Skip to content

Lucky Romance

Eylül 6, 2016

vlcsnap-2016-09-06-19h54m02s773

İş güç derken uzun zamandır hiç aklım başımda değildi. Şimdi içim rahat, o yüzden ilk iş olarak uzun zamandır izlemek istediğim serilerden Reply 1988’i izledim. Ve tabii ki herkes gibi ben de Ryu Jun-yeol hastalığına tutuldum. Bu öyle bir hastalık ki, muhtemelen çirkin olan adam size çok yakışıklı ve karizmatik gelmeye başlıyor, soğuk itici hallerini sanki dünyanın en cool davranışı gibi algılıyorsunuz ve sırf sesinin güzelliği için bile oturup on sayfa methiye düzebilecek kadar lafınız oluyor. Bu hastalıktan kurtulmak için acilen Ryu Jun-yeol’ün başrol oynadığı ve her türlü mimiğini cömertçe sunduğu bir dizi izlemeliydim. İlk önce V Live’daki canlı yayınını izledim. Bu beni tam bir fangirl kıvamına soktu zaten, hele o geveze halleri yok mu. Geçtiğimiz temmuz ayında blogun 7. yılı (!) doldu. Bunu kutlamak için Lucky Romance izledim ve tahmin edin ne oldu? Fangirl ateşimi söndürdü resmen. Hayatımda ilk defa tüm beklentilerimi karşılayan bir dizi izledim, çok mutluyum. Bilirsiniz, Kore dizilerinde sevdiğiniz karakterlerin bir sonraki dizisi genelde hayal kırıklığıdır. Ama Lucky Romance on numara beş yıldız aldı benden. Peki beklentin neydi? derseniz, tek beklediğim Ryu Jun-yeol’dü açıkçası (muhahahhh) ve beklediğimi aldım, heheh. Şimdiden uyarayım bu yazıyı tüm hücrelerimden buram buram taşan fangirl hislerimle yazıyorum. Bayağı abartmayı düşünüyorum. Diziyi izlemeyenler bundan sonrasını okumasın, nitekim bol bol spoiler verebilirim.

Lucky Romance’ı yeppudaa’dan indirip izledim.

Lucky-Romance-03

Konuyu yazayım dedim ama konu saçma. Ayrıca konu kimin umrunda, çünkü Ryu Jun-yeol yetiyor da artıyor bi…. Tamam tamam, fangirl’i dizginleyip bu yazıyı okunabilir bir şeye benzeteceğim, merak etmeyin hahah.

Yukarıda gördüğünüz kadın Hwang Jung-eum, en son She Was Pretty de izlemiştim. Bu kadını ne seviyorum, ne nefret ediyorum. Yine de ara ara yapmacık bulduğumu itiraf edeyim. Gerçi Park Seo-joon tatlısını tanımama vesile olduğu için kendisine minnettarım :) Aslında Lucky Romance dizisi, She Was Pretty’ye pek çok açıdan o kadar benziyor ki şaştım kaldım. Başroldeki kadın perişan, fakir, ama yaptığı işe dört elle sarılan bir tipken başroldeki adam şirketin yöneticisi, zengin, çalışanlarıyla belli mesafesi olan, oldukça ciddi, ama kızı tanıyınca nedense eriyip bitip şirinlik abidesine dönen bir karakter. Bu kadar benzerlikten şikayetçi miyim? Tabii ki hayır.

İşte başroldeki kadın karakterin adı Shim Bo-nui. Kadınının üstünde kötü bir lanet var. Etrafındaki insanların başına sürekli kötü şeyler geliyor. Anne babası ölmüş, kız kardeşi de komada. Bunları da kendine bağlıyor, gittiği falcı da bu düşüncenin üstüne tuz biber ekiyor resmen, kıza hepsi senin yüzünden diyor. Komadaki kardeşinin iyileşmesi için de tek bir çözüm yolu sunuyor. Çin takvimine göre kaplan yılında doğmuş bir adamla bir gece geçirmesi. E kadın çok çaresiz olduğu ve her türlü hurafeye de inandığı için, hemen böyle bir adam aramaya başlıyor.

vlcsnap-2016-09-06-14h09m13s079

Tahmin edin aradığımız kaplan kimmiiiiş? Ryu Jun-yeol’ümün oynadığı karakter: Zeze bilgisayar oyunları firmasının başkanı dahi Je Soo-ho. Çok zeki ve bir o kadar da asosyal. Tam bir mantık timsali. Zaten şu yandan bakışlara bak ya, canım benim. Baya sevdim kendisini, oyunculuğunu da çok beğendim. Zaten Reply 1988’deki Jung-hwan karakterinin de hastasıydım resmen. (Yazar burada ağlamaktadır). Başlarda aşkta çömez, ama merak etmeyin kıdemleniyor, ne numaralar yapıyor hem de…

Neyse velhasıl Je Soo-ho başkan piyasaya sürebileceği yeni bir oyun arayışındadır ve bir yarışmada Shim Bo-nui’nin oyununu görür ve fikri beğenir. Bu nedenle onu işe almak zorunda kalır. Shim Bo-nui’nin ise tek hedefi bir gece geçirebileceği kaplanı bulmaktır. Ve sonra olaylar, olaylar, binbir şirinlikler.

 

Sevdiğim Bölümler

  • En sevdiğim yan karakterler başrollerin en iyi arkadaşlarıydı. Kızın arkadaşı Dal-nim, ve adamın arkadaşı kahveci başkan Han Ryang-ha. Ve tabii ikisinin birbirlerini sataşmaları. Özellikle Ryang-ha’ya bayıldım, Soo-ho’ya her anında destek oldu, her derdini dinledi. Soo-ho’nun buzdolabındaki geçen yıldan kalma sütü içince hastanelik oldu ama olur o kadar arkadaşlar arasında heheh.

vlcsnap-2016-09-03-17h06m56s685

  • Yetmedi, kahveci başkanımız bir de Dal-nim’in dertlerini falan da dinledi, adamı dinleme duvarı mı zannettiniz acaba? Yine de son bölümlere doğru abartıp aşırı şirinleşti, o kadarına gerek yoktu.

vlcsnap-2016-09-04-12h09m33s478

  • Ayaklara bak, puhahah. Cidden o yorganın altında kızın olduğunu hiç çaktırmadılar ama.

vlcsnap-2016-09-06-19h28m38s469

  • “Hajima, sogeting!” Bu kesinlikle en güldüğüm yerlerdendi. Reply 1988’de Ryu Jun-yeol’ün en popüler repliklerinden biri olan, Duk-seon’un görücü usulü randevuya gitmesini istemediği için söylediği “Randevuya gitme” sözüydü. Bu dizide de bu cümleye atıf yapılmasını sevdim. Tabii Ryu Jun-yeol’ün ağzından duysak bayılırdım herhalde. Yine de kahveci başkandan duymak da eğlenceliydi.
  • Özellikle Soo-ho’nun aşk hayatıyla ilgili sohbetleri harikaydı. Bu sahnede “Dalga yükselirken sandalını kaldırmalısın” diye tavsiyeler veriyordu hahah.

vlcsnap-2016-09-06-19h29m56s205

  • İkinci karakter Gary ve Amy acayip gereksizdi, hiç bahsetmeye bile gerek duymuyorum. Ama onların bu kadar sönük kalması sayesinde başrollerimiz hiç zorlukla karşılaşmadan biraradaydılar. Canıma minnet, Ryu Jun-yeol’ü mutlu bir rolde görmeye bayıldım.
  • Bilgisayar oyunları dehası Soo-ho’nun emojilerle imtihanı… Herkesin anlamsız emoji dönemi olmuştur herhalde :)

vlcsnap-2016-09-06-19h32m49s484

  • Je Soo-ho’nun sevinmeleri, yataklarda tepinmeleri, evde parendeler atmaları…

vlcsnap-2016-09-03-20h35m00s659vlcsnap-2016-09-04-10h26m17s296

  • “Shim Bo-nui, haydi eve gidelim!” Soo-ho bir türlü kızın peşini bırakamıyordu. Kızın bir yazılım hatası (bug) olduğunu düşünüyor ama bu hatadan kurtulmak istemiyordu.

vlcsnap-2016-09-03-23h56m44s206

  • Soo-ho’nun, kızın en küçük hareketleriyle bile mutluluklara boğulması. Gizli gizli gülüşü :)

vlcsnap-2016-09-04-11h04m45s450

  • Yukarıdaki sahneden önce ormanlık arazide Soo-ho’nun aracı bozuluyor ve o da diyor ki: “Eğer kader varsa, şu an biri yardıma gelsin”. Körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz. Yardıma Shim Bo-nui gelmesin mi! Adam Shim Bo-nui’nin arkasında resmen mutluluktan mest olmuştu, o sahneler çok hoşuma gitti.
  • Bir bölümde Soo-ho falcıların sahtekar olduklarına Bo-nui’yi inandırmak için onunla beraber tüm falcılara gitmişti. Gözü görmeyen bir dede Soo-ho’ya diyor ki, “Senin gözlerin büyük, dudakların ince…” Puhahahahha, orada kopmuştum cidden. Ryu Jun-yeol muhtemelen gördüğüm en köfte dudaklı ve küçük gözlü Korelilerden :)
  • Soo-ho’nun anne babası vasat tiplerdi, ama tavuk dükkanı işleten ajusshi on numaraydı, zaten yetenekleri sonradan çıktı ortaya.
  • Soo-ho’nun yıldızlı sürprizi ve o bölümde söyledikleri çok tatlıydı. “Yıldızlar parlak mıdır, sönük müdür? Ne olduğunu bile kestiremediğin yıldızlara değil bana güven”
  • Kızın etrafındaki herkesin başına bin türlü musibet geliyor oluşu. Böyle bahtsız insanlar gerçek hayatta da var doğrusu.
  • Shim Bo-nui’nin dizinin başlarında Soo-ho’ya sürekli saldırması çok komikti. Kaplan yılında doğan erkek arayışı yüzünden adam çok zor durumda kaldı. Tabii bu sonra hoşuna gitmeye de başladı, ilgiyi kim sevmez :)
  • Bo-nui’nin Soo-ho’ya yaptığı çıkma teklifi ve gerçekten bir süre saat hesabı üzerinden çıkmaları. Hahahah, çıkma saati için pazarlık yapışları çok tatlıydı.
  • Mesajına cevap beklerkenki Je Soo-ho halleri…

vlcsnap-2016-09-06-19h36m53s393

vlcsnap-2016-09-06-19h36m58s408

vlcsnap-2016-09-06-19h37m02s896

  • Erkek itirafını yaptığında normalde kız olmaz der döner gider, ve erkek de arkasından bakar kalır. Soo-ho ise tersine resmen kızın üstüne üstüne geldi. Kız tam dönüyor, kolundan tutuyor, bakıyor kız ağlıyor, öpüyor, bakıyor kız yine gitti, evinin önüne gidiyor. Bana mantıklı açıklama yap diyor. Sürekli bana kendi ayaklarınla gel diye cool açıklamalar yapsa da kendi ayaklarıyla giden hep o oluyor, hahahha. Sevdim.
  • Kız adama tılsımım diyordu ama Türkçe’ye nazar boncuğum diye çevrilmiş, güzel uymuş.
  • Sonunu güzel bağlayamamışlar ama en azından batırmamışlar da.
  • Bölümlerin bitişi: Sanırım bu diziyle ilgili en sevdiğim şeylerden biri de bölümlerin bitişiydi. Zaten her bölüm kendi çapında yeterince tatminkar yerlerde sonlanıyordu. Yine de bonus olarak, dizinin içindeki bir sahnenin orada izlemediğimiz devamını gösteriyorlardı. Kelebek etkisi hissi yaptı bende, çok hoşuma gitti her seferinde.

Aslında Ryu Jun-yeol’ü ilk kez Running Man’de duydum. Song Ji-hyo samimi olduğu için RJY’ü aramıştı, ondan Park Bo-geum’un numarasını istemişti, hahah. Evet Ryu Jun-yeol’den bahsetmelere doyamadım :) Tekrar diziye dönüyorum.

vlcsnap-2016-09-06-19h59m18s146

İnsanı hiç yormayan, üzmeyen, kafa dağıtıcı, tatlı bir romantik komedi. Bence sadece Ryu Jun-yeol sevenler izlesin :) (Yazar burada paylaşmayı reddediyor)

Bu diziyi çok sevdim.

6 Yorum leave one →
  1. Eylül 7, 2016 2:11 pm

    Öncelikle postun tamamını okumadığımı söyleyeyim zira bu diziyi bende izlemek istiyordum ama senin de dediğin gibi Hwang Jung-eum bana da itici geliyor diye izleyemiyorum dizilerini. Öte yandan Ryu Jun-yeol sevgim var resmen arada kaldım :D

    • Eylül 8, 2016 4:50 pm

      Bence bu diziyi izlemeye karar vermede tek kriter Ryu Jun-yeol sevgisi olmalı, RJY seven herkesi tam anlamıyla mest edeceğinin garantisini verebilirim :)

  2. Eylül 9, 2016 3:46 pm

    Yazıyı gözümün ucuyla yarım yamalak okudum zira diziyi izlemedim ve bunu sevdim yazmışsa güzeldir izleme listeme atayım dedim şöyle bir göz gezdirdim yazıya :)

    Bloga uzun bir aradan sonra dönüş yapmana çok sevindim. Eski tayfadan birileri blog yazınca acayip mutlu oluyorum :)

    • Eylül 9, 2016 7:30 pm

      Sanırım bu diziyi izlerken o eski fanatik hislerimi yaşadığım için gelip bloga yazma ihtiyacı hissettim :) Eskiden dizileri izlerken “yaaaaa ne tatlııııı” ya da “yerim ama seniiii” nidalarıyla izler, sandalyeden hop kalkar hop otururdum. Umarım sen de memnun kalırsın diziden canımcım.

  3. Buket permalink
    Eylül 25, 2016 6:32 pm

    Merhaba^^ Bu diziye dair yeni kayıt görünce sevindirik oldum :) Blogunuzun eski ve sessiz takipçilerindenim^^
    Dizi çok güzeldi! Ryu Jun-yeol’ü öncesinde tanımadan, tesadüf eseri izledim diziyi ve iyi ki izlemişim dedim :) Uzun zaman sonra Kore dizilerine yeniden ısınmamı sağladı bu dizi. Reply 1988’i henüz izlemedim ama beğeneceğimi düşünüyorum çünkü içinde RJY var :))
    Daha sık yazmalısınız!

    Sevgiler^^

    • Eylül 27, 2016 4:07 pm

      Merhabalar, bir kez Ryu Jun-yeol seven biri aynen dediğiniz gibi içinde RJY olan her şeyi sevecektir.
      Daha sık izleyip daha sık yazmayı ben de istiyorum. Takipte kalın efem :)

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: