Skip to content

Şefin Tavsiyesi

Blogun sağ üst köşesinde, görüp beğendiğim fotoğraflar, videolar, siteler ve haberlerle ilgili kısa yazılar yazarak bunları sizinle paylaşıyorum. Aslında en sık güncellediğim yer orası ve sadece hızlı olup sürekli blogu okuyanların o kısmı kaçırmaması hoşuma gidiyordu. Ancak yazarken çok eğlendiğim o yazıların kaybolmasına gönlüm elvermiyor artık. Burada da dursunlar bakalım.

23.11.2016 22:10
…Dertlenince açıp dinlerim, benimkisi de dert mi ki diye gözlerimi doldurur: Şükriye Tutkun- Arda Boyları

19.11.2016 21:30
…Söz çocukluktan açılmışken… Kendimi bildim bileli en bi sevdiğim: Reyhan Karaca- Sevdik Sevdalandık

17.11.2016 22:30
…Hatıra defterime ilkokul öğretmenimin yazdıkları: “Dünya bir gemi, sen onun dümeni, rüzgar salladıkça hatırla beni.” Yazısını böyle bitirmiş. Tam duygulanacakken tuttu beni bir gülme krizi :)

15.11.2016 19:00
…Canım sıkılınca izleyip neşelendiğim video: Running Man üyelerinin idol gruplarla dans ettikleri bölüm :)

10.11.2016 13:05
…Trump’ın ardından 2020 yılı seçimlerinde Kanye West’in başkanlığına da kesin gözüyle bakılıyor…(Zaytung)

24.10.2016 20:15
…Bugün de böyle: Metin Özülkü- Unutulmuş muydum?

06.10.2016 18:15
…We Got Married Jae-rim ve So-eun çiftine sardım bu aralar. Sadece yemek yapıp yerken ve film izlerken bile çok doğal ve konuşkanlar. Kapadokya’da balon turuna da katılmışlar. Solim çifti pek tatlı.

27.09.2016 17:00
…Love in the Moonlight izlemekte olduğum için son zamanlarda başa sarmaya doyamadığım iki video var: Biri Kim Yoo-jung’un oynadığı Hong Ra-on karakterinin duygusal dansı (Ki o el hareketlerinin zerafeti, o ayağı suya çarptığında insanı kalbini titremesi …), diğeri ise Park Bo-gum tatlısının artık hit haline gelmiş Bombastic dansı (Bu ise her seferinde güldürme garantili).

20.09.2016 15:00
…Biraz daha Ryu Jun-yeol yüklemesi yapalım mı? O zaman: Jung-hwan ve Deok-sun anları.

02.09.2016 21:40
…Bir sonraki Reply dizisinin hangi yıla ait olacağıyla ilgili internette bir sürü yazı var. İçlerinden şimdiye kadar en güldüğüm yorum: Reply Taş Devri… Hiç insan olmayacak ama baba Sung Dong-il ve mamutlar olacak. :D

18.08.2016 20:00
…Gördüğüm en güzel listelerden biri: Ryu Jun-yeol sevgimizin depreştiği 27 an

06.08.2016 20:00
…Mutfak işi ince iş: Tiny Kitchen da bunun kanıtı.

28.07.2016 00:00
…Pentatonix-Evolution of Music

09.07.2016 00:25
….Dinlemekten bıkılmayanlar listesinde her zaman üstlerde: Sting- Shape of My Heart

15.05.2016 14:08
…Bu ara tez yazarken sıkılmamak için eskilerden radyo programlarını dinliyorum: Her yaşta Muzo favorim.

17.04.2016 18:45
…Ücretli makaleler için kurtarıcımız, bilimin fedaisi, tezlerin gözbebeği sci-hub :))

04.03.2016 19:40
…Bu ayın bıktırana kadar dinlenecek şarkısı: Ayşegül Aldinç, Gökhan Türkmen – Durum Leyla

11.01.2016 00:25
…Oha diyorum’dan 10 ilginç deney. Ve kola-mentos deneyine benden bir ohannes gelsin o zaman.

16.06.2015 15:35
…Misaeng’in en sevdiğim şarkısı 7. bölümde Bölüm başkanı Oh Sang-shik’in ofisin çatısında büyük tutkuyla söylediği Rusça Kaprisli Atlar şarkısıydı :D Son bölümde şarkıyı bir daha söylüyor. Ba-yıl-dım!

28.10.2014 00:30
…İtiraf ediyorum, seviyorum: Some- Soyu, JunggiGo

15.10.2014 17:30
…Song Il-gook’u zaten severdim, dizilerinde kahramanı oynayıp aslen ölümüne utangaç olması mesela hahah. Ama üçüzleri gördükten sonra gözümde apayrı bir yere oturdu adam: Üçüzler için şuraya. Özellikle 07:30’dan sonrasını kahkahalarla izleyin efem.

18.08.2014 22:15
…Benim gibi canı sıkılanlara gelsin, dinleyin keyifler tavan yapsın: Hakkı Bulut-İkimiz Bir Fidanın

31.07.2014 13:45
…Kimler Theo ve Beau ikilisini tanıyor? Ben 6 aydır takip ediyorum. Bu köpek ve minik bebeğin uyku arkadaşlığı ne kadar tatlı.

15.07.2014 19.15
…Günün şarkısı: Oqtay Ağayev – qaytar eşqimi. “Ver, mənim eşqimi. O, sənə heç gərək deyil ”

05.07.2014 15:30
…İzlemeyi planlandığım film öncesi birtakım hazırlıklar: Why this kolaveri di?

22.06.2014 15:30
…Çook mutluyum. Tam seviyeme uygun Korece çocuk hikayeleri buldum. Hemen çıktısını alıp kitap yaptım kendime :)

21.06.2014 18:50
…Bugünün şarkısı her dinlediğimde ürperdiğim: Yim Jae-bum: For You. 너를 위해.

12.06.2014 20:20
…Pi’nin hayatını izledikten sonra okuduğum her yeni yazıda daha da yıkıldım. Bu kadarı da fazla, mirketlerin kurtçukları temsil ettiğini okumak bu yılki en büyük şoktu benim için.

09.06.2914 20:10
Zindagi Gulzar Hai isimli bir Pakistan dizisi izledim. 26 bölüm, ilk 13 bölümde bu kadar içimin karardığı, son 13 bölümde de bu kadar içimin açıldığı bir dizi olmamıştı.

20.04.2014 13:00
…Vedat Milor’dan hayata bakış açınızı değiştirecek sakinlik: Telefonu denize düştükten sonra yemeğe devam etmek…

19.04.2014 13:15
…Sabah sabah moralim bozuldu. Hayat da bu video gibi bazen, sağ gösterip sol vuruyor, yine bildiğini okuyor.

02.04.2014 20:10
…Son 15 günüm Barun Sobti‘den ibaretse, benim suçum ne?

27.03.2014 17:05
…Bugünün şarkısı: Tom Waits: Dead and Lovely: He had a bullet-proof smile… Now she’s soooo dead.

22.02.2014 23:20
Beast’in Fiction dansını yapabilen var mı? Göründüğü kadar kolay değil dostlar!

21.02.2014 01:10
…Bir çay kaşığı bal, 12 arının hayat boyu ürettiklerinin toplamıymış.

21.01.2014 00:15
…İnsanoğlunu oyalamak ne kolay!

19.01.2014 16:30
…Düşman olsa yapılmaması gereken 26 imkansız şaka.

14.01.2014 20:55
…Aya’nın tüm masumiyetiyle dönüp sorduğu soru: “İnsanların daha fazla yaşamak istemesi açgözlülük demiştin. İmkansız olduğu bilmeme rağmen yaşamak istemem gerçekten kötü bir şey mi?” İnsanın boğazına nasıl da çöküyor! Nasıl da burnumun direğini sızlatıyor..

07.01.2014 14:00
…Hala izlemeye doyamadığım Monday Couple anı: Gary Song Ji-hyo’yu erkek sinekten bile kıskanırken, ardından Jong-kook’a yapılan sürpriz ve meşhur siyah kedi Nero dansı :)

05.01.2013 12:45
…Yalnızca televizyon kurtlarının hatırlayacağı 25 nostaljik dizi.

01.01.2013 21:45
…Schumacher’in kayak yaparken düşüp kafasına darbe alması ve komaya girmesi 2013’ün son kötü sürprizi oldu. Durumu hala kritikmiş.

20.12.2013 17:50
…Dans etmeyi bilmiyorsan bilmiyorsundur:)

18.12.2013 15:00
…Haha küçük bir kızla taş kağıt makas oynarken. Kız çok tatlı.

05.12.2013 17:55
…Bundan 10 yıl önce Raikkonen ve Alonso birbirlerine karşı McLaren ve Renault ile kıyasıya yarışırken gün gelip Ferrari’de takım arkadaşı olacakları kimin aklına gelirdi?

02.12.2013 10:45
…İzlediğim en komik Running Man bölümü: 160. bölüm.

30.11.2013 15:15
…Kim Jong-kook, Haha, Kang Gary üçlüsüne zaten bayılıyorum, beraber söyledikleri şarkıyı da pek sevdim. Running Man şu aralar favorim.

26.11.2013 14:00
…Running Man 74. bölümde gülmekten bir hal oldum.

24.11.2013 19:00
…Running Man Monday Couple fighting!

22.11.2013 22:05
…”Sana ihanet etmiş sayılmam için hakikatte sevgili olmamız gerekiyor pattiz!”

16.11.2013 14:10
…Birbirimizi böyle tamamladığımız bir arkadaşım vardı.

12.11.2013 13:10
Bilgen evlendi. De ben ne demeye hüzünlendim?

09.11.2013 19:00
Yaprak dökümünü ucundan kıyısından izlemişlere gelsin.

05.11.2013 23:30
Bu sahnede Kim Tan’ın “sa”yı “ça” yaptığını fark etmiş miydiniz?

31.10.2013 18:45
Ahhh bu ben.

26.10.2013 12:15
…Leyla ile Mecnun dizisinin yayınlanmayan finali. Tüh.

23.10.2013 17:30
…Karşınızda Kore’nin kırosu Seo In-guk :) İzledikçe gülesim geliyor.

20.10.2013 15:05
…1N2D 80. bölümünde sıkça Türkiye lafı duymak hoşuma gitti. Bildiğin hayatlarına girmeye başladık.

05.10.2013 14:10
…Banu Alkan’la yürümek.. Gerekirse araba da gelir peşinizden.

03.10.2013 20:40
…Şu hayatta daha kıskanılası ne olabilir?

30.09.2013 21:30
…Kilo ölçen klozet yapmışlar! Pes yahu.

29.09.2013 22:45
…Bazı erkekler azıcık ısrarcı mı oluyorlar ne?

24.09.2013 21:45
…Bu bebekler kesin anlaşıyor!

22.09.2013 11:50
…En güzel araba en küçük olanı.

21.09.2013 23:40
Goodbye my love. Gece gece yine kaptırdık gidiyoruz…

15.09.2013 02:15
…Yine en damar şarkılarla karşınızdayım. Yalnız jilet değil de, “Katanamı getirin uleyn” diye bağırasım geliyor ara sıra. Yan etki…

13.09.2013 23:15
…Kwiyomi şarkısını söyleyeni çok gördüm ama bu kadar datlısını ilk kez görüyorum :)

04.09.2013 14:55
…I believe every day’s a good day when you paint, start out by believing here.

03.09.2013 00:10
…Bu kadar mı güzel anlatılır bu his.

30.08.2013 22:15
…Bunu hep yapıyorum ama dayanamayacağım. Şu küçüğe deli oluyorum.

29.08.2013 23:30
…Bazı insanlar hayat boyu apatik kalma rekorunu kırıyor sanırım.

26.08.2013 12:30
…Bir toplumu sona götüren dehşet verici hitabet: “Wollt ihr den totalen Krieg?”. Almanlara “Topyekün savaşı istiyor musunuz?” diye soruyor Goebbels. Sormuyor aslında beyinlerine kazıyor resmen.

17.08.2013 17:40
…BBG 1 evini hatırlıyor musunuz? Melih, Eray, Tarık, olaylar olaylar…

15.08.2013 19:25
…Annem yanımda değilken izleyip ağladığım videolara bakın: Charlie Bilgen’i annesinden istiyor.

13.08.2013 22:15
Seni benden ne bu şehir ayırır ne de ecel. Küçücük yaşımızla ne de romantiktik bir zamanlar.

31.07.2013 20:08
…Banyodan sonra koyun kafa yapanlara sesleniyorum: Yalnız değilsiniz!

30.07.2013 14:10
…Belçika GP’sine bir aydan az kaldı. Spa’yı iple çekiyoruum!

26.07.2013 23:00
…Bu aralar kedi videoları ile kafayı bozmuş durumdayım. (kedi Maru ile drwilldone’nın blogunda tanıştım)

20.07.2013 19:50
…Genetik böyle bir şey…

16.07.2013 14:07
…Gogol’un “Bir Delinin Anı Defteri” kitabındaki Burun hikayesinden bir alıntı: Aynaya gitti… baktı… “Lanet olsun!” dedi aynadaki suretine tükürerek. “Ufacık bir çıkıntı kalsaydı hiç değilse!”

07.07.2013 01:40
…Şu egzersizlere bayılıyorum. 7 dakika ama adamın canı çıkıyor.

28.05.2013 19:00
…Taza en az 5 tane doğursun diyenler parmak kaldırsın, sarı civciv bunlar yahu :)

12.05.2013 18:00
…Bir tek annem olsun, bana bir şey olmaz.

02.05.2013 11:30
…Perşembe günü şarkısı -bir zamanlar lisede günde üç öğün dinlediğim- Gocce Di Memoria.

24.04.2013 18:30
…Vakti zamanında Kimi’ye mektup bile yazmıştım. Şimdi Kimi ile ilgili heyecanlandığım tek şey Spa’daki yarışı. O kadar.

21.04.2013 12:30
…Bugün hepi topu 3 günlük olan tatilimin bittiğini fark ettiğimde işte ben şu haldeyim

10.04.2013 18:45
…Yalın’ın Cornetto için yaptığı Keyfi Yolunda Aşkı Sonunda şarkısını sevdim gibi.

07.04.2013 13:45
…Kütüphanede kitaplar arasındaki not mevzusu: Sungkyunkwan Scandal’dan derin konular.

05.04.2013 22:10
…Yüreğimi böylesine hoplatan bir ikinci dizi daha olmadı. Dae Jang Geum, nam-ı diğer Saraydaki Mücevher’den bahsediyorum. En en en sevdiklerimden: Beni bekleyeceğini söylemiştin, seni aradım ama bulamadım, nereye gittin!

29.03.2013 20:00
Bunu nasıl düşünemedim!

25.03.2013 20:45
Buraya seni görmeye gelmiştim, şimdi seni görmek istemiyorum.”

20.03.2013 18:00
“Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir.”

17.03.2013 18:20
…Bazı güzel şarkılar. Hele o “Goodnight Moon” yok mu, ve “She”, tabii “Yumeji’s Theme” baş tacı.

16.03.2013 16:35
…11 yıl öncesinin Nisan ayı yakışıklısı: Won Bin.

13.03.2013 18:00
…In the Mood for Love filminin mood’u olan müthiş müzik: Yumeji’s Theme.

08.03.2013 19:45
…Her gördüğüm barkoddaki sayıyı toplar dururum ben artık.

05.03.2013 20:45
…Ben bebekken limon yediğimde yüzümü hiç buruşturmazmışım.

03.03.2013 23:15
…K-will’in Please Don’t videosunu ilk izlediğimde ben de aynı şu tepkileri vermiştim. Bu gece 10 farklı video tepkisi izledim, hepsinde de gülmekten yarıldım. Videonun başında laylaylom, ortalarında ciddileşip olaya dalmalar, sonunda ağzın açık kalakalıyorsun :)

20.02.2013 21:15
…In the Mood for Love’dan sonra Tony Leung benim gözümde karizmatikten çok sevilesi oldu, ta ki şu videodan sonra komik olana dek.

20.02.2013 15:30
…İnsan şöyle bir evin önündeki havuzda nasıl yüzer, eriyip bitmeden?

13.02.2013 10:50
…Gangnam Style eskisi kadar güldürmüyor ama bu minik yıldıza kopmama engel değil.

11.02.2013 10:00
…Çinli pamuk şekerci amca. Onun yaptığı pamuk şekerse ben şimdiye kadar ne yemiştim!! demeye hazır olun.

02.02.2013 18:45
…Mutlu olmaktan korkarak mutlu olmaya çalışmak. Şöyle bir şeyler.

30.01.2013 18:00
…Japonların gurur duyması gereken küçük şeyler..(ortak renkler’den)

28.01.2013 18:10
…Size Lee Hai’yi takdim edeyim. Çocuk ayol, şu ağlayışa bak.

26.01.2013 19:17
Yollarda uçsak ne hoş olurdu.

21.01.2013 21:30
…Boş zamanlarımda Bilgen’le Charlie izliyorum mesela. Eğleniyorum, takılıyorum.

06.01.2013 19:00
…Adam soruyor, Bu fotoğraflar hangi kumsallardan çekilmiş. Cevap veriyorum: İnsafsız concon, nereden bilelim?

04.01.2013 15:30
…Şimdi sırada Kore 90’lar müzik şov var, yani: Reply 1997 OST. Evet şahaneyim, biliyorum.

28.12.2012 12:20
Seo In-guk henüz tombiş yanaklı yumuk gözlü yeni yetme bir şarkıcıykenki hallerine bayılıyorum. Mesela videonun 10:50’deki o sevinme hali çok tatlı.

19.12.2012 22:30
Lee Hi‘nin sesine bayılıyorum, özellikle Kpopstar yarışmasında tüm söylediği şarkıları dinledim, halbuki hiç de tarzım değildir ama. Kız 16 yaşında ve eatyourkimchi’deki Simon’ın öğrencisiymiş.

13.12.2012 18:48
…Bu hafta yine 90’lardan bir Kore şarkısı gelsin: Ria- Nunmul. Ağlamaktan gözlerim şişti, senin yüzünden diyor kısaca.

26.11.2012 19:15
…Şu sıralar en sevdiğim şarkı: Yangpa- Young Love. Answer 1997 izleyenler bu şarkıyı da mutlaka sevmiştir.

21.11.2012 20:00
…Nasıl Yoon Yoon-jae olunur? Motto: Çok sıkışınca biraz daha su! :)

18.11.2012 16:40
…Her çocuğa şöyle bir duvar lazım bence. Basit bir tahta bile olur ama böylesi daha temiz.

13.11.2012 19:50
…Onbinlerce çividen resim… Adam yapmış abicim.

04.11.2012 21:30
…İnternette iki kişinin blogum hakkında konuşuğunu görünce bana bir haller oluyor :)

30.10.2012 20:10
…Blogun ibresi 500000’e vurmuş. Eskiden buralar hep dutluktu :)

15.10.2012 20:45
…Fevkaladenin fevkinde bir nostalji için: Darıldın mı cicim bana? Bu şarkı benlik. Aman Allaaah :)

14.10.2012 23:00
…Kore dizilerine bağımlı olmanın alametleri isimli bir blog yazısı gördüm bugün. Evet dünyanın her yerinde Dok Go Jin’li sular olmadığı için yas tutulmuş :) Simon’la Martina herkesin gözdesi olmuş. Hepsine katılıyorum.

10.10.2012 20:30
…Kore’nin şişko ve cüretkar tavşanı ile tanışın: Mashimaro

09.10.2012 21:20
…Adamlar gitmiş gölün ortasına jakuzi koymuşlar. Şu dünyada tatmadığımız ne zevkler var.

02.10.2012 23:45
…Yolda bir arabada “Gangnam Style” çaldığını duydum bugün. O zaman Türkiş versiyonuna da bakmak gerek :) Ve tabii Susam Sokağı versiyonu da izlenmeli.

14.09.2012 00:05
…Joo Won’u zaten izlemelere doyamıyordum ama Those Magic Changes performansı ile artık gözümde bambaşka boyutlarda.

06.09.2012 21:45
…Aynı videoyu üst üste kaç kez izleyebiliriz rekorunu kırıyorum şu an: Joo Won’dan JYP’nin Honey şarkısını dinlemenin hazzı…

02.09.2012 22:50
…Kopmak için başka bir sebep daha: Gangnam Style Gaksital!

25.08.2012 13:30
…Banyonun duvarlarını harita ile kaplama fikrine bayıldım.
…Dün tanıştığım bir kız da Kore dizileri izliyormuş, “Gaksital şimdiye kadar izlediğim en iyi Kore dizilerinden” dedi. Eve nasıl koşacağımı bilemedim.

22.08.2012 21:30
…Çok mu zor? En klasiğinden mürdüm rengi püsküllü kolej ayakkabısı

20.08.2012 14:10
…Kore dizilerinin en güzel yanlarından biri de dizi müzikleri. O yüzden bu tarz toplama videolarıseviyorum.

16.08.2012 20:45
Zaytung Oldboy için “Ailecek izlenebilecek bir başyapıt” demiş. İşte buna gülünür :)

11.08.2012 13:30
…Vaktiyle çok dalga geçtiğimiz ama çok da dinlediğimiz şarkı: Dön Bana… N’olur!

03.08.2012 23:30
…Ev işi 101 dersindeki ilk haftamdan sonra bunu söylemek zorundayım. Ütü eyvallah, saatlerce yaparım, ama başka şeye dokunmam. Aha buraya da yazıyorum.

31.07.2012 00:15
Dylan McKay kartpostalımla aşk yaşıyorum bugün. Günümün favorisi.

27.07.2012 22:15
…”Kalecinin olmaması gol atacağın anlamına gelmez” Puhahahah. Kim Bung-do bilmediği laflar da mı edermiş. “Oh be, ne güzel bir dünyaymış bu!”

25.07.2012 20:30
…Küçükken eve dönünce annem sorardı ne yaptığımızı, pembe dizi izledik derdim. Üzülürdü :) Nereden aklıma geldiyse şimdi.. Nostalji işte. Bunun öncesinde Ricky Martin’in kliplerini izlerdik, Leonardo di Caprio mu o mu daha yakışıklı diye kavga ederdik. Ben hiç yandaş bulamazdım, daha o günlerden :)

21.07.2012 17:45
…Bir defterimin arasından seneler önce yazdığım bir not çıktı. Şu şarkı yazıyordu: Gianni Morandi – Parla piu piano.

18.07.2012 22:00
…Şu aralar en sevdiğim şarkı: Baker King Kim Tak-goo dizi müziği: That Person. Gözyaşları otomatik olarak akıyor, bu yüzden seviyorum işte.

14.07.2012 02:20
Ramazan güzeldir.

12.07.2012 00:20
Eksik bir şey mi var? Gökyüzü bazen ciğerime doluyor da ondan soruyorum :(

07.07.2012 13:05
…Kalbim yangın yeri, gel kurtar beni senden
…”Artık doğayla iç içe olmak istiyorum” dediğimde bu istek mi yaşlandığımı gösterir yoksa “artık” kelimesi mi?

05.07.2012 22:30
…Yataktan kalkamıyorsam n’olmuş ki yani?

24.06.2012 02:00
…Zavallı bebek ne bilsin hangisi iPad hangisi dergi.

18.06.2012 18:40
…Serrose’nin blogunda çok hoş bir video var: Ozawa-san gençliğindeki Türk mektup arkadaşı Ümit Ersan hanımdan bahsediyor. Evet, ben kadere inanırım, yıllar sonra yeniden görüşüp kahve içebilseler ne hoş olurdu.

17.06.2012 23:00
…Rengarenk gökyüzü fotoğraflarına bayılıyorum.

14.06.2012 21:00
…3 yaşındaki tam ısırmalık kızın makyaj videosu, kızlar hep annesinden ne gördüyse :) Bir de annenin makyajını yapmacalar var ki, o da ayrı bir mevzu.

07.06.2012 19:10
…Kaç zamandır hatırlayıp hatırlayıp güldüğümüz video: O neydi gız?

05.06.2012 22:30
…Bu aralar merakla ve hevesle beklediğim tek şey: Hotaru The Movie. Buchouuu ve Hotaru! Özledim sizi yav.

01.06.2012 23:00
…Kıdemliden hoşlandığını belli etmenin yolları. Çok doğru tespitler! :)

28.05.2012 20:30
…Natalie Portman ve Audrey Hepburn birleşince ortaya şahane bir görünüm çıkmış. Çok hoşuma gitti.

24.05.2012 19:00
…8 yıldır hiçbir sayısını aksatmadan özenle okuduğum dergi F1 Racing yine kapanmış. 2 haftadır şehrin tüm kitapçılarını defalarca gezmeme rağmen dergiyi neden bulamadığım anlaşıldı. Kızgınım, sinirliyim, üzgünüm. Ama biliyorum ki bu defter böyle kapanmayacak. O dergi elbet yine çıkacak!

23.05.2012 19:20
…Bu yaz Kore dizileri bomba gibi geliyor. Gong Yoo’dan Big, Kim Sun-ah’dan I Do I Do, So Ji-sub’dan Ghost, Song Seung-hun ve Park Min Young’dan Time Slip Dr. Jin… Ve hepsini de merak ediyorum, ne yapacağız şimdi?

20.05.2012 19:40
…Günün tavsiyesi: Yürüyen Şato. İçindeki çocuğa karşı şefkatli olan herkese öneriyorum.

16.05.2012 20:30
…Bülent Ortaçgil’den “Eylül Akşamı”: Olamaz mı? Olabilir…

13.05.2012 17:40
…Instagram kullanıcı adım: primum_non_nocere . Şimdilik sevdiklerimi çekiyorum, çektiklerimi seviyorum :) Bakalım… Kimlerin Instagram’ı var?

10.05.2012 21:10
…Rooftop Prince 15. bölüm çok şeker olmuş. Çamaşır asmak ne zamandır bu kadar romantik? Neden bundan bizim haberimiz yok? Ayrıca Yoochun’un banane banane anlamında “aaaa” diye kıvırtışına gül gül öldüm, o bölümü sarıp sarıp tekrar izliyorum :)

03.05.2012 20:00
…Bugün yapacak çok iş var dediğim her günüm bu şekilde geçiyor :)

02.05.2012 20:00
…Lisedeyken Duman dinleyip dinleyip hoplar zıplardık. Hala müziği duyunca bile kafa sallayasım geliyor :)

28.04.2012 23:30
…Yoochun twitterda bu aralar pek aktif, diziye başladı başlayalı habire
diğer oyuncularla çektirdiği komik resimlerini ekliyor.
El kuklaları çok şeker olmuş!
Ama beni en çok şu fotoğraf heyecanlandırdı. O mekan 13. bölümden mi acaba?? (Bu arada kız çook kısa hahah)

26.04.2012 19:00
…Rooftop Prince izleyen ey ahali! Az önce 12. bölümü izledim
ve bölüm başında ağzım kulaklarımdayken sonlarına doğru enseme ulaştı. Eridim resmen yokum ben yokum!
(12. bölümlerle ilgili hatırlatma)
…Güney Kore’yi tanıyalım :)

24.04.2012 19:50
…Neden bilmiyorum ama bu renkli saç uçları bana şu an şahane gözüküyorlar.

23.04.2012 18:00
…Günün anlam ve önemine binaen: Uyuyan kedi ve uyumayan çocuk.

21.04.2012 13:00
…Kırmızı başlıklı kız masalını bir de matruşkalardan dinleyin.

20.04.2012 21:30
…İnternette nereyi açsam bir Sebson vakası çıkıyor karşıma. Mesela Jenson Sebastian’ın mikrofonuna basarken..
Öte tarafta fanların hazırladığı süper grafikler var: Vettel’le evlenmesinden mutluluk duyacağım insanlar grafiği!!

18.04.2012 20:40
…Norveçli bir annenin muhteşem evi.. Ya da oyun üssü falan mı demeliydim? Koltuklara bile yapıştırmış bantları, çok tatlı olmuş.

16.04.2012 19:45
Simpson’ların arabaları: Böyle şeyler görünce etrafıma daha dikkatli bakasım geliyor. Süper.

14.04.2012 15:40
Hedefler: Yiyebiliyorsan ye, oturabiliyorsan otur, yatabiliyorsan yat. Bunun gibi bir şeyler işte.

14.04.2012 11:00
…Günün şarkısı: God Help The Girl

09.04.2012 21:20
…Tarihi dizi dedin mi orada duracaksın arkadaş. Karakterleri doğumdan ölüme görmek zorundasın o dizilerde.

03.04.2012 22:15
Karın kası mı? Hıh, ondan kolay ne var ki.

29.03.2012 21:00
…Bugün Sezen Aksu dinliyoruz: Ne kavgam bitti ne sevdam.

28.03.2012 21:30
Bir fili doğum yaparken izlemiş miydiniz? Olağanüstü bir şey.

27.03.2012 22:15
…Vahşi Güzel’deki Natalia Oreiro ile Cedric’i aynı kişinin seslendirdiğini bilmek… Bilemiyorum, biraz acı veriyor :)

24.03.2012 19:40
…Üniversitedeyken (çok eskilerde) bir hocam vardı, derste her terimin başına “sevgili” kelimesini iliştiriverirdi (sevgili vitaminler), Bob Ross gibi bir adamdı vesselam. O değil de, sevgili Petek Dinçöz ve sevgili Kutsi’yi de çok sever ve her derste anardı :)

20.03.2012 21:30
…İlk bakışta “Vay süpermiş” dediğin fikirler daha sonra “Yapsam ne süper olur”lara dönüşüveriyor.

18.03.2012 11:45
…Neymiş: Maldonado gazı vaktinden evvel verdiği için tüm bunlar yaşanmış. Daha da İdman TV’den formula1 izlemem arkadaş, gülmekten yarışın keyfine varamadım. RTL ile Almanca’yı sökerim daha iyi :)

14.03.2012 21:05
Size oppa diyebilir miyim? Bugün en çok buna güldüm :)

11.03.2012 21:40
Stickerların gerçekten de karşı konulamaz bir çekicilikleri var. Sünger Bob stickerı almıştım, neredeyse bir ay oldu, her akşam bir kez bakıp mutlu oluyorum.

08.03.2012 20:40
…Oysa ki ben ilk dipnotları okurum :)

08.03.2012 20:30
…My Girl dizisinin sevdiğim bölümlerinden olan 8. bölümün sonunda Ju Yoo-rin Seol Gong-chan-shi’ye “Kalbindeki en önemli kişiyi düşünüp beşe kadar say, gözlerini açtığında onu görürsen ona aşıksın demektir” demişti. Seol Gong-chan-shi söylenileni yapmasının akabinde “Çıldırmış olmalıyım!” demişti hatırlarsınız.
O bölümü tekrar izlemek bana çocukluğumu hatırlattı :) O zamanlar vosvos sayar, kırmızı vosvos görünce üzüntüden kahrolurdum. Çünkü bizim kuralımız şöyleydi: Bir dilek tutup 100 vosvos sayarsan dileğin gerçek olur, ama kırmızı vosvos görürsen sayı sıfırlanır :) (Bazen görüp de görmemezlikten gelirdim ama sonra pişman olup sıfırlardım yine de hahah) Bir de eğer 100 sayısını tamamlarsan sevdiceğini de rüyanda görürsün derlerdi :) Dilek milek değil de, asıl oydu galiba önemli olan :)
24 yaşındayım, hala vosvos sayıyorum…

06.03.2012 21:00
…Yetiş namazım kılmaya/ Seni seven öldü gel gel… Bir dakika içinde depresyona girebilmenin yolları- madde 286.

03.03.2012 19:45
…Bugün Rize Günlerine gittik. Herkes ölümüne çay içti, tulum sesleri hiç dinmedi, laz böreği ile tanıştım, ilk defa mıhlama yedim, aslında bulduğum her şeyi yedim galiba :) Atmacayla fotoğraf çektirmemek tek pişmanlığım oldu. Çıkışta hamsi kokuyordum, ya da hamsinin ta kendisi olmuş da olabilirim :)

29.02.2012 20:30
…Yeni topuklularımla tek rakibim Sultan. Türk Hava Yollarını saymazsak tabii ki :)

22.02.2012 00:00
…Sizi bilmem ama Earth, Wind & Fire’dan Fantasy bana Love Shuffle’ı hatırlatıyor artık. Yapma be Joe!

11.02.2012 21:00
…İyi ki duvarda asılı Raikkonen posterlerini indirmek gafletinde bulunmadım. Şimdi gelsin yeni sezon, gelsin f1 hafta sonları.

06.02.2012 20:00
…Koskoca makine mühendisi, alıcak eline çukulatasını, çiçeğini, mühim zamanından çalıp kızı istemeye gidecek ve eli boş dönecek. Böyle bir hayat yok.

30.01.2012 18:30
…One Piece aşığı bir adam ve kız arkadaşının sohbeti. Videonun tamamı süper ama özellikle ben mi One Piece mi sorusuna adamın verdiği şu cevap hislerime tercüman oldu: Kalbimde birinci Luffy ikinci Ace var, sen de Luffy ve Ace’in arasındasın :)

29.01.2012 21:30
Qısa boylu qadınlar daha celbedicidir.

25.01.2012 20:30
Otobüste gördüm, o da beni gördü diyenlere bir site kurulmuş. İnsanların çabalarını takdir ediyorum :)

24.01.2012 01:00
…Zeki Müren’den Aşka Gönül Vermem. Kimi kandırıyoruz ki şimdi? Zaten L&M izlemişim, cinler tepede, Mecnun’a dalasım gelmiş. Sinirlendiysem demek ki.

22.01.2012 19:45
…Kış günlerinde “Şu Uzun Gecenin Gecesi” türküsünü dinledikçe feci hüzünleniyorum. Bir de diyor ki: “Deseler ki nazlı yarin pek hasta/ Başında okuyan hocası olsam…” Nasıl söz o yahu. Her seferinde aynı etkiyi nasıl yapabiliyor?

18.01.2012 23:45
…Güzelim makyaj blogunda en çok ilgimi çeken, yapabilir miyim acaba diye üzerinde düşündüğüm yazı şuydu. Ayıp bana! (Not: Midesi geniş olmayanlar linkten uzak dursun.)

14.01.2012 19:00
…14 Ocak’tan itibaren her cumartesi 22:15’te Trt Okul’da Dream High dizisi yayınlanacak. Agaşilere oppa, bebelere balon. Bir de Trt1’deki Tacir dizisinden sonra Dong Yi’nin yayınlanma ihtimali varmış.

12.01.2012 21:00
…Japonlar gözleri daha büyük gözüksün diye göz kapaklarını yapıştırıyorlarmış.

09.01.2012 21:10
Güzel kadınlar doktor olamaz, hahahahah.

08.01.2012 21:45
…Bebeğim çok tatlısın sen yahu :) “Love Me Do”

03.01.2012 23:30
…Tescilli vakit öldürücü: Müziğini kendin yap.

01.01.2012 16:15
…Uçuk pembe bir gülün açışından daha estetik bir şey bilen var mı? …Alakasız olacak gerçi… Her zaman kıro işi olduğunu düşünmüşümdür “Gülüm” hitabının. Ama kendisine söylenince yıllarca unutamayabiliyormuş insan. Kendimden biliyorum :)

30.12.2011 22:20
…Kedicik yüzük olmuş, tak beni tak beni diyor.

29.12.2011 20:45
…Kaichou wa Maid-sama ‘nın animesini bitirmiş biri olarak “Hani nerede devamı?” diye aranırken mangasının devam ettiğini gördüm. Animenin son bölümü mangada 32. bölüme denk geliyor ve en son 66. bölüm yayınlanmış. Animenin 2. sezonunu mu beklesem yoksa mangaya balıklama atlayıversem mi??

26.12.2011 19:00
…Usuiiii~~~~~~~~

24.12.2011 20:55
Ajummaların tatil ikilemi :) Kore’deki durum Türkiye’dekinin aynısı. Bizde de bayramların yükü annelerimizin üzerindedir hep.

15.12.2011 21:00
…Bir de baykuşlara sevimsiz derler, bu şey gördüğüm en sevimli hayvanlardan. Video bana bahtsız muhabbet kuşlarımı hatırlattı, onlar da erirlerdi böyle sevince.

11.12.2011 16:22
Küçücük bir yazıcı ile kendi minik gazetenizi kendiniz oluşturabilirsiniz. Son zamanlarda gördüğüm en şahane fikir.

10.12.2011 15:35
…Bu aralar en büyük eğlencem fotoğraf kabinine girip kafa dağıtmak.

06.12.2011 20:45
…Belki bekletmezsin diye biraz erken geldim… (merdiveninruhu.com’dan)

02.12.2011 21:50
Gül bülbüle, bülbül güle yar olmadı gitti…

29.11.2011 15:00
Manah Manah‘ya şimdiki nesil de bayılıyor. Test edildi onaylandı :)

26.11.2011 20:00
Youn Sun Nah- Jockey Full of Bourbon

20.11.2011 19:30
“Bi Cin Ali çiz bakiim” ile başlıyor hikaye. Ve nerelere varıyor :)

17.11.2011 18:00
2 dakika hiçbir şey yapma, rahatla: Kabul ediyorum, bu siteyi hep kronometre olarak kullandım :)

12.11.2011 21:00
…Türkiye ziyareti sırasında Jessicca Michibata kedilerin fotoğraflarını çekmiş, bu ülkede de amma kedi varmış diyor yazıda.

11.11.2011 20:10
…Kar yağdığında bu kadar üzüleceğim hiç aklıma gelmezdi. Alakasız olacak ama bir de canım dondurma istedi, işbu sebeple. (Resmin üstüne tıklayınca gif çalışıyor)

10.11.2011 18:30
Düello dediğin… :)

08.11.2011 20:00
Başka ülkelerdeki okul yemekhanelerinde neler yeniyor diye merak ettiniz mi hiç? İşin komiği blogdaki resimlere bakarken tanıdık yüzlerle karşılaştım, bakalım siz de tanıyabilecek misiniz?

03.11.2011 18:00
…Rain Man’i gerilim-korku filmi olarak izlemek nasıl olurdu? İyi fikir.

01.11.2011 18:30
…Sigaranın zararlarını anlatan “Sigara pişmanlıktır” sloganlı reklamı biliyorsunuz. İnternette bir sürü türevi dolanıyor. Mesela: Adsl pişmanlıktır. Ya da: Sabri pişmanlıktır :)

29.10.2011 18:40
Gelmiş geçmiş en muhteşem makale… Adamlar idolüm oldular, ben de ileride böyle makaleler yazmak istiyorum :)

24.10.2011 21:20
…Anime indirmek için Anime Access, manga indirmek için Manga Traders sitelerini kullanıyorum. Şimdiye kadar tüm aradıklarımı bu ikisinde buldum. Aklınızda olsun.

21.10.2011 21:40
…Sokakta buldukları Aysel Gürelleri çeken moda blogları eğlenceli olabiliyor bazen.

21.10.2011 20:00
Perfect guys don’t exist, but there’s always one guy that is perfect for you.

20.10.2011 19:10
Sen hiç Japon gördün mü?

20.10.2011 18:40
…Sabahtan akşama Angry Birds oynayan bir benimdir herhalde, hem de bilgisayardan. Şu sarı üçgen kuş “hay baayım” diyor sanki? Neyse, bitti zaten.

19.10.2011 23:15
…Intimate Note adlı eğlence programının Super Junior üyelerinin katıldığı bölümü inanılmaz komikmiş. Amaç arası iyi olmayan grup arkadaşlarını kaynaştırmak. Yine kız oluyorlar tabii ki. Heechul’un güzelliği insanın aklını başından alıyor :) Ama özellikle sessiz sinema oynadıkları bölümü izleyin derim. 7/11’de birbirlerinin sevmedikleri yönleri açıklıyorlar, süperdi. Heechul için yapılan görümce benzetmesi cuk oturmuş, habire ortamı kızıştırıyor. Hele son bölümdeki -11/11- Kyuhyun performansı, puhahahah. Baştan sona hepsini izleyin işte.

18.10.2011 20:35
…Clazziquai Project’in son şarkısı So Ji-sub ve Han Hyo-joo’nun oynadığı Only You filmi için. İşte MV: Çiçekler Açıyor

17.10.2011 21:35
…Kombin kelimesinden hoşlanmadığımı söylemiştim. Ama kutu kafaların şu karikatürü hariç.

16.10.2011 23:45
…Zoro 19 yaşında, nasıl olabilir nasıl nasıl :) One Piece’in mangakası Oda Eiichiro fanlardan gelen soruları yanıtlamış, cevaplar en az anime kadar eğlenceli. Adamdan sol eliyle, hatta ve hatta ayağıyla Luffy’yi çizmesini bile istemişler :)

16.10.2011 15:45
Bu da 6 yaşımdayken Karayip Korsanları’nı çaldığım video.

14.10.2011 19:30
Şirinliğin gereklerini örnek üzerinden açıklayan çok hoş bir blog var. Tabii şirin tırtıl kelebeğe dönünce pek hoş şeyler olmuyor: Cute-a-pillar vs Cute-a-killer :)

12.10.2011 14:05
…Bir bilgisayar mühendisinin şu cümlesi nedense pek hoşuma gitti: Zaten bilgisayar bilimleri yerine biyolojik bilimlere doluşmuş onca kadın yanılıyor olamazdı.

10.10.2011 20:10
…Huzurlarınızda The Mini Band. Oradaki kız çocuğu benim :p Sololarımı gördünüz mü?

09.10.2011 19:45
Bu tarz kitaplıklar görünce aklım çıkıyor, gözüm dönüyor, kimyam şaşıyor. Kütüphane gibi. Bilsem ki okuyacağım ben de alırım o kadar çok kitabı.

08.10.2011 17:30
Çikolatacının internet sitesi de tamamen çikolatadan olur zaten :) Ya gözüm dönseydi de laptopu yemeye kalksaydım?

06.10.2011 21:45
…Gülme ihtiyacımı bu aralar Heechulşi ile gideriyorum. Yaramaz oğlan çocuğu seniiii, arkadaşlarını nasıl da zayıf noktalarından vuruyor.

05.10.2011 22:15
Düğün sektörü denen şey son zamanlarda aştı kendini. Ay şunu arkadaşlarıma da söyleyeyim de yapsınlar moduna girdim izledikçe.

04.10.2011 19:00
…G Dragon’un Heartbreaker şarkısının klibini biliyorsanız (ki The Greatest Love izlediyseniz zaten bilirsiniz), bir de şu komik alt yazılar eşliğinde bakın derim. O elmalarla ilgili bir şeyler benim de aklıma gelmişti zaten. Gülmekten kendimden geçtim.

02.10.2011 17:45
Süpyis yumuyta gibi biy süpyis istiyoyum!

30.09.2011 22:00
…Biz çocukken şöyle eğlenceli pijama yiyicilerimiz yoktu ki.

26.09.2011 22:00
…Gördüğüm en şahane evlerden biri. Bir alt kata inmek için tek yapmanız gereken kaymak! Ve gökkuşağı merdivenler. Ve çatıdaki pencereler. Ve ve… :)

23.09.2011 21:00
Zavallı kediciğe Nyan Cat izletmişler :) Yalnız, Nyan Cat‘in 10 saatlik videoları var youtube’da, akıllara zarar.

23.09.2011 14:15
…Lisedeyken bir arkadaşım her gün her gece hiç bıkmadan bu şarkıyı söylerdi. Neredeyse onun adına ben itiraf edecektim çocuğa, o derece bıkkınlık gelmişti. Oysa şimdi dinliyorum da, seçebileceği en güzel şarkıyı seçmiş sanki.

20.09.2011 20:40
…Fast-food’a hayır! Ama Arby’s kıvrık patates‘lerini çook seviyorum, ne yapsak ki?

18.09.2011 18:00
Şu ninja matruşkaları uzakdoğu seven birine hediye etseniz ne kadar makbule geçer, değil mi?

16.09.2011 18:00
Ne inkar ne itiraf bu yalnızca sitem… Yine arabeske bağladık, hadi bakalım.

12.09.2011 19:45
Mercedes’ten komik bir reklam. Schumi’nin Nico ile olan mücadelesine bayıldım. Ama reklamın devamında daha akıl dolu hamleler de var ;)
En komik Mercedes reklamı ise Alonso-Hamilton ikilisinin kapıştığı reklam: “Anything you can do I can do better!”

10.09.2011 20:21
Wake me up when september ends ;)
…Lisede sınıfın kızları olarak toplanmış ve kadınlarla ilgili bir ortak nokta saptamıştık :) Buna göre tüm kadınlar Leman Sam’ın Gönül şarkısını seviyor. Var mı aramızda istisnalar?

08.09.2011 17:35
…Bir Japon firması çocuklar için ayak izi kedi, kuş vs gibi olan sandaletler yapmış. Kawaii !! Kar ya da kumda pati/ kuş ayağı izi gördüğümde bile mutlu oluyorum, böyle bir terliğim olsa hiç ayağımdan çıkarmazdım.
Fotoğraflara da bakalım ve kıskanalım.

06.09.2011 23:15
…Biraz düzeni herkes sever, obsesifseniz birazdan fazlası belki :)
İşte düzen meraklılarının bayılacağı bir
fotoğraf serisi. Japon kanjisini nasıl daha düzenli bir hale getirebiliriz ^^ Geceleri gökyüzüne dalmak herkes için çok eğlencelidir, ama kaçımız bunu bir düzene koymak istedik? Ve çam ağaçlarıyla her türlü şeyi yapmış olan ben bunu nasıl düşünemedim, tüh.. Daha fazlası için linke tıklayın, hepsi görülesi ve gülünesi.

04.09.2011 23:05
Parliament pazar gecesi sinemasından bir film rica ediyorum bu gece için. Ya da direk ben o zamana geri dönsem :(
…Neyse ki Leyla ile Mecnun 25. bölüm fragmanı gülmekten kasılmak suretiyle keyfimi yerine getirdi. Erdal bakkal, yeminle hiç senin kadar tipi tip bir bakkal karakteri izlememiştim, puhahah: Mecnun evleniyo, Mecnuuun evleniyooooo :)

04.09.2011 20:30
Böyle eğlenceli sütler vardı da biz mi içmedik. İtiraflar geliyor.

02.09.2011 22:05
…Sizin de ekşi sözlüğü açar açmaz ilk işiniz “dön bebeğim”i tıklamak mı?

02.09.2011 19:50
…İtiraf ediyorum ben SOAW’ı izlemeye başlarken komedi yönünün ağır basacağını zannediyordum, hele birkaç bölüme de gülünce :( Ama baya baya dram çıktı. 12. bölümün sonuna kadar da çok sinirlendim, türü çok severim ama dram izlemenin zamanı vardır bilirsiniz. Sonra öyle bir 12. bölüm sonu yaptılar ki, yeşilcam sanki mübarek, Of of of. Bu hamle için zamana bakılmaz cidden.

31.08.2011 16:50
…”Protect The Boss” dizisindeki huysuz patron Ji-heon‘u seviyorum. Çünkü Hallyu saç modasına uymuyor ve kuş yuvası saçları süper. Çünkü papyonlu takım elbisesinin üstüne sırt çantası kullanıyor. Çünkü tam bir obsesif. Çünkü kendisi şöyle bir adam!

30.08.2011 13:00
…Sevdiklerinizle birlikte olduğunuz uzun yıllar hatırlanacak güzel bayramlar dileriiim.

28.08.2011 02:30
…Geçen hafta Leyla ile Mecnun izlerken canım nasıl sakız çekti anlatamam, çıldırıyordum neredeyse. Neyse ki bu hafta hazırım, sakızımı aldım hemen. Gel yeni bölüm :)

26.08.2011 22:25
…Yamapi’den bir şarkı. Sevdiiim.

23.08.2011 22:45
…Sümer Tilmaç’ın gençlik fotoğrafını görünce adamı tanıyamadım resmen. Saç ve bıyık bir insanı ne kadar değiştiriyor.

22.08.2011 18:00
…Raikkonen “Le Mans’ta yarışabilirmiş” haberini görünce gözüm dönmüş resmen :) Kendime gelince yan sütundaki Rossi’nin Japonya’ya gitmek istememesi ve Tamara Ecclestone’un Button’a çamur atması haberlerine şaşırıp Schumi’nin hayali bloguna güldüm. Motor sporları böyle bir dünya, bırakamıyorsun.

20.08.2011 23:30
Küçük Bir Aşk Masalı: Seden Gürel-Keremcem düeti… Dongseng-nuna kavramı Türkiye’de yok mu sanki :)

19.08.2011 23:15
Lee Dong-wook kamera arkasıııı ve tabii ki SOAW 9. bölümden hahaha hihihi hohoho. Yalnız bu Lee Yeon-jae’nin 20. dileği sevdiği kişinin kollarında ölmek.. Gerçi ben ölümlü dizi sonlarını severim ama bu dizi için değil!

19.08.2011 00:30
…Piyasadan tüm Superman tişörtlerini toplatıp yerine şu güzellikleri dağıtacağım! Tak etti canıma artık :) Nam nam nam giyeriz hem, fena mı :)

16.08.2011 20:35
…Kendi fotoğrafının üzerinde oynadıktan sonra ortaya çıkan eseri “Recep Choivedik” olarak adlandırabilecek espri düzeyine ulaşmış Koreli arkadaşlarımız da var :)

15.08.2011 00:15
…Rain ve Kim Sun-ah’a 7 sene önce yapılan bir
kamera şakası gördüm, gülerken yerleri tekmeledim o derece komikti. İkisi de aynı dizilerdeki kadar şebekmiş :) Hele Kim Sun-ah’ın “O vücutla onu nasıl kardeş olarak görebilirim.” demesiyle kendimden geçtim, kendinden küçük erkeklere meraklı olduğunu tekrar görmüş olduk. (video baka sensei’nin twitter’ından)

13.08.2011 22:30
…”Scent of a Woman” vs “Scent of a Woman”… Ve nostalji ve müzik ve tango. Ve tabii Al Pacino. Bunun gibi bir şeyler.

12.08.2011 19:00
… İngiltere’de bir kız Korece konuşabilmek için dilini uzattırmış! Teyy.

09.08.2011 16:45
Şu karıncalar cidden enteresan hayvanlar. Hangi rengi tadıyorlarsa o renk oluveriyorlar :) Özellikle yeşilden tadıp sonra maviye dadanmış olana bayıldım.

07.08.2011 23:45
Scent of a Woman‘da Kim Sun-ah eski Kim Sam-soon rolüne kaldığı yerden devam ediyor. Bu kadar cırtlak bir ses ondan başkasında olsa kabul edilemezdi :) Lee Dong-wook da bıraktığım sempatik ergen tavırlı adam hala.. Tek hazmedemediğim bu ikisinin birlikteliği. Neyse biz Ramses sahnelerinde kopmaya devam edelim :)

07.08.2011 22:00
…5 yıldır deli divane halde aradığım cafe bu sabah hiç beklemediğim bir anda ve hiç beklemediğim bir yerde karşıma çıkıverdi. Orada bir kez bulunmuştum ve her şey o kadar güzeldi ki, uzunca bir süre hayal miydi acaba diye düşünmüştüm. Ama gerçekmiş işte :) Bugünkü zamanlamam ise çok tersti ne yazık ki :(

04.08.2011 01:10
Şu parmak adamlara asla dayanamıyorum, şimdi parmağımdalar :) Bir zamanlar böyle bir reklam vardı, I love web yazan tişörtü ve çiçekli şortuyla gözlüklü bir parmak :) Küçüklüğümden beri gördüğüm her parmağa onu çizerim ben :)

02.08.2011 12:30
So I’m loving you şeklindeki reklam şarkısını çok sevdiğimi defalarca söylemiştim. Altına absürd Türkçe altyazıları dayayınca kahkahalara sebep olacak bir şeye dönüşmüş: Birlikte kimçi yaparken, oppa diye peşimde dolanırken… Hahahhh.

01.08.2011 20:45
Yaz şarkısı:Sen de yaz yaz yaz bir kenara yaz bütün sözlerimi… Ajda Pekkan ne garip bir kadın.

29.07.2011 01:45
Zaytung’a göre burcum: “Hayatınızda yanlış olan ve sizi mutsuz eden şeyleri değiştirmek için bir takım radikal kararlar almanız gerekebilir. Kararlı olun ve unutmayın, o balkondan aşağı atladığınızda bütün sorunlarınız geride kalacak…” Bu günlerde tam duymak istediğim cümleler, hahah.

22.07.2011 17:30
Kore radyo kanallarını dinleyip tanıdık Kore şarkılarına denk gelince sevinmek… İşte böyle bir şey.

21.07.2011 20:50
…Kombin diye bir kelime var ya.. Aslında yok, yani TDK sözlüğünde yok. Ama blog sözlüğünde var. Niye var? Çok sinir bozucu.

21.07.2011 18:20
…Kore’de yaşayan Türklerin bloglarını okumak zevkli oluyor ama çoğu kez “Ya sabır” da dedirtiyorlar :) Misal şu videodan bahsediyorum. Kızım madem askere Türkçe konuşturacaksın adam gibi Türkiye desene hahah. Yarı Korece yarı Türkçe, heyecan yaptı herhalde :)

20.07.2011 22:00
…Tuğsan’dan gülme krizine sokan tweet: “Sakızımdan çıkan fal:”kısmetin şeker mi şeker/yârim benim canım der/öğren yemek yapmayı/karnıyarığı çok sever” Yine mi patlıcan ya yine mi!..” Çocuk haklı beyler, yine mi patlıcan yani :)

19.07.2011 20:30
…Resmen çılgına döndüm, Kim Sun-ah ve romantik komedi aynı cümlenin içinde geçiyor yeniden. Ah şu yeni başlayacak Scent of a Woman dizisinden bahsediyorum tabii ki. Erkek oyuncu da Lee Dong-wook.. Bu bir komplo olmalı! Gerçekten kafayı yemek üzereyim, dudaklardan başladım.

19.07.2011 20:00
…Bir insan makarna için yaptığı domates sosuyla nasıl bu kadar gurur duyabilir, hem de her seferinde aynı coşkuyla… Gören de yumurtayı kayısı kıvamında haşladım sanacak :)

17.07.2011 16:20
Hayat sen ne çabuk harcadın beni… Artık her arzumu kalbime gömdüm vs vs…

15.07.2011 01:00
…Bir ara twitter kıskanıyordum, şimdi de tumblr kıskanıyorum. Dizayn olsun, amaç olsun, kolaylık olsun. Benim olmalı diyorum, kıskançlıktan çatlayacağım neredeyse. Resmen nefis terbiyesi yapıyorum…

13.07.2011 17:25
…İnternette gördüm geçen, çok komik yahu: “Prenses olmak için prense ihtiyacım yok! Çünkü benim babam kral”…

11.07.2011 21:55
Wasabi’li dondurma mı o? Şaka mı, şaka dimi?

11.07.2011 20:00
Şu videoyu açıyorsunuz, tam ekran yapıp bilgisayar ekranına fiksleniyorsunuz. Gelsin mi bir Roller Coaster turu? Hani ama elleri göremiyorum :) (Linki Berre’nin twitter’ında gördüm)

05.07.2011 23:15
…Az önce TRT’de Leyla ile Mecnun dizisinin ilk bölümüne denk geldim, çok komik bir şeymiş bu. Hayret, nasıl kaçtı gözümden :) Hain Trt, sırf Kore dizisi yayınlamamak için güzel Türk dizisi yapmış demek ki.

04.07.2011 20:05
…Google Translate en sevdiğim 3 siteden biri olsa gerek. Senelerdir çok enteresan amaçlarla kullandığımı itiraf ediyorum. Hatta yeri geliyor beatbox bile olabiliyor!

02.07.2011 23:30
…”İyi bir lise geleceğin teminatı”, efendime söyleyeyim “Hele bir üniversiteye kapak at gerisi kolay” gibi söylemlerde bulunarak beni boş hayallere sürükleyen tüm insanlara sesleniyorum şu an: Yaktım ulan çıranızı!

24.06.2011 22:20
…Bugün ilk topuklu ayakkabımı aldığım gün olarak kayıtlara geçsin. Topuklu ayakkabımla ilk düştüğüm günü de bir hafta içinde size bildiririm :)

23.06.2011 21:00
…The Greatest Love 15. bölüm izlemekteyim ve gülmekten ölüyorum! Daha ilk 5 dakikada 2 ayrı gülme krizi geçirdim.. Bunu ben nasıl düşünemedim hahahah. Ayrıca “What’s Up Fox?” dizisinde çok güldüğüm bir geyiğe atıf yapmışlar. Çok çok çok komikti, bakalım neler olacak??

19.06.2011 22:20
…Dugun dugun kadar sevdiğim bir şey varsa o da woo lung woo lung ile kong dak kong dak olsa gerek… Ha moo moooo da var tabii hahah.

16.06.2011 22:32
Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler… Şimdi bana seninle bir ömür vadetseler… Şimdi bana yeniden ister misin deseler… Direk kabul ederim :)

13.06.2011 22:00
…Yoo-chun twitter’da Türk hayranlarına teşekkür etmişti doğumgünü kutlaması için. İşte o delü şahısların delü kutlaması… Az biraz abartmışlar sanki, Ayvalık Tostçusu arka planda iken izlemenin keyfi de bir başka…

07.06.2011 22:15
…Herhangi bir kırtasiyeye girdim. Gözüme ilk çarpan fosforluyu aldım ve başka bir şeye bakmadım bile. 30 saniyede alışverişi bitirdim. Rekor üstüne rekor kırdım yani.

07.06.2011 01:30
…Bugün yine gülecek malzeme buldum kendime: İşte o resim:) Adamların dizileri kısa olduğu için ortaya karışık türlü oyuncu kombinasyonları yapabiliyorlar. Bir dizi için bu üçünü yan yana düşünemezdim kesinlikle, hele hele 70’lerin modası tarzı bir dizi için :)

04.06.2011 20:45
…Ben sarangni‘yi çok seviyorum yav, dilimizde mis gibi alt yazılar çıkarıyorlar. Bir de gergin bir bekleyiş de oluyor, %50 bitmiş, %70 bitmiş vs şeklinde :)

30.05.2011 16:25
…Dün google aramaları istatistiklerim şenlik yerinden farksızdı: “Ne ommo ne appa tek derdim oppa”… Gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum…

28.05.2011 23:00
…Dinlemekten asla bıkmayacağım şarkı: Stay. “Just a little bit longer. Please, please, please, please, please…”

12.05.2011 15:15
…Ankara’da kar taklidi yapıp her yanı beyaza bürüyen bir dolu var. Korkunç gerçekten. Dışarıda yakalanan varsa kafası gözü yarılmış olmalı!

11.05.2011 17:10
…Uzakdoğu dizilerini nereden izlerim diye düşünenlere cevap olabilecek faydalı bir blog. Her tıkandığımda dönüp bakar(d)ım.

05.05.2011 16:10
…Sadece Türkler mi Kore şarkılarıyla ilgileniyor sanıyordunuz? O halde “Elma değil ayva..” diye kıvırtan şu Koreli kızı daha görmediniz demektir. Hadi bu neyse ama ya öteki “bomba bomba”ya ne demeli. Ağzından çıkanı kulağı duymuyor belli ki :)

02.05.2011 20:55
…Bilgisayarın dünkü güncellemesinin ardından Google Chrome’un gül gibi ince narin nazenin simgesi gitti, yerine adiii bir renk topağı geldi. Eski simgemizi isteriz!

01.05.2011 19:20
…Cem Yılmaz’ın hasta teyzeleri anlattığı videoyu izlemişsinizdir çoğunuz, komik ve doğru. Ama teyzeler çok tatlı oluyor hahah.

01.05.2011 00:05
…JYJ’nin özel albümünü alınca yanına TVXQ’nun posterini indirimli veriyorlarmış! Bunlar kanser eder adamı yahu..

30.04.2011 14:00
…Her birey önemlidir dedirten bir reklam gelsin yine Asya semalarından.. Bu aralar reklamcıyım farkındaysanız.

28.04.2011 23:00
…Eski DBSK grubundan “Güle Güle” çalışması… Şimdi şu Yoo-chun sevilmez mi, “Güüüre güüüre” hahaahha.

27.04.2011 20:30
…Şimdi ben Kuyucaklı Yusuf okuyorum ya, bildiğin kaptırmışım kendimi. Bugün kendimi “şundan mütevellit” derken buldum. Haydi hayırlısı :)

24.04.2011 14:15
…Korku filmlerini sever misiniz? Peki etkisinde kalır mısınız? O zaman sizi şu videoyu izlemeye davet ediyorum. Bana Sawako’yu anımsattı :)

23.04.2011 12:40
…Yoo-chun’un yeni reklamını görmeyen kaldı mı? Hahah, çok eğlendim ben yav. Kızcağız bugünlerde niyeyse hiç çalışamıyormuş…

20.04.2011 23:15
…Haydi bu köşeye yaraşır birşeyler tavsiye edeyim: Yarının Anıları… Çok hoş, çok hüzünlü bir Japon filmi. Tavsiyemdir. “Sevginiz ve desteğiniz asla unutulmayacak.”

16.04.2011 21:50
…Siz de hem Master Chef programını izleyip hem de etik kaygılar nedeniyle kendinizden nefret ediyor musunuz? Peki Tuğsan yaptığı yemekleri anlatırken kendinden geçenlerden misiniz? İnsafsız, bunu nasıl düşündün, diyenlerden misiniz? Bir yerlerde, zaten ağzım açık izlerken, finali “Yoğurdu da sarımsaklı yaptım ama sarımsağı içinde bekleterek” diyerek yapmış, kısa süreli bilinç bulanıklığı yaşamama sebebiyet vermiş biridir kendisi… Ama ilkokulda mutfağa giren erkek grubundan olduğu için bunu saymıyorum.

16.04.2011 20:20
…Dün akşam televizyonda görünce The Fall‘u tekrar izledim. Fantastik ötesi bir film, görsel şölen ötesi renkli ve en önemlisi hikayesi muhteşemdi. İnsan izlerken nasıl da kaptırıyor kendisini…

16.04.2011 11:15
…Sebastian Vettel’in Button’ın 2009’da yaptığını yapmasını hiç istemiyorum. Ama 2004’te Michael Schumacher’in yaptığını yapabilir hahah.

14.04.2011 20:30
…Bugün gelen bir çocuğun babası kekemeydi. Odada kamera olmadığını görmüş, şok oldu. “Çaaan taa… nıı zıı ortaaa daa bıııı rakmayyıın… Enn azz ınnndannn perrdeniiiin aaarkasııı na giiizleee yin.” dedi. Canım benim, çok tatlıydı. İlgisi için teşekkür ettim.

10.04.2011 22:15
…Yoo-chun yeni bir dizide rol alacakmış. An itibariyle kendimden geçtim. Çünkü “Goodbye Miss Ripley” adlı bu yeni MBC dizisindeki rol arkadaşları Lee Da-hae ve Kang Hye-jung, ki ikisini de Çunçun’dan daha çok severim. Dizi izlemeyeyim ya bu aralar diyordum ama sıradaki dizimin ne olacağı kesinleşti. Mayısı bekliyor olacağım!

10.04.2011 19:50
…Yeni Totoro masaüstü resmimi tanıtayım.. Bu fikre bayıldım.

09.04.2011 18:50
…Milliyet.com “Kaç yıl oldu?” konulu bir resim galerisi açmış, gül gül öldüm. En beğendiklerim: Akrep Nalan’ın köpeğinin üzerine oturup öldürmesinin üzerinden 23 yıl geçti. Galatasaraylı futbolcu Sabri arkasında ”Sarbi” yazan bir formayla sahaya çıkalı 7 yıl oldu..

03.04.2011 15:30
…Ankara’da baharda hava birden kararıp yağmur hızlı hızlı çarpmaya başlar pencerenize.. Bundan daha çok mutlu eden birşey yok beni :) Bu arada doluymuş o hahahahh

02.04.2011 23:25
…Günün videosu My Name is Kim Sam-soon‘dan şarkı da Clazziquai’den gelsin. İzleyince yok artık demiştim, bu ses de mi Alex’indi?? Ne garip adam. Şimdi gözümle gördüm de inandım.

31.03.2011 21:20
…DBSK’nın eski ama oldukça bomba bir videosunu gördüm şimdi. Japonca ve Türkçe altyazılı. İdeal kadın tiplerini anlatıyorlar. Gülerken karnıma ağrılar girdi resmen :)

31.03.2011 21:15
…Gel vatandaş geel, videoya gel, Koreli abiye gel. Hahahah.

31.03.2011 20:30
…Bizim tayfa facebook’ta da yerlerini almışlar. Çok bilgilendirici bir sayfa olmuş. Hoşuma gitti :)

28.03.2011 22:45
Ufizy çok hoş, Pinhani takdire şayan, ne güzel güldün şahane :)

25.03.2011 20:10
…Formula1 2011 sezonu başlıyoooor! Cumartesi sabah 8’de sıralama turları için uyanıyoruz, pazar sabah 8’de de büyük yarış Melbourne’de. Zaten orada başlayan sezonlar hep güzel geçer ;) İlk iki antrenman seansında geçen seneki üçlümüz başı çekti (McLaren, Ferrari, Red Bull). Bir de çaylaklar var, özellikle Maldonado, Perez ve Paul di Resta’da olacak gözümüz. Haydi hayırlısı.

23.03.2011 21:00
Facebook‘ta “Koreli Birisini Müslüman Yapıp Evlenmeyi Düşünenler” diye bir grup var. Akşam akşam bir puhahaha fırtınası yaşadım. Bunların yemeğine şap katmak lazım…

20.03.2011 22:30
…Bizim Çunçun’un (uri yoochun) şu pozuna uzuuunca bir süre güldüm. Uykusuzken görsem alınabilirdim mesela, hahah.

19.03.2011 18:30
…Pasta’da müdürü oynayan Alex ne şirin adam yahu, çirkin ördek yavrusu seni, gülünce mıncırasım geliyor :) Ninsan vaktinde Alex’in şarkıcı kimliğinden bahsetmiş (Tabii ben yine bakmış ama görememişim). Sesi bile tatlı…

19.03.2011 17:30
…Lee Young-ae güzel bir kadınmış, öyle söylüyorlar..

15.03.2011 13:45
…Günü yine Yoo-chun kurtardı, o da olmasa kime güleceğim ben? Düzenli, takıntılı ve süslü Çunçun… Kardeşiyle nasıl da uyurmuş… Hahah.

14.03.2011 17:45
…Sıhhiye Köprüsünün köşesindeki büfede Pez kutuları satılıyor. Gün gelip Hello Kitty’li birşeye para vereceğim aklımın ucundan geçmezdi, hem de ayıla bayıla :) Zaten onun karşısındaki büfedeki satıcıyla da psişik bir iletişimimiz var. Ben karşısına dikiliyorum, o bana F1 Racing’i uzatıyor. Seviyorum büfeleri.

28.02.2011 12:30
Kubica’nın bir ralli kazası geçirdiğini daha yeni öğrendim ve çok üzüldüm. Çok sevdiğim bir f1 pilotuydu.

25.02.2011 17:45
…Sabahtan beri kıvranıyorum ben buraya birşey yazacaktım diye, şimdi hatırladım. Lee Young-ae’nin ikiz bebekleri oldu. 20 Şubat sabahı telefonla haber geldi :)

25.02.2011 10:45
…Formula1’de sezonun ilk yarışı Bahreyn GP’si iptal edildi, artık Mart’ın sonunu bekleyeceğiz. Çok mutlu oldum doğrusu…

17.02.2011 18:00
Bu kadının Cho-sun’a dönüştüğüne inanamıyorum, inanabilemiyorum :)

10.02.2011 19:45
…Benim için artık evet ya da hayır diye bir şey yok, 1 ya da 2 var. Peki bıktım mı bundan, 1…

10.02.2011 19:15
…Secret Garden’ın Oska’sı sayesinde Oscal kalsiyum tabletlerinin satışları patlamış. (Tek kuruş, pardon tek won, reklam ücreti vermedikleri halde) Hahahah, Allah bilir bu sayede yakında Kore’de osteoporoz sıklığı bile azalabilir. Takip etmek lazım :)

06.02.2011 18:30
…Bazen yeni tohumlar atmalı tarlaya. Ama önce bir sağlam nadas gerek…

04.02.2011 22:15
…İki kefeli bir terazide 1 ve 2 kiloluk ağırlıklarla 1, 2 ve 3 kiloyu tartabilirsiniz.
Ama 1 ve 3 kiloluk ağırlıklarla 1, 2 ve 3 kiloluk ağırlıkları tartabildiğiniz gibi bir de ayrıca 4 kiloluk bir ağırlığı tartabilirsiniz.
Hangi 3 ağırlıkla 1’den en fazla kaç kiloya kadar tamsayı ağırlıkları tartabilirsiniz?

01.02.2011 00:40
…Office’siz bilgisayar benim için bilgisayar değildi bir zamanlar, bakalım şimdi ne kadar dayanabileceğim :)

30.01.2011 20:45
…Vista da neymiş, Windows 7’ye geçtim rahat ettim, ooh tertemiz bir bilgisayarım var artık.

29.01.2011 20:30
…Yoo Ah-in tam gaz devam :)

28.01.2011 22:15
…Ben bu toplu şarkıya ba-yıl-dım!
…Yalnız 26 Ocak Jaejoong’un doğum günüydü, o uzun saç seviyor diye Yoochun kendi doğum gününe (4 Haziran’mış) kadar saçlarını uzatma sözü vermiş. Oğlum döverim seni, o kadar..

28.01.2011 21:30
…Bugün yıllık fotoğraflarını çektirdim. Kötü başlayan günüm akşama doğru eğlence kazanmış oldu böylece. Ama nedense hüzünlenemedim, yanımdaki kızların gözleri doldu mesela :) Acaba günün birinde benim taş kalbim de sevinçten ağlar mı? Orası meçhul ama gülmekten ağlayabiliyorum… Şaka bir yana, TVXQ’nun Türkçe fan sitesini yeni gördüm ve beğendim. Afferin cassiopeia’lara hahahahh.

25.01.2011 21:00
…Bu Japonya yazısını sevdim. Hotaru’yu izlediğimden beri benim de dikkatimi çeken başka bir şey var. Japonların garip iş eğlenceleri… Ayrı bir sektör olmuş, eskiden beri acayip geliyor bana.

23.01.2011 14:30
…Bir insan, yok onu geçtim bir erkek, nasıl nasıl nasıl böyle olabilir. Gülmekten yuvarlanacaktım neredeyse. Goru goru goru diye seans yapacağım hahahah. Hayır zavallıcık, eğer kameralar çekmese daha neler yapacak :)

21.01.2011 18:40
…Bir an şu sayfayı görünce kendimi kaybettim, sadece vay anasını sayın seyirciler diyebiliyorum. Biraz kendime gelince bir süre arşivlerinde kendimi kaybetmek (=kahkaha) istiyorum, sonra dönerim..

20.01.2011 00:00
…Bugün Taylan yazdı ama ben okumamış olanlara duyurmuş olayım. Yılbaşında Japonlar Toire no Kamisama isimli şarkıyı dinleyip ağlamışlar. Yani “tuvalet tanrıçası” isminde bir şarkıya duygulanılabileceği kimin aklına gelirdi?

19.01.2011 12:40
…Güney Kore gazetelerinde bu hafta: “Türkiye Başbakanı bizzat telefonla Kim Joo-won’u arayarak tebrik etti, başarılarının devamını (!) diledi.” …Kişisel yorumuma gelirsek, dostum üç nedir sorarım sana, haydi onu geçtim peki beşte üç nedir! Cevabını verirdim ama yorma artık beni.

17.01.2011 17:00
…İlkokul yıllarındayken “Şimdilik bunu kullanayım, sonradan daha iyisini bulurum” diye icat ettiğiniz imzanızın daha iyisini bu hafta da bulamayacaksınız… (Zaytung)

17.01.2011 11:30
Yoo Ah-in’in tipe bakın, hahahha, tipsiiiiz! Neyse ki SKK’a büyüyüp de gelmiş :)

15.01.2011 19:00
…Cep telefonunuzdan (operatörünüz avea ise) 0.facebook.com adresinden ücretsiz olarak facebook’a ulaşabilirsiniz.. Aslında vakit kaybı…

14.01.2011 19:20
…Çançinçon’la uğraşan bir adam kalkmış Türkiye’ye gelmiş. Gezisi sırasında hiç üşenmemiş, sırf hamsi yemek için Karadeniz’e uğramış. Yalnız, sitesini uzakdoğu yemek resimlerine bakmak üzere açtım, hadi hamsileri görünce durumu anlamamam kabul edilebilir. Sonra Türk bayrakları.. Yine tık yok. En son “Balıkçı Kahvesi”ni görünce o zaman jeton düştü :)

12.01.2011 20:00
…Yoo Ah-in’i hiç böyle görmediniz. Zaten göremezsiniz, nihahah :) Birinin bu Geol-oh’a sel-ca’nın esaslarını öğretmesi lazım. Kamerayı yanlış yöne doğru tutuyorsun yavrucum!
…Ayrıca kısa film dalında Micky’ye ödül vermek istiyorum, komedinin en babasını o yapıyor, hahahah.
…Amanın twitter manyağı oldum iyice, bir de hesabım olsa halimi düşünemiyorum.

99 Yorum leave one →
  1. 이스탄불 permalink
    Ocak 30, 2011 8:46 am

    merhaba. googleda korece hakkinda arasitir yaparken bu siteyi buldum.
    siz kore dil, kultur falan maniamissin(?)
    iste ben turkce dilline cok ilgim var.
    bende sizin gibi gece saate canli dizilerine yetismeye calisyorum :}p

    cok canin yakinda o yuzden msj birakiyorum.
    turkce gelistirmek icin yazdiklarini dikkatli okuyucam.

    iyi gunler~ ^^

  2. bunusevdim permalink*
    Ocak 30, 2011 9:56 am

    Merhaba 이스탄불, öncelikle hoşgeldin ^^
    Evet, gerçekten de Koreceyi, Kore kültürünü ve en önemlisi Kore dizilerini çok seviyorum, elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum.
    Sen Korelisin herhalde, Kore’de mi yaşıyorsun? Peki Türkçe’yi nasıl öğrendin, bence oldukça iyisin Türkçe konusunda ;)
    Sormak yada paylaşmak istediğin birşey olursa lütfen hiç çekinme. Özellikle Türkçe ve Türkiye ile ilgilenen insanlarla tanıştığımda çok mutlu oluyorum.
    Kendine iyi bak

  3. Şubat 4, 2011 10:29 pm

    (Parmak kaldırıyorum, örtmen izin verdiyse gerisine devam edicem)
    Şefin tavsiyesindeki soruyu anladığım kadarıyla cevaplamak istiyorum. Biraz kafa karıştırıcı olacak hazır olun. Birinci olarak sanırım ortada şöyle bir varsayım var; tarttığımız her şeyin tamsayı ağırlığı olması gerekiyor.
    Buradaki anahtar nokta, 1 ve 3 kiloluk ağırlıklarla 2 kiloluk bir ağırlık nasıl tartılır? Kefenin birine tartmak istenen ağırlığı, diğerine de sırayla 1 ve 3 kiloluk ağırlıkları koyarız. 1 kiloluk ağırlık hafif kalıyor, 3 kloluk ağırlık ağır geliyorsa tartılmak istenen ağırlık 2 kilo demektir (tamsayı varsayımından dolayı).
    Buradaki aynı mantıkla 1, 3 ve 5 kiloluk ağırlıklar kullanılarak 1’den 9 kiloya kadar olan tüm tamsayı ağırlıklar tartılabilir. Buradaki tek şüpheli nokta 7 kiloyu tartmak olabilir ki bu da 5 kiloyu sabit bırakıp 1 ve 3 kiloyu yukarıdakine benzer şekilde değiştirerek yapılabilir (diğerlerini tartmak aşikar zaten).
    Peki başka türlü bir çözüm olamaz mı? Olamaz çünkü elimizdeki ağırlıkların arasında en fazla iki kilo fark olmalıdır. Örneğin 1, 3 ve 7 kiloluk ağırlıklarla 11 kiloya kadar olan tamsayılar tartılabilir, bir istisnayla; böyle bir durumda tartılan şeyin 5 veya 6 kilo olduğuna karar verebilmemiz mümkün olmaz.
    Ama bir olasılık daha var; eğer tamsayı varsayımında 2 kilodan küçük ve hiçten büyük tek ağırlığın 1 kilo olacağı kabul ediliyorsa bu durumda 2, 4 ve 6 kiloluk ağırlıklar kullanılarak 1’den 12 kiloya kadar olan tüm tamsayı ağırlıklar tartılabilir.

    Nerden buldun bu problemi gece gece yav? Hotaru no Hikari 2’ye yorum yapacaktım ama 2.sezonu henüz izlemedim, tam başlayacakken senin ağlak dizi çıktı ortaya :) O yüzden zor yolu seçip buraya yorum yapıyorum, artık cevap yanlış çıkarsa da ağlarım ödeşiriz :)
    (Bari bi ipucu verseydin)

  4. bunusevdim permalink*
    Şubat 4, 2011 10:43 pm

    Hahahahah, valla ben uydurmadım, NTV bilim dergisinin aralık sayısında vardı.
    Şimdi tartma konusunda benim anladığım çok farklıydı. Yani terazinin bir kesesine ille bir ağırlık koyacaksın dememiş ki. Yani bir tarafa 1, diğerine 3’ü koyarsam, 1’i koyduğumun yanına koyarak tarttığım ağırlık 2’dir. Biz bu şekilde tartışmıştık. Bir de böyle düşün bakalım
    Şimdi bi dakka ağlak dizi derken, hala burnun bile sızlamadı mı demek istiyorum, ühüüüü :)

  5. Şubat 4, 2011 10:59 pm

    O zaman işler değişiyor tabi. Bu durumda aranan şey belli. Öyle üç tamsayı bulacaksın ki bunların kendi aralarındaki farkları ya da toplamları 1’den üst limit tamsayıya kadar olan tüm tamsayıları üretecek. Örneğin 1, 3, 7 kombinasyonu 1’den 11’e kadar olan tüm tamsayıları üretiyor.

    Bugün 5. bölümü izledim ve ağlamadım. Sen 6 bölüm sonunda ağlamıştın, yani bir bölümlük hakkın kaldı. Ama sana resmi olarak 눈물씨 sıfatını takmayı düşünürken gülmek isteyeceğim için ağlamam çok zor olacak :)
    Ama olabilir canım, o anki ruh haline göre ağlayabilirsin de çok dert etme yani :)

  6. bunusevdim permalink*
    Şubat 4, 2011 11:19 pm

    Kendimi zor tutuyorum şu an önbilgi vermemek için hahah, şimdi 6’ya bir baktım da orada ağladığıma emin olduğum bir sahne var, hadi bakalım göreyim seni, iyi konsantre ol, inşallah ağlarsın, ahhaahahahahaha, sonunda bana bunu da dedirttin bak nasıl pısmışım artık :) (Artık ağlayacağın varsa da ağlamayacaksın, ben de sıfatımla baş başa kalacağım)
    11’den fazlası var bu arada, ama tam cevabı ben de bilmiyorum

  7. Şubat 5, 2011 7:33 pm

    Eveeet, 6. bölümü izledim ve geldim. Baştan söyleyeyim, ağlamadım (o kadar konsantre oldum ama olmadı :) ) ama hüzünlü yerler vardı kabul ediyorum.
    Yine de bi şans daha veriyorum, bakalım ilerki bölümlerde ağlayabilecek miyim.
    Ama çok merak ettim, tam olarak hangi sahnede ağladın? Söyle bakiim.
    Yoksa Chan-ju ablanın pazardan kavun aldığı sahnede mi? (Ben en çok ordan etkilendim, onun dışında ağlamama yetecek bişey yoktu)

    Bu durumda sana artık ne diyoruz?
    눈물씨 눈물씨 눈물씨
    hahahhah.

  8. bunusevdim permalink*
    Şubat 5, 2011 8:39 pm

    Evet o sahne de çok hüzünlü bir sahneydi, kavunu yerken tatlı olmasına daha da çok ağlıyor falan ama benim ağladığım sahne Tae-poong’un kardeşinin ayakkabısını görüp onu tişörtüyle sildiği sahneydi. Evet orada ağladım, itiraf ediyorum yaptım, evet o bendim, ühüüüüü. Hahahahha ama bu haksızlık, ortam şartları yeterince olgunlaşmamıştı bence, bir de sen kesin şartlamışsındır kendini 눈물씨 burada ağlamıştır, yok şurada ağlamıştır muhahah diye. O yüzden olmadı :)
    Tamam canım de artık, yapacak bir şey yok, boynum kanunlara karşı kıldan ince hahah

  9. Şubat 5, 2011 8:54 pm

    Tae-poong tişörtüyle o ayakkabıyı silerken ağladın yani?
    Hayalgücün için seni tebrik ediyorum :)
    Ama bak o konuda haklısın, bölüm boyunca burda mı ağladı yoksa burda mı ağladı acaba diyerek izledim, ama yine de tutturamamışım :)

    Ah ah, şimdi bu ağladığın yeri duyunca aslında sana daha başka bir şey demem gerekirdi ama sen 눈물씨 ile kurtuldun yine. Bak bu ismin değerini bil, gözyaşı güzel bir şeydir.

    Bir de yanına mendil alıpda mı ağlıyorsun, yoksa boşa mı akıyor. Hayır gözyaşların ziyan olmasın diye diyorum :)

    • bunusevdim permalink*
      Şubat 5, 2011 9:20 pm

      Yok bir kapta toplayıp sonra da içiyorum gözyaşımı, tövbe yarabbim yaa. Nereden bileyim ağlayacağımı öyle boşa ağlıyorum. Sonuçta hüngür hüngür ağlamıyorum ki. Bir Misa’da, bir de One Litre of Tears’ta çok ağlamıştım. Bir de More Than Blue’da çok ağlamış olabilirim, onun dışındaki birkaç dizide de biraz gözlerimde dolanlar aktı canım, abartmayalım. Bak destan gibi savunma yazdım yani, rica ederim hahahahahha
      Ayrıca o sahne inanılmaz duygusal bir sahneydi, sen kendi taş kalbine yan hahahah (bak kontra atak da yaparım) Abisi (onu istememesine rağmen) onun için endişeleniyordu. Ki Tae-poong’un karakteri o kadar vurdumduymaz ama bir o kadar yufka yürekli. Evet, tekrardan haklı gördüm kendimi :)
      Neyse ya, bundan sonra rahat izle bari, o birşey değil de canım diziye yazık olacak :)

  10. Şubat 5, 2011 9:34 pm

    Bir Misa’da, bir One Litre of Tears’da, bir More Tham Blue’da, bir şunda, bir bunda… Say say daha çok çıkar gibime geliyor :)

    Şaka şaka, olsun, ağlamak kötü birşey değil ki zaten. Ayrıca o kadar da taş kalpli değilimdir bir kere :) Ağlamam için ortamın, zamanın, ruh halimin müsait olması gerekiyor sadece.

    Ayrıca gözyaşı temiz olur içebilirsin :)

  11. bunusevdim permalink*
    Şubat 5, 2011 10:05 pm

    Ya sen şu ağladığın dizi/filmlerin bir listesini yapsana gözünü seveyim. Bana sen kızsın o yüzden çok ağlıyorsun muamelesi yapıyorsun ama çıkar senden de birşeyler hadi hadi hahahahah. Olmadı evet, ama elimden bu kadarı geliyor

  12. Şubat 5, 2011 10:20 pm

    Peki, itiraf istiyorsan şöyle söyleyeyim. Senin bu saydığın dizileri izlemedim, çünkü izlemeye korkuyorum (muhtemelen ağlarım çünkü). Onun dışında Dae Jang Geum’ı biliyorsun zaten. Mesela A Love To Kill’de de hüzünlenmişimdir ama ağlayıp ağlamadığımı hatırlamıyorum.
    Filmler içinde başka da vardır muhtemelen ama ilk aklıma gelenler Welcome to Dongmakgol ve Mary and Max (evet bunlarda ağladım).
    Ayrıca sen kızsın diye çok ağlıyorsun demiyorum, bunun kız ya da erkek olmayla çok ilgisi olmadığını düşünüyorum. Bu, karşı tarafın yerine kendini koyup onun hislerini anlayabilmekle ilgili birşey. O yüzden de ağlayabildiğin için sana saygı duyuyorum.

    Eveeet, savunmamı bitirdim, masaya koyuyorum, nasıl? :)

  13. Şubat 6, 2011 6:45 am

    Bu arada, söylediklerimle seni biraz kızdırdım galiba, özür dilerim.
    Takılıyorum sadece. Samimiyetimize güvendiğim için söylüyorum bunları, kusura bakma :)

    Şimdi bunları yazdım diye de 눈물씨 demekten vazgeçtiğimi de sanma ha :)

  14. bunusevdim permalink*
    Şubat 6, 2011 1:31 pm

    Olur mu hiç, bir gram bile kızmadım 목요일씨, sen daha alışamadın mı benim yazılarıma :) Ne dersen de ne ben darılırım, ne de sen benim söylediklerimin altında bir sitem arama. Boşver aklımıza ne gelirse yazıyoruz, bari burada darılmaca gücenmece yapmayalım, ahhahah.
    Eveet, nelere ağlamışsın hemen bakıyorum, ben Welcome to Dongmakgol’da en son sahnede ağlamıştım, bak o hakkaten süper sahneydi.
    Mary and Max’e ağlamadım, işte şimdi yaktım çıranı hahahhhahaha
    Ağlayabildiğim için bana saygı duyuyorsan, bu lafını sana sonradan hatırlatacağım derim ben de sana :)

  15. Şubat 6, 2011 5:54 pm

    İyi, ben de sana ne dersen de darılmam lafını hatırlatırım sonra, haberin olsun :)
    Şimdi aslında Mary and Max’e ağlamamış da olabilirim, yani eeee bilmem ki. Ayrıca yak bakalım çıramı, nasıl yakacakmışsın merak ettim :)

    Şu Japon filmleri festivalindeki filmleri çok sevdim ya. Hepsini izlemek istedim şimdi. Dear Doctor filmini henüz izlemediğim için bu konuyu da buraya yazdım o yüzden (Bu sayfayı da yorum çöplüğüne çevirmişim gibi hissettim birden).

    Bir de bir önceki şefin tavsiyesiyle ilgili cevabımı düzeltiyorum; 1, 3 ve 9 kiloluk ağırlıklarla 1’den 13’e kadar tam sayı ağırlıklar tartılabilir (yine yanlış deme bu sefer valla ağlarım bak :) ).

  16. bunusevdim permalink*
    Şubat 6, 2011 6:02 pm

    Dimi ama, o festivaldeki filmler nedense çok çekici geldi bana da :)
    O probleme gelirsek, cevabın yanlış hahahahha.
    Dermişim, şaka şaka, yüreğine indirmeyeyim.
    Ben de 13’ten daha fazlasını bilmiyorum. Açıkçası o problemi buraya yazmamın sebebi de cevabını merak ettiğim içindi, belki birisinde NTV Blm dergisinin Ocak 2011 sayısı varsa, bana oradan cevabı söyler diye :)

  17. Şubat 6, 2011 8:08 pm

    Bu arada gravatar resmini değiştirmişsin. Somurtkan kızdan gülen kıza geçmişsin :)
    Hotaru resmini beğendim ama, güzel olmuş.
    Gerçi ağlarkenki resmini koysaydın daha sana uyarmış belki, tamam tamam bu son cümleyi duymamış ol :)

    • Şubat 7, 2011 9:32 am

      Ama kız çok güzel gülüyor değil mi :) (Sataşmayacağım, sataşmayacağım, sataşmayacağım hahahah)
      Düzeltme: Ayrıca o kız somurtkan kız değil intikam peşindeki kızdı hahah

      • Şubat 7, 2011 5:57 pm

        Bak, yine duramamış sataşmadan :)
        Somurtkan kız değilmiş, ben yüz ifadesini kastetmiştim zaten, neyin peşinde olduğunu değil ki.

        Sen bu sayfayı açmakla iyi mi ettin bilmiyorum, ben gelip gidip yazarım artık buraya. Hayır, normalde böyle çenesi düşük birisi de değilimdir ama noldu bana anlamadım.

      • Şubat 8, 2011 8:58 am

        Düzeltme: O zaman bu kız da gülen kız değil de himono onna’lık peşindeki kız mı? :)

      • bunusevdim permalink*
        Şubat 8, 2011 10:32 am

        Duramadım 희망, yapacak birşey yok :)
        Ayrıca sen normalde çenesi düşük biri değil misin? Hahahahha, hep öyle derler zaten.

      • Şubat 9, 2011 3:51 pm

        Yok canım, cidden değilimdir, bazen biraz fazla konuşabilirim gerçi ama çok fazla değildir heralde, cidden bak. Ayrıca sataşmadan duramayan da ben değilim bir kere (bi dakka ya, yoksa ben miyim?). Ayrıca….neyse, şimdi birşeyler söyleyip seni ağlatmayayım, hadi yine kurtuldun, affettim :)

      • bunusevdim permalink*
        Şubat 9, 2011 4:05 pm

        Bir dakika bir dakika, nasıl yine kurtuldum, hahah. Bence sen kendini sıyırdın. Ayrıca ben çok hüzünlü filmler dışında bir şeye ağlamıyorum, yani beni ağlatamasın hahahahah

      • Şubat 10, 2011 8:08 pm

        İyi, ben de çok hüzünlü film çeviririm o zaman :) Ayrıca, nerden biliyorsun başka bir şeye ağlamadığını, belki de ağlayabildiğin ama henüz farkında olmadığın durumlar da vardır. Mesela ilk defa çok hüzünlü bir filme ağlamadan önce çok hüzünlü filmlere ağladığını biliyor muydun?
        (Ayrıca çenem yoruldu yav, laf yarıştırmak ne zormuş)

      • bunusevdim permalink*
        Şubat 11, 2011 12:31 pm

        Sen So Ji-sub musun kardeşim yav niye ağlayayım ben sana?
        Yalnız bu durumda çenen değil, ellerin yoruluyor. Tabii yazmadan önce bilgisayar ekranından bana saydırıyorsan o zaman durum farklı hahahah.
        Cıks, ağlamam da ağlamam

      • Şubat 11, 2011 2:13 pm

        Tamam pes, ben kaybettim sen kazandın……… diyecektim ki yine aklıma bir şey geldi. Şimdi bir dakika, sen sevinçten de ağlamaz mısın yani?
        (Yav ben bu ağlama konusunu kapatmak istiyorum ama bir türlü olmuyor. Ben rahatsız oldum sana sürekli böyle demekten. Bi sonraki yorumumda artık bundan bahsetmeyeceğim, yani umarım)

      • bunusevdim permalink*
        Şubat 12, 2011 9:41 am

        Sevinçten hiç ağlamadım şimdiye kadar. Sen ağladın mı? Hahahahh, söyle söyle çekinme bay 눈물 seniii.

      • Şubat 12, 2011 11:30 am

        Yok, ben ağlamadım da sende o potansiyeli gördüğüm için soruyorum.
        Bu arada bay 눈물 ha, vaaay be bana diyene bak, işte bunu söylemeyecektin, sen kaşındın bayan 눈물.
        Seni 우천의 seniii :)

        Ayrıca malum ağlak dizinin 12. veya 13. bölümündeki bazı sahnelerde ağladığına eminim, çekinme itiraf et, kötü birşey demeyeceğim yav, ben de biraz hüzünlendim de ondan diyorum.

      • bunusevdim permalink*
        Şubat 15, 2011 7:43 am

        EN son 12’yi izledim ve gözlerim doldu birkaç yerde, hüzünlüydü ama bir o kadar da eğlenceliydi. Güzel bölümdü, her 12. bölüm gibi :) Yalnız ben bu dizinin sonunu iyice merak etmeye başladım hahahaha. Sen izlemeyi bitirmişsindir herhalde. Bitirmediysen finali izleme tamam mı :)

      • Şubat 15, 2011 8:44 am

        Yok ben de bitirmedim daha. Ama sadece son bölüm kaldı. Hayret, demek seni geçmişim bölümlerde, ben de kendimi yavaş dizi izler sanırdım. Bu arada hala sonunun ne olacağı belli değil :) Madem öyle sen son bölümü ne zaman izleyeceğini söyle de ben de ona göre izleyeyim :)

  18. Şubat 6, 2011 8:09 pm

    işte beklenen sayfa!
    biliyorsun ben sürekli takip ediyorum ve şu paylaşımlarına yorum yapacak yer diye ağlıyordum, iyi oldu bu^^
    bundan sonra gediklisiyim buranın.
    bu arada gravatarın şahane olmuş, pek sevdin sen bu hotaru’yu, sonunda bir japon dizisini sevdin ya, ölsem de gam yemem:))

    • bunusevdim permalink*
      Şubat 7, 2011 9:30 am

      Senin için yaptım bu sayfayı kim’cim hahah. Artık tüm Yoo-chun resimlerine senden bir yorum bekliyorum.. Bir sen bir ben zaten, başka kim bakar o resimlere hahahahah
      Ayrıca niye öyle düyorsun yav, ben One Litre of Tears’ı da sevmiştim. Aslında Hana Kimi’yi de sevmiştim ama sonlara doğru çok cıvıdılar :)

  19. Şubat 6, 2011 11:31 pm

    Amaaa boşver :D (yukarıdaki Twitter şeysine ithafen)

    • bunusevdim permalink*
      Şubat 7, 2011 9:28 am

      Hahahah, sen hiç öyle dememişsin ama, bak yazmışsın :)

  20. Şubat 11, 2011 5:37 pm

    Geçen sene benim için evet 1, hayır 2 di. Hatta birde kesinlikle katılıyorumdan- hiç katılmıyoruma giden 7 ‘lik bir numaralandırma daha vardı düşman başına haha:P

  21. bunusevdim permalink*
    Şubat 12, 2011 9:40 am

    Ah astrea’cım cidden düşman başına, hatta 50 değişkenin üstü düşmanıma bile gelmesin, hahahh. Gına geldi artık yeminle, 82 değişken ve en kötüsü çeşitli sayıda string. Henüz sıklık tablolarını yapıyoruz, kikarelerde her grup kavga edermiş, daha oralara gelmedik bakalım neler olacak… İçim kurudu, gençliğim heba oldu :)

  22. La Fea permalink
    Şubat 15, 2011 9:18 pm

    Güzel kızım naber nerelerdesin?

  23. Şubat 18, 2011 7:47 pm

    Ne yaptın bakalım, bitirdin mi?
    Fazla klasik bir son oldu ama. Pek senin fantazilerine uymadı yani :) Ben de öyle bitmesini istiyordum aslında. Ah ben yazacaktım ki o senaryoyu. Mesela Tae-poong’la Ji-seok o hastaneden sağ çıkamazdı, Su-ha’ya araba çarpardı, Moon-ju ile Yoon-ju’yu da arada bir şekilde hallederdik, Chan-ju üzüntüden giderdi. Sonunda da Peppermint’le Tae-ji mezarlarına çiçek bırakırdı. Chae-rim’e ne olurdu düşünmem lazım :)
    Artık bunda da ağlamamışsındır heralde. Hele bir ağladım de de göreyim :)
    Yeni bir ağlak dizide buluşmak üzere 눈물씨 :)

  24. Mart 2, 2011 3:20 pm

    inanmıyorum, kubica’yı ben de hiç duymamıştım çok üzüldüm şimdi. benim de sevdiğim pilotlardandı. ahhh be ne işin var rallide :(

    • bunusevdim permalink*
      Mart 4, 2011 11:33 am

      Ben de inanamadım kim’cim, resmen bir yetenekten mahrum kalacağız. Neyse ki kan kaybından ölmemiş, arabanın içinde sıkışık vaziyette 45 dakika kurtarılmayı beklemiş yav, bu ralli tehlikeli iş vesselam…

      • Mart 4, 2011 4:49 pm

        kazanın bilgisayar ortamında kurgulanmış hali ve arabanın sonraki durumuna baktım da yaşadığına şükrettim artık, yarışları boşverdim. bariyer önden girip arkadan çıkmış. yine de ucuz atlatmış diyebiliyorum.

  25. Nisan 24, 2011 11:47 pm

    yoochun’ın çogii deyişi ahaha çok tatlıymış:)

    • Nisan 25, 2011 10:39 am

      Kimciiiim, ah ben de birileriyle Yoo-chun konuşayım istiyordum bu aralar hahah, süper geldin bana şu an. Çogi deyişinden daha tatlı olan sonra kız ısrarla bardağı bastırınca irkilerek zıplaması, hahaha :) Şu an rahatladım

      • Nisan 25, 2011 8:00 pm

        bu’cum aşkolsun, sen istediğinde seslen, ben senle yoochun hakkında konuşurum, üzerindeki yükü alırım :P reklam her anıyla sevimli yahu.

  26. Mayıs 29, 2011 12:04 am

    Bu’cum Şefim tekrar doğum günün kutlu olsun:)
    Aslında bu videoyu senden bu sayfaya eklemeni bekledim, muhtemelen de görmüşsündür ama yine de geçmiş doğumgünü hediyem olsun.

    • bunusevdim permalink*
      Mayıs 29, 2011 12:21 am

      Evet bugün “kyaaa” rekoru kıracağım zannımca :) Ben bu videoyu izlememiştim kim’cim, bilgisayarımla uzun zamandır ayrı düşmüştük. Ama ödül aldığını biliyordum, hatta resimlerini görmüştüm, ödül konuşmasını okumuştum, bir bütün olarak video da bugüne kısmetmiş.
      Bu gece dudak kenarlarımı kulaklarıma fiksledim, tekrar tekrar tekrar çok teşekkürler :)

  27. Temmuz 31, 2011 6:52 pm

    Şepunnim, Miss Ripley’nin ilk 2 bölümünü izledim, pek bağlamadı gibi. Sen izliyordun, ne yapayım devam edeyim mi, ilerde heyecanlanır mı, Lee Dae Hee iticiliğini kaybeder mi, Yoochun daha fazla görünür mü? gibi sorularım olcekti sana. Şimdiden Komao çingu :)

    • Ağustos 1, 2011 3:09 pm

      Kim’cim ben de daha 8 bölüm izleyebildim. Şimdiye kadarki izlediğim bölümler açısından sorularını cevaplayayım: İlk birkaç bölümü gerçekten saçmaydı, dolayısıyla biraz daha kendini merak ettirir bir hal alıyor diyebilirim. Ama Lee Da-hae iticiliğini kaybetmek bir yana nefret ediyorsun kadından. Hayır o Ju Yoo-rin hallerini izlemesem var ya hayatta yer aldığı bir yapımı izlemek istemezdim. Ama neticede bu da bir duygu, bu kadar nefret ettirtebilmeleri de kendi çapında başarı hahah. Yoo-chun daha çok gözüküyor ama “Tüü salak” diyebiliyorum sadece izlerken. Zaten diğer adamı daha makul bulduğum anlar bile oldu. En tatlı olan Kang Hye-jung’un oynadığı karakter. Ama ben bıraktığımda o da sıkıntı içindeydi. Devamını ben izleyeceğim ama birilerine tavsiye edecek kadar güzel olur mu bilemem.

  28. Ağustos 13, 2011 2:36 pm

    Yoochun yine coştu twitterda hahah bakman lazım Bu^^
    http://yfrog.com/gyswkhahj
    http://yfrog.com/h8stccuxj
    http://yfrog.com/kkkdqzsj

    • bunusevdim permalink*
      Ağustos 13, 2011 4:17 pm

      Hahahha, bizimki yine silmiş süpürmüş ortamı :) Mona Lisa şahsi favorim, ama diğerleri de süper olmuş, tam Yoo-chun’dan beklenecek şebeklikte. Adam ayda bir bir şeyler koyuyor ama olsun değiyor valla :)
      Yalnız profil resmi yeni mi çekilmiş acep? Çok kısa kestirmiiş yine

      • Ağustos 16, 2011 12:58 pm

        yoochun çok alem ya, arkadaşım olsun isterdim valla, ömrüm uzardı :)
        saçları da kırptıra kırptıra bir hal oldu çocukceğiz.

  29. Eylül 7, 2011 3:38 pm

    Bu düzen fotoğrafları tam bana göreymiş, çok sevdim :) Özellikle yıldızlar ve çin karakterleri harika. Benim yapmaya çalıştığım da aslında buydu, takvim üzerinde değişik günlere dağılmış noktalar yerine, tek bir hat üzerinde noktaları toplamak :)
    Ama tekrar düşününce o kadar da düzen seven birisi değilimdir, karmaşıklığı daha çok severim. Peki niye o zaman hep aynı gün yazıyorum? Neyi sevdiğime ben de karar veremedim ki, yine kafam karıştı.

  30. Eylül 7, 2011 5:37 pm

    Ben de çok sevdim, her şeyi öyle düzenleyesim geldi :)
    Demek niyetin buydu hahahah. Doğru valla, bu işi en iyi başaran kişisin :)

  31. Eylül 8, 2011 9:13 pm

    Hii sandaletlere bayıldım bende istiyorum birde düzenle ilgili olanlarıda çok sevmiştim onu da söyliyim dedim bir de bir de Twitter kısmına son zamanlarda Protec the Boss’tan sahneler ya da onunla ilgili şeyler yazıyorsun yaa onlara da bayılıyorum bir de bir de..
    Dur böyle olmuyacak en iyisi toptan söylemek
    Ben bu blogun hepsini seviyorum yaa :D

    • bunusevdim permalink*
      Eylül 8, 2011 9:57 pm

      Ben de seniiii… diye şarkıya bağladım canım hahahah. Protect The Boss sıkıcı günlerimin eğlencesi bu aralar. Ji-heon ve onun şirinlikleri, huysuzlukları, ergen tavırları olmasa ne yapardım bilemiyorum :) Ama biçosso geyiğinden sonra gerçekten goru goru moduna girmiştim :)
      Sandaletler çok hoş, Ben kendime öncelikle pati istiyorum, gerisini sonra alırım heheh :) Düşünsene onları giyip kışın karda dolandığını, senin arkandan gelenler için ne büyük şok olurdu :) Bi dakka ya, az önce buradan bir kız geçmişti. Peki bu kocaman patiler kime ait?
      Ben yine senaryoya bağladım olayı :)

      • Eylül 8, 2011 10:23 pm

        Ah şu hiç bir dizi izleyemediğim dönemde bir Protect the Boss bir de Hana Kimi’yi haftadan haftaya takip ediyorum. Bide Ouran var ama 20 dakikacık onu diziden saymıyorum. (Yalnız dizi izlemediğim döneme bakarmısın 3 dizi takip ediyorum^^) Neyse okula açılınca bunlar hayal olucağı için ne koparsak kar anacım:P
        Ah bende şu el şeklinde olana bayıldım, gerçi tam insan eli gibi değildi ama olsun:) Senin hayalini devam ettirerek o karın üzerinde yol boyu el izleri… arkadan gelenler kim amuda kalkıp yürümüş diye düşünecek:P

      • bunusevdim permalink*
        Eylül 9, 2011 12:19 pm

        Öyle öyle, pek dizi izlemiyorum dediğin zamanlarda bile çok izliyor oluyorsun. Kendimi durduramıyorum, diziler olmasa neyi bekleyip de dellenicem sonra hahahahah.
        Amuda kalktığını zannettirmek.. Hahaha süpersin valla

  32. Eylül 20, 2011 4:14 am

    O ninjalı matruşkaları istiyorum! Hemen, şimdi! Çigım mıydı Korecesi sansennim:P
    Ama çok istedim ya öyle böyle değil. Hediye etmek isteyen hemen ulaşsın, adresimi vereyim :D

    • bunusevdim permalink*
      Eylül 20, 2011 7:52 pm

      Balli balli istiyoruz o matruşkayı! :) Hemen bir adres listesi oluşturup gerekli mercilere iletelim :)

  33. Eylül 27, 2011 10:41 am

    Ahhh, bu eve bayıldım :)
    Üst kattan aşağı açılan kapıdan kaydırakla inilmesi harika, yükselip alçalan ve etrafında dönen yatak da ilginç.
    Gökkuşağı merdivenler görüntü olarak çok güzel ama pratiklik açısından emin değilim.
    Ev güzel ama daha güzelleştirici tasarımlar da yapılabilirdi aslında, fazla köşeli olmuş, biraz daha yuvarlak hatlar kullanılabilirdi (madem öyle daha güzelini sen yap o zaman da diyebilirsin tabi :) ). Bir de kaydırağın altında yemek masası olması fikri pek iyi değil galiba :)

  34. Ekim 9, 2011 1:24 am

    Evet şu anda o çikolata sitesindeki çikolata tabletleri arasında şizofrence mause okunu dolandırmayı bırakıp buraya gelebildim :D
    Nasıl güzel bir sestir o ses, resmen çikolata tabletlerinin birbirlerine vurduğunda çıkardığı sesi yapmış manyaklarrr :D

  35. bunusevdim permalink*
    Ekim 9, 2011 4:56 pm

    Aynen, bir o çikolata parçası, bir bu, şimdi de hepsi şeklinde… Hani piyano görünce üç beş tuşuna manasızca basarsın ya bu da aynı öyle bir manasız ama zevkli bir his :) Yakında biz evdeki bilgisayarlarımızdan tadına da bakarız bunların (Yo hayır laptopu yalamadım henüz hahah)

  36. Ekim 10, 2011 1:07 am

    Ahaha benim ekrana elim gider gibi oldu ama son anda ayıldım:P
    Evet yeni aboneliğimde Şefin Tavsiyesi bölümü oldu, ne yapayım sende güzel güzel şeyler paylaşıyorsuyn:D
    Allahım allahım o kütüphane nedir öyle adam yememiş içmemiş kitap almış bildiğin kitapları tugla olarak kullanıp şato yapmış^^
    Bu posttaki verilen linke tıkladım ve oradaki fotograflara ayrı bir bittim, yok anacım yok evim olunca en azından bir odasını böyle abbsürt göre döşiyeceğim, haydi bir oda olmadı en azından bir köşe olsun:)

  37. Ekim 10, 2011 2:17 am

    O ev, çocukken hayalini kurduğum ev. Hayalimi çalmışlar!
    Küçükken hep bizim apartmanın çevresini dolaşan bir kaydırak olduğunu hayal ederdim, tabi büyüyüp, kazık kadar olunca utandığımdan kimselere demedim, millet tasarımını yapmış, paraları cukkalamış, takdir görmüş falan. Oyy dağlar :D

    Heechul’ı geç keşfetmişsin Bu, cevherdir o. Her yaptığı olay. Üşüyoruz Heechul reyiz, 2 yıl sensiz ne yapacağız.
    Gece gece daha çok tırlatıp, buraları saçmalıklarımla doldurmadan -daha ne kadar doldurabilirsem artık- kaçıyorum.

    • bunusevdim permalink*
      Ekim 10, 2011 6:42 pm

      Ev için çok geç kalmışsın, isyanını anlıyorum :) Diğer hayallerini bir gözden geçir bari, geç olsun güç olmasın. Ama o evin içinde kaydırak fikri, ah ah bizde olacaktı dedirtiyor
      Heechul gerçekten de geç keşfim oldu. Kendisine muzır mı desem muzip mi desem ne desem bilemedim, bu eğlence programları da olmayaydı biz ne yapacaktık
      Üşüyoruz reyiz falan… Hahahha kim’cim sende de bir Heechul potansiyeli var ama ünlü değilsin ne yazık ki. Yoksa videolarını izlerdim ben şahsen :)

  38. Ekim 29, 2011 7:38 pm

    Bu makaleyi yazan arkadaşları tebrik ediyorum, dört kişi bir araya gelip iki kelimelik abstract yazmayı başarabilmişler :) Konuşmayı pek sevmiyor da olabilirler tabi. Çok yazıp hiçbirşey söylememekten iyidir yine de. Söyledikleri şeye ben de katılıyorum aslında; ‘probably not’, kısa ve öz, net :) Ama makale yayınlanır mı emin değilim. Bi dahakine biraz daha uzun kompozisyon yazın gençler, böyle olmuyor, başkalarına kötü örnek oluyorsunuz sonra :)
    Şaka bir yana bence içerik iyiyse abstractın kısa olmasında sorun yok (ama sadece bence, muhtemelen hakemler böyle düşünmeyecektir).

    • Ekim 29, 2011 10:15 pm

      Yalnız makalenin başlığını falan okuya okuya aşağı ilerlerken abstract’ı görmemle gülmekten neredeyse sandalyeden düşecektim. “Az öz” denir ama bu tabire bu kadar yakışan başka bir durum daha görmedim.

  39. Kasım 20, 2011 10:04 pm

    Bir cin ali çiz bakiim tavsiyene uydum. Haha :) hiç öyle bir şey beklemiyordum, kesinlikle harika! :D

    • Kasım 20, 2011 10:41 pm

      Dimi ama, ben de beklemiyordum :) Hatta ilkinde paranoyak olmuştum iyice: Kötü mü çizdim, yoksa yamuk mu oldu, ay çok büyük kaçtı galiba şeklinde hahah.

  40. Kasım 22, 2011 2:56 am

    Çok sevdim bayıldım, bayıldım:) hergün çizicem bir tane maceradan maceraya atlıyacağım ahaha benim ki çok maceralıydı ama şimdi çizmemiş olanlara spoiller vermeyeyim. (Bakınız: Spoiller hassaslığından ölmek.)

  41. Aralık 27, 2011 1:20 am

    Birileri Kaichou’ya başlamış, Usui sevgisini tatmış:)

    • Aralık 27, 2011 9:31 am

      Birileri Usui’ye bayıldı :) En çok da sesine, bir de chibi hallerine, bir deeee diye uzar. Bir iki güne bitiririm herhalde.

  42. Ocak 19, 2012 6:50 pm

    Makyaj blogundaki o yazının senin dikkatini çekmesi normal de o yazının o blogda bulunması biraz tuhaf olmuş. İlk gördüğümde gerçekten yara var da dikmeye çalışıyorlar sanmıştım, sonra işin esasını görünce ilginç geldi, ben de denemek isteyebilirim galiba :)

    Bu arada, vicky’li yeni gravatarın çok şeker olmuş :)

  43. Şubat 15, 2012 9:04 pm

    Twitter’ı fikren ben bulmuştum bölümü için yazıyorum.. Benim yanımda güldü, benim yanımda ağladı diyalogu hangi dizi-filme ait. Çok acayip tanıdık geldi, düşünüyorum düşünüyorum aklıma gelmiyor :I

    (Evet twitterda yoksun ama o kutucuğa yazdığın şeyleri ilgiyle takip ediyorum :P )

  44. Şubat 15, 2012 9:13 pm

    Dream High’dan bir sohbetin özeti diyebiliriz :)
    Sam-dong ve Jin-gook’un Hye-mi üzerine yaptıkları atışmaydı. Sam-dong övünüyordu, sen hiç pnun gülümsemesini görmedin mi, o benim yanımda gülüyor diye. Sonra Jin-gook, o benim yanımda ağladı diye resmen hava basmıştı, benim yanımda kendini rahat hissediyor heheh şeklinde :) Komik gelmişti o zaman, şimdi yazayım dedim :)

  45. Mart 26, 2012 11:35 pm

    Ayy!! O hoca benim de derslerime girdi galiba. Cok nazik ve sevimli biriydi. Hala bizim okulda mi acaba?

    Okuldas mi ciktik ne? :D

  46. Mart 27, 2012 10:06 pm

    Sevgili vitaminler, sevgili glukoz, sevgili Petek hanım gibi tanımlamaları bu dünya üzerinde o hocadan başkası cümle içinde kullanamaz herhalde, aynı hoca olsa gerek :)

  47. Mayıs 30, 2012 2:25 am

    Natalie ve Audrey iki çok sevdiğim muhteşem kadındır.
    Bayıldım.

  48. Haziran 26, 2012 2:12 am

    O bebeği ısırabilir miyim?
    Bir de Kimi Avrupa GPde 2. oldu, bak buraya uğrayınca aklıma geldi, hislerini almak istedim^^

  49. Haziran 26, 2012 8:16 pm

    Evet ısırmalık cidden :)
    Kimi’nin 2.liğine aslında resmen sinir olmuş durumdayım, yarışı izlerken saç baş yoldum. Vettel ve Hamilton dahil öndekilerin başına gelenler sayesinde oraya gelebildi, gerçi Lotus araç olarak daha iyi bir yeri, ki bu birincilik tabii, hak ediyor ama Kimi de full performans geri dönecek diye inanıyorum. En azından Spa’da olmalı bu! Bunun tesellisi içindeyim.

  50. selda permalink
    Ekim 31, 2012 1:04 pm

    hey bunu sevdim seni sevdim ayrıca sana ulaşacağımız msn face gibi bişeyin var mı:)

  51. Kasım 25, 2012 8:36 pm

    Bu kısmı yeni fark ettim keşke fark etmeseymişim kaçırdığım paylaşımlarına bakmaya başladım bitmiyor! Ama bunu iyi düşünmüşsün hepsi de çok eğlenceliler kaybolup gitmesinler :D :D

  52. Aralık 19, 2012 3:18 pm

    bu köşenin hastası, yazılarının bağımlısıyım :)

  53. Aralık 19, 2012 11:13 pm

    Aslında son zamanlarda pek bir şey yazamıyorum. Haftaya tatilde olacağım, inşallah o zamana bakalım. Onore ettin beni sağol.:

  54. Ocak 11, 2013 11:20 pm

    Bu’cum, buralara bir bakayım neler var dedim de, Reply 1997’nin OSTsini paylaşmışsın^^
    Seni yerim canım, bye :P

  55. Mayıs 31, 2013 12:35 am

    Şefin tavsiyesine tıklayınca anne olasımız geldi yapma böyle şeyler lütfen =))

  56. Temmuz 23, 2013 10:35 pm

    Bu sefer twitterı fikren ben bulmuştum köşesi için geldim :D
    Bu dizi suuupeerr (franky gibi söylenecek) olacağa benziyor ilk uzun aradan sonra ilk defa bi dizi için meraklandım iyi oldu :D

  57. Temmuz 24, 2013 11:59 pm

    Evet The Master’s Sun şimdiden bomba gibi, So Ji-sub’u ve Seo In-guk’u özlemiştim, Hong kardeşlerin yaptığı bir diziyi izleyecek olmak da ayrı bir heyecan sebebi! Aynı dönemde Joo Won’un doktorlu dizisinin de başlıyor olacağı gerçeği gösteriyor ki ağustos ve eylülde bilgisayar başından kalkamayacağım :) Çok heyecanlıyız, suuppeeeerrr :)

  58. seh permalink
    Haziran 25, 2015 3:40 pm

    Ne zamandır blog öylece boynu bükük duruyordu:( Kore dizisi de izlemeyeli baya bayaa olmuş. Zevkine güvendiğim birinden tavsiye alarak Misaeng’e başlayabilirim:D

    • Haziran 28, 2015 12:18 pm

      Tekrardan merhabalar :) Ben tavsiye ediyorum Misaeng’i. Sadece romantik komedi izleyebilenlere göre değil, ama genel olarak -bizim gibi- her tür Kore dizisi izleyenlerin seveceği, özel kanalda yayınlanmasına rağmen reytingleri de güzel olan bir dizi ;)

  59. sinan biçici permalink
    Ocak 20, 2016 2:49 pm

    Merhaba, sizinle profesyonel bir iş için görüşmek istiyorum. Nasıl iletişim kurabiliriz?

  60. Görkem permalink
    Mart 4, 2016 3:51 pm

    Açıkçası en sevdiğim köşeniz. Geçen sefer çavdar tarlasında çocuklar için bir şeyler yazılıydı şimdi bulamadım ama.. Bende okumayı düşünüyordum iyice meraklanıp okudum ve çok beğendim. Özellikle sizden küçük bir kardeşiniz varsa daha bir anlam katıyor kitaba. Bülbülü öldürmek kitabınında sırasının bana gelmesini bekliyorum.
    Esas konumuza dönelim yakında başlıyorum demiştiniz yazmaya ama tembellik mi ediyorsunuz? :D

    • Mart 5, 2016 10:16 pm

      Benim de blogda en sevdiğim köşe bu. Çavdar Tarlasında Çocuklar ile ilgili ana sayfadaki “Twitter’ı fikren ben bulmuştum” kısmında yazmıştım. Aslında, argolu ve depresif olduğu için sevmediğim bir kitap.
      Yazmak için tembellik ettiğim doğru. Gerçi bu aralar çokça yazma krizine giriyorum. Yazı her an gelebilir, belki yarın, belki sonra :)
      Yorumun için teşekkürler, hala yazmamı bekleyen birinin olduğunu görmek beni çok mutlu etti.

Yorumunu sevdim

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: