleri ise aksine bir o kadar taş fırın. (Oyuncu Fawad Khan zaten resmen bizdeki Tarkan gibi bir şey, Pakistan kadınlarının gözdesi.) Zaroon Kashaf ile ancak evlendikten sonra flört edebiliyor. Böylece müslüman bir ülkenin dizisini izlediğinizin farkına varıyorsunuz. Ama evlendikten sonra da ne şamata. Bir kere nişanlıyken yaptıkları telefon görüşmesinde “Ay’ı görüyor musun?” “Evet, yuvarlak” diyaloğu ile bizi nelerin beklediğinin ilk sinyallerini veriyorlar :) Sonra bir düğün gecesi muhabbeti var ki, ama çok tatlısınız siz diye kalıyor insan. Düğünden sonra Zaroon kızı annesinin yanına bıraktıktan sonra dönüşte arabada kendi içinde yaptığı muhasebe… Beni benden aldı, nitekim resim olarak da onu koydum: Yok yok ilk ben aramayayım. Bakalım beni özleyecek mi? Kaç saat araba kullandım bir teklifte bulunmadı. Kal demedi. Her şey olabilir, kaza yapabilirim! ahahahhahahahh (Evlat evlenmişsin artık, game over!, daha neyin derdindesin kara tavuk gibi). Sonra aile yemeğinde masanın altından attığı mesajlar. Seni seviyorum, beni seviyor musun diye diye kızın yüzünü Amasya elmasına çevirip durması. Tam Zaroon bu işte. Resmen şeytan tüyü var. Yoksa yaptığı onca şeytanlığı başka türlü unutturamazdı. O zaman gelsin bir kuple Kashaf-Zaroon daha:

zaroon şapşiğikashaf the nemrut

Daha koymak istediğim çok resim var, hala diziyle ilgili bir yazı yazıp rahat rahat diziden karelerle donatmamanın acısını yaşıyorum :) Dizinin böyle bir etkisi var, izlerken fark etmiyorsunuz ama çok sonraları bile sürekli aklınıza gelip duruyor. Sürekli “Zindagi Gulzar Hai” yani hayat güllük gülistanlık diye bağırasım geliyor.

vlcsnap-2014-06-09-00h22m06s47

Bu favori sahnem. Bayılıyoruuuuuuum. Çok tatlılar. Dünyanın en çok kavga eden çifti :)

 

let's eat şirin köpek baraşi

Let’s Eat dizisinden bir sahne. Dizi Kore’de yayınlanırken izlemiştim. Haftada bir bölümdü ve sonraki haftayı resmen iple çekiyordum. Adından da anlaşılabileceği gibi haydi millet yemek yiyoruz diyen bir diziden tüm beklentilerinizi karşılıyor. Bir kere ben yemek yemeyi de yemek yiyeni izlemeyi de severim. Aslında toplumca böyle olduğumuzu düşünüyorum. Vedat Milor’lar, Mehmet Yaşin’ler boşuna sevilmiyor bu ülkede.  Let’s Eat böyle işte. Onlar yiyor, sen seviyorsun. Ama yemek de ne yemek.Vedat Milor gibiler valla şapır şapır.

Kadın, Lee Soo-kyung 33 yaşında, boşanmış, avukatlık bürosunda çalışıyor. Ve yemeyi çok seviyor. Hayattaki en büyük üzüntüsü bazı restoranlara tek kişi girip yemek yiyememeniz, illa yanımda biri mi olmalı diye hayıflanıyor. Adam, ki Doo Joon oluyor kendisi :))) Sigortacı, kadının kapı komşusu olan Goo Dae-young. Başlarda oldukça gizemli gösteriyorlar ama öyle tatlı bir tip ki. Kapı şifresi adından geliyor, goo young goo young (9090). O kadar şeker gerisini siz düşünün heheh. Tam bir gurme. Yemeğin tarihçesini bilip öyle yemeyi adet etmiş neredeyse. Her yemek öncesi o yemeğin muhteşemliğiyle ilgili bir nutuk çekiyor, zaten dizinin temelini de bu nutuklar oluşturuyor bence. Yemeğin hakkını veriyor. Etse et sebzeyse sebze açık büfeyse büfe tatlıysa tatlı. Ah onun dilinden daha lezzetli gözüküyor. Bir de yemek yediği güzel mekanları tanıttığı bir blogu var. Şeker şey demiş miydim? :)  Kadının öteki kapı komşusu ise şeker kız Jin-i. Annesi Amerika’da babası hapiste. Aslen oldukça hüzünlü bir hayatı olan bu kızçe asrın Polyannası. Pamuklar içinde büyüdüğü için fakir ve yalnız hayatını “aah bu da benim hayalimdi” dediği şeylerle renklendirmeye çalışan kızçe de komşularını pek seviyor. Arada bir de “Soru Sorma” cinayetleri vardı ama peh yemek arasıydı onlar, pek ilgilenemedik. Bu üçü Soo-kyung nuna, Dae-young ve Jin-yi birbirleriyle iyi anlaşıyorlar ve ortak noktalarına yoğunlaşarak sürekli yemeğe çıkıyorlar!

ben de gelebilir miyim

Arkadaş, Kore yemekleri o kadar lezzetli değil biliyorum ama bu diziyi izlerken ağzımın suyunun akmasına engel değil. Çok güzel yediniz, afiyet olsun. Telefonla sipariş ettiğimiz tavuklar pizzalar, evde 3 dakika kapağını kapayıp hazırladığımız ramenler bile öyle anlatılmış zannedersin sanat eseri yiyorlar. Sonuç: Diziyi izleyenlere ağızlarını dolu tutacak bir şeyleri yanında bulundurmaları önerilir. Bu diziyi izlerken ramen yemeyen kişi bizden değildir! (Bkn. Diziyi izlerken 5 kilo almak.)

Resmini koyduğum ise muhteşem ikili. Şöyle ki, Soo-kyung’un çok akıllı bir köpeği var: Baraşi. Dizideki en akıllı kişi, varın gerisini siz düşünün. Çok tatlı ve uyumlu bir köpek. onun bile küçük bir yemek bölümü vardı, dizinin en sevimli anlarıydı sanırım. (Mutlaka izleyin!) Jin-yi de bu  komşu köpeğini çok seviyor haliyle. Soo-kyung’un en yakın arkadaşının küçük oğlu Jin-yi’ye aşık! Yukarıdaki sahnede de köpeği banyoda köşeye kıstırmış kızıyordu, Jin-yi nunasının sevgisini çaldığı için. Baraşi’ye tek sen mi şirinsin, tekvando biliyorum ben falan diyordu hahahahah.

Diziden aklımda kalanlar, bolca yemek (Arada saçma yemekler de gösterdiler, mesela ekmeğin içinde kremalı fiyonk makarna neydi öyle?!?), Dae-young’un nutukları ve soru sorma davasının katili yakalandığında Goo Dae-young’un nunayı takside bir ton azarlayışı :)

Güzel diziydi. Yemek sevenlere tavsiye olunur.  Dizi hayatı pilava benzeten bir şiirle bitiyor: “Kapana kısılmış duygularını çiğne, tıpkı pilavı çiğnediğin gibi. Nasılsa hayat hazmetmen gereken bir şey…” Keep Calm and Let’s Eat!

 

richard parker

Pi’nin hayatı filminden. Richard Parker’ı sevenler?

 

Eveet,  izlerken pek beğendiğim ama bir türlü bahsetme fırsatı bulamadığım iki diziyi de  aradan çıkardım bu bahaneyle. Artık içim rahat :) Arşivden pek anlamlı resimler serisi: Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi

Yazarken rahatlamayı seviyorum.

15 Yorum leave one →
  1. seh permalink
    Temmuz 7, 2014 12:37 am

    Serinin en ilginç yazısı olmuş…
    Küçük kızın videosunu da peş peşe iki kez izledim.
    Kızın şirinliğine mi doyamadım, yoksa baba kız ilişkisine mi, bilemiyorum.
    Ve de benden bir itiraf: Koyduğun dizilerin hiç birini izlemedim hatta ilk kez görüyorum :)
    Ben hala Kore-Japonya dizileri arasında dolanıyorum(gerçi çok seyrek izleyebiliyorum ama..)
    Kendimi eski adetlerinden kopamayan “yaşlılar” gibi hissettim, burada :)
    Aralarından yine Kore dizisi ilgimi çekti, ama “kilo” meselesi…
    Pastayı izlediğim dönemde bende kilo almıştım ahahahahaha
    Bu seriyi seviyorum ve de özlemiştim. İyi ki yazdın :)

    • Temmuz 7, 2014 1:20 am

      Uzuuun bir aradan sonra merhaba :)
      Aslında bu serinin amacı böyle dizi tanıtımı yazıları yazmak değil, bilgisayara bir zaman kaydettiğim tamamen alakasız resimlerimden bahsetmekti. Yani amacım dışına çıktım ama dayanamadım yahu; bu dizilerin hepsi bahsedilmeyi hakediyor!
      Zindagi Gulzar Hai için bir şans verebilirsin, hem bölümler 45 dakika hem de görece kısa, 26 bölüm. Su gibi geçiyor zaten. Ramazan ayına da en uygun dizi o, fazla günaha girmeden hahahahahha
      Let’s Eat zayıf insanların izlemesi gereken bir dizi :) Bunu kabul ediyorum
      4 yaşındaki kıza da babasına da ayrı hayran kalınası zaten. Babası kızını yetişkin gibi dinliyor, önerilerine kulak veriyor, düetin başarısı çiftlerin uyumundan geliyor zaten :) Ama internette başka videosu yok :(

      • seh permalink
        Temmuz 7, 2014 2:04 pm

        Merhabalar olsun:)
        O kadar uzun zaman oldu ki seni takip edeli…
        Yazılarını okuyunca, yorum yazmasam bile iletişim halinde hissediyorum kendimi. Bu yüzden, uzun zamandır yorum yazmadığımı bile unutmuşum :)

        Ayrıca ramazana özel dizi fikrini çok sevdim:))

  2. tekne kazıntısı permalink
    Temmuz 8, 2014 3:12 pm

    sizi takip etmeye başlamam renkli ve okunası yazılarınızdı bir de tabiki seyredilesi film, dizi tanıtımlarınzdı:) ama hiç yorum bırakmadım eh buraya bi yorum bırakma ve teşekkür etme zamanı geldi de geçiyor; şimdi baktımda arşivime sayende eklediğim o kdr çok dizi film varmış ki, bide bu seri ne güzel bi seridir ya eskiden seyredipte unuttuklarımın üzerindeki tozları üflemişin gibi sanki(uzattım dimi:)
    neyse bu son seriden dram yüklü ağır bi film olduğunu düşüdüğüm o yzden sürekli ertelediğim Aashiqui 2 filmini anlatmışın ki hiç düşüdüğüm gibi olmadığını gördüm tam seyredicektim bi baktım aşağıda anlattığın dizi daha mı ilgi çekici ne?!
    Doğrusu kore,amerikan yapımlarından birazcık bıktığım için farklı bir yapım olması birde müslümanların çekmesi daha bi ilgi çekici oldu kendi adıma..eee tabi başladım bi hızla bitirdim sanırım 2-3 gnde, dediğin gbi su gibi geçti, ama asıl konu bu dizinin bnde bıraktıkları, yoksa alıp götürdüklerimi desem bilemedim…
    senin gibi 13-14. bölüme kdr bir insan evladı bu kadr karamsar olamaz Allah aşkına bu senaristler ne düşünerek yazmış bu karakteri die az buhranlara girmedim, tabi zaroon’un bi çoğu isyanına katılmasam da bazı noktalarda hem fikir olmadan da geçemedim,
    asıl olaylar meğersem ikinci yarısındaymış dizinn bi anda patladı falan özlemekler,aşığımlar,hoşlanıyorumlar,güven kazanmaya çalışmalar falan heh dedim ohh be şimdi oldu ama bu sevincimi kursağımda bıraktılar resmen tadını alamadan zırt pırt anlamsız şeylerdn kavga etmeler, tartışmalar, yok efenim kızın bi yandan güvenememesi adam ne yapsa tam zıttı yerindn tutmalar ayh yane ‘ALOOOO neyin kafasındasınız Allah aşkına evledinz flört ediosanız usturuplu edin la’ ve bi çok türeviyle resmen şu 2-3 gnde hayattn soğudum hiç abartmıyorum oturdm kaç kez ‘evlilik’ kurumunu irdeledim bilmiyorum:(
    diyorum ya bi çok şyi götürdü sanırım çünkü gerçektnde abarttılar mı yoksa evlilik dediğin bu mudur bilemediğimdn şüphelerim arttı, hah ama saolsunlar dizinin bitmesine 15 dk kala birazcıkta olsa mutlu ettiler şimdi haklarını yememek lazım,
    öyle işte bu yorumda yorumluktan çıktı blog yazısı gibi oldu ama tutamadım kendimi kusura bakmaysın aslında bıraksm kendimi daha neler neler yazcmda fazlasıyla uzattım bir daha pakistan yapımı ya da ona yakın bi yapım seyretmemeye niyetlenmiş olsamda çok teşekkürler çok hoş sahneleri mutlu edesi muhabbetleri için
    ve son olarak ‘Zindagi Gulzar Hai’ diyorum:) ))

    • Temmuz 9, 2014 1:48 pm

      Öncelikle Aashiqui 2’yi pek tanıtmadım aslında. Sadece beklediğim Bollywood filmi havasında değildi demek istemiştim. Dram olmasına dram var ama çok çok ağır bir film değil. Hele ki Kore filmi seven kişilere başka hiçbir milletin dramı ağır kaçamaz :)
      Zindagi Gulzar Hai gerçekçi bir diziydi. Evlilik kararları her zaman çok şaşalı olmuyor, her evlilikte de öyle şeyler olabilir, inişler çıkışlar. Hatta bana sonu toz pembe geldi. İki gün öncesine kadar kanlı bıçaklı gibi didişiyordunuz noldu kuzum birden dedim :) Ama dizinin bitmesi gerekiyordu tabii ondan :) Başka Pakistan dizisi izlemek istememene şaşırdım, kabul ediyorum biraz depresif bir yapısı var dizilerinin ama ben hemen başka meşhur Pakistan dizisi var mı diye araştırmıştım.

      • Tekne kazıntısı permalink
        Temmuz 10, 2014 2:52 am

        İşte o depresif hal içimdeki karamsarlıklada birleşince B’nde hafiften devreler yandı işte baya bi etkiledi hoş ben Kore dizisini bitirdikten sonrada baya bi etkilenme yaşıyorum sanırım genel itibariyle var bende ya:)
        Ee bari bulabildin mi meşhur güzel Pakistan dizisi her ne kadar seyretmemeye niyetlensemde merak işte;)

  3. Temmuz 10, 2014 3:16 am

    Araştırmamın sonuçlarını açıklıyorum o zaman :) Genel itibarıyle meşhur olan neredeyse tüm dizilerde evli insanların hayatı anlatılıyor. Diğer birkaç tanesine de şok oldum, başroldeki kadınlar baya kötü şeyler yaşıyorlardı. Velhasıl hiçbirini izlememeye karar verdim :)
    Aklımda Pakistan “Zindagi Gulzar Hai” ile güzel anılarla kalsın istiyorum hahah

  4. Temmuz 16, 2014 6:19 pm

    Doktor bu ne?! Bu yazı yazılalı neredeyse ay olmuş ama ben daha yeni görüyorum. Kendimi kınadım hemen şuracıkta O.o Ama WPin okuma sayfasına niye düşmedi ki bu yazı :(
    Nelerden bahsedilmiş böyle, bi’ sürü film-dizi ve hatta Zindagicim Gulzaricim Haicimden bahsedilmiş :D :D
    Malumunuz günlerden Ramazandayız. Ve ben senin bu yazını okuyup da verdiğin videoları izleyince, sanma ki pizza videosunda zorlandım; ama bildiğin dizi-film orucumda zorlandım yahu asdfghj :p Çünkü bahsi geçen şeylerin çoğunu izlemedim. Aslında hepsi uzun zamandır merak ettiğim yapımlar ama çeşitli bahanelerle hep “daha sonra” deyip durdum… Şimdi hepsini birden önümde görünce mekan-zaman tanımadan playe basayazdım kiiiiii kurtardım kendimi :D

    Aashiqui2 filmi “yanlış sebeplerden” dolayı maalesef izlenmeden kara listeme giren filmlerden… Direk bu film için bir şey söyleyemem ama filmin yapısı itibariyle şaşırdığın noktalar artık pek çok Hint filminde rastlanıyor. Adamlar tarzlarını zenginleştirmekten gocunmuyorlar neyse ki :)

    Erkeklere saydırmışsın, mübarek olsun :)

    Bu kızın bu videosunu izleyip hasta olalı epey zaman oldu benim… Hatta unutmuşum, şimdi izleyince içim yeniden çocuk mıncırma çocuk yeme isteğiyle doldu :D :D

    Ah kara tavuk Zaruncuum <3 :D Yahu insan dizi tanıtım yazısında "ilk 13 bölüm fevkalede sıkıldım" der mi, kim izler daha bunu diyecektim ki neyse izleyen olmuş ;) "Sıkıcı bölüm sayısı"nı ben kendi yazımda "ilk 4 bölüm" diye yazmışım. Acaba niye sizden daha az sıkılmışım? Kesin Zaroon'u görünce "…Pakistan'ın yolları taştan/Aman sen çıkardın beni beni baştan/Hem anadan hem kardaştan…" diye türkü yakmaya başladığımdan olsa gerek Kashaf'ın yan etkileri bende pek görülmemiş :D Hayır yani tabii ki de Kashaf'ı sevdiğimden değil, zaten kendisine neredeyse bir A4 sayfası ebatınca sayıp sövmüşüm, dizinin güzelliğinden besleniyor olsa gerek bu bendeki pembe at gözlükleri :) Ama yani Kashaf'ın sırf tükenmez kalemi bitti diye tüm ev halkının beynini kanırtmasını hala sinirden ürpererek hatırlıyorum O.o Bir de izleyenlerin bana dediklerine bakılırsa, bu zavallı Zarooncuğumu tipten yana bi' ben bi' de eşi beğenmişiz galiba asdfghjk

    "Doğduğun yıl" kapağı: Kapak gibi kapak :)

    Kocanı gördüğünde hayal sanmak… = Hayalleri süsleyen koca… Bol kalpli yegane sahne .<
    ****Durduk yere yorumumun yarısını koparan WP; seni de kınadım bilesin**** ~.~
    “Doğduğun yıl” kapağı: Kapak gibi kapak :)
    Kocanı gördüğünde hayal sanmak = Hayalleri süsleyen koca … Bol kalpli yegane sahne
    Sen de Pakistan dramalarını araştırmışsın. Ben içimde büyüyen Zaroon özlemine daha fazla kıyamayıp geçenlerde Zaroon’un son çektiği diziyi de izledim: Humsafar ;) :)
    Let’s Eat. Daha tanıtımları dönerken ilgimi çekmişti. Farklı bir yapım olacağı belliydi, lakin diziyi izlerken başıma gelecekler de belliydi :)) Bu sebeple hep erteledim diziyi izlemeyi… Aslında bu diziyi izleyip kilo almamanın yegane yolu bence diziyi Ramazan’da izlemek ama dizi orucum da var ^^ Gerçi yemek dizilerini çokça seven biri olarak elbette izleyeceğim bu diziyi… Ama izlemeden önce iyi bir planlama yapmak lazım: Diziyi izlerken eve hem erzak hem de misafir yığmak lazım; bütün pişireceğim şeyleri yedireceğim misafirleri bölüm sayılarına paralel olarak artan sıra numaralarıyla eve davet etmem lazım :D
    Şimdilerde kafamı meşgul eden en keyifli şeylerden biri: Bundan yaklaşık bir ay kadar sonra dizi-film orucumu hangi yapımla açsammmm? “Let’s Eat” bir aylık mide terbiyesinden sonra sınırları ters anlamda zorlayabilir asdfghjk >.<

  5. Temmuz 17, 2014 1:10 am

    Seni gerçekten takdir ediyorum. Ben her yeni uyandığım gün kendime söz veriyorum bugün izlemeyeceğim diye ve her gün o sözü bozuyorum :( Sen bir aylık bir iradeden bahsediyorsun. Tebrik ederim. O yüzden sakın benim yüzümden bu ay dizi orucunu bozma! :)
    Aashiqui 2 için yanlış sebeplerini merak ettim :) Açıkçası izlediğim diğer Hint filmlerinden baya farklıydı. Çok da Hint filmi izlemedim gerçi :P Evet, erkeklere iyice kızmıştım o filmden sonra heheh. Sen evli miydin? Ben bekar olduğum için istediğim gibi atıp tutabiliyorum :)
    Zindagi Gulzar Hai hiç sıkıcı değildi elbette. Ay evet yav, şimdi fark ettim. Çok yanlış ifade etmişim kendimi. Dizinin hiçbir yerinde sıkılmadım tabii ki, çok akıcıydı. Sadece ilk 13 bölümde Kashaf yüzünden içim karardı demek istemiştim :S Neyse canım, kimse izlemesin Zaroon bana kalsın, nihahahahah :) Adam kabul çok yakışıklı değil ama bir gülümseyip yanaşınca ben bile ekran karşısında “ayyyy” diye kızarıyordum. Çok sempatik adam yahu. Zaten baktım da Pakistan’ın tüm en popüler dizilerinde o oynuyor!
    Kocanı gördüğünde hayal sanmak. Ölüyorum o sahneye. En az beş milyon kez izledim herhalde :))) Evet, psikopatım :)) Kashaf itiraf edip, hadi uyu dediğinde Zaroon mirketler gibi dikilip “Müşkil” demişti. Orada Eros beni kalbimden okla vurdu işte <3<3<3
    Humsafar'da çok tereddütte kalmıştım vakti zamanında. İzlesem mi diye. Çünkü onun başrolündeki kadınla Zaroon'u yakıştıramamıştım. Başrolleri yakıştırmadığımda da çok keyif alamıyorum o diziden. Ama sanırım Zindagi Gulzar Hai'den daha meşhur Humsafar.
    Let's Eat yavaş yavaş, sindire sindire izlenecek bir dizi bence. Ben haftada bir bölüm izlerken her şey güzeldi. Ama diğer dizilerde yaptığımız gibi tek oturuşta bitirirsen miden şişebilir, hazımsızlık yapabilir, irritabl barsak sendromu yaşayabilirsin hahah. Ramazan bitişi listenin başına al, canın sıkıldıkça bir bölüm izlersin.
    Çoooook teşekkür ederim sabrın için. Hayırlı ramazanlar

    • Temmuz 18, 2014 12:30 am

      Her gün o sözü verirsen hiç dikiş tutturamazsın söyleyeyim, tecrübeyle sabit -.- Bir son gün koymak gerekiyor. İlk günler insanın eli ayağı titriyor tabii morfinman gibi :))) Ama mesela bu günlerde artık rahatım, aramıyorum pek :) Geçen yıl ramazanda gene yapmıştım, hedef bayramdı o zaman da; ama bayram geldiğinde hiç öyle aman diziler neredeeee olmadım, hatırlamıyorsun bile. Bi’ daha bayramdan bir ay sonra başlamıştım yeniden izlemeye… Ama ben vize-final haftalarında da hep dizi-film orucuna girdiğim için belki de bünyem alışıktır >.<

      Bayaa bi' yanlış ya o sebepler: Rutinde benim çok uyuz olduğum bir yazı ve konuşma üslubu var. Bu uyuz olduğum üslupla Aashiqui2 filmini öven yazı okudum üst üste 2 tane. Filmden deee hayattan daaa soğudum o aralar galibaasdfghjkl Filme karşı yoğun bir şekilde negatif koşullandım. Ama film çok övülüyor, geri döndüğümde ben izleyeyim şu alkolik oğlanı artık :p Zaten bu filmi izleyip de erkeklere sayıp sövmeyen daha görmedim. Yok canım evli değilim, atış serbest :) Gerçi evli olsam da fark etmez bence ama neyse şimdi biri çıkıp da 'bekara karı boşamak kolay' demesin… ;))

      Zaroon tek sana kalamıyor ya ben de ortağım, ama benden yana sıkıntı yok; kamu malı kullanmayı kendime dert edinmem pek asdfghjklş

      Zaroon evet öyle doğrudan adrese teslim bir yakışıklı değil ama adamdaki şeytan tüyünün cazibesi de öyle her yiğitte bulunmaz hani bence ;))

      Bu Pakistan dizilerindeki hangi kadın karakter güzel ki? :/ Hepsi fakir karakterler olduğu için acayip derbeder görünüyorlar. Humsafar'ın başrol kızını TV programında gördüm inanamadım, öyle güzel bi' kız nasıl bu hale getiriyorlar acayip yani:/ Humsafar daha ünlü, çünkü daha sert ;) Merak etttttt :D

      İzleyecem o yemekli diziyi, orası net. Ama liste başına oynayan pek çok dizi var, birinciliği kim alır bilemem. Ahahhah geçen sene Masters Sun almıştı :))))

      Şimdi yorumu göndere tıklayacağım, inşallah yine sabır testine girmeyiz <.<

  6. Temmuz 18, 2014 11:43 pm

    ~~Toprak İşçisi: Tebrikler, yorumun ulaştı hahahah
    Gerçekten bir limit koymam artık. Zamanla Kore dizilerinden bıkarım diye düşünüyordum ama zamana bırakınca Hint dizilerine sarmaya başladım. Hayın zaman beni kötü alışkanlıklara sürüklüyor :) Elim, ayağım titremiyor ama çoook keyifsiz oluyorum. Sanırım eskiden yaptığım gibi o boş zamanlarımı dolduracak bir kursa gidersem her şey yoluna girebilir.
    Aashiqui 2 izlerken ortalarına doğru baygınlık gelmişti. Başta da demiştim ünlülerin pislik hayatları temalı şeylerden hoşlanmıyorum diye. Ama öööyle bitince leynnn bir duruuuuun dedim :) İzleyince göreceksin ama üstünden vakit geçince aklımda kaldığına ve açıp tekrar baktığıma göre iyi filmdir sanırım.
    Film bitince senin erkeklere atışın benden daha sert olmasında :))
    Zaroon’u kamı malı olarak kullanmak? Bohot müşkil! Andeyo! :))
    Bak Zaroon için doğru kelimeyi bulmuşsun: yiğit hahahahah. Koreli erkeklerde olmayan bir özellik.
    Liste başına öynayan dizilerden birkaçını saysana, çok merak ettim.

    • Temmuz 22, 2014 2:11 am

      Anca derlendi toplandı şu yorum kısmı, ne olay oldu harbiden :D
      Ne kadar geç cevap yazıyorum değil mi, iftara diye gittiğim yerden 2gün sonra dönünce böyle oluyor; Ramazan’da muhabbetler koyu geçiyor :)

      Bu işin kesin çözümünü bulanı görmedim. Azaltan var, bölüm sayısını sınırlandıran var ama komple kesmek? Öylesi bünyeye sanki zarar verir di mi ya ihihiihi:)) “Bir yolunu bulan bulamayanlara söylesin.”

      İzleyeceğim ben de şu pis alkolik ünlü erkek pisliğini anlatan filmi :D

      “Bohot müşkil! Andeyo!” = “Oluuur oluur bal gibi olur” şarkısını ben çeviremedim Korece’ye, gugıl amca cevap veriyor sana Korece: 꿀처럼 될 것 – kkul cheoleom doel geos ıs ıs ısııs ısıısıısıs

      Hahhaha “Yiğit ne arar la Kore’de?!” deyip susmak istiyorum ;)

      5 gün öncesine kadar liste başı dizilerinin hepsi Hint-Pakistan dizisiydi; ama şimdilerde ibrenin yönü Kore’yi göstermeye başladı. Ve bence nihai kararı vermemi sağlayacak olan şey Tumbrlda göreceğim “gözümden kalpler çıkmasına sebep olacak olan” bir gif olacaktır… :))

  7. kasaininfu permalink
    Ağustos 22, 2014 2:44 pm

    Merhaba! :) Şu sevimli mi sevimli baba kızın videosunu görünce okumadan geçemedim yazını. Babası gerçekten kuantum fizikçisiymiş?? Vay be bilmiyordum bunu, desene kızı geleceğin dehalarından! :D 2.50 den sonraki saniyelerdeki kızın sesini yerim ben. Tatlılık akıyor resmen prensesten. :)
    Şahsen Hint filmlerini pek tercih etmiyorum ama anlatımın hoşuma gitti. Bir gün bu filme zaman ayırabilirim sanırım. :)
    İzlediğin dizilere bakılırsa sen bayağı Asya’ya yolculuğa çıkmışsın. :D Özellikle Let’s Eat dizisi ilgimi çekti. Biraz baksam o diziye fena olmayacak gibi. ;)
    Ellerine sağlık. Gerçekten çok keyifli bir yazı olmuş! :)

  8. Betty permalink
    Aralık 3, 2015 11:50 am

    selam, Aashiqui 2 Posterini görünce bi okuyum dedim :) Evet gercekten de Sarkilari ile öne cikan bir Hint filimi tamamen . sarkilar insani o kadar büyülüyor ki anlatamam:)) hele ki Bhula Dena (Intihar Sahnesi) :(

    Ve tabiki Fawad Khan. Zindagi Gulzar Hai dizisine daha maalesef baslayamadim ama Fawad’in Humsafar Dizisini bitirdim ve cok iyi bi oyuncu oldugunu zannetmemistim ta ki Khoobsurat(Hint Filmi)’ni izledim. Orada gercekten cok güzel bi Rol almis Fawad Bey. bakmadiysan henüz tavsiye ederim:))

    Bu arada , ben buralarda daha yeniyim :) benim de Blog’uma bir ugrarsan cok sevinirim :)

Trackbacks

  1. Arşivden pek anlamlı resimler-9 | Bunu Sevdim

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: